belki ilginizi çeker
  1. · sanat dünyasındaki dtpliler
  2. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · sözlük yazarlarının itirafları
  4. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  5. · yılmaz özdil
  6. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  7. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  8. · itü webmail hesaplarına gönderilen virus uyarıları
  9. · the silver bear

bülent ersoy un şehitler hakkındaki sözleri  

  1. sabah gazetesi'nde yayınlanmış hali ile aşağıdaki sözlerdir:

    "bülent ersoy: tamam vatan bölünmez, bilmem ne olmaz ama göz göre göre de bu çocukları bütün analar doğursun, toprağa versinler. bu mu yani? bir çocuğun ne demek olduğunu ben sizler gibi bilemem. ben anne değilim, olamayacağım da. ama anneler anlar. başkalarının masa başı savaşı için evladımı harcayamam. bir oyun oynanıyor ve biz oyuncağı oluyoruz.

    ebru gündeş: inşallah allah bir oğul nasip eder de anlı şanlı askere yollarım.

    ersoy: sonra ölüsünü eline alırsın.

    gündeş: eğer bunun için kaderde ölüm varsa, alnımıza yazılmış böyle bir şey varsa, onu da yaşayacağız. bunun için şehitler ölmez, vatan da bölünmez zaten.

    ersoy: 'şehitler ölmez vatan bölünmez' hep aynı klişe laflar. hep bunu söylüyoruz zaten. çocuklar gidiyor, kanlı gözyaşları, cenazeler... klişeleşmiş laflar... "


    hakkında suç duyurusu açılmış hapis cezası ile yargılanmak istenmektedir. bu sözler de haklılık payı olduğunu inkar etmek bana göre aptallık olur.
    (kırmızı kalem, 27.02.2008 09:24 ~ 09:27)
  2. uzun vadede bu sözlerin bülent ersoy'a zarardan çok fayda sağlayacağını düşünüyorum. bugün ona belden aşağı vuranlar, jüri üyeliğine uygun mu diye referandum düzenleyenler maksimum altı ay içinde bunları unutup gidecektir. çünkü onların hafızaları bir lepistesten az hallicedir. oysa benim gibi ersoy'u görünce "uzaylıların dokuz numaralı planı" diye korkuya kapılanlar gerçekten afallamış durumda. asla böyle bir çıkış beklemiyorduk ersoy'dan, ayrıca hiçbir mecburiyeti de yoktu, ve artık ister istemez farklı bir gözle bakacağız ona.
    (tembel, 27.02.2008 09:41)
  3. türkiye barış meclisi istanbul girişiminin bülent ersoy'a destek verdiği sözler. soruşturma başlatılan sanatçı için, bir kampanya başlatılmıştır.


    "bulent ersoy'un yanındayız:



    savaş ölüm demektir; çocuklarımızı toprağa vermek istemiyoruz.


    savaş ölüm demektir!

    kürt ya da türk!


    çatışma bölgesinde çocuğu, kardeşi, eşi, yakını bulunan hangi insan savaşın devamını ister!

    her kapı sesinde, her telefon zilinde içi titriyor anaların!

    bülent ersoy televizyondaki canlı bir yayın sırasında bu gerçeğe değinerek "savaşta çocuklar ölüyor, anaların yüreği yanıyor" dedi.

    "savaş istiyorum" deseydi bülent ersoy'u alkışlayacak olanlar, "çocuklar ölmesin" dediği için linç kampanyası başlattılar. bülent ersoy hakkında "halkı askerlikten soğutma" iddiasıyla soruşturma açıldı.

    savaş sadece kan, acı, gçzyaşı getiriyor. insanlığımızı ve aklımızı yitirmedik henüz. hala barış diyoruz, barışalım istiyoruz.

    bu savaşın oyuncağı olmayacağımızı, köklü bir çözüm için barıştan başka bir yol olmadığını kamuoyuna bir kez daha ilan ediyor, bülent ersoy hakkında açılan soruşturmanın derhal durdurulmasını istiyoruz."
    (aglaures, 27.02.2008 09:43)
  4. az önce okuduğum ve ciddi şaşkınlık yaşadığım sözler.

    ummadığın taş baş yarıyormuş gördüm. kesinlikle bu sözleri en son beklediğim insandı bülent ersoy, nedense politik bilincinin bulunmadığını düşünüyordum kendisi hakkında. hani siyasi 3- 5 kelam etse hepimiz hrantız sloganına verdiği tepki gibi olacağını düşünüyordum. ama şaşkınım. sadece bravo diyorum ve ilk defa alkışlıyorum bülent hanımı .sözlerinin arkasında durduğu sürece , savaş karşıtlarının yanında olacağını düşünüyorum. aklın yolu bir ayrıca, bir kez daha görüldü bu .
    (eleanor, 27.02.2008 10:25)
  5. duyduğum anda şoke olmama sebebiyet veren sözlerdir. kendisinin müzik haricindeki -çünkü müzik konusunda hakikaten çok bilgilidir- konularda yorum yapıp da iki doğru kelime ettiği görülmemiş iken, bu cümlelerini takdir etmemek mümkün değildir. özellikle de hrant dink cinayetinin ardından meydanlarda tek yürek olup haykırdığımız "hepimiz hrant'ız hepimiz ermeniyiz" sloganını kıçından anlayarak yaptığı yorumları hatırladıkça canlı yayında bu kelimeleri söyleyenin kendisi olup olmadığından emin olabilmek için 37 ekran televizyonumun dibine girmişimdir, hayır ekran küçük ya ben mi yanlış görüyorum acaba diyerekten. özellikle de "masabaşı savaşı" ifadesini çok yerli yerinde buldum, hayrete düştüm. öte yandan; müzik de dahil herhangi bir konuda iki kelimeyi bir araya getirip konuşabilecek bilgi birikimi olduğundan şüphe duyduğum ebru gündeş 'in popülist çıkışı ayrı bir tartışma konusudur kanımca.
    edit: tek çözüm savaşmak mıdır? bazı sorunlar neden bu noktalara getirildi, bunun miladı nedir? daha dün bu insanlar hiç ciddiye alınmayan "dağdaki üç beş çapulcu" idiler de her biri zorunluluk nedeniyle askere giden çocuklar öldüklerinde mi gözümüzde bu kadar büyüdüler? daha bunun bilincine varamamışızdır. sırf güneydoğudaki insanları büyük kentlere göçe ve hatta isyana iten nedenleri düşünmüş olsak, orada dönenlerin nedenlerini biraz daha iyi algılamış oluruz diye düşünüyorum. güneydoğudaki insanların kıçına rahat mı batmaktadır da yerini yurdunu terk edip diyar gurbetin yollarına düşmüşlerdir. herkesin annesi var, herkesin yaşam hakkı var, herkesin eğitim, sağlık, barınma vb. gibi devletin zorunlu ödevlerinden eşit olarak yararlanma hakkı var, hangi ırktan olursa olsun... son olarak eklemekte fayda olduğunu düşünüyorum ki (bkz: hiçbir savaşın galibi olmaz)
    (abdurrahmanshowtv, 27.02.2008 10:38 ~ 12:08)
  6. savaş karşıtı olmanın, ekmeğini yediği vatanını yüz üstü bırakmak anlamına gelmediğinin bir kez daha görülmesine sebebiyet vermiştir. bu hanımın sözleri beni şaşırtmıştı.ama arkasındaki desteği görünce daha da bir şaşırdım. insan nasıl değişiyor değil mi? zamanında elleri kınalı askere giden gençlerimiz, şimdi neredeyse askere gitmek istemiyoruz, savaş istemiyoruz, barış olsun diye ayaklanmaya başlayacaklar. ya hakkaten ordu felan da dağıtılsın türkiyede değil mi? ne gerek var barış dururken ordu beslemeye.hem o kadar masraf. insanlık binleeeerce yıldır aptallık etmiş. bi tane insan da çıkıp aklın yolunu seçmemiş.barış istiyorum ben, çocuğumu askere göndermek istemiyorum dememiş. diyen varsa da kimse altına imzasını atmamış. ama şimdi görüyorum ki pek bi barışcıl halkımız var.aman da ne güzel!!!

    onurlu türk!?! halkım sana sesleniyorum. onurlu şekilde yargılanmak isteyen halkım. sizi şöööööyle alalım.!!!
    (pasteteux, 27.02.2008 10:51 ~ 11:03)
  7. yahu,
    susayım dedim. bir şey söylemiyeyim dedim..

    hadi bu hatunumsuya bişi demiyorum, şov yapıyor, adından söz ettiriyor. ya peki şakşakcılarına ne demeli?

    "bülent ersoy: tamam vatan bölünmez, bilmem ne olmaz ama göz göre göre de bu çocukları bütün analar doğursun, toprağa versinler. bu mu yani? bir çocuğun ne demek olduğunu ben sizler gibi bilemem. ben anne değilim, olamayacağım da. ama anneler anlar. başkalarının masa başı savaşı için evladımı harcayamam. bir oyun oynanıyor ve biz oyuncağı oluyoruz. "

    ne demek bu ya? sen anne değilsen ne diye ahkam kesiyosun?

    pkk'nın eylemlerinde ölenler birilerinin çocukları değil mi? onlar insan değil mi? onları anaları doğrurup toprağa vermedi mi? teroristlerden bahsediyoruz! bu zamana kadar bir çok askerimizin, bebeklerin, çocukların, annelerin,babaların canlarını almış hainlerle yapılan savaştan bahsediyoruz.
    şimdi askerlerimiz pisi pisine ölmüyor bülent "abla"... sen git dtp ile dağda savaş karşıtı eylem yap..

    ha bu arada bütün şakşakçıları "öpüyorum anacım".. şimdi "hepiniz ibne" de olursunuz.


    ebru gündeş popülist bülent ersoy değil ha? siz beni güldürdünüz allah da sizi güldürsün.
    (kitiara uth matar, 27.02.2008 10:53)
  8. (bkz: hepimiz bülent ersoyuz)
    (spartacus, 27.02.2008 10:58)
  9. terörle mücadeleyi bir savaş olarak görmeyenlerin katıldıkları yorumdur aynı zamanda.

    kurtuluş mücadelesi bir savaştı ama bu bir savaş değil. bu sadece çıkarların "masa başında" mücadele verdiği bir durum.

    türkiye özgürlüğü için terör örgütüne karşı mücadele veriyor ise neden bütün ulus kalkıp savaşmadık? türkiye sadece güneydoğu anadoludan mı ibaret? neden kardeşlerimiz ölmek için oraya gitti.? neden 1970'li yıllardan beri bu mevzu çözüme kavuşmadı?

    şehitlerimiz sayesinde rahat yaşıyoruz lafı ne kadar da yapmacık! bana dokunmayan yılan bin yaşasın!

    bu savaş değildir onurlu halkım. eğer bir özgürlük mücadelesi verdiğimizi düşünüyorsan izmiriyle, istanbuluyla al savaş baltalarını cephaneni hazırla. bu iş bitsin! savaş uçakları seni de bombalasın! güneydoğuya sahip çık!

    özgürlük mücadelemiz için hepimiz bedel ödeyelim başkalarının oğulları ödemesin!!!!!!!!! bir savaş olması gerekiyorsa kalkıp gidelim ama kimse kimseyi onursuzlukla suçlamasın!
    (kırmızı kalem, 27.02.2008 11:08 ~ 11:12)
  10. (bkz: sanat dünyasındaki dtpliler)
    (bkz: sözlükteki dtpliler)
    (kitiara uth matar, 27.02.2008 11:14)
  11. bir erkek çocuk annesi olarak cevap hakkımın olduğunu düşündüğüm sözlerdir.

    evet bir oğlum var. henüz küçükte olsa türkiye vatandaşı olan, geleceği için hayaller kurduğum, seçmek istediği meslek ve şu andaki aşık olduğu kişi ile evlenmesi üzerine uzun uzun bazen gırgır şamata bazen ciddi konuşmalar yaptığımız bir oğlum.

    onun geleceği üzerine kurduğum hayaller içinde tabi ki ölüm yok. veya askerliğini nerde yapacağının hayalini kurmuyoruz. çünkü bunlar hayal olmayacak kadar gerçek.

    ülkemiz 20 yılı aşkın süredir bir çapanoğluyla isteyerek veya istemeyerek muhatap olmak zorunda. sırf kendi sınırlarını korumak için kurduğu sınır birliklerine durduk yerde saldırılıyor. evet durduk yerde. sınırdaki askerin görevi ülkenin sınırını korumak ve o sınırdan yasadışı yollarla geçeni durdurmak. bu ister sivil vatandaş olsun ister terörist askerin işi onu ordan geçirmemek.

    peki o yasadışı yoldan geçmek isteyen kişi. 'ha peki oldu ben yasak olduğunu bilmiyordum özür dilerim'deyip geri mi dönüyor, hayır. pusu kuruyor devriye gezen askeri öldürüyor.
    gece yarısı sınır karakolunu basıp gencecik çocuklarımızı yatağında öldürüyor.
    şehir merkezinde bomba patlatıp sivil vatandaşları hedef alıyor.

    sivil vatandaş hedef alındığında bağırmıyor muyuz ' nerde bu devlet, can güvenliğimiz yok şehir merkezinde'diye.

    işte devlet orada. can güvenliğimizi dağda şehir merkezinde askeriyle polisiyle korumaya çalışıyor. bu asker polis ister bunu meslek olarak seçmiş olsun isterse zorunlu vatani görevini yapmak üzere seçilmiş olsun. tek amaçları biz güvende olalım diye hizmet etmek.

    benim oğlumda birgün bu görevi ister meslek olarak seçsin isterse zorunlu vatani görevi olarak bilecek ki, vazifesi vatanını canı pahasına korumaktır.

    hadi evlatlarımızı vatani görevden vazgeçirdik bir şekilde, ya bunu meslek olarak seçmeye kalktığında, 'dur oğlum bu vatan için ölmeye değmez, bu mesleği seçersen ölümle burun buruna yaşayacaksın' dediğimizde seçtiği yeni meslekte vatanı için en iyi şekilde hizmet etmesini nasıl bekleyeceğiz??
    (jassmine, 27.02.2008 11:19 ~ 11:50)
  12. salt olarak düşünüldüğünde çok doğru tespitlerdir.ancak öte yandan ülkemizin jeopolitik konumu göz önüne alınınca zorunlu olması büyük oranda mantıklı gelen askerlik hakkında biraz çu yorum olabilir. keşke her yerde barış olsa ama şunu biliyoruz ki asla ama asla dünyada barış olmayacak.savaşlar asla bitmeyecek.ülke savunması sonsuza dek şart olacak.demem o ki şayet isviçre falan gibi bir ülke olsaydık o zaman her türlü desteğin sonuna kadar verilebileceği söylemdir.ne yazık ki bulunulan konum itibarıyla sözde kalması muhtemel söylemdir de aynı zamanda.
    (gebesh, 27.02.2008 11:37)
  13. mantıklı fakat yanlıştır.
    gözleri 10 numara miyop olduğu için çürük raporu verilmiş biriyim ben. askerlik hakkında atıp tutmam çok kolay, evet. ama askerlikle mantığın ne kadar zıt olduğunu bilmeyen yoktur eminim. efsanevi bir söz olan "ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum" lafının mantıklı olup olmadığını hangimiz düşündük mesela bugüne kadar? bu söz bile, bu sözü söyleyen bile uğruna ölmeye değerdir o anda. ama mantığa seslenmez tabi ki. savaşta, askerlikte, bu yolda ölmekte mantık yoktur, ülkeye olan duygusal bağlılık vardır ve askerde de sadece bu öğretilir sanki.
    dedim ya, askere gitmeyeceğim ben. ama savaşın yanlış olduğunu düşünmekle, savaşıp bazen ölmek zorunda kalmak arasında fark var. atatürk "yurtta sulh cihanda sulh" dedi değil mi? fakat binlerce düşman askerini de şehit düşürdü. atatürk savaş yanlısı mı yani şimdi bu düşünceye göre?!
    mantıklı fakat yanlıştır.
    (sadalet, 27.02.2008 11:50)
  14. sevgili bülent ersoy hanım-efendi bu konuda yapmamızı önereceğiniz daha parlak bir fikriniz var mı peki? eğer yoksa sana atamızın gençliğe hitabesini bir kez daha okumanı tavsiye ederim, evet bu sana ve senin gibi düşünenlere iyi gelecektir, birşeyleri hatırlatacaktır diye umuyorum ne diyordu atamız;
    ''ey türk gençliği !
    birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
    mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
    ey türk istikbalinin evlâdı!
    işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! ''

    peki şu anda yaşanan durumlar bu ahval şeraitten başka nedir? bölünmez bir vatana sahip olmanın ve vatandaş olmanın bir takım yükümlülükleri vardır, bazen paranla bazen de canınla bu yükümlülüğü kabul edersin,bedelini ödersin birşeylerin, ağır gelebilir belki ama bu yükümlülükleri kabul edemiyorsan zaten bu ülkenin vatandaşı olma onurunu taşımayı da haketmiyorsundur.
    (casillasmania, 27.02.2008 11:52 ~ 11:56)
  15. hakkında yorumlar çevrilirken ne zaman,

    sen anandan yine çıkardın amma
    baban kimdi bilemezdin şerefsiz

    mısralarının kullanılacağını merak ettiğim sözler.
    (wondrous, 27.02.2008 12:37)
  16. ben bunu anlayamadım, bülent ersoy siyasi bir otorite mi? iddia ediyorum şu sözlükte siyasi bilgi açısından daha bilgili, seviyeli tartışmayı bilen yüzlerce insan sayarım. yani bülent ersoy'un senden, benden, ahmet'ten, oya'dan bir fazlası yok.

    gelelim sözlerine; ebru gündeş sözleri ile şehit kanı üzerinden reyting yapmaya çalışmışsa da, bülent ersoy da savaş karşıtlığı ile benzerini yapmıştır, iki farklı kişi tarafından, iki karşıt yönde yapılan açıklamanın da bir etik değeri yoktur gözümde. özellikle ebru gündeş hanımefendiye şunu sormak isterdim : "94 yılında kendisinin meşhur olduğu ilk senelerde, bir karakol baskınında günde ortalama 5-10 mehmetçik şehit düşerken aklı nerede idi "

    burdan cihetle şehitler üzerinden yapılan bu tartışmanın, tamamen reyting şovu ve hatta danışıklı döğüş üzerine kurulduğu tahmin ediyorum. eğer bu olay bir tezgah ise alenen söylüyorum, yapılan hareketler sonucu şeref ve haysiyet yoksunu kişilerle karşılaşırız. bu arada eşcinsellik ile savaş karşıtlığını esasında bülent hanım güzel sentezlemiş, ona bu rolü veren yapımcı arkadaşı seçiminden dolayı kutlamak gerek.

    ekleme: bülent hanım'ın sentezi ile kendisini değil, bu rolü veren yapımcıyı kutluyorum. güzel düşünce.
    (dünyayı kurtaran adam, 27.02.2008 12:47 ~ 13:11)
  17. hiç beklemediğim bir insanın, beklemediğim bir televizyon programında söylediği sözlerdir. daha fazla yorum, ceza kanununa göre suçu ve suçluyu övmek olacaktır. tıp!

    bu arada kurtuluş savaşı gibi kutsal bir mücadeleyi bugün yaşananlara benzetenleri yabancı dilde "(b)meeeeee" şeklinde selamlıyorum.
    (roj u heyv, 27.02.2008 12:53)
  18. (bkz: sanatının doruk noktası)
    (hiçaçı, 27.02.2008 13:27 ~ 13:28)
  19. sorun ortadayken tekrar sorunun ne olduğu tespiti nasıl gereksiz bir işlemse sonuç alınamayacağı açıkça bilinen bir yöntemin tekrar uygulanması da aynı gereksizliktedir. kim ister askerinin ölmesini.. askerlerimizin ölmesini istemediğini söylemek kimseden farklı veya üstün kılmaz söyleyeni. tek bir kişi aksini iddia etmemektedir ki.

    birisi gelip senden vatanını istiyor. tüm yollar kapalı. tek söylediği şey vatanını istediği. elinde nerden bulduğu belli olmayan(!) silahı var ve namlusu her an ülkenin güvenliğinin, ordusunun ve hatta sivilinin üzerinde.

    şimdi kardeşliğe yanaşmayıp örgütlenene ne yapalım bülent hanım? verelim mi istediğini? oturup pazarlık mı yapalım? çözüm yolu olsa hangi vatan evladını ateşe atar?
    (ayabakan, 27.02.2008 13:47)
  20. yıllardır insanlar gencecik insanlar birbirlerini öldürüp duruyor.o ateş o topraklarda yıllardır yanıyor ve biz sıcak evlerimizde klavyelerimiz başında vatanseverlik nutukları çekip duruyoruz ama askerlik işlemleri geldiği zaman erteletmek için kırk takla atıyoruz, olurda gidersek doğu olmasın diye araya torpiller koymaya çalışıyoruz ve esasında biliyoruz ki genelde bu ülkenin fakir gençleri, arkası olmayanlar ya da askerliği iş olarak tercih etmek zorunda kalanlar ölüyor genelde ve yine bizler bu ölümleri duyunca iki gün asıp kesiyoruz klavyelerimiz başında mantığı bırakıyoruz arkamızda esiyoruz gürlüyoruz şunu yapmak bunu etmek lazım diye sonra yine unutuyoruz unutmak istiyoruz işimize öyle geliyor.

    çünkü hatırlamamız lazım ki bu kaçıncı harekat, kaçıncı kökünü kurutmak, kaçıncı yuvalarını başlarına yıkmak....ve yine gerçekten bir çözüm yok çünkü çözümü isteyen yok.
    türk ordusu zaman zaman böyle operasyonlar yapmalıdır.biriken stoklar böyle erir ve yerine tüccarlar yeni mühimmatlar sağlar arada gencecik insanlar yine ölür.

    evet benim vatanını herkesten çok sevdiğini iddia eden arkadaşım ölür gencecik insanlar ve bu bizi yönetenler için sadece istatistiktir.onlar bu harekat için abd'ye ne gibi tavizler vermişlerdir onuda hep beraber ilerde görürüz.

    ve son olarak belirtmelidir ki aklımızı, mantığımızı ve yüreğimizi kapamadan olaylara yaklaşmak bir de o yönden algılamaya çalışmak lazımdır, gerçeğin sadece bize sunulduğundan farklı boyutları olduğunu görebilmek ve olayları bizim gibi değerlendirmeyenlere yaftayı yapıştırmadan önce iki kere düşünmek gerekir.ayrıca bülent ersoy sadece o an için duygusal bir yorum yapmış ama arkasından yazılanlara ve çizilenlere bakarsak yaptığına da pişman olmuştur herhalde. artık bir sonra ki programda eline bir bayrak tutuşturup ölürem türkiyem'i söyletirler.
    (kasaba insanı, 27.02.2008 14:18)
  21. sözlükçülerin son bir yıldır diline taktığı kavramdan başlayarak anlatmaya çalışayım: argumentum ad hominem. çok sevdik değil mi bu lafı? çok hem de.
    öncelikle şöyle sandık:
    "abi türkiye'de enflasyon aldı başını gidiyor"
    "ooo enver'ciğim götü göbeği salmışsın. sen ilk önce onu bi erit, sonra enflasyondan bahset"

    bu ad hominem temalı bir fikrin en sığ örneğidir. genelde ad hominem için şu yeterlidir :

    "bizm jale istemeden hamile kalmış. ne acı. üzüldüm. henüz 20 yaşındaydı"
    "eee sen değil miydin evlilik öncesi seksi savunan...niye üzüldün?"

    bu da bir ad hominem'dir. zira kişinin söylediğine değil, kim olduğuna bakılır. sözün doğruluğundan değil, şahsın duruşundan rahatsız olunmaktadır. ayrıca saptırma mevcuttur.

    ad hominem illa ki pejoratif bir anlama sahip olmak zorunda değil. yeri geldiğinde şahsın kişiliğinden,duruşundan ne olduğunu anlarsınız ve bu duruşun fikirlerinin alt metnini yansıttığına şahit olursunuz.

    örneğin , "din gereklidir" önermesine bakalım.
    bir rahibin dinin bir toplum için gerekli oluşundan bahsetmesi ile liberal bir muhafazakârın bu gereklilikten bahsetmesi birbirinden çok farklıdır. zira liberal muhafazakâr aynı zamanda bir ateist de olabilir. örnekleri mevcut. bu sebeple bu noktada şahsın kim olduğuna bakmakta sakınca yoktur ( bakışlarınız kişinin direkt şahsına yönelmiştir.)

    buradan hareketle bülent ersoy'un "oğlumu askere göndermem, oradaki savaş değil entrika" sözüne itirazınız, sözün taşıdığı anlamın aksini ispat etmeye çalışmıyor , tersine bülent ersoy'un şahsına yöneliyorsa yaptığınız ayıptır.
    şu şekilde özetleyelim: eğer ad hominem elinizdeki verileri sağlıklı bir fikir haline getirmek için kullandığınız masum bir akıl yürütme faaliyeti olmaktan çıkıyor, bunun yerine bülent ersoy'un durumuna özel olarak "ibne,abi,adam " vb. yapılan yakıştırmalardan meydana gelmiş bir küfre dönüşüyorsa size tartışmacı değil terbiyesiz, ağzınızdan çıkana söz değil hakaret, aklınızdan geçene fikir değil sapıklık denir.
    (altlejant, 27.02.2008 14:37 ~ 18:05)
  22. bir nebze de olsa düşünmeye sevkeder. bu düşüncenin arkasında duran bi çok kiş vardır. herkes askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığına destek veriyorsa ölmek için gidilmediğini de desteklemelidir. kimse ölmek için askere gitmez. "şehitler ölmez, vatan bölünmez" tamam bülent ersoy un söylediği gibi klişeleşmiş bir laftır. arkadasında durunların olduğu karşı çıkanların da olması normaldir. bu lafı zihnimize kazıyan ve bizi temsil edenler bir kez daha okusunlar, söylesin, düşünsünler bu sözü. vatan bölünmesin diye ölenlerin namına bir kez daha. ve o yerin hakkını vererek böldürmesinler bu vatanı. artık eskisi gibi cephelerde, sokaklarda bütünlüğünü korumuyordur vatanlar. herkesin gördüğü gibi brokratik yollarla sağlanıyordur. tam bağımsız ekonomi, özgür düşünce ve özgürce tartışmaların zemini hazırlanarak sağlanıyordur. sağlam eğitim-öğretim sistemleriyle sağlanıyordur. yurtdışı görüşmelerindeki masa başı görüşmelerinde sağlanıyordur. uzatmıyorum. önce bu temsilciler masa başında ölmesinler işte o zaman "sehitler ölmez, vatan bölünmez" lafı ile büyütülen bu ulusun sehitleri ölmezler. o zaman bu vatan bölünmez.
    (gone with the sin, 27.02.2008 14:37 ~ 14:37)
  23. tam zamanında, tam yerine oturan sözlerdir.

    kürt sorunu çözülmeden dağdaki bütün pkk lılar öldürüldüğünde oh rahatladık mı diyeceğiz. dağdakilerin de insan olduğu realitesini anlaşılamayacağından dolayı es geçiyorum ve hepsini öldürdüğümüzü varsayıyorum. bu durumda pkk biter mi? bitmez sevgili kardeşlerim. pkk bazı sorunlardan dolayı ortaya çıkmıştır. bu sorunlar çözülmeden pkk biter kongre-gel çıkar, kongre-gel biter kongre-git çıkar, dağdakilerin hepsi biter, kardeşleri çıkar, kardeşleri öldürürüz kuzenleri çıkar... üstelik bu sefer daha sert olarak. bu böyle devam eder. ta ki dünyadaki bütün kürtler ya da bütün türkler ölene kadar.

    ayrıca türk basını sağolsun bizi bu tür haberlerden bihaber bırakıyor ama, pkk bir süredir k.ırak'ta silahsızlanma için pazarlıklara başlamıştı. ahmet altan kandil'e gittiğinde, pkk'nın üst düzey yöneticileri "bu savaşın galibi yok, bir çıkış yolu arıyoruz" mealinde cümleler sarf etmişlerdi. bu aşamaya gelen bir örgüte tekrar böylesi bir operasyon düzenlemenin türkçesi "sakın haa silahlarınızı bırakmayın" demektir. "daha sizin de bizim de silahlara vereceğimiz çok paramız ölüme göndereceğimiz çok çocuğumuz var" demektir. "halkımız 500 ytl'nin altında asgeri ücretle aile geçindirir ama amerika bize silah satmadan ayakta duramaz" demektir.

    birşey daha var: eğer ömrümüz yeter ebru gündeşin erkek çocuğu olur ve doğuda askerlik yapar, herhangi bir operasyona katılırsa eşşek gibi anırırım.
    (mustafamacit, 27.02.2008 14:42)
  24. (bkz: http://www.savaskarsitlari.org/)
    (bkz: http://www.tezkereyeveoperasyonlarahayir.net/)
    (bkz: http://www.kureselbarisveadalet.org/)
    (bkz: türkiye de savaş karşıtı olmak)
    (bkz: sınır ötesi değil savaş)
    (kabuk adam, 27.02.2008 14:52 ~ 14:57)
  25. bülent ersoyun şimdiye kadar söylediği en doğru sözdür.
    (öffpüf, 25.06.2009 20:11)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil