aysun özbek 

adana çık aradan

  1. milli takımın ve vakıfbank güneş sigorta voleybol takımının 1977 doğumlu orta oyuncusu ve kaptanı.

    kendisi ani bir kararla tesettüre girmiş ve voleybol hayatına nokta koymuştur.
    (kubuluk, 16.05.2008 09:49 ~ 09:53)
  2. vakıfbank güneş sigorta bayan voleybol takımı kaptanı. kendine has stili ile yaptığı smaçlarla meşhurdur. bayan voleybol milli takımımızın da vazgeçilmez oyuncusu(idi).

    şu an spor gündeminin tepesindeki isimdir ayrıca. tesettüre girmiş* diyerek ortaya atılan bir haberle basını meşgul etmektedir. voleybolu bırakıp bırakmayacağı haberi bekleniyormuş belki de ben bu satırları yazarken bırakmıştır kim bilir.

    şimdi bayan voleybolcunun bu kararı tartışılacak ünlü duayenler ekrana çıkacak abuk subuk konuşmalar. vereceği karara saygı gösterip kabul etmek varken; onun kararını sorgulayacağız niye böyle bir şey yaptı diye.

    niye ki her yerde özgürlük özgürlük diye çığırtkanlık yaparken başkalarının özgürlüğüne müdahale etmek?
    (jugador, 16.05.2008 09:50)
  3. başarılı ve kariyer sahibi bir sporcuyken, bütün bunlardan vazgeçen kişi. bir takım düşüncelerin insan hayatını nasıl değiştirdiğinin göstergesi. özgürlüğünde falan değilim, sadece yazık. daha hala işbirlikçi liboşlar konuşuyor bik bik bik özgürlük saygı maygı...
    (garrincha, 16.05.2008 10:38)
  4. kendi kişisel tercihidir. tartışılması bile abestir.türban memleketi ikie böler gericiliktir düşüncesinin tam ortasında tesettüre bürünmüştür.kendi kararıdır saydı duymak gerekir.
    (kopekbaliginingozundekibugu, 16.05.2008 11:45)
  5. tanım : milli voleybolcumuz idi.

    türban takma kararı ise saygı duyup duymayacağıma kendim karar vereceğim gelişmedir. illaki saygı duyun diye dayatan, özgürlük diye yırtınan bünyelere ise aşağıdaki linke bakmalarını öneririm. bakın ki tıpkı aynaya baktığınız zaman gördüğünüz gibi ikiyüzlülüğünüzü görün.

    (bkz: reyhan gürtuna/!bilgin)

    biri türbana girince tartışmak abes oluyor, saygı duymak zorunlu oluyor ama başka biri beynini türbandan kurtarınca bu saygı ve özgürlük anlayışı akla gelmiyor. ki verdiğim link sadece cesaret edip yazabildiklerinizden birisi. o zamanı hatırlayın ve çevrenizdeki sizin gibi türban fetişistlerinin yorumlarını hatırlayın bakalım, kadınının ne düşüklüğü, ne çıkarcılığı kalmıştı hepsini ağzınıza sakız etmiştiniz. ama problem değil değil mi? mademki artık türban takmıyor, sizin gözünüzde o hafifmeşrep biri ne de olsa. öyleyse vurun abalıya. öbür deyimi kullanmaktan imtina ediyorum ama o zaman sizin gibiler onuda kullanmıştı.

    ayrıca en matıklılarınızdan rte nin deyimiyle mürekkep yalamışlarınızdan örnekler için :
    (bkz: http://www.imamhatip.com/...)

    bu sayfada özellikle sendeoku adıyla yazanın benzetmelerine ve sonraki öngörülerine dikkat çekmek isterim.

    edit : tanım
    (stewie griffin, 16.05.2008 13:13 ~ 17.05.2008 16:16)
  6. özgürlüğün sınırlarını tekrar tartışmaya açacak bir tutum sergilemiş sporcu aysun özbek.

    tesettüre girmeye özgürlük penceresinden bakılmalıysa, yani tesettüre girmek bir özgürlük hareketiyse aslında gizliden gizliye, en yakından ben; özgürlüklere, özgür tercihlere saygı duyan biriyim onu farkettim. benim çevremde, daha yakın zamana kadar kol kola gezdiğim arkadaşlarım, akrabalarım vs. tesettüre girme kararı aldılar şu son birkaç yılda. elbette kalkıp da sorgulamaya, bu yakınlarımın tercihlerini kendimce değerlendirmeye yeltenmedim. "kendilerini daha rahat hissedeceklerini" anladığımda, yaşanılan çevrenin insan kişiliğine olan etkileri üzerine falan düşündüm belki, o kadar.

    ama aysun özbek'in hareketini, kendisini bu kararı vermesinde etkileyen olayları, bir anlık tesadüfi karşılaşma ve sonrasında gelişen daha yoğun temasları -eğer yazanlar doğruysa gazetelerde- düşündüğümde, yanıma bir süreyya ayhan örneğini de alarak, kafam karışmıyor değil. çünkü milli voleybolcumuzun "kapanış"a doğru gelişen hikayesi, benim yakınlarımın hikayeleriyle de benzeşiyor.

    özgürlüğe gönderme yapacaksak; bir insanın beklenmedik bir zamanda, beklenmedik ve aslında gerçekleştirmesi normal şartlarda mümkün olmayan bir çevrede yaptığı hareketini "özgürce bir seçim" olarak niteleyeceksek, bence daha dikkatli olmalıyız. o halde -teşbihte hata olmaz- ailesine kızan bir genç kızın intihara kalkışmasını da özgürlük bilinci çevresinde sorgulamalıyız örneğin. intihara iten sebepler olağanüstüyse eğer elbette kız suçlanamaz, ama bu durumda bu ne bir tercih, ne de özgür olma yolunda bir seçimdir.

    ama örneğin stefan zweig'ın initiharını bu anlamda değerlendirip övebiliriz. sylvia plath'ınkini de belki, belki virginia woolf'unkini de. bu örneklerde ben tamamen birey olabilmiş sanatçıların, -ve bu vereceğim örnek için özellikle zweig'ın- intihar etmenin anlamsız olacağı bir dünya hayallerini kaybetmesini görüyorum. bu düşkırıklığını yaşayabilmek için ama önce kişisel bir duruş göstermek, okumak, etkilenmek, denemek, dünyanın yaşanılası bir yer olduğuna önce inanmak sonrasında bu inancı yitirmek ve bunun sebeplerini araştırmak, kendince çıkarımlar yapmak, hatta bulduğunu sanmak ve bence kilit nokta olan "artık özgür olmadığını, olamayacağını" anlamak gerekir. işte eğer bu noktadan sonra intihar gerçekleşirse, "özgürce bir seçim" olarak değerlendirilir, özgürce ölerek belki de özgürce yaşama yolunda bir adım atıldığı söylenebilir. bu örneği veriyorum; çünkü, olağanüstü olan harekete çevrenin etkileri ( bu etkiler ki genelde politik, dinsel anlamdadır) kapsamında benzerlik gösteriyor özbek'in hareketiyle. ama birinde çevrenin dayatması, bu dayatmanın gitgide olması gerekenmiş gibi algılanmaya başlanması, ikincisinde çevrenin, dış dünyanın dayattığı yaşam biçimini kabullen(e)meyiş var.


    özbek, başarılı bir voleybolcu olmasının yanında çok dindar olabilir ve kendi seçimi doğrultusunda spor hayatı bittikten sonra kapanabilir. bu haliyle zaten kimseyi ilgilendirmez, gazetelere haber olmaz. ben çok başarılı olunsa da, milli oyuncu olunsa da illa da son ana kadar oynanmasını da zorunlu olmasını kabul edemiyorum ki zaten de değil. sadece aksi yönde bir örnek görmedik şimdiye dek. bir oyuncu, mesela aysun özbek, artık oynamayı istemezse, elbette çekilebilir. dünyayı kurtaran adam muamelesi yapmak tabi anlamsız. ya da aysun özbek, baştan beri dindar değildir de, bir şekilde bir dinden etkilenmiş, onu araştırmış ve yıllara yayılan süre sonunda emin olduktan sonra o dini kabul etmiş ve dindar şekilde yaşamaya karar vermiştir. ne güzeldir o halde. ama günün birinde kara çarşaflı kadınlarla karşılaşmalar (ailesi de genelde kara çarşaflıymış), kurdun onu evine götürmesi, sohbetler ve hayatını spora verecek kadar çağdaşlığı tanıyan birinin bir anda, kariyerinin belki de en iyi noktalarından birindeyken kapanmaya karar vermesi, oynayıp oynayamayacağını da bilemeyecek durumda olması elbette normal değil. kocası da tepki verdiyse bu duruma ve evlerini ayırdılarsa bunun bir seçimden çok dayatma yollu etkilenmenin getirdiği bir sonuç olduğu görülüyor açıkça.

    keşke tersi olsa da, budizme merak salıp yıllarca herşeye ara veren sanatçılara baktığımız gibi baksak bu olaya! ama değil, kendi çevremden de biliyorum, değil! bunlar türkiye'de sadece birkaç yıldır yaşanmıyor ama 90'lı yılların sonlarında olduğu gibi hissedilir bir artış var. artık sporcularımız dahi "hayata kapanıyor".

    özgürlüğümüz için kendimize, ailemizdekilere, çevremizdekilere göstermediğimiz hassasiyeti, dinsel siyaset ekseninde sempati duyuyoruz diye milli takım voleybolculuğunu terk edip "kendilerine kapanan" birine gösterip, bu durumu eleştirmeyi saygısızlık olarak nitelendirmeyi, bunu özgür hareket edebilme hakkı bağlamında değerlendirmeyi talep etmeyi pek de samimi bulmuyorum aysun özbek'i kimilerinin deyişiyle şimdi daha çok seven allah'ın beni bir süre için sevmeme ihtimalini de göze alarak...
    (wozzeck, 16.05.2008 13:13 ~ 22:19)
  7. hayat tarzını 180 derece çevirmiş olan milli voleybolcumuz. inanışlara saygı duymak gerek bu çağdaşlığın getirdiği bir kuraldır. lakin bu kadar güzel ve başarılı birisini kaybetmeye yürek dayanmıyor...
    (zapatista35, 16.05.2008 13:17)
  8. kendisi arap kökenli bir aileye mensupmuş ve ailesinin neredeyse tamamı tesettür giyimi tercih ediyormuş voleybola başlamadan önce kendisi de tesettürlüymüş diye bir haber yaptı star haber.

    yani öyle hayatını 180 derece değiştirme gibi bir durum yok haber doğruysa.

    son söz olarak aslında pek de kurcalamamak ve haber yapmamak lazım bu tür olayları.
    (kubuluk, 16.05.2008 18:19 ~ 20.05.2008 13:03)
  9. rivayete göre bir süre önce kara çarşaflı bir grup kadınla tanışmış ve onları tanıdıktan sonra hidayete ermiş. yani yaptığı spor harammış, öyle baldırını açıp sahaya çıkan diğer kızlar kötü kızlarmış, kapanmak, saklanmak gerekliymiş ve kadın başına öyle spormuş bilmemneymiş oturup evinde çocuk büyütmeliymiş. saygı duyuyoruz...saygı duyuyoruz ki bunu anlamış..
    (mr x, 16.05.2008 18:55)
  10. bakıyorum tesettüre girdiği haberleri gelmeden önce adına açılmış bir başlık yok, kimse tarafından siklenmemiş, haberler geldikten sonra ise bir anda insanların hakkında yazık oldu, iyi kızdı, başarılıydı gibi yorumlar yaptığı şahıs. bırakın sevişiyor mu, kapanıyor mu, öpüşüyor mu ne yaparsa yapsın. aysun'un tesettüre girmesiyle ülke şeriata doğru büyük bir adım atacak değil ya...
    (jack the ripper, 16.05.2008 19:16)
  11. (bkz: kapanma özgürlüğü)
    (yağmurun yüreği, 16.05.2008 19:24)
  12. bir söz vardır insanlar seçimleriyle yaşar. aysun özbek'de bir seçim yapmış ve hayatını da bu şekilde devam etmeye karar vermiş. en azından öyle istemiş ve olmuş. açıkçası yok öyleydi de yok böyleydi gibi saçma sapan yorumları bırakalım. herkesin kendi hayatı kardeşim.
    (suicidal imbecile, 16.05.2008 19:49)
  13. 1977 doğumlu voleybola fenerbahçe'de başlamış, sonraları kariyerini vakıfbank güneş sigorta'da devam ettirmiş orta oyuncu.
    milli takımdaki görevini de başarıyla yerine getirmektedir.

    son günlerde ise türkiye'nin gündemini kendisiyle ilgili aldığı kararlarla insiyatifi dışında işgal eden oyuncu. bir sporcunun kendisinden başka kimseyi alakadar etmemesi gereken kararlarıyla ilgili bu denli yaygara nasıl kopuyor onu anlamlandırmakta zorlanıyorum.

    aysun özbek başörtüsüyle ilgili bir karar aşamasında imiş kendi deyimiyle, iyi de bundan kime ne? kapanabilir. kapanırsa şayet yasalar izin veriyorsa maçlara özel kıyafetle çıkabilir, yasalar izin vermediği takdirde voleybolu bırakma kararı alabilir. hatta ve hatta normal yaşantısında örtünüp maçlara standart voleybol kıyafetiyle çıkabilir. kime ne?

    ülkemizin hassasiyeti bulunan bu konu münferit bir olaydır ve laiklikle ilgili bir sorun teşkil etmesi imkansızdır. sorun bence henüz başörtüsü bile takmamış bir sporcu hakkında ''laik türkiye’nin gururuydu, şimdi çarşaflı'' şeklinde manşet atıp gerilim müziğiyle destekleyen sözde endişeli medya organları ve hazımsızlıklarını bel altı vurarak gösteren kesimlerdir.

    atatürk ve din konularını son derece bereketli olarak gören, üzerinden her fırsatta nemalanan zihniyetin sorgulanmasının münferit olaylardan önceliği olması gerekir ki yaygara ve çığırtkanlık ortamından çıkıp gerçek çözümlere odaklanabilelim.
    (ayabakan, 25.05.2008 18:57)