hayatıma nerden, ne zaman nasıl,hangi ara, hangi sebeple girdiğini bilemiyorum şimdi. anımsayamıyorum da. ama onun gelişiyle canlandı birşeyler, o
bal kızdır, eliyle dokunduğu herşeyi güzelleştirir, çok okur, çok susar, çok güler, çok ağlar. herşeyini en uçta yaşar. ondan çok şey öğrenir insan, gülümseyişlerin kahramanı, sessiz çığlıkların başrolü, bir de mutluluk hapı. o hepsidir, benimdir, kimselerle paylaşamadığımdır.
birlikte düştükçe, sonra ellerimizi uzatıp tutunarak kalktıkça çok şey öğrendik beraber.
bir
flowers in the window dinleriz beraber, taksimde gecenin bi yarısı yürürüz, bizi üzenleri dövmek isteriz,patlayana kadar yemek yeriz, çikolatadan evler yaparız,mutsuzluklardan mutluluklar çıkarırız. ders çalışmaya çalışırız beraber, çimlerde oturur felsefenin dibine vururuz, makarna yer, en güzelinden kitaplar okuruz.
kürk mantolu madonna, aylak adam deriz beraber.
benim çok şey öğrendiğimdir o, balımdır, ördeğimdir, siyah kedimdir.
bir gün tüm bunlardan sonra, keyifle sakinliği beraber karşılayacağımdır.
hogelmiş altıncı nesil yazardır, ama herşeyden önce benim
dostumdur.