1. aslında böyle bir şey yoktur. karakollarda ve süper lüks arabalarda olup da aynalı cam denen şey aslında ışığı az geçiren bir cam tipidir. çalışma ilkesi şöyle:

    yeryüzündeki her camın ışığı bir miktar yansıtma özelliği vardır. evinizin camına zorlayarak bakarsanız donuk da olsa kendi akisinizi görebilirsiniz. aynalı cam denen şey ise üzerine düşen ışığın büyük kısmını geri yansıtan bir cam tipidir. bu, camın her iki tarafı için de geçerlidir. yani camın bir tarafı için özel durum, diğer tarafı içinse farklı bir durum yoktur. camın bir tarafından diğer tarafına bakarken çok net bir görüntü olması, diğer tarafında ise cam yerine aynaya bakıyor hissi uyandırması tamamen iki ortam arasındaki ışığın kuvvet farkından ileri gelir. dikkat edilirse (allah düşürmesin) sorgu odaları çok aydınlık ortamlardır; gerisinde duran polislerin bulunduğu ortam ise daha karanlıktır. sorgudaki kişi, kuvvetli ışığın büyük kısmı geri yansıyacağından ve az kısmı içeri geçeceğinden, cam üzerinde kendisini görecektir. oysa ki tam tersi durumda, yani sorgu odasının tamamen karanlık olduğu bir durumda, sorgudaki kişi, polisleri rahat rahat görebilecektir.

    camın bu haliyle ayna gibi davranmasını beklemek abestir, çünkü bu beklenti evrenin her yerinde geçerli olan termodinamik yasalarına ters düşer. bunu beklemek, tıpkı kendisinden daha soğuk bir ortamda duran bir bardak suyun kendi kendine ısınmasını beklemek gibi bir şeydir.

    kısaca şöyle: artist herifin biri arabasına aynalı cam taktırmış ve sizi takip ediyor. kendisini zifiri karanlık bir ortama sokarsanız ve arabanın içindeki ışıkları yakmaya zorlarsanız işte o herif kabak gibi meydana çıkacaktır. böyle bir şeydir aynalı cam dedikleri. artistliğin de bir sonu vardır.