ayla dikmen   

adana çık aradan

  1. 70’lerde popülerliğinin doruğuna çıkmış annelerimizin, babalarımızın çok iyi tanıdığı türkçe sözlü hafif müziğin kraliçesi. yeter mi ayla dikmen’i anlatmaya, yetmez bence.

    ayla dikmen 1944 kütahya doğumlu. babası ve annesi müzikle ilgilenen, müziği yaşamlarının bir parçası olarak benimsemiş insanlardı. piyano ve ud çalan baba ile keman çalan annenin üçüncü ve en küçük çocuklarıydı, abisi ve ablası müzik ile pek fazla ilgilenmezken ayla dikmen daha küçücük bir çocukken bile her gününü anne ve babasını dinleyerek geçirmişti. daha sonra ailesi aydın’a taşınmış ve ayla dikmen ilk, orta ve lise eğitimini burada tamamlamış. aydın lisesine giderken koroya katılmış ve solist olarak okulda müzik öğretmeninin derlediği türküleri seslendirmeye başlamış. sonra da bin bir zorlukla dinlemeyi başardığı kahire radyosundan öğrendiği ingilizce sözlü batı müziği şarkılarını.


    lise bittikten sonra ankara’da yüksek ticari ilimler akademisinde eğitimine devam etti ve bu sırada tbmm’de stenograf olarak çalışmaya başladı. bu sıralarda ilham gencer kendisini bir şekilde dinleme fırsatı buluyor ve bu işe mutlaka profesyonel olarak devam etmesini öğütlüyor ki ilham gencer’in bu sözü ayla dikmen’in sonsuza kadar peşinden gideceği aşkın* başlangıcı oluyor. ailesine içinde gittikçe büyüyen müzik aşkını eğitimini engelleyebileceği için izin vermeme düşüncesinden dolayı bir türlü açıklayamıyor ama ablası meral dikmen bu aşkından haberdar olan ve onu destekleyen tek insan ailesinde. uzun süre düşündükten sonra eğitimine istanbul’da siyasal bilgiler fakültesinde devam ettirmek istediğini söylüyor ailesine ve yolu böylelikle açılmış oluyor ayla dikmen’in.

    istanbul’dayken yavuz özışık ile tanışıyor ve radyoda çalışmaya başlıyor solist olarak, tabi ailesinden korktuğu için parla nur adını kullanarak. ablası meral dikmen sanırım ntv’nin yayınladığı ayla dikmen ile ilgili programda şöyle bir anıya yer vermişti. ‘’birgün meral dikmen radyoda ayla dikmen’in programını dinlerken babası ali rıza dikmen gelir ve o da programı dinlemeye başlar. azda olsa küçük kızının müzik tutkusundan haberi olan baba ‘işte ayla’da bu bayan gibi şarkı söylerse izin verirdim çalışmasına’ der. bunu duyan ablada ‘babacım radyoda çalışan bu bayan gerçekten ayla’ der. bu olayın akabinde çok geç saatlere kalmaması ve belli yerlerde çalışması şartıyla baba ali rıza dikmen’den izin çıkar. radyoda gittikçe parlayan ayla dikmen’i şerif yüzbaşıoğlu’da keşfeder ve orkestrasında kadın solist olarak çalışmaya başlar ki bu ayla dikmen’in hayal dahi edemediği bir durumdur.


    şerif yüzbaşıoğlu orkestrası ile yapılan çalışmalar sonrasında 1964 yılında 2. boğaziçi müzik festivaline katılırlar. jüri tarafından en başarılı şantöz seçilir ayla dikmen, bu ödül aynı zamanda iyi bir yorumcu olarak kabul edilmesini ve önündeki tüm engellerin kalkmasını sağlayacak bir anahtardır aynı zamanda.

    boğaziçi festivali sonrasında ikinci heyecan 1965 yılında bulgaristan’da düzenlenen 2. balkan melodileri festivaline katılacak olmasıdır ayla dikmen için. türkiye müzisyenler sendikası tarafından seçilen orkestranın üyeleri önce şerif yüzbaşıoğlu orkestrası ile ayla dikmen iken daha sonra fikir değiştirilip erol erginer, yurdaer doğulu, erol büyükburç, kanat gür, alper feyman, vasfi uçaroğlu, şerif yüzbaşıoğlu, başar tamer ve ayla dikmen olarak belirlenmiştir. kadroda yaşanan bir takım sorunlarla birlikte yarışmada ayla dikmen’in söyleyeceği şarkı da seçilmiştir, niksar’ın fidanları. üç ayrı solistin * * *üç farklı şarkıyı seslendirdiği yarışmada sonuç yine birincilik olmuştur.

    1966 yılında yarışmada seslendirdiği niksar’ın fidanları’nı melodi firması sayesinde çıkaran ayla dikmen böylelikle türkçe sözlü hafif müziğin mihenk taşları arasındaki yerini almıştır. 1968 yılında enis berki ile tanışır ve sürdürdükleri ilişki sonrasında nişanlanır ama uzun süre nişanlı olarak kalırlar enis berki ile, aradan uzun zaman geçtikten sonrada nihayet nikah masasına otururlar. bu arada cüneyt plak ile çalışmaya başlar ayla dikmen ve en çok tanınan, bilinen ve sevilen eseri olan aşk defteri ile raflardaki yerini alır.

    80’li yıllar ile birlikte pop müzikte bir duraklama devrine girilir ve ayla dikmen’de bu arada evine çekilir. izmir’de eşiyle birlikte o anda popüler olan akımın biteceği günleri beklerken meme kanseri olduğunu öğrenir, dünyası yıkılsa da bunu etrafındakilere hiç belli etmediğini söyler yakın çevresi. hatta kuzeni insanların karşısına hep makyajlı, güler yüzlü çıktığını, bir gün bile olsun acılarından dolayı yakınmadığını söyler. 20 ağustos 1990’da ise müzik aşkıyla başladığı yolun sonuna yanına birde eşinin aşkını alarak veda eder.

    belki jenerasyon olarak ayla dikmen’i dinleme fırsatını yakalayamadık ama derim ki gidin üşenmeyin bir albümünü bulun ve dinleyin ne kadar yumuşak ne kadar etkileyici sese sahip bir insan olduğunu.

    kaynak: ayla dikmen ile ilgili muhtelif sitelerden harmanlanmıştır.

    (bkz: belgesel tadında giri yazmak)
    (troke, 21.03.2007 20:44 ~ 30.11.2008 15:00)
  2. (bkz: http://www.ayladikmen.com/...)
    (depresif, 08.04.2008 15:59)
  3. (bkz: anlamazdın)
    (excalibur, 12.11.2008 11:28)