o değilde röportajda türban konusunda muhabire ' ben sizi sarışınsınız diye yargılamıyorum' demesi oldukça garip. öncelikle türban seçim meselesidir kişi ister takar ister takmaz ama bu tarz bir soruya karşılık sizin renginizle değerlendiriyor muyum demesi çok saçma. insan doğarken kendi ırkını, rengini seçemez, seçim meselesi değildir ama kalkıpta ezmek için bu tarz lafların edilmesi trajikomik. kaçıncı yüzyıldayız insanları renklerine göre ayırıyorsak vay halimize...
bir profesyonel olarak duygularımı işe karıştırmamak için üstüme tişört, gömlek, bişeyler giyiyorum. böylece daha kalpsiz davranıyorum. ehehehe, kalp de göğüs kafesinin içindeydi bilmiyordunuz di mi? ehehe ehehe ne kadar zekiyim ben...
ancak madem düşünebiliyorsun - ki bunu iddia ediyorsun- bir el at artık bu ülkenin meselesine. bir yanlış gördün mü önce düşün sonra konuş.
de ki mesela: bu adamların bunca senedir ihale almaktan bi tarafları büyüdü; küçük arabalara sığmaz oldular ve ciplerden inmiyorlar ailecek.
de ki mesela: tamam bu garibanlara biz kısa vadede kömür ve makarna veriyoruz ama bir uzun vadeli programımız niye yok ve yoksa bu adamların aç kalması işimize mi geliyor?
de ki mesela: üniversitelerden atılmış onca türbanlı masum kız var; hadi bizimkileri yurtdışına gönderdik. onlar ne olacak?
ki o zaman ben senin samimi olduğunu anlayayım.
yani demem o ki, beyni örtmemek yetmiyor. örtülmeyip özgür kalan beynin konuşturması da lazım.
kafasına taktığı o kumaş objenin insanların umrunda olmadığını, asıl önemli olanın içindeki beynin olduğunu ve örtmenin de fiili anlamda birşeylerin üzerini kapatmak olmadığını, o beynin ufkunun kapanması olduğunu hala idrak edememiş kimselerin söyleyebileceği düz mantık içeren söz öbeği.
aklın tek becerisininin düşünmek olduğunu ve bunun sadece beyinle gerçekleştirdiği yanılgısından muzdarip bünyelerce üzerinde yeterince düşünülmemiş fakat çarpıcılığına da karşı konulamamış tutarsız söz öbeği..
başını örtenlerin beyinleri sanki eşarplarının üzerindeymiş gibi.........
yahu hepiniz hukuktan, demokrasiden, özgürlükten bahsediyorsunuz. hadi güzel şeyler bunlar, kimsenin ses ettiği de yok. ama biraz saygı gösterin önce, tamam biz de sevmiyoruz ama, tutup da sikimi de ört ne demek, buna adam akıllı bir cevap ver önce.ee sen demokrasinin, özgürlüğün üstüne kocaman bir çarpı attın, mahvettin anasını satayım.
çok değil 3 giri üstüme bak, bir göz at bakalım, adam saygısızlık etmeden ne kadar da güzel açıklamış fikrini.ee senin tek yapabildiğin, insanları sadece küfür ederek mi yargılamak mı?yaptığın tek şey iki yüzlülük, "ay demokrasi, aman aman hukuk, yok yok özgürlük". ben böyle özgürlük anlayışına...başka da bir şey demiyorum.
türbanın gericilik,bağnazlık olduğunu bilmeyen(!) kişilerin sık sık söylediği kelime öbeğidir...zaten beyinleri örtülmemiş olsaydı bu saçma cümleyi kurmazlardı...madem amaç sırf başı kapatmak;şapka takın.
aslında başlarını örtmeden önce,tüm yeniliklere,çağdaşlığa,modernizme ve laikliğe karşı beyinlerini sıkı sıkı örten bayanlar genelde söylerler bu sözü.ama kendilerini kandırırlar sadece.etraflarındakileri değil.
ey başımı örtüyorum beynimi değil diyen sevgili türk kadınları ve de bir numaralı kadın;
velev ki örtünme hakkı ve ısrarı hakkında devletin en başındaki erkekler siz kendiniz çıkıp bir laf edemediğiniz, ayrıca etmek içinde izin alamadığınız için sizin adınıza olayın zaruriyetini belirttiler sınıriçi ve sınırdışı noktalarda demokratik gülüşlü maske suratlarında,
velev ki türkiye'de şu anda kadınların dörtte biri çalışıyor diğer dörtte üçü ise birinci kadın dahil olmak üzere çalışan kadının ödediği sigorta primleri ile yaşı(yamı)yor,
velev ki mecliste kadın temsilci sayısı apartman yöneticisi sayısı ile başabaş, oabileceğin en vasıflı devlet idaresi mahalle ve köşk muhtarlığı,
velev ki gazete yazarı,kitap yazarı,tv yorumcusu kadın sayısı ergenekon duruşmasında gözaltına alınan toplam insan sayısının yüzdebiri,
velev ki sen yurtdışı gezisine tc hükümetine ait airbus tipi uçak ile kırmızı halılardan binmiş bir vatandaş olarak sana ne verilmişse onu yemiş, nerede denmiş ise orada kalmış,ama hayatında bir 3.sınıf ülkenin yan sokaklarında yanlız dolaşmamış,londra'da camden town'a gidip bir pazar günü geçirmemiş,hyde park'ta kürsü'de konuşan adamların ne yaptığını anlamamış,yanında koruyucu erkeğin olmadan bir pasaport kontrolünden dahi geçmemiş,
velev ki sen microsoft başkanı bile olmadan elini eteğini dünyevi işlerden çek(me)ip kendini dünyada ihtiyacı olan, içecek suyu bile bulamayan insanlar için din,yaş,ırk farkı gözetmeksizin seni yaradanın sana söylemiş olduğu iyilikleri yapacak yardım kuruluşları ile yatıp kalk(m)ıyorsun ve vicdanın benim gibi 3 kuruşunu onlara harcayandan daha rahat,
velev ki bende başımı değil sayende beynimi örtüyorum,
velev ki bu böyle gelmiş böyle gider,
sen istediğin yerini ört sevgili hemcinsim...bir fark zaten yok!!
(life for rent, 21.07.2008 13:59 ~ 13.08.2008 17:13)
laftır, ayaklar baş olduktan sonra mı yoksa öncesinde mi örtmüş olduğuna bağlıdır, biz ayaklar örtülmekten pek hoşlanmayız zira, beynimiz örtülmüş olur. şaka şaka, olmaz. beynimiz mi var ki örtülmüş olsun. hem beynimiz olsa onun orda ne işi var değil mi.
kendini "muhafazakar" olarak tanıtan bir kadının lafı. "ılımlı islamcı" bir kadın. sayın cumhurbaşkanımızın saygıdeğer eşi, pek muhterem hayrünnisa'nım...
örtünüz başınızı umurumuzda değil vesselam. nereden aldığınızı, kaç yüz dolar saydığınızı bilmiyoruz o bez parçasına. örtünüz... hatta beyninizi de örtünüz. ama bunu bizim için yapınız. sığ düşüncelerinizi, geride kalmış ideolojinizi, işbirlikçi zihniyetinizi, kadını aşağılayan fikirlerinizi de örtünüz. saygıdeğer kocanızın düşüncesindeki adamların yüzünden mehmetçiğin kafasını çuvalla örtenleri unutamıyoruz sizi görünce. ülkenin fabrikalarını yok pahasına yağmalattırıp üstünü örten yandaşlarınızı unutamıyoruz. tersanelerdeki ölümlerin üzerini neyle örteceksiniz hayrünnisa'nım? ya işsizlik sorunu? doğudaki savaş, örtünmeyle mi bitecek? yandaş patronlarınızı daha fazla zengin ettiğiniz her gün muhalif gazetelerde çarşaf çarşaf belgeleniyor. neden örtemiyorsunuz?
yoksullara verdiğiniz sadakalarla nereye kadar gider bu ülke?
pardon! umurunuzda değildi elbet! başınızı örtmekle meşgulsünüz, ve örttürmekle. ve "çok şükür elhamdülillah" müslümansınız. eğer beyninizin içindeki iğrenç fikirleri de örterseniz sevineceğiz.
çok da doğru sözdür. bundan evvel ki entryleri okudum da sözlük yazarlarımızın cahilliğine oturup üzüldüm doğrusu.
şimdi bir kız diyelim ki kapandı. ama ankaranın en iyi anadolu lisesinde okuyor. derslerinde oldukça başarılı, babası okuması konusunda acayip bir destek veriyor. teknolojik gelişmeleri takip ediyor. düşünüyor, yazıyor, yorum yapıyor , eleştiriyor. hakkını savunuyor. öğreniyor, öğretiyor ve sonra çıkıp ben başımı kapattım beynimi değil diyor ya da bu söylemin doğruluğuna yürekten inanıyor. ve hatta belki o kız şu an bu yazıyı yazıyor. (bu bir genelleme değil direk olarak bir örnektir, bildiğim bir örnek)
sizce bu yanlış mı? bence değil.
öncelikle türkiye de ailesi baskısıyla kapanan , okuma hakkı elinden alınan ve evde koca beklemeye mahkum bir sürü genç kız olduğu doğrudur. ama her kapalıyı aile baskısıyla kapanmış, okumayan , öğrenmeyen, 3 maymunu oynayan kızlarmış gibi empoze etmek düpedüz aymazlıktır. genellemelerin her daim yanlış olduğu gibi bu da yanlıştır.
bu ülkede ne yazık ki bazı kesimlerin bir türlü kabullenemediği gibi okuyan, öğrenen ve nice açık kızın (hepsini tabi ki kastetmiyorum) park köşelerinde koca beklerken yaptığı şeyleri yapmayan koskoca bir muhafazakar kesim var. bence bu başörtü işine takmaktansa, dış görünüşe değil de beyne bakmak , lan bırak kapalı değil mi? örümcek kafalı yobaz demektense onların da her insan gibi düşünebildiğini bilmek/kavramak/görmek ve düşüncelerini açıkca söylemelerine imkan vermek çok daha insancıl olur.
çok daha insancıl olur çünkü kıçını yaya yaya oturup, insanları dini seçimlerinden dolayı eleştirmek, yobaz/örümcek kafalı/gerici gibi ithamlarla nitelendirmek , düşünce hakkıdır abi konuşurum ben diyip kapalı bir kız konuşmaya başlayınca susturmak için yuhlamak değildir o insancıl ,o insana yakışan davranışlar.
bugün bir kapalı kız çıksa, sözlük ortamından sizle tanışsa. muhabbetin dibine vursanız , onu acayip kültürlü bir kız olarak tanısanız ve o kız size kapalı olduğunu söylemese afedersiniz ama onun kapalı olduğunu bok anlarsınız.
işte biz hep bu yüzden kaybediyoruz. msn deki kıytırık sohbetlerle kanka olabildiğimiz birini gerçek hayatta kapalı olduğu için yobaz olarak nitelendirebiliyoruz. biz bu yüzden kaybediyoruz. dış görünüşe önem verip , beyne - iç güzelliğine siktir çektiğimiz için. ve bence asıl siktir çekilmesi gereken birileri varsa o da bunu yapanlardır. özgürlük diyip özgürlüğünü kullananlara hakaret eden, kişisel seçimlere bok atanlardır.
şimdi söylenecek tek bir laf var. yazıklar olsun..
not: ve gerçekten merak ediyorum acaba şu bok atanların kaç tanesi adam gibi kapalı insan tanıdılar? o kapalıların kaç tanesinin fikirleri iğrençti de o fikirleri duymak istemediler? kaç tanesine kulak verdiler ki fikirlerinden dolayı böylesine kin kustular, nefret ettiler? bu kapalı insanların kaç tanesi humeyniyi atatürkten çok seviyor da hepsi öyle öyle diyebiliyorsunuz? merak ediyorum.