belki ilginizi çeker
  1. · eski sevgiliyi unutmak için yeni sevgili bulmak
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  3. · aşk ı memnu
  4. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  5. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  6. · yasaklanması gereken şeyler
  7. · the twilight saga new moon
  8. · goc
  9. · şamar oğlanı

ayrılığın laçkalaşması  

  1. ilişkinin laçkalaşması sonucu ayrılığın da bir türlü gerçekleşmemesidir. çiftler bir türlü ayrılamaz. "bu sefer son, bitti" derler ama bitmez. çünkü iki taraf da bi yandan ayrılmayı isterken ayrılamayacaklarını bilmektedirler. her defasında hararetli bir şekilde kavga edilir. ağza alınmayacak sözler sarfedilir. sonra kavga ederken birden sakinleşmeye başlarlar. hiç umutları olmadığı halde yeni çözümlerle birbirlerine gelirler. hep beraber özürler dilenir. az önce kavga eden başka insanlarmış gibi davranılır. sonra "canım cicim" devam eder.

    ondan sonra ne mi olur? tekrar kavga başlar. "hani söz vermiştin" cümleleri sıralanır. tekrar bağırışlar çağırışlar başlar sonra iki çift de anlaşamadıklarının farkına varmış gibi davranır. evet biz yapamıyoruz bak çözemiyoruz gibi ılımlı yaklaşırlar birbirlerine ve "ikimiz de farkındayız o zaman düzgün bi şekilde ayrılalım ikimiz de daha fazla yıpranmayalım" denir. sonra; arkadaşça(!) sohbet etmeye çalışırlar. hiç sevgili olmamışlar süper anlaşıyolarmış gibi arkadaşçılık oynarlar. ve sonunda çiftlerden biri dayanamaz. "ben seni özledim" der. digeri de "ben de özledim ama bu sondu ayrılmamız lazım" der. halbu ki o da istemiyordur. ama öyle der. diğeri daha bir üzerine düşer. çünkü karşısındaki "ben de" diye cevap vermiştir. sonra yavaştan barışırlar. fakat ilk "seni özledim" diyen bunu hazmedemez niye o barışmaya çalışmadı diye alakasız bir konudan tartışma çıkarır yine ayrılırlar. bu sefer diğerindedir sıra. o barışmak için çabalar. diğeri azcık naz yapar. tekrar kavga edilir ama bi şekilde barışılır. çok hastalıklı bir şeydir bu. bünye de alışkanlık yapar. bir süre sonra sırf farkında olmasalar da keyfine yaparlar bunu. bilirler çünkü barışacaklar. kavga anında içlerini dökerler sonra devam ederler. ama bilmezler ne kadar yıpradıklarını ve boşa vakit harcadıklarını.
    (yazarım çok can yakarım, 24.03.2009 22:48)
  2. alışkanlıktır. ayrılıp barışma alışkanlığı.

    uzun süren ilişkilerde bu ilişkinin artık bir alışkanlık haline gelmesi gibi aynen. çok sık ayrılıp barışan çiftler de bunu alışkanlık haline getirirler. içten içe hoşlarına gider belki de bu durum. belki de bir çeşit fantazi olmuştur bu. küsüp barışıp akabinde bir barışma sevişmesi filan hani. olaya heyecan katma arayışı. böyleyse yine bir derece olumlu bakılabilir olaya. sırtlarına filan vururum odalarına giderken, o derece.

    lakin böyle değilse durum hakikaten hastalık olmuştur bu. ve bu şartlar altında da ilişkiyi yürütmeye çalışmak gereksizdir. ya da tam tersi ayrılmalara bir son vermek lazımdır. ki ilişkinin bir değeri varsa eğer, o değerini korusun iki kişi için de. boku çıkmasın.
    (oehh, 24.03.2009 23:08)
  3. herşey aslında içten, samimi bir merhabayla başlar, sıcak bir gülüşle devam eder. gözler buluşur ve şimşekler çakar, ayaklarınız yerden kesilir, yansır kalbin en derinliklerine. sanki sen ve o birbiriniz için yaratılmışsınızdır. herşey daha güzel gelir, her gördüğünüz gözünüze pempe rengiyle bulaşır. eskisi kadar kızmaz, öfkelenmezsiniz. daha da sevmeye başlarsınız hayatı ve içindekileri ve en önemlisi kendinizi..

    sonra ilişki ilerledikçe, bir şeylerin yolunda olmadığını garip bir his içinde fark etmeye başlarsınız. ama kalbiniz ve aklınız arasında gidip gelirken bir müddet daha herşey yolundaymış gibi yaparsınız.. sonra tartışmalar başlar. ardından barışmalar.. eğer bu küsme ve barışmalar sık sık yaşanmaya da başlamışsa ilişkinin yalama yaptığına delalet durumun tam da ortasında kalakalırsınız. ayrılır tekrar dönersiniz, o gider ve tekrar gelir. bu durum artık işin içinden çıkılamaz bir halde ayrılığın laçkalaşmış yıvışıklığında, ne siz mutlusunuzdur ne de o. ta ki tükenmenin eşiğine gelip de "tamam artık bu yürümez bitmeli" diyebiliyorsanız ne ala, yok diyemeyip aksi halde laçkalığın en dibine de vururuz diyorsanız bilin ki:bir çakımlık kibrit alevi kadar olan ömrümüzde, hayatınızı kaybediyorsunuz demektir..
    (delikızınürküsü, 25.03.2009 14:31 ~ 14:43)
  4. -osmanla ayrıldık
    -hadi ya kötü olmuş
    .
    .
    -osmanla ayrıldık
    -çok üzüldüm
    .
    .
    -osmanla ayrıldık
    -hadi ya yine mi
    .
    .
    -osmanla ayrıldık
    -inanmıyorum artık ayrılmanıza
    .
    .
    -osmanla ayrıldık
    -siktir git lan
    (aglayankek, 25.03.2009 15:32)
  5. aslında her ilişkinin bir laçkalaşma süreci vardır da, insanlar bunu fark edemez. "sevgilim" dediğiniz kişinin asla tahammül edilemez bir özelliğini fark ettiğiniz an, o ilişkiye nokta konmuştur aslında. ama insanlar o noktanın altına hemen bir çizik atıp, virgüle dönüştürürler. sonrasında noktalı virgüller, iki nokta üst üsteler, parantezler, ünlemler derken ilişki uzar da uzar. o noktanın altına, üstüne, yanına yöresine illa ki bir şeyler çiziktirilerek başka noktalama işaretlerine dönüştürülür. halbuki noktadır işte o; her çizginin içinde milyonlarca olan bir noktadan o ilişkinin içinde bir tane vardır ve "artık kabul edin varlığımı!" diye bağırmaktadır adeta. en sonunda tam o nokta tek başına bırakılacakken; yanına 2 tane nokta daha eklenmesin mi?

    uzun lafın kısası; bir ilişki bir kere biter. sonrasında yaşanan her şey saçmalıktan ve laçkalaşmadan başka bir şey değildir.
    (janny, 10.04.2009 01:00)
  6. ilişkinin içine sıçıldıktan sonraki sıvama süreci.
    (brooklynboy, 10.04.2009 03:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil