belki ilginizi çeker
  1. · yoklamadaki nicklerden şiir yazmak
  2. · mirim
  3. · iç ses
  4. · yoklamadaki nicklerden hip hop şarkı yazmak
  5. · yoklamadaki nicklerden şiir yazmak
  6. · entelektüel kelimeler
  7. · mirim
  8. · türk insanına özgü hitap şekilleri
  9. · dear
  10. · irfan bey
gündem
  1. · yılmaz özdil
  2. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  3. · tanrıya sorulacak tek soru
  4. · okan bayülgen
  5. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  6. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  7. · galatasaray
  8. · canı sıkılınca oje süren kız
  9. · okul hayatının ilk günü

azizim  

  1. yaşlı insanların gençliklerini yad ederken birbirlerine karşı kullandıkları hitap şekli.

    misal 2 tane amca oturmaktadır kahvenin önünde, ordan gotik bi tip geçer;

    - biz gençliğimizdeyken böyle miydik azizim?
    - peeeh!
    (gxix, 02.06.2006 23:24)


  2. pek kibar bir hitap şekli. fakat yeri özeldir. herkese azizim denmez. sadece aziz insanlara azizim denir.

    diğer bazı hitap şekilleri için buyrunuz:

    (bkz: mon cher) ve tabi ki kız kardeşi (bkz: ma cherie)
    (bkz: mirim)
    (bkz: üstadım)
    (bkz: sör)
    (tuygun, 02.06.2006 23:34 ~ 23:36)
  3. (bkz: azizm)
    (olahabeoy, 02.06.2006 23:41)
  4. entellektüel kişiliklerin klişe hitap biçimidir.

    -içelim azizim! içelim bu akşam lenin için marx için! (bkz: swh)
    (spot, 02.01.2009 03:16)
  5. yoklamadaki nicklerden şiir yazmak başlığına yazdığı şiirlerle klavyesini konuşturan yazardır.
    (abartı martı, 19.01.2009 01:21)
  6. şu cümleyi sona yazmıştım, gırı romantik bitmesin istediğim için buraya yapıştırdım: kazançlarını kayıplarını gördüm & duydum, değiştiğini duymadım, görmedim.

    onunla, birbirinden farklı beş okulda dirsek çürüttük. ben ondan bir adım öndeydim, bir gün ne olduysa bir baktım aynı sınıftayız, üzüldüm nedense. tamam dedim en sevdiğim arkadaşım olabilirsin ama bak ben senden bir sınıf öndeyim, hadi dedim kendi sınıfına git, güldü bana, al dedi senin olsun bu sınıf, dalgınlık bu ya, yanlışlıkla onun sınıfına ve masasına oturmuşun, onu bile paylaştı benimle, bir daha o sınıfa hiç girmedi, o kadar olur.

    askerlik zamanı geldi, angara'da toplandık (o zamanlar adı ankara değildi.) sınava girdik beraber, sınav çıkışı omzuma dokunup, bu vatanın senin gibi komondolara ihtiyacı var dedi, inşallah dedim, hep beraber, omzuma dokunduğu yerde, tam bir hafta sonra onu komando olarak askere uğurlayan gene ben olmuştum. ortak bir anıydı, unutulmasın istedim, yoksa bu daha o anıların en kötüsü.

    bir konu hariç, sinirlendiğine hiç şahit olmadım, sözlükte de yazmış hatta, merak edip içeriğini tam okumadım, birkaç gün konu hakkında bize açıklama yapmıştı, "aborjinler ok kullanıyormuş, neden bütün uygarlıklar savaş aleti olarak olarak önce ok kullanmış.", peşi sıra bir nefeste beş tane hipotez ileri sürdü, güldük ona, üç kisi hipotezlerinden ikisini, iki kisi hipotezlerin üçünü çürütmeye çalıştı, kızdı biraz, kaşının altına doğru uzanan damarı çıktı hafif, sonra ilk insan kalem kullanıyordu dedi birisi, sustu, haklisin dedi ona, garsona çayları tazele diye seslendi.

    birgün okey oynarken, ona birsey söyledim, söylemek istediğim ağzımdan çıkan şey değildi, söz ağzımdan çıktı ya bir kere, sadece ikimizin anladığı bir hakaret vardı cümlelerde, bana baktı, tam birsey söyleyecekti ki, özür dilerim ağzımdan kaçtı dedim, o yaşıma kadar hiç bu kadar hızlı ve istekli birinden özür dilememiştim, büyük bir ihtimalle tarttı söylediğim sözü, birsey diyecekti, özrü duyunca sustu, tokat atar gibi yeniden baktı sonra, okey attın yere dedi, istersen alabilirsin, yok almayacağım artık, sen affettin mi dedim, olağandır dedi, gülümsedi.
    (abartı martı, 14.10.2009 16:44)
  7. sözlükte de karşılaştığımız diğer ortamlarda olduğu gibi yine beni tanımış, hafızası ile beni bir kez daha şaşırtmış, uzun zamandır görüşemediğimiz ama aslında hiç kopmadığımız güzel insan.

    (bkz: halbuki o kadar da sakladım kendimi)
    (kalegençlik, 22.10.2009 00:27)
  8. belli kişilerin, belli insanlara karşı belli zamanlarda kullanması gereken bir hitap şekli. en çok, her akşam eski bir radyodan çıkan türk sanat musikisi melodileri eşliğinde, yarım asırlık bir dostuyla veya torunuyla içtiği rakı kadar hiçbir şeyin mutlu edemeyeceği, yaşlı ama ruhu genç dedelerin ağzına yakışır bu sözcük.
    (guernica, 29.10.2009 02:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil