1. "sevdanı dillerde değil
    güllerde ara, gitme meliha... "

    yani haybeden bir meliha istetiyor bu şarkı. öyle bi' arabesk, öyle bi' rakıya meze. öyle.
  2. (bkz: gitme meliha)

    bu şarkı öyle bir aşkı anlatıyor ki, hani karşındaki kisi senin ağzına sıçmıştır (ya da sıçıyordur) ama sen ona hala gitme diyorsundur. yanımda olsun isterse ağzıma sıçsın, hiç konuşmasın benle, yüzüme hiç bakmasın ama beni gene de bırakmasın hesabı. manyak eder adamı.
  3. meliha ayrılamak istesin diye icra edilmiş şarkı. kesin ayrıldılar diyorum meaeaeeeliiihaeaea yla.
  4. meliha diye bi sevgili bulup ona söyleme isteği uyandıran şarkı. saksafon solosu bitiriyor adamı. efkar basıyor.
  5. ömrümü yiyen şarkı.
    döndürüp döndürüp dinlemek istiyorum!
    ayrılamayanlar var hayatta... ayrılsa bile kopamayanlar! meğer onca şarkıda geçen "ne seninle ne sensiz" sözleri böyle böyle yazılmış! "hadi o zaman!" desen, olacak gibi değil. "unutayım gideyim öyleyse" desen, yapması demesi kadar kolay değil.
    hastalıklı bir sevgiyle sadece yanında olmak, ne olursa olsun beraber olmak isterken o asla susmayan mantıklı sesinle kendi kendine telkinlerde bulunmak ne acı bir çatışmadır!?
    hayatın bu "meliha"larla hiç karşılaştırmaması, yok ille yapacaksa da bi zahmet tamamına erdirmesi dileğiyle efkara gark eden bir şarkı bu.

    "bir feryat ki elde değil" evet...
  6. taze aşk acısının üzerine yüzlerce kez dinlenebilecek belki ağlatabilecek acı dolu, aşk dolu şarkı. insanı alkole sürükleyip sokaklarda avaz avaz söyletiyo lan. gecenin 4'ü alkol seviyesi çakmagı çaksan uçacak derecede ama şarkı agızda; " sevdamı dillerde degil güllerde ara gitme meliha" . bitti lan.gitti.