|
|
- çalı deyip geçtiğimiz dikenli bitkilerin bizlere armağanı olan meyvecik. siyah ve kırmızı renklerde olur, siyah böğürtlenler de olgunlaşmadan önce kırmızı renkli olur. o nedenle aradaki farkı iyi bilmek gerekir. siyah olanların suyu çok fenadır, elleri boyar.
- çalılık yerlerde, bir köyde falan yolda gezinirken bir ayak çalının tabanında, eller de çizikler içinde kalana kadar üst baş mahvedilip oracıkta tüketilirse daha da bir haz veren küçük meyve.
- genelde meyveli yoğurtlarda bolça kullanılan meyve.
- böğürtlen toplamak da diğer tüm yabancısı olduğumuz kırsal faaliyetler gibi erbabından izlendikten veya dinlendikten sonra girişilmesi makul bir hadisedir. kollar ve bacaklar kanlar içinde kalmış, 4 saat harcanmış ve sonucunda yalnızca 600 gr böğürtlen toplanabilmişken bir hanım teyzeden "kızım ucu kıvrık uzun bi sopa alaydın ya. durduğun yerde çeker dalları toplardın." cümlesini işitmek acıdır... sopa bulun sopa...
- eskişehir ili sivrihisar ilçesinin 264 nüfuslu köyüdür. eskişehir uzaklığı 108 km, sivrihisar uzaklığı 8 km'dır. an itibariyle ibrahim özen muhtarıdır.
- çocukluğumda güneşin altında, dikenlerin arasında toplamaktan büyük zevk aldığım, kendi çapımızda ezip su ve şekerle buzlukta dondurma yaptığım meyvedir. eğlencesine küçücükte olsalar tadına karşılık kollarımızı yırtan dikenlerin acı tatlı hatıraları. metropol çocuklarının manavdaki meyvenin dalından, toprağından habersiz olmaları onları üzmediği kadar beni üzüyor.
- (bkz: böğürtlenli reçel)
- (bkz: mora)
- batan dikenleri aids ediyomuş adamı deseler bile siktiri çekip babalanacağım meyve.
- bacaklarımdaki derin izlerin tek sebebi. geçenlerde gene oldu, bu sefer sırtımı da çizdirmişim nası becerdiysem..
- içlerine fazla girildiği zaman, sevgili sevgiliyi kucaklar gibi, sen nasıl giriyorsan onlara, onlar da seni arkandan sarar sarmalar. adrenalin acıyı sıfırlar. dalından böğürtlen yeme zevkini tattığın sırada o anki şevk ve heyecan ile seni sarmalamış hain dalı farketmezsin. her tarafın çizik kesik kandır. kan kırmızısına, mis gibi kokan böğürtlenlerin siyahı karışır. tişört bir daha giyilemez hale gelir, şeker tavan yapar, gözler döner.
afiyet olsun.
- şirince'nin ürettiği en güzel meyveli şaraplarından birine de lezzet veren besin maddesidir. böğürtlenin ağızda bıraktığı hafif buruşumsu tat yüzünden sade kullanılmayıp beyaz et ya da kırmızı etin yanında içilesi makbul olanıdır.
(bkz: böğürtlenli şarap)
- küçücük olmasına rağmen inanılmaz bir tada sahip minik lezzet bombaları.hele hele bir reçeli olur ki tadından yenmez.pastaların vazgeçilmez malzemesidir.ah bir de yendikten sonra kaşındırmasa.
- ulaşmak için insanı sevişme sonrası bir görüntüye sokan şirincik meyvacık... ahhh ahhh bide mini mini çekirdekleri diş aralarının davetsiz misafiri olmasa...
(junzi, 23.08.2007 21:19)
- (bkz: böğürtlen çayı)
- genelde mayıs ve ağustos ayları arasında yetişen, mor ve kırmızı renkli olabilen bir meyve. özellikle böğürtlenli pastalar çok güzel olur.
- diplerinde psikopat kertenkelelerin yaşadığı bitki. cenk etmek gerekebilir bazen bu nefis yemiş için.
- rengi kırmızıyla yeşil arasında olduğu dönemlerde son derece ekşi olan, ve ancak bu haldeyken yiyebildiğim harika meyve. toplanması bir hayli zahmetlidir dikenleri batar, arasından örümcek çıkar bu yüzden duygu sömürüsü ile başkasına toplatmak en iyisidir. ( kötü müyüm ne )
|