bülent üstün 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. "hayvan büstün" (yeni ismi ile: "prensiplerim vardır") başlıklı karikatürleri ile lombak'ın en sağlam çizerlerinden birisidir. bir insan nasıl o kadar şeyi uydurabilir anlamak güç.

    ·terliksi hayvanları koruma derneği hariç, tüm derneklere uyuz olurum.
    ·ekmek kızartma makinesinde lahmacun kızartmam, kızartanı da hiç sevmem.
    ·uyuşturucu içmem... kafamı güzelleştirmek için 8 numara miyop gözlüğü kullanırım.
    ·herşeyi devletten beklerim. çizim malzemelerimi devlet malzeme ofisinden isterim.
    (alo devlet mi.... ee bi kalem... bi pergel... bi de çukulata istiyorum)

    şerafettin abimizi de o yaratmıştır, kafası çalışıyor.
    (bkz. kötü kedi şerafettin)
    (azureel, 15.08.2004 17:22)


  2. cengiz üstün'ün kardeşi, kötü kedi şerafettin'in yazanı çizeni, süper komik adam. şu sıralar lombakta yazmaktadır. imam hatip lisesi mezunudur.
    (livingdeath, 04.09.2004 13:13)
  3. kısaca büstün.
    (excalibur, 04.09.2004 22:54)
  4. (bkz. büstün)
    (azureel, 05.09.2004 09:02)
  5. hıbır, hbr maymun dönemlerinde kabız kuğu adlı köşesi sayesinde tanıştığım nümero uno çizer..
    (butcha, 05.09.2004 11:44)
  6. kötü kedi şerafettin'e kendinden, özellikle çocukluğundan ve gençliğinden çok şey katan çizer.
    (ufkabakan81, 26.11.2004 20:28)
  7. (bkz: yallah tazyik)
    (songoku, 04.01.2005 05:50)
  8. artık yavaş yavaş döneminin sonuna geldiğini hissettiğim, yaratıcılık konusunda problemler yaşadığını düşündüğüm ama halen alışkanlık gibi takip ettiğim* çılgın eleman.
    (ninca, 04.01.2005 17:38 ~ 12.11.2006 22:37)
  9. bir ara "hayvan büstün" ve "prensiplerim vardır"dan sonra çizdiği "sen gittin ya bebek" başlıklı karikatürlerinde unutamadığım şu cümleleri yazmış eleman:

    "sen gittin ya bebek, göt gibi kaldım ortada... sensizlik de kol gibi... tam oldu..."
    (goyathlay, 26.01.2007 20:48)
  10. geyiğin karanlık dehlizlerinde yüzerken anafikirden sapmasıyla meşhur yazar, çizer, ortam insanı. memo tembelçizer fermuar'ı bıraktıktan sonra, "orospu çocuğu memo" adlı köşesinin devam etmesini dilemişliği de çok matraktır.
    (fingerbang, 12.05.2007 12:19)
  11. "büstünü dikelim deseler, diktirtmem. ben olmuşum büstün" vecizesinin sahibi çizer.
    (thedewil, 03.07.2007 01:17)
  12. kötü kedi şerafettin tiplemesi ile ismini mizah tarihine yazdırmış bir karikatürist. şu an fermuar adlı mizah dergisinde halen şero'yu canlı tutabilen kişi. çocukluğumdan bu yana yaşattığı bu karakteri hala zevk ile takip etmem 70'den 70'e hitab ettiği gerçeğini ortaya çıkartır. hoş gerçi şimdiki çocukların mizah dergisi alıp okudukları mı var.
    (nophiem, 03.07.2007 01:39)
  13. telefon ahizesiyle "hımm", "evet", "olduu", "hım" diye konuşurken, kapatmaya davranan kişiye "dur ne kapatıyorsun ne güzel geveliyorduk" diyen arızalanmış insan.
    (fingerbang, 04.07.2007 22:07 ~ 20.11.2007 17:58)
  14. facebook'ta 800 adet arkadaş edinmiş olan güzel insan.
    edit: o profili kapatıp yerine pırıl bi profille arkadaş sayısını 50'lere indiragandi insan.
    (fingerbang, 31.10.2007 17:02 ~ 17.11.2007 18:33)
  15. ahmet hakan tarafından imam hatip'li oluşu dile getirilen şero'nun yaratıcısı çizer.

    http://www.hurriyet.com.tr/...
    (korelle, 19.11.2007 15:28)
  16. gaziosmanpaşa'da yaşamış, imam hatip mezunu, eserlerinde bulundurduğu kriminal olayları bizzat gerçekleştiren komedi çizer. çizer yerine levent kırca tadında bir adam gibi de olabilirmiş ama bu konuda allah korusun demekten başka bir şey yapmıyor.
    (dunkelheit, 10.01.2008 03:47)
  17. gaziosmanpaşa'nın en kriminal bölgesi olan, bir dönem polisin bile giremediği söylenegelen sarıgöl'de yaşamıştır.

    bülent üstün de röportajlarında o dünyadan edindiği gözlemleri, kendi asi ruhuyla birleştirerek, hatta bazen içindeki zarar verme olasılığı yüksek coşkuyu işine yansıttığını belirtir.

    okul yaşamını sevememiş ve kendisini çizgiye adamıştır. sanıyorum başarısının anahtarı da bu kendini adamışlığıdır.

    bölgeyi, sarıgöl'ü, bilenler, o dönem, oradan türkiye'nin en sevilen çizgi karakterini yaratacak bir adam çıkacağını kuşkusuz ki kestiremezdi. günümüzde de farklı değil gerçi.
    (alik, 10.01.2008 04:09 ~ 04:14)
  18. bünyeyi fazlasıyla alkole vurarak kendini bozmuş çizerdir.
    (it s all dark, 31.03.2008 14:01)
  19. yıllar önce l manyak kerizleri, lombak kerizleri, prensiplerim vardır gibi köşelerinde çizdiği şeylerin aynılarını uykusuz'da da çizmekte bir mahsur görmeyen çizer.. saygı duyulası bir çizer olduğu gerçek; ancak yeni bir şeyler denemesi gerekiyor, bu da kesin..
    (rotario, 17.04.2008 20:55)
  20. "büstünü dikelim deseler istemem, ben olmuşum büstün" sözünün sahibi müthiş insan.
    (hayri potur, 03.06.2008 00:38)
  21. uykusuz'da çok da gerekli olmayan bi köşe çizen, şu sıralar dinlenip ara verdiği için yarım sayfayla işi götüren, şeronun çizgi filmine hazırlanan, alkolik, küfürbaz, mizah dünyasının olmazsa olmazlarından karizmatik çizer. hastasıyız.
    (raspberryswirl, 20.07.2008 19:12)
  22. uykusuz dergisinde bomboş bir köşe çizen, dişe dokunur espirilerini de daha önceden zaten çizmiş olup şahsımı hayal kırıklığına uğratan çizer.
    (kruvaze, 23.07.2008 19:33)
  23. esprilerine gülemediğim adam.
    mizahçılar muhalafeti değil de güldürmeyi ön plana çıkarsalar daha komik olurlar kesinlikle.
    böyle bi gelenek oluşmuş mizahçı mesaj verir falan diye.ve asıl amaçlarını unutmuşlar.
    belki de cem yılmaz'ın bu kadar sevilmesinin nedeni de bu olsa gerek.çünkü mesaj veren adam ne kadar iyi mesaj verse de bi parça antipatiktir.bilinçaltında bu insanların hepsi salak,bi bok bilmiyolar.ben mesaj vereyim bari derler.
    off çok sert konuştum.harbi terapiye ihtiyacım var.
    (migelo, 23.07.2008 20:34)
  24. şimdi, bir adam var, aslında birden fazla, birkaç iyi adam.. 80-86 arası doğumluların sevdiği bir çizer tayfası vardı eskiden.. bu kuşaktaki yeni yetmelere karikatürü, mizahı, sorgulamayı öğreten çizerlerdi bunlar, daha sonrasında lemandan kopup penguenle yollarına devam eden, yorgun, yıllanmış, çok büyük yoksunlukların içinden çıkmış kişiler. fakat zaman değişiyor elbette, dünün gözdeleri bugünün dayanılamayan kişilerine dönüşüyor bazıları için.

    bülent üstün de bu kişilerden birisi. zamanında şerafettin ile ortalığı nasıl da yıkıp geçtiği hala aklımda, 90'ları 90'lar yapan karikatürcülerin başında geldiğini kimse inkar edemez olasılıkla. ne yazık ki zaman değişiyor, şimdilerde uykusuz'da çiziyor, haftalardır büyük bir sabırla köşesini okumama karşın eskisi gibi çok gülemiyorum, gülmeyi daha çok istedikçe olmuyor ama kendimi okumaktan da alamıyorum; çünkü bu adam karikatür dergilerini ilk takip etmeye başladığımda da çiziyordu, çocukluk dönemim, ergenlik dönemim boyunca hep vardı, nasıl demeli, eski bir yüz, artık aileden gibi, hala bülent üstün'ü okuyorum çünkü insan birlikte büyüdüğü, ailesinden birisi gibi olmuş birisini kolay kolay silip atamıyor zihninden. bülent üstün'ün köşesine her göz atışımda artık bütün o kadim zamanlar ve huzursuz 90lar geride kaldı derken o sarı loş geçmişe dönüyorum, yüzümü büyük bir özlem ve buğulanmış bir gülümseme kaplıyor.

    umut sarıkaya ile aynı sayfayı paylaşıyor b. üstün.. garip bir şaka gibi, geçmişin en güldürenlerinden birisiyle bugünün en gözdesi aynı sayfada. umut'a baktığımda "işte ihtiyacım olan mizah" buydu diyorum, aslında çok kederli olup işi mizaha döken bir adamı okuduğumun bilincinde olarak.. hemen üstte bülent üstün'ü okuduğumda ise belki hiç gülmüyorum ve bazen sinirleniyorum da ama, o adamın varlığı o eski tayfayı hatırlatıyor.. eski tanımadığım ailemi.. baruter, kenan yarar, met üst, erdil ve daha nicesini.. soyadlarını kullanmadan onlara isimleriyle seslenmem ise midenizi bulandırmış olabilir ama en yalnız ve en küçük olduğum zamanlarda bile tek tutunabileceğim bu adamların mizahıydı bir zamanlar, onlar hep yanımdaydı.. o yüzden bu heriflere isimleri ile seslenmeyi kendime bir hak görüyorum artık. insan ailesine sayın erdil yaşaroğlu der mi zaten yahu?! neyse lafı uzatıyorum, uzun lafın kısası, orda bi adam var, artık pek gülmesem de bana o eski güzel günleri hatırlatıyor, nerden geldiğimi anımsatıyor..

    her hafta uykusuz'da karşıma çıkması hala beni mutlu ediyor ve çizdiklerine kahkahalarla gülüp gülmediğimin hiçbir önemi yok!
    (geber marla singer, 23.07.2008 20:57 ~ 22:08)
  25. facebook'ta eski arkadaşını görüp de salt bir listeye ekleyenlerin, varlığını bir süre daha sorgulayacağı ve muhtelemen çözemeyeceği bir çizerdir.

    amına koyiyim, palyaço değil ki bu adamlar. haftada bir ulaşılabilecek bir sanat dalı var; lakin hala yapılan işlerin bizi gıdıklaması beklentisiyle bu işe bakıldığı sürece, beklenen tadın karşılanacağını pek sanmıyorum. bülent üstün'ün sadece ve sadece kendisini (şapkalı) pelikan gibi çizmesinin bile komik olabileceği [böyle bir komikliğe denk gelinebileceği] neden bu kadar yadırganan bir şey oluyor, anlayamıyorum.

    bu insanlar, yeni gelen neslin de komikliğini anlayıp, onlarla beraber yol alma isteğinde bulunduğu için farklılar. bu yüzden, leman'ın penguen'i kuran tayfası da farklıydı.

    ve konu özellikle bülent üstün olduğu için, olaya biraz daha kişisel bakarsak: abisinin * üniversiteye gittiği, nitelikli kitaplar okuduğu, yavaş yavaş şahane bir insan oluverdiği bir sırada; yolunu çizmek gibi bir zorundalığın tam içine düşmüşken, gaziosmanpaşa gibi bir yerde ayakta kalmaya çalışırken, azmedip, çok çalışıp yarattığı karakter * ile dönemin amına koyan ve ciddi şekilde "başarılı" olan bir insanı her hafta görmek, tespitleri veya performansı umut sarıkaya kadar etkilemese veya güldürmese bile, bu sanatla ilgilenmeyi seven her insanın da hoşuna gidiyordur. ayrıca, kendisi sanıldığı kadar da eskimiş değildir.

    son olarak "hüleeeeeeeaaaaaaaan" ile bitirmek istiyorum. sanıldığı kadar komik gelmeyebilir; gıdıklanmayanlar, kusura bakmasın.
    (alik, 23.07.2008 21:26 ~ 21:28)
 sayfa  / 2