bir de bunun önündeki 'ekmek ufakları kadar çocuğun olur' versiyonu vardı.parmak, yalamak suretiyle ıslatılıp, ekmek ufakları toplanır,2 tane bırakılırdı.
çinde populasyonun bu kadar fazla olmasının tek açıklaması.
aklıma şu fıkrayı getiren önerme.
bir gün çocuğun biri babasına sormus :
-baba ben nasıl dünyaya geldim?
o da demişki
-oğlum yastığın altına şeker koyduk sonra sen dünyaya geldin.
bunu öğrenen çocuk gece yatarken yastığının altına şeker koymuş. sabah kalkıınca yastığının altını karıncalarla dolu gören çocuk
-ulan şimdi sizi bi vuruşta öldürürdüm ama baba yüreği işte!!
+o tabaktaki bütün pirinçler bitecek. yoksa
bıraktığın pirinç taneleri kadar çocuğun olur
-sen küçükken pilavını hiç ellemedin herhalde.
+niyemiş o?
-kaç tane kardeşim var, bir saysana.
+ben kraliçe arıyım, tabi binlerce çocuğum olacak. şimdi o yemeğini bitir, yoksa akşama
arı maya izlemek yok!
-vzzzzzz
+zırlama.
-ayol necati hiç dokunmamışsın pilavına.
+anladın sen nilüfer. ehehe.
-ayy azgın ayıı!
+sen suyu ısıt ben de üzerime rahat bir şeyler giyeyim.
çocukların yemeklerini bitirmeleri için söylenen beyaz yalan..
ben de hep 7 tane bırakırdım çocukken,
korkuyorum...
içinde arpa şehriye bulunan pilavlarda eğer arpa şehriye bırakılırsa (arpa şehriye pirinçten önce yağda kavrulduğu için kahverengi-siyahtır) zenci çocuk sahibi olunacağına delalettir.
(dbk21, 29.08.2007 17:30)
çocukluğumun en büyük korkusu olmuştur bu söz
anneanne: bak bitir o pilavı yoksa o kadar çocuğun olur
ben: yaa uff çok doydum istemiyorum
içses: bak ye adam gibi bu kadarına nasıl bakıcaksın sen hmmm şu iki taneyi bırakıyımda kısır olmıyım en azından
çocukken kandırıldığımız hikayedir.ne hikmetse çocuk aklı bizde "amann tanrım nası anne yani tam olarak 3455 tane çocuğum mu olucak" deyip bi panikle bırakılan bütün pirinç taneleri yenir.birde bu pirinç tanelerinin arkadan ağlama huyu vardır ama nedense bunu hiçbir çocuk iplememektir.
pirinç tanesi yarım kalmışsa çok vahim bir durumdur.
çocukluğumu kabusa çeviren cümle. o kalan tek tük minik minik pirinçler kaşıkla da alınmaz çatalla da delirtirdi beni, korkudan bırakamazdım da uğraşır dururdum. düşünüyorum da annem çok eğlenmiş sinsi sinsi gülmüş zamanında. ama şimdi bile nasıl beynime işlediyse pilav yerken ufaktan tırsıp acaba diyorum.
uzakdoğu ülkelerini, tükettikleri pirinci ve sahip oldukları nüfus miktarını düşününce inanmaktan korktuğum, annelerin uydurmuş olduğu yemek yedirme methodu.