kayseri fen lisesi'ne gitmiş ama türkçe öğretmenliği yapan, ve şu sıralar onu da bırakan, evli ve kayseri yahyalı'lı yazar. almanya yolcusuymuş. ayrıca kendisinden bochum zirvesi bekliyoruz.
kırmızı pijamalı kızın kocası olan yazar. sırtındaki devlet desteğinden vazgeçip, mesleğinden vazgeçip, kendini gurbetin sıcak kucağına * vuracak adam . kıpır kıpır ha bi' de.
(bkz: böyle şeker gibi lokum gibi birşey)
not: gizli eşcinsel filan değilim. adam da kıllı sakallı birşey ama muhabbetinden bahsediyorum. yanlış anlamalara mahal vermeyelim.
muhabbeti hoş, yol yordam sahibi bir insan olduğu her halinden belli.
sohbet ederken öğretmen olduğundan bahsetmemişti hiç. çok şaşırdım doğrusu. nitekim 14 yıllık öğrencilik hayatımda hiç bu kadar şeker bir öğretmenle karşılaşmadım. bu güler yüzlü, sempatik çizgisinden hiç çıkmaz inşallah.
öğrencileri mi? üzmemeleri lazım onu. biz kaçırdık, kıymeti bilinmeli böyle öğretmenlerin. lise sıralarındayken tanısaydım keşke; ders aldığım bir öğretmenim olarak.
ek : allah kısmet ederse, bir dahaki zirvede dil bilgisi dersi istiyorum kendisinden. noklama işaretlerini, -de ve -ki eklerini sallayarak yazıyor olmaktan utanıyorum artık.
edit : meğersem yanlışlıkla türkçe öğretmeni olmuş. ben biliyordum bu işte bir yanlışlık var diye!
tam anlamıyla " iyi " bir nesil yetiştirmek için hayata " umut "la bakan hoş sohbet insan. kısa muhabbetimizde bile ne kadar erdemli biri olduğunu gösterebilen yazar. saygılar hocam.
dünkü duyurusuna yardımcı olmak için oldukça kafa patlattığım ama aklıma bir türlü hiçbirşey gelmediği için saçma sapan birşeyler söyleyip iyice batırmak istemediğim bir deli aşık yazar;* okan bayülgen'in programında boy göstermiş kişi. heyecanlı olduğu gözlerinden okunuyordu. okan'ın temennileri doğrultusunda umarım seneye ki disko programında nurtopu gibi bir çocukları olur*. eşiyle kendilerine mutluluklar, hayatında başarılar dilerim.
kendisi an itibarıyla meşhur olmuş ve yanımdakilere "bakın ben bu eşine âşkını ilan eden adamı tanıyorum" şeklinde hava atmamı sağlamıştır. ayrıca bu şöhretin üstüne hiç tanımadığı akrabaları çıkarsa şaşırmam.*
kral adam.
neden kral? adam aşkına o kadar bağlı, o' nu o kadar çok sahipleniyor ki, insan başka bir şey diyemiyor. kaç bin kilometere ötede aydeliselman için bir kalbe sahip ayrı, o kalbin sahibi içinde kendi kalbi var, her şeyden öte, her şeyden büyük. 27 haziran 2009 üçüncü disko krali zirvesi' nde bir kez daha karşılaştık. elinde iki tane pankart. bir tanesinde "michale abi barış manço' ya selam söyle" yazıyordu, canevinden vurmak deyiminin karşılığıydı resmen bu pankart. diğeri ise kendisine canlı yayında eşine sevgilerini öpücüklerini yollamasına vesile olan pankart idi; "okan sen olmasan düzenli fatura ödemek zorunda kalmayacaktım!". tabi okan bu pankartı görüp "ne alaka lan?" şaşkınlığı ile bizim divane aşığı sahneye çıkardı ve canlı yayında pankartın anlamını anlattırdı. ne güzeldi la*.
bu arada bende "michael abi barış manço' ya selam söyle" pankartını aldım ve programın sonlarına doğru okan' ın dikkatini çekti pankart ve stüdyodakiler pankartı alkışladılar. okan' ın "abi yüreğine sağlık" dilekleri tamamiyle sana ait aydeliselman' ım, ben sadece kollarımla bir şeyler yapabildim.
bu da böyle biline, öpüyorum şekerim bi' ara içelim *.
kendisinden önce o deliler gibi aşık olduğu eşiyle yıllar öncesinden tanıştığım, sözlük üzerinde de nickim sayesinde beni, eşinin eski iletilerinden hatırlayıp, bulan yazar.
eşi gibi kendisi de inanılmaz iyi bir insan. çok memnun olduğum onunla tanıştığıma. cana yakın, sohbeti tatlı birisi. ayrıca çok da yetenkli, hem tiyatro hem de resim konusunda. öyle ki bu hafta hazırladığı bazı karakalem çalışmaları sözlük yazarlarına hediye etmiştir. ayrıca programda da michael jackson ve barış manço'nun bir resmini pankarta taşımış ve bununla büyük övgü almayı hak etmiştir.
kendisine eşiyle birlikte mutlu ve güzel günler diliyorum. ayrıca eşini onun kadar seven; onun kadar, hobilerine, hayranlıklarına anlayış gösteren birini daha tanımadım.
biricik yengemizle kendisine çekim yapmaya te alamanya'lara gideceğim cici şahsiyet. önce pek bir ağır abi imajı çizmeye çalıştı bana, ama sonra maymunluklarıma dayanamayıp gerçek yüzünü ortaya çıkardı. adam deli gibi çizim yapıyor bu arada... kıskandım! tarama tekniklerinin canını okumuş! o derece yani...
sözü var alamanya'da misafir etcek beni; bu cici çifte gecikmeli düğün hediyesi bir çekim yapacağız.
muhteşem bir insan,harika bir çizim ustası.pek bir sevdik dün akşam kendisini,hoş sohbeti ve şahane hikayeleriyle tapılası bir insan.sağolsun beni de sabahlara kadar yalnız bırakmadı,yorgun argın bekledi.seviyoruz bu şahsiyeti,umarım hayallerine ulaşır ve bir an önce eşinin yanına gider de çoluk çocuğa karışır.
(bkz: allah razı olsun)
27 haziran 2009 üçüncü disko kralı zirvesi tanıştığım muhabbeti baldan tatlı olan anlattıkça anlatan yazar. valla o bir konuşmaya başlıyor sırf onu dinlemek için uyumak istemiyorsunuz. yakında almanya yolcusu ona eşiyle mutluluklar diliyorum allah gönlünüze göre versin. *
benim 6 ay da yazdığım girilerin 6 katını 1 ay da yazan hızlı ama kalemi güzel, şu aralar çok boş vakti olan nesildaş yazar.
evet tanımımızı yaptık gelelim devamına.
geç tanıştım kendisiyle, geç. ilk disko kralı zirvesinde sabah çorba içerken sohbet etme imkanım oldu. ben yarı uykulu yarı uyanık ama yine de sohbetine eşlik etmeye çalışan biri; o ise güzel muhabbetine çok sevdiği eşinin aşkını da ekleyen bir deli aşık. önce öğretmen olduğunu ama istifa ettiğini anlattı sonra aşkını, yakında almanya ya eşinin yanına gideceğini, okul maceralarını, eşinin biraz delidoluluklarını vs vs... sohbetimiz o kadar güzeldi ki bir baktım çorbamı bitirip üstüne yarım dürümümü yiyip bir de aram olmadığı halde karşılıklı 3 çay bile içmişiz. ben diyeyim 30 dakika siz diyin 40 dakika hatta taş çatlasa 50 dakika konuşup zamanın nasıl geçtiğini anlamamışız, o kadar olurdu yani. metrobüsden evlere dağılana kadar da bu sohbeti devam ettirdik.
kısaca hani derler ya söylemek yetmez yaşamak lazım işte öyle bir adam bu.
nickaltıma "çay ısmarlıyacak bana" demiş. sadece çayla yırtarsam iyidir, ben rakı düşünmüştüm veya buz gibi bira *
zirveden beridir benim işlerim ve rahatsızlıklarım dolayısı ile ilgilenemedim kendisiyle. gitmeden haberlerini bekliyorum. gerçi bu aralar biraz fazla popüler (hakkıdır!), bana sıra gelir mi bilmem *
birkaç entrysine denk geldim ve dikkatimi çekti.
aslında bu tarz ile çok karşılaştım ve genellikle ilgiler aynı oluyor. ufaktan yazdıklarını inceledim. ama bu yeterli olmadı. bu yüzden gördüğü ilgiyi içeren, başkalarına ait girileri inceledim.
edebi yeteneği çok da üst noktada değil ama bu sorun da değil zaten. yaratıcı olduğu konusunda 10 üzerinden 6 alabilir ve bunların yanı sıra övülmeyi çok seviyor ki, ne kadar çok överseniz onu, o kadar fazla gaza gelir, o kadar fazla yazılar yazar. en büyük artısı ise sözlük ortamların vazgeçilmezi olan günlük doldurma ekolüdür, kısaca kendinden bahsetme güdüsü. bu konuda da gayet iyi olması onu üst sıralara taşıyacaktır, taşımıştır da.
bu yazımdan dolayı da muhtemelen bana kızacaktır ama belli etmeyecektir fakat esas tepki ise onun yakın arkadaşları tarafından gelecektir. sözlük denen şey sayesinde karakter tahlilerini yapmak bi' hayli ilginç oluyor açıkcası.