aslında anlatılacak olan büyük adam olma arzusu, ama ilk başta yönlendirmesi, akabinde büyük adam olmanın verdiği dayanılmaz goygoyculuk. bu goygoy muhabbetini de yeni öğrendim, "şey" manasında kullandım, her türlü oluyor gibi sanki.
üst kısım ulusa sesleniş tadında oldu, şunu da yeni öğrendim ulusa sesleniş deyince aklıma geldi,
icraatın içinden
bu bir sendromdur. aslında sendrom tam olarak ne demek bilmiyorum, şu sürekli dillere pelesenk olan bilgi sahibi olmadan hemencecik anafikri kapanlardan biri olduğum için işime gelmiyor değil, şu abiler kadar: islamcı, dinci vb tayfanın elif şafak ve orhan pamuk hastası olması gibi bir şey benimkisi.
nedir peki yukarıda anlatılmak istenen: şudur, büyük adamlar her zaman doğruyu söylerler, yanlış söyleseler bile söyledikleri doğrudur; kimin iyi kimin kaka olduğunu şıp diye anlarlar; onlar herhangi bir şey hakkında fikir yürütmedikçe söylenen her şey boştur. ciddiyim.
bu büyük adamlık olayını farklı bir açıdan ele aldığım, doktor mühendis olmaktan bahsetmediğim anlaşılmaktadır zannımca. anlaşılmıyorsa benim hatam değil, büyük ihtimalle sizin hatanız.
bu büyük adamlık nedir aslında, kısaca bakmak lazım:
- büyük adamlar hiçbir şeye olması gerektiğinden fazla bağlanmazlar. bu tipler aslında dosto'nun romanlarında çokça görülen tiplerdir. hem müthiş bir karizmaları vardır, hem de çekilecek tüm acıyı çeker bu adamlar, kadınlar; sonrasında ya intihar ederler ya da bir şekilde öldürülürler. supernatural adlı dizi de olan da budur aslında bir bakıma ya da değildir, ya da zaten tam manasıyla yansıtması gerekmemekte, sadece örnek babında söyledim.
- büyük adamların inandıkları tek şey kendileri olduğu gibi, hiçbir şekilde inanmadıkları da kendileridir. bir nevi insan tanrı formatında olan bu yaratıklar, her şeyi kendilerinden görür ve hiçbir şey olmadıklarına inanırlar. bu onları daha eğlenceli yapar.
- kendi yollarından gelenleri aşağılar, onlarla alay eder, onları sever, bir süre sonra kendilerine tıpatıp benzedikleri için onlardan nefret ederler.
- sağlam karakterli olmalarıyla övünür, ama içlerindeki pislik yüzünden kara lekelerini paketleyip satmakta mahir sıfatında dolaşırlar.
- her şeyi yapabileceklerine inanır, buna göre yaşarlar. bir kibrit çöpü için her şeyden vazgeçebilir, sonunda hiçbir şeye talip de olabilirler.
- zıtlıklar içinde yaşadıklarına inanır, insanları bu şekilde kandırabileceklerine güvenir; güç karşısında onu elde edene kadar quasimodo taklidi yaparlar.
- fi tarihinde inandıklarına si tarihinden küfreder, si tarihinde küfrettiklerine mi tarihinden boyun bükerler.
- kafka'ya kendilerine betimlediği için müteşekkirdirler vb
maddelediğimiz ve ardı arkası kesilmeyecek kadar uzatılabilecek bu yavşakça eylemden sonra diyebileceğimiz, bu hasta ruhların bir şekilde ıslah edilmesini dilemekten başka bir şey değildir. ha bir de sözlükte bu tiplerden çokça olduğu istatistiki bilgisini de eklemek de fayda var.
ne yapmaya çalıştım? olay şu:
bahşiş karşısında eriyen insan ı anlatmak