|
|
- "her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." diye devam eden, anna karenina'nın ilk cümlesi.
(bkz: tolstoy)
- "bir işi doğru yapmanın tek yolu vardır. yanlış yapmanın ise düşünülemeyecek kadar çok."
(bkz: aklın yolu bir)
"başarıya ulaşan örnekleri incelediğimizde hep aynı özelliklere sahip olduklarını gördük. başarısız olanları ise sınıflandırmakta zorlandık."
- (bkz: birol güven dizileri)
(bkz: çocuklar duymasın)
(bkz: en son babalar duyar)
- bakalım istatistiksel fizik ne diyor: "bütün düzensizlikler birbirine benzer; her düzenlilik kendine özgüdür." durumu istatistiksel fizik biliminin bize sunduğu araçlarla inceleyebiliriz demek ki. buna göre, mutluluk, entropisi yüksek bir durumdur, mutsuzlukların ise entropisi düşüktür. ayrıca biliyoruz ki entropi sürekli artmaktadır (bkz: termodinamiğin ikinci yasası). öyleyse mutsuz ailelerin sayısı sürekli azalmalı, mutlu ailelerin sayısı artmalıdır. qed.
ben söylemiyorum bilim söylüyor.
- (bkz: margarin reklamları)
- bilimsel yaklaşımda yeni ilerlemeler kaydettim, paylaşayım. bir sistemi ısıtırsanız entropisi artar ve tekdüze bir duruma doğru yaklaşır. soğuttuğunuzda ise olası bir çok düşük entropili durumlardan birisine yakınsar. örneğin; bir kaptaki su buharı belirli tekdüze bir durumdadır. soğuttuğunuzda oluşan buz ise çok farklı şekiller alabilir.
şimdi açılımımı yapıyorum: termodinamikteki sıcakık, aileler sistemimizde paraya denk düşmektedir. yeterince para verirseniz tüm aileler aynı tekdüze duruma yaklaşacaklardır. ev al, araba al, iş kur, vs. oysa bir aileden parayı uzaklaştırırsanız yakınsayabileceği pek çok durum vardır. borç batağı, köye dönmek, sokağa atılmak, hapse girmek, intihar etmek, uuh, çok.
çığır açıyorum, sosyolojinin fiziğini kuruyorum burada, kimsenin umrunda değil.
- (bkz: bilim söylemiyor sen kıçından sallıyorsun)
(bkz: esas ben söylemiyorum, bilim söylüyor)
mutluluk, gerçekleşmesi için çok özel şartların oluşması gereken bir makro durumdur. istatistiksel fizikte bu faz uzayındaki çok küçük bir hacme denk gelir. dolayısı ile entropisi düşüktür. mutsuzluk ise pek çok aksaklık sonucu gerçekleşebilecek bir makro durumdur. faz uzayında büyük bir hacme denk gelir. entropisi yüksektir.
para, ailelere yapılabilecek pek çok farklı olanak sunduğu için mutluluğa ulaşma potansiyelini sağlar. ancak yapılabilecek hamlelerin sayısı artınca yapılabilecek hataların da sayısı artmaktadır. bu da mutsuz olma olasılığınızı arttırır. para entropiyi arttırır. halbuki parasız bir ailenin yakınsayabileceği pek çok durum yoktur.
fakirlerin tümü birbirine benzer. zenginler ise çok farklı şekillerde yaşayabilirler.
- bilimsel bir çalışmaya "kıçından sallıyorsun" düzeyinde yaklaşan yarı bilimciler de el atmış meseleye. hiç yoktan iyidir.
fakir bir ailenin mutlu olduğu gibi bir sonuca varmanın gerçekçi ve gözlemlerle uyumlu bir yanını göremiyorum. eminim karenina da bana katılacaktır. mutluluk makro-ölçümünü bir kenara bırakıp sadece zenginlik ve fakirlik hakkında konuşmanın ise bir yararı olmaz. öyleyse yolumuzdan çıkmayalım.
parasız kalan birisinin borca batabileceğini, hapse düşebileceğini, intihar edebileceğini, köye dönebileceğini söylerken fakirlerin birbirine benzemeyeceğini söylemeye çalışıyordum muhakkak. zenginlerin ise evi olduğunu, arabası olduğunu, şirketi olduğunu vs. biliriz. fakir birisi nerdedir diye sorarsam cevap veremezsiniz; ama zengin birisi muhtemelen pahalı bir semtteki güzel bir evdedir ve arabası bmw değilse mercedes'tir.
bence termodinamik sistem benzetmesinden çıkıp, spinli kuantum sistemi benzetmesine geçmeliyiz. en zenginin de en fakirin de yeri bellidir (yeterince fakirseniz mezardasınızdır diyorum şimdi). asıl seçenek bolluğu yaşayanlar orta hâllilerdir. sürekli para kazanarak orta hâlli olabilirsiniz. ancak orta hâllilikten zenginliğe geçmek için özen göstermek, akıl kullanmak, entropiyi düşürmek gerekir. zenginlik uyarılmış, özel bir hâldir. kendi hâline bırakırsanız orta hâlliliğe döner.
evet; sevmesem de ufuk açıcı bir yanı var bu pengül'ün. kabul etmek gerek.
|