aziz nesin kalksan da yazsan bunları   

adana çık aradan

  1. bazı nadide(!) devlet adamlarımızı gördükçe aklımdan geçirdiğim bu sözdür. bu beyefendiler o kadar nadide parçalardır ki; zannetmiyorum dünya'da eşleri olsun.

    uyuyan güzel atilla koç mesela... bu beyefendinin hallerini görünce gülsem mi, ağlasam mı bilemiyorum. kendi bakanlığı tarafından yapılan toplantılarda bile uyuyor bu beyefendi. bilmiyorum o dönem ki bakanlık çalışanları, bürokratları ne haldeydi. imam osurursa sözü aklıma gelmiyor değil.

    meclis'de uyuyanlar var birde. nasıl yapılır hayla çözemedim. memleket yönetmek için bulunduğun bir yerde horul horul nasıl uyursun? zaten fahiş bir maaş alıyorsunuz. hadi maaşı geçtim. memleketi daha iyi hale getirin bari. bu kadar önemli bir yerdesin, uyuyorsun.

    kim bilir kaç kez uyuklarken el kaldırıp indirdiler acaba? ne için el kaldırıp indirdiklerinin farkında ydırlar inşallah.

    yeni bir tartışam çıktı son günlerde. tapu ve kadastro genel müdürü mehmet zeki adlı beyefendinin bir söz söyledi. “ rüşvet değil, bahşiş alınıyor” diye. aman müdürüm icime su serptin valla. allah senden razı olsun. bende yıllardı ne zannediyordum ya. hay allah.

    aslında suçu yok ki müdür beyin. bir şekilde kıvırması lazımdı ve yaptı. bu illetin osmanlı'da ilk çıktığı zaman “hediye” olarak adlandırıldığını hatırlatırım. hediye oldu rüşvet. sonrasında bir imparatorluğun çöküşünün temelini hazırladı. çünkü; devletin işleyiş sistemi çöktü.

    işte bu olanları görünce; aklıma aziz nesin hikayeleri gelir. o bürokrasiyi eleştirdiği güzel hikayeleri. ve içten içe söylenirim; kalksanda yazsan bu rezillikleri aziz nesin, yazsanda okusak kaleminden...
    (psikopat yazar, 10.02.2008 22:54)