motorlu araç kullanımının yasak olması nedeniyle uzak mesafelere ulaşımın fayton ve bisikletlerle yapıldığı, faytonlar sağolsun vapurdan iner inmez sizi buram buram kötü bir kokuyla da karşılasa da oldukça güzel olan gidilesi yer
(bkz. aya yorgi)
kalabalık olmamasından dolayı hafta içleri gidelesi, gidildiğinde bir aya yorgiye çıkılası, oradan manzaraya bakılası, sonra da dönülesi, dönünce lefter küçükanyonidis'in de takıldığı kafede bir soğuk meşrubat içilesi, istanbul'da ki en büyük ada.
(bkz. prens adaları)
adada en güzel yaz akşamları cumartesidir. o saat meydanı tıkabasa dolar gençlerle saat onikiye kadar insanlar iskelde toplanır daha sonra ya anadolu kulübüne ya da su sporları kulübüne eglenmeye gider adalı gençlik.sahilde genç,yaşlı alabildiğine dolu lokantalarda yemek yemeğe çalışırlar.en güzeli güneş batımıyla hafta içi yemek yemektir.
ada şimdi ne kadar güzeldir. sessizdir,çarşı bomboştur kahveden tüten sobanın bacası, tavla oynayan esnaf.sokakta kediler bir kenara çekilmiş ısınmaya çalışıyorlardır yada çöp sepetlerinde yiyicek bakıyordur. ya martılar sabahın ilk ışıklarıyla bağarışıyorlardır. martı sesiyle uyanmayı özlemek başka bir şey. ada da olmakta başka bir his, farklı bir mutluluk, ada da adayı yaşamak lazım.
23.nisanda çok kalabalık olacağına inandığım adacık. nedeni de ayayorginin kilisenin günü olmasından. bütün herkes adada olacak kesin yine yol kenarlarındaki ağaçların üzerinde iplikler, kurdaleler bağlanacak. amaç adakların gerçekleşebilmesi. tepeye kiliseye çıkarken yalın ayak yürüyenlerede olacaktır. yine bir 23.nisan da!
adalar içerisinde şehir hayatına en yakın hayata sahip adadır. bankaları vardır. eyvah param bitti sıkıntısı olmaz. fayton ile gezilebilir, dil'de piknik yapılabilir. aya yorgi'ye çıkılabilir. sineması bile vardır. onun dışında sahilde bulunan lokantaları, çay bahçeleri güzeldir. ama genelde çok kalabalıktır. sadece klüplerden veya plajlardan denize girilebilir. faytonlar yüzünden ne yazık ki hiç de güzel kokmaz ama her güzelin bir kusuru vardır diyerek hoşgörülebilir.
merkezdeki cafeterya tarzı açık yerde yemek yenmemesi gereken mekandır.özellikle bir mekana girildiğinde ne olursa olsun mutlaka fiyat sorulmalıdır yoksa bir ayvalık tostu ve bir kolaya adam başı ortalama 9.50 ytl verebilirsiniz 3 kişi karnınız doymadan 28 ytl gibi bir fiyatla kalkabilirsiniz garsonların sonradan size bir çay söyleyelim demesi hesabın üzerine soğuk su içmek gibi birşeydir.en iyisi eminönü'nde vapura binmeden simit ya da benzeri yiyecekleri depolayıp adadaki piknik yerlerinde doğa eşliğinde karnınızı doyurmaktır.
huzur veren, yalnız başına gidilmesi farz olan yer. adaya adım atar atmaz waffle alınır, sonra faytonla ada turu yapılır. tekrarlanması gereken bir terapidir.
yalnızca 2 kez gitmiş olmama rağmen çok sevdiğim, aya yorgi'ye gidilecekse mutlaka fayton kullanılması gereken, manavın karşısındaki lokantada kesinlikle birşey yenilmemesi lazım gelen, kış aylarında bayan nüfusunun %90'ını kısrakların oluşturduğu ada
istanbul'da bsiklet kaçamağının rahatlıkla yapılacağı yegane mekanlardandır ve prens adalarının en büyüğüdür..
yolculuk eminönünden 2 ytl karşılığında başlar.özellikle hafta sonu ve cuma günleri iskele oldukça kalabalık olur şu an yaz tarifesi olduğu için gitmek ve seyahate doymak için en uygun saatler sabah 10 ile 11.30 da kalkan vapura binmektir.vapurda hele yaz aylarında dışarıdaki yerleri kapabilmek için yolcular arasında acaip bir telaş vardır.eğer dışarda bu telaştan yer bulamazsanız içeride yeteri kadar boş yer bulabilirsiniz çünkü iskele dışardan bakıldığında ne kadar kalabalık,vapur da ona nazaran ne kadar küçük gibi görünsede alıyor efendim ben buna şahit oldum.keyifli bir yolculuk başlar vapurda kahve,çay ve meşrubatlar oldukça ucuzdur.vapur ilk olarak bostancıya gelir daha sonra kınalı,burgaz ve heybeli'den geçerek sizi büyükada'ya 1.5 saat sonra getirir.
adaya iner inmez vapurun kalabalığı ile çarşı dolup taşar.ileride sizi pişkin garsonlar bekler.sakın bunlara kanmayın eğer kanarsanız kola ve 1 ayvalık tostuna 9 milyon verebilirsiniz siz siz olun en iyisi eminönündeki simit evinden simitinizi ve her türlü nevalenizi alıp adada boş bulduğunuz yerde bunları yiyin çünkü özellikle yaz aylarında adada ortalama bir öğrencinin bütçesine uygun yemek imkanı bulamazsınız
daha sonra ilerde sizi bsikletçiler bekler yemek fiyatları ile bsiklet fiyatları arasında tam bir ters orantı vardır.2.5 ytl'ye 1 saatliğine kiraladığınız bsiklet ile keyfe başlarsınız.uzun süre bsiklet kullanmayan biri için bu eğlenceli ve keyifli aktivite sizi çocukluğunuza götürür.hele yokuş aşağa inerken aldığınız keyif her ne kadar inanılmaz olsa da yokuş yukarı bu durum tam tersidir.çok yorucudur.
yolu takip ettikten sonra karşınıza o keskin ayayorgi yokuşu çıkar.bu durumda yapacağınız tek şey eğer bsikletçiden bir kilit aldıysanız aşağaya bsikletleri bırakmak ya da elinizde bsikletler ile yukarı çıkmaktır.yukarıya yavaş yavaş yaklaştığınızda adanın inanılmaz manzarası yavaş yavaş sizi esir almaya başlar yukarıya vardığınızda ise sizi kilise karşılar.kilisenin yanındaki cafeterya merkezdeki yerlere göre çok hesaplıdır.burda yorgunluk kolanızı içtikten hemen sonra kayalıkların ordaki eşsiz manzaraya doğru yol almak olmazsa olmazlardandır.o manzaranın keyfi gerçekten inanılmazdır.
daha sonra bsikletler ile o keskin yokuşu inmeye başlarsınız yavaş yavaş..bu yokuş o kadar keskindir ki insan ister istemez o yokuşta kendini aşağa bırakmaya korkmaktadır.hele hele bu yol düzgün değilse endişeler yerindedir..
aşağa indiğinizde büyük tura başlarsınız.ilk başlarda karşınıza o keskin yokuşlar çıkmaz ancak ilerleyen yollarda o keskin yokuşlar ve arkanızdan gelen faytonlar biraz keyif kaçırır.büyük turu tamamladıktan sonra kendinizi çarşıda bulursunuz..bsikleti emanet eder ve sahildeki kafeteryaların birinde bir çay içtikten sonra yolculuğu tamamlarsınız...
artık vapurdasınız ve ada seyehatiniz keyifli geçtiyse vapurda ayaklarınızı hissetmiyorsunuzdur..
gece,gündüzün gereksiz kalabalığı gittikten sonra az ve öz sayıda insanla kalınası,kayalıklarından,bir tepesinden karşıdaki piril piril istanbul ışıklarına bakılıp ne işim var benim karşıda denilesi,bu esnada fonda sılov esena mono ,yahut mia pista apo fosforo dinlenesi,hatta yanda sevgili varsa allah be deyip deyip fondip yapılası yer.
dün gece iskelesinde sarhoş olup, sokaklarında deli dana gibi dolanmışımdır..gündüz ise maceralı bir bisiklet turu yapmışımdır..ideal pansiyon diye bir yerde kalmak dışında fevkeladenin fevkinde bir gün geçirterek mutlu etmiştir..ayrıca; o kadar heyecandan sonra dönüş yolculuğunda sıkıntıdan vapurdan atlayasım gelmedi de değildir..
edüto: allah belasını versin o adaya gitme fikrini beynime sokanın
yaz döneminde kalmak için gidilmemesi gereken yer.zira paranızla rezil de olabliyorsunuz.tabii her şey bakış açınıza bağlı.haftasonu kaçmak boğucu istanbul havasından, üst üste gelen aksiliklerden uzaklaşmak istiyorsanız başta iyi bir fikir gibi görünebilir.ardıardına gelen aksiliklerde polyannacılık oynamaya çalışırsanız, çok eğlenebileceğiniz temiz havalı(gerçekten temiz havalı yoksa moda daki üç beş çimen gibi değil bu zavallı ciğerlerimin bildiği) mis gibi güzellik.her konuda olduğu üzere burda da tecrübesizlik efendim, kötü bir şey.neyse yavaş yavaş.
öncelikle evde hazırlıklarınızı yaparken yanınıza çok şey almayın.bütün gün yürümek zorunda kalabilirsiniz.gerekli bir kaç şey.o da lazım olur şunu da alayım gibi atraksiyonlar sonradan bel, sırt, omuz ve çeşitli kasların ağrıması olarak size geri döner.adanın yokuşlarını görünce anlamayın bunu.plan yapmadan evden dışarı adımını atmayan ben gaza gelip* hiç bir ihtimal dahili üç beş ayrı şey düşünmeyerek yola çıktım.bunu yapmayın.plan yapın.eğer kalacağınız yer belli değilse uzun süre dolaşmak zorunda kalacaksınız.en boktan yere bile geceliği 80- 100 arası değişen fiyatlar biçiyorlar ki bu bizim deneyimsizliğimizden de kaynaklanıyor olabilir.bilmiyorum.oha falan oldum yine de*.
belirtmem gerekir ki adada herkes tanıdık.herkes birinin bişeyi.bir kapalı çarşıda var bir burda sanırım.dost canlısı insanlar.fazlasıyla ama.bir süre sonra onları değil kendinizi garipsiyorsunuz.bu sizi derin düşüncelere sevk ediyor.bir nevi kapıları kapatmak yetmemiş kepenkler indirmişiz, bir küçük asma kilitle insanı insan şehrinden sakınmışız durumu.neyse efendim bu başka bir yazının konusu.
kesinlikle size yol tarif edenlere inanmayın.tamam yön duygunuz gelişmemiş olabilir , ama sonunda çözmüş bulunuyorum ki; adada yol tarifi bisiklete ya da faytona göre yapılıyor.yürüyerek 25 dakika denilen yere 2 saatte gitmeyi başarmış bir bünyeyim.kısa yoldan tarif eden insanlar ne kadar samimi olsalar da inanmayın genelde kısa yol ıssız ve karıştırdığınız zaman sizi mahveden yoldur.olsundur.sanırım aşıklar tepesi ne çıktık.bilmiyorum ama iki 'o' dönüşü(biliyorum tarif edemedim) yaptık.heyt.
o kadar yürüyüp gideceğiniz yere eriştiğiniz zaman ben burdan isim verip kimseyi rencide etmek istemiyorum efendim* çok düz ve güzel bir yol üzerinde olabilceğini görebilirsiniz.kısa yoldan gitmeyin.
yemek yemek için bir yere asla pazarlık yapmadan oturmayın.indirebildiğiniz kadar. hesabı da geçirmeye alışık olduklarından muhakkak adisyonu bir de siz toplayın gerekirse itiraz edin.adada dokuz ay sakin geçtiğinden üç ay her mekan bunun acısını çıkarmaya çalışıyor.gece acıkırsanız diye düşünüp dia 'dan gofret vb. alabilirsiniz.afiyet olsun.
cuma akşamları balkonlardan ve açık pencerelerden yükselen hatırla sevgili dizi müziğine alışın.herkes izliyor anladığım kadarıyla kahvede bile dizi izlendiğne ilk defa şahit oluyorum.
ada mistik bir yer ya da sizi öyle olduğuna inandırıyor.belki ada halkının söylediği, yeni gelen mühendisin ormanlar yanmasın diye ışıklandırma sistemine prim vermemesi yüzünden belki gece gece gördüğüm kesilmiş de asılmış koyun başı iskeleti yüzünden belki karanlığın dehlizlerinden gelen başıboş atlar karşımda peyda olduğundan bu kanıya vardım.gece gece yürümeyin.faytona (gece tarifesi açıyorlar.pazarlık.)binin.neyse allaha şükür hala ateistim
son olarak şunu söylemek istiyorum sigarayı bırakmaya niyetliyseniz gidin bir kaç gün kalın.içilmiyor efendim.içilemiyor.ciğerleri yanıyor insanın.gidin sevin.bisiklete de binin.
reşat nuri güntekin'in yaşadığı güzide bir adadır. oldukça görkemli ve kültürel bir ada. çok sayıda yerli/yabancı insan haftasonu gezmek için bu adayı tercih etmektedir. gezmek için sizi bekleyen 3 seçenek var.
1) fayton ile gezinti
2) bisiklet ile gezinti
3) yürüyerek gezinti
eğer fayton ile gezintiyi seçerseniz 1 saat 15 dakikalık kiralama ücreti olarak tam tamına 45 ytl ödemek zorundasınız. ve şöyle bir şey gözlemledim, bu kişiler size adanın tamamını gezeceksiniz diyor ama küçük yolu tercih edip işi kurtarabiliyorlar. 45 ytl sabit bir ücret deil biraz pazarlık yaparsanız 35'e hatta 30'a bile inebilirler.
bisiklet ile gezinti ise en tercih edilebilir seçenek. alın suyunuzu v.s ne ihtiyacınız varsa kamera, fotoğraf makinası gibi atın sepete ve gezin, üstelik saati 2,5 ytl'ye kiralayabiliyorsunuz.
yürümek son seçim olmalı. yani o koskoca adayı yürümek pek akıl işi değil.
işte bunlardan birini tercih ederek güzel bi hafta sonu geçirebilirsiniz ( yürüme hariç).
sonra lokantaları çok pahalı eğer aç karnına giderseniz iyi bir parayı gözden çıkarmak zorundasınız. mesela ayvalık tostu 6,75 ytl çüşş, sonra iskender 12 ytl ne bileyim ayran 2,5 felan (hani bilin diye).
hah birde eğer adaya gidip büyük tur yapmamışsanız kendinizi adaya gitmiş kabul etmeyin.
vapurdan inince küçük bir bisiklet turunun ardından (şöyle bi tur abartmaya gerek yok) çimlere uzanıp acıkıncaya kadar arkadaşlarla muhabbet edilmesi önerilen 4 tarafı denizlerle çevrili cennet parçası. alternatif eğlece olarak sahilde lefter abiyle fotoğraf çekilebilir. abartmaya gerek yok saatlerce bisiklet sürüp hem cebinizden hem görüntünüzden bişeyler eksilmesi hoş bişi değil
aya yorgi'ye ulaşmak için o dik yokuşu çıplak ayakla çıkıp inme başarısını gösterebilenlerin dileklerinin kabul olduğu ada. tepede dunyanın en guzel manzarasına sahip olan ve en lezeetli koftesinin yapıldıgı klisenin yanındaki kofteciye verilen siparişler en erken 2.5 saat sonra gelir cunku 1 ahçı ve garson çalışır orada... hatta klise gorevlisinin zaman zaman çıldıran müşterilere servis yaptığı bile görülmüştür ama beklemeye değer.
iskeleden çarşının içine girip 5 dakika çarşının doğusuna doğru yürüdüğünüzde çarşının sonunda günlüğü 6 milyona bisiklet kiralayabilirsiniz.ağaçların arasından bir vasıtayla adanın tepelerine çıkmak çok eğlencelidir. buralar çok güzel manzaralar barındırır.bisikleti kiraladığımız kişinin bile 1 milyar versen bile bisikletle çıkmam dediği yokuşu acayip dik olan bir kiliseye sahiptir.denize girilebilen sahilleri ve tepelerinde piknik yapılabilecekcek yerleri vardır.şu adada bir evim olsada arada gelip kalsam dedirtir.