masrafları büyük stüdyolar tarafından değil, yapımcıların veya yönetmenin bulduğu şirketler veya başka kaynaklar tarafından sağlanan filmlerdir.
bu filmlerin stüdyo filmlerine karşı avantajı,
final cut denilen, filmin son halinin yönetmende olmasıdır (genelde). stüdyo sisteminde, parayı verdiğinden dolayı, film hakkında tüm son kararlar genelde stüdyoya aittir. ancak ve ancak çok büyük yönetmenler
* stüdyo filmlerinde final cut'a sahip olabilirler. diğer yönetmenler için ise iş pazarlığa kalmıştır. örneğin
terry gilliam,
brazil'in final cut'ını stüdyoya beğendiremeyince filmin vizyona girmesini engellemiş, daha sonra, stüdyonun izni olmadan adını unuttuğum bir festivalde gösterimini yapmış, muazzam tepkiler aldıktan sonra ancak kendi son kurgusuyla vizyona sokabilmiştir filmi.
stüdyo sistemine göre dezavantajı ise, bütçelerin daha küçük olmasıdır. genelde 5 6 milyon dolar gibi bütçelere çıkar ve bunlar da genelde ekipman ve filme yatırılır. bu tarz filmlerde oyuncular genelde ücretsiz, veya çok düşük miktarlar karşılığında rol alırlar, çünkü amaç ticari kaygı değil hikâye anlatmaktır ve insanlar elinde imkanlar ne ise onunla çalışırlar. örneğin
narc filmi çekimleri sırasında tüm oyuncu ve set ekibi
* 2 hafta boyunca para bulunamadığından ücretsiz olarak çalışmış, film bittikten sonra paralarını alabilmişlerdir, ancak ortaya çıkan film harikadır. yönetmen ise şimdi
smokin' aces adlı filmi, iki stüdyo ortaklığında çekmektedir.
son dönemlerde, özellikle de
donnie darko'dan sonra, pek çok şirket, bağımsız filmleri destekleyen alt şirketler kurmuştur
*. en bilinen ve en başarılı bağımsız filmlere imza atan şirket ise bana sorarsanız
focus features'dır.
yapımında para harcanan herhangi bir filmde yapımcının olmaması da sözkonusu değildir (amatör filmler dışında). bunu da belirtmeden bitirmeyelim.