görseller
aydınlardan ermeni tehcirine özür kampanyası 
  
belki ilginizi çeker
  1. · hocalı katliamı
  2. · entelektüel trollük
  3. · içimizdeki şeytan
  4. · ermeni aydınlarının türklerden özür kampanyası
  5. · savaşta kardeşine kurşun atan ibişten özür dilemek
  6. · tante rosa
  7. · yalnızca türklerin yapabilecekleri
  8. · duffy
  9. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  2. · 2012
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · kurban bayramı vahşeti
  5. · geniş aile
  6. · dersim katliamı
  7. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  8. · ad aware
  9. · banyoda rock starcılık oynamak

aydınlardan ermeni tehcirine özür kampanyası  

 sayfa  / 7
  1. aralarında öğretim üyesi ve gazetecilerin bulunduğu bir grup aydın 1915’teki ermeni tehciriyle ilgili imza kampanyası başlatıyor. yılbaşında internette başlayacak olan kampanyanın adı “özür diliyorum

    ermenilerin ’medz yeğen’ yani ’büyük felaket’ diye tanımladıkları 1915 ermeni tehcirinde yaşananlar imza kampanyasıyla yeniden gündeme taşınıyor. prof. ahmet insel, prof. baskın oran, dr. cengiz aktarve gazeteci-yazar ali bayramoğlu’nun öncülüğünde yılbaşında internette başlatılacak imza kampanyasının adı “özür diliyorum.” kampanya metninde “1915’te osmanlı ermenileri’nin maruz kaldığı büyük felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” yazıyor.

    taraf gazetesinin "sorumlulukları" gereğince sıkı sıkıya sarılmasını beklediğim kampanya.
    (haarp131, 04.12.2008 10:02 ~ 20:38)
  2. (bkz: hocalı katliamı)

    özürü dilemeden önce linkteki başlıkta ki 630 ismi iyice bi okusun kendileri. sonra özürmü dilerler, somururlarmı ne yaparlar bilmem. bu olay 1992 hem daha taze bak.
    (rene, 04.12.2008 10:11 ~ 10:14)
  3. bu bir manifestoysa, (metni okumadığım için yargılarımın tahminlerim kadar doğru olacağının farkında olarak) ilk izlenimim "büyük felaket" yerine açıkça soykırım sözcüğü kullanılsa daha samimi olunacağı. resmî görüşün dahi "karşılıklı kıyım" iddiası dahilinde 1915'te osmanlı ermenilerinin katledildiğini (türklerin/müslümanların da katledildiğini vurgulamak şartıyla) kabul etme noktasına yakın olduğunu tahmin ediyorum. bu tahminim dolayısıyla, aşırı uçlar dışında pek az insanın reddettiği bir katliamın inkarı sebebiyle özür dilemenin fazla hassas bir davranış olduğu sonucuna varırım. ermenilerin başına büyük bir felaket geldiğini "ancak sizinkiler de bizi kesti." diyerek kabul etmek bence inkar değil başka bir şeydir. onun adını da aydın sorumluluğuna sahip olanlar koysun.

    burada esas mesele osmanlı devletinin ve bir kaç sene sonra türkiye cumhuriyetini kuracak kadroların bu büyük felaketteki rolü üzerine dönüyor. soykırım savunucuları ile soykırım retçilerinin esas tartıştıkları (ya da tartışamadıkları) konu bu. tartışmanın bu çıkmaza dönmüş yönünü ihmal edip sadece kişisel vicdan gereği inkar edenler adına özür dilemek bana pek işe yarar gibi gelmiyor ama belli de olmaz. görelim bakalım.
    (recai pengül, 04.12.2008 10:22 ~ 10:32)
  4. sonunda birilerinin gerçeği söyleyecek cesareti kendinde bulabilmesi açısından umut veren kampanya. (bkz: eksi oy alma sırları)
    (phoebe, 04.12.2008 11:05)
  5. bir kampanya, ve eğer bu kampanyanın altında kötü bir niyet yoksa, başka amaçlar için yapılmıyorsa ben kellemi koyarım arkadaş bu iddiaya

    neden ermeni soykırımı yapıldı denmek isteniyor ısrarla anlayamıyorum ki, neden sürekli bir ayrımcılık yapılmak isteniyor. 10-15 sene sonra da başka soykırımlardan mı bahsedecegiz acaba

    (bkz: ahmet altan dan ermeni soykırımı yazısı/!neva)
    (neva, 04.12.2008 11:26 ~ 11:31)
  6. işi bugün bile savaş olarak algılayanların tepki gösterdiği manifesto.
    soykırım dense de, denmese de sonuçta ortada ölen bir çok insan var.
    ittiat ve terakki cemiyeti buna sebep olmasa da, göz yummuştur.
    bu süreçte ermeniler de türkleri öldürdü. onların da bir özür borcu var demektir bu; bizim özür dilememiz küçüklük değil, büyüklüktür.
    metni ve daha önemlisi tarihi okumadan duygusal tepki gösterenleri anlamak mümkün değil zaten, o ayrı.
    (oert, 04.12.2008 11:28)
  7. ben özür dileyemiyorum hocam. zaten o yüzden aydın olamıyorum, olamayacağım sanırım.
    adamlar ermeni soykırımını dünya'ya kabul ettirmek için yapmadık şey bırakmadılar. bakın şöyle bi çevrenize? sizden sonra ki nesiller bunu böyle bilecek. bir soykırım var, atalarımız soykırım yaptı diyecek. bir şeylere göz yummakla, insanları sırf ırkı nedeniyle özenle tespit edip katletmek arasında çok fark vardır. birisi devlet politikası diğeri soykırım oluyor. sadece ermeniler mi ölmüş o dönem memlekette ? çıkan isyanlar, basılan köyler ne olacak ?

    neden ermeninin canı daha kıymetli, g*tü daha nazik ben bunu anlamıyorum!? hem azınlıklardan ölen olmuş hem diğer milletlerden ölen olmuş, neden ermeni soykırımı? insanlar ölmüş, hümanist duralım özür dileyelim. iyi dileyelim, aydınlarımız toplansın dilesin madem. kendi insanları içinde içi biraz burkulsun ama ? onları unutmasın. hepimiz ermeni olabiliyoruz bir anda ama hepimiz hocalılı olamıyoruz be hocam. neden bu çifte standart? neden ? ermeni diasporası bu kadarmı güçlü hale geldi, sistemin içine bu kadar organize sızan bir oluşum görmedim ben. nobel ödülü için falanmı yoksa ? yoksa orhan pamuk'la birlikte aydın "zulüm görmüş, soyukırılmış bitap düşmüş ermeni insanının savunucusu" olunca prim yapıyor diyemi tüm bunlar ?

    objektif olmak demek böyle bir duruş sergilemek mi oluyor ? ölen müslümanı var, türkü var orada bir yığın. 92' de ki katliam için kimden özür dilemiş ermenistan ? videolarla, fotoğraflarla vahşetin kanıtlandığı bir manzaradan bahsediyorum sana. insanlıktan çıkmış ölü bedenlerden ? bu kadar pişkin olunamaz ya.

    rica ediyorum, lütfen.
    (rene, 04.12.2008 11:58 ~ 12:00)
  8. boklarıyla oynayan bir avuç aydın intibasını bıraktılar bende. bula bula öncelik olarak bunu mu buldular, yoksa 2009 yılı planlarında türkiye halklarının sorunlarıyla ilgili imza kampanyasından öte daha somut eylemlerde bulunmak gibi bir düşünceleri de var mı merak ediyorum. ajanda da ne yazıyor hocam, bi bakıverin.

    (bkz: ehehhehe bokumla oynuyooom)
    (ahmak ı hayal, 04.12.2008 12:02 ~ 12:47)
  9. bir grup aydın, 1915 ermeni tehciriyle ilgili bir kamyanya başlattı. “1915’te osmanlı ermenilerinin uğradığı ‘büyük felaket’in inkar edilmesini vicdanım kaldırmıyor” diye başlayan imza metni, “özür diliyorum” başlığını taşıyor.
    akademisyen ve gazetecilerin de içinde bulunduğu bir grup aydının başlattığı ve internet ortamında da sürdürülmesi kararlaştırılan kampanyaya ilişkin olarak görüşlerini dile getiren bahçeşehir üniversitesi öğretim üyesi dr. cengiz aktar, kampanyanın şahsi bir nitelik taşıdığını ve kimseyi bağlayan bir girişim olmadığını vurguladı. aktar şöyle dedi:
    “işte özür diliyorum. tüm bunların konuşulmamış olmasından dolayı özür diliyorum. tüm bunların yeterince paylaşılmamış olmasından özür diliyorum. bu meselenin üzerinin bir şekilde kapatılmış olmasından özür diliyorum ama bu şahsi bir özür tabii ki... kimseyi bağlayan bir girişim değil...”

    kampanya metninde, “1915’te osmanlı ermenilerinin maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınmasını reddediyor, kendi payıma ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” yazıyor.

    imza metnini hazırlayanlar kampanyayı, tarihi sorumluluk karşısında bireysel bir tavır olarak tanımlanıyor. girişimcilerden baskın oran ise şu görüşü savunuyor:

    “ben türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak özür diliyorum. isteyen diler, isteyen böyle bir şey yoktur deyip yoluna devam eder.”

    bir yıl boyunca devam etmesi planlanan kampanya yılbaşında başlayacak ve internet üzerinden sürdürülecek.

    (bkz: http://www.ntvmsnbc.com/...)
    (kabuk adam, 04.12.2008 23:12)
  10. (bkz: ybsg)
    (neva, 04.12.2008 23:16)
  11. özür diliyorum lafı saçma olmuş. özür dileme başka birşey dile.
    (nikmikyok, 04.12.2008 23:35)
  12. nobel almak için yapmışlardır.
    (tembel, 04.12.2008 23:59)
  13. biz bu "aydın"lara her şeyi öğrettik, bu coğrafyanın adamı olmayı öğretemedik! ne demek lan özür dilemek! var mı bizim kültürümüzde her haltı yiyip yiyip "günah çıkartmak". yok!

    "ananızı siktik! özür dileriz." yok ya! yermi lan bu coğrafyanın ermenisi bunu. adamlarda zaten bekliyordu özür dilemeni, ee öpüşüp barışcaktık. sonra da gelsin hürriyetlerin, milliyetlerin "ermeni kız alır mısınız?- damat ermeni olsun mu?" anketlerine. yemezler olum! bir kere kim verdiyse o aklı, hani olur giladır, diladır, götü boklu iki üç strateji kurumudur, enstitüsüdür aynen iade edin derim. daha ermeninin de türkün de çok işi var bu coğrafyada. hele bi rusya daki hisselerin düşüşü dursun, adamlar %40 borsalarını kaybetti.
    (ben yengenden boşancam, 05.12.2008 00:01)
  14. vay be, altına direkt ybsg gibi süper yaratıcı bir bkz verilebilen bir olaymış bu. o derece koymuş demek bazı insanlara ermenilerin ezildiği gerçeği. bir de özür dileyeceğiz be, vay. olacak iş mi? halbuki onların bizden özür dilemeleri lazım yaptıkları için değil mi? çünkü ermenilerin yaptıkları haksızlıklar, bir milyon ermeninin ölmesini - öyle ya da böyle, tehcir ya da katliam. bunu tartışmıyoruz- haklı kılıyor.

    ne yapmışız biz? biz değil osmanlı yapmış aslında. tarihimizle övünüyoruz ama tarihimizdeki kara lekeleri sahiplenmiyoruz bizim değilmişçesine. anadolu' daki ermenileri sürmüşüz, zorunlu göçe tabi tutmuşuz. onlar da orada ölmüş. allah' ın hikmeti işte.

    her ne kadar anadolu değil, doğu anadolu olarak nitelendirilse de diaspora tarafından, trabzon' dan, sivas' tan sürülen ermenileri bizler biliyoruz. ve kardeşim, özür dilemek istiyoruz biz. biz bu utancın ağırlığıyla yaşayamıyoruz. biz, ermeni kardeşlerimizin ( kardeşlik lafı boşaltıldı da boşaltıldı. azınlıkları asimile etmeyi amaçlayan ulus devletlerinin kullandığı yapmacık kardeşlik değil bu, sosyalistler kullanıyor kardeşlik kelimesini, samimiyetine inanın) suratına rahatça bakabilmek istiyoruz. onlara bir özür borçlu olduğumuzun, bunun için geç bile kaldığımızın farkındayız.

    ***

    ermeni tehcirine göz atalım:

    anadolu tarihinin en acı, en utanç verici sayfalarından biri...

    erzurum, van ve bitlis vilayetlerinde bulunan ermeniler, musul'un güney kısmı, zor ve urfa sancağına; adana, halep, maraş civarında bulunan ermeniler ise suriye'nin doğu kısmı ile halep'in doğu ve güneydoğusuna sürüldüler.

    tehcir kapsamında sadece bu iller yoktu; kayıtlara göre toplam 32 il ve ilçede sayıları 1 milyonu geçen ermeni, tehcire tabi tutuldu. sadece erzurum, bitlis, van, diyarbakır, trabzon ve elazığ'da 471 bin 928 ermeni başka yerlere sürülmüş ve bu şehirlerde tek bir ermeni bile bırakılmamıştır.

    tehcir'in en yoğun uygulandığı yerlerden biri de sivas'tır. 1914'de 141 bin ermeni'nin yaşadığı sivas'ta, 1915 sonrasında sadece 8 bin 97 ermeni kalmıştı.

    tehcir sonrası ermeniler'e ait 41 bin 117 bina (çoğu işyeri) "boş kaldı". ve elbette ermeniler'den geri kalan herşey, arazi, arsa, bina, ev, işyeri, hepsi yağmalanıp gasbedildi. bunlara el konulmasıyla yeni zenginler oluştu. eşraf, zenginliğine zenginlik kattı.

    ermeni yetişkin erkeklerin büyük çoğunluğu göç başlamadan veya başlar başlamaz yolda öldürüldü. bazı yerlerde, ermeniler'in ihtiyaçları için alışveriş yapmasına bile izin verilmedi; paraları üzerlerinde kalsın isteniyordu.

    özellikle doğu'daki tehcir sırasında, çok sayıda savunmasız ermeni, resmi ve sivil çeteler tarafından soyuldu, öldürüldü. binlerce ermeni kadın tecavüze uğradı ve kaçırıldı. öldürülmeyenlerin büyük bölümü, yüzlerce kilometrelik yollar boyunca açlık veya hastalıklar yüzünden öldü. bütün bunlar, osmanlı yönetiminden ve yönetimin emrinde olduğu alman emperyalizminden bağımsız değildi.

    sonuçta tehcirle ölen/öldürülen ermeniler'in sayısı 1,5 milyona yaklaşmıştır. tehcirle, anadolu'daki ermeni varlığı büyük ölçüde yok edilmiştir.

    ***


    bugün ermenilerle ettiğiniz bir sohbet esnasında bu konu geçerse geçiştirilir hemen " geçmişte yaşanmış trajediler" şeklinde. çoğu soykırım lafını bile kullanmaz ermenilerin, bilmem bilir misiniz? kullanabilirler, yadırgayacağımızdan değil. ama yapmıyorlar.

    emperyalist devletlerin dayatması sonucu bunu soykırım olarak nitelendirmek ermenilere değil emperyalistlere hizmet etmek olacağından ben de soykırım lafını kabul etmiyorum. trajedi, katliam, zorunlu göç... ne derseniz deyin, bu anadolu' daki ermeni nüfusunun sistematik bir şekilde yokedildiği gerçeğini, bu trajediyi değiştirmez.

    bu yüzdendir ki ben tehcir için ermenilerden, dersim için kürtlerden özür dileyebilirim.

    siz yapamazsınız ama, insan olmak lazım bunlar için.
    (christian troy, 05.12.2008 00:04 ~ 00:10)
  15. muhtemelen önümüzdeki 5 sene içerisinde ''imralı sakini''nden de özür dilemek için kampanyalar başlatacak pek muteber (!)insanların başlattığı kampanyadır.tebrik ediyorum kendileri!
    (normalşartlaraltındaveodasıcaklığında, 05.12.2008 00:07)
  16. bir kere o "sözde ermeni tehciri"dir.tarihi gerçekleri doğru tespit edelim. ikincisi tehcir değil, taşınmadır, tayindir. üçüncüsü onlar da bizi suriye'den buraya sürmüşerdirdir. yani karşılıklı bir göç ettirme var.
    bu sözde tehcirden dolayı özür dileyeceklerin system of a downhakkında pek bi sessiz kalmaları da eneteresandır. ybsg yaa
    (altlejant, 05.12.2008 03:04)
  17. “işte özür diliyorum. tüm bunların konuşulmamış olmasından dolayı özür diliyorum. tüm bunların yeterince paylaşılmamış olmasından özür diliyorum. bu meselenin üzerinin bir şekilde kapatılmış olmasından özür diliyorum ama bu şahsi bir özür tabii ki... kimseyi bağlayan bir girişim değil...”

    bence bu özür cümlelerinde anlatım bozukluğu var. hatayı yapanla özür dileyenin aynı insanlar olduğu şüpheli. üstelik hata olarak sıralanan şeyler birden fazla kişiyle yapılması mümkün olan şeyler. nasıl kimseyi bağlamıyor anlamak mümkün değil. böyle yersiz bir özür dileme yerine bu tip olayların bir daha yaşanmaması adına aklı başında bir iki kelam edilebilirdi. hatta daha da ileri gidilip ermeni vatandaşlarla ele ele verilerek israil kınanabilirdi mesela. çok daha anlamlı ve samimi olurdu.
    (nikmikyok, 05.12.2008 06:26 ~ 06:27)
  18. son günlerde "köşe yazarlarının aile fotoğraflarını yayınlamaları" gibi yeni bir zibidilik modası çıktı; bu gazete benim tekkem değil, bu köşe karta kaçmış çarpık beyinlerin ruh çöplerini boşaltma deliği de değil, ben öyle yapmayacağım.
    ama birkaç cümlecik yazayım, kendi kavlimce:
    o tarihte büyükbabam kasımpaşa tersanesi'nde tornacıydı.
    (bir tornacının oğlu cumhurbaşkanı olunca küplere binen cici beyler, meğerse bir tornacının torunu da köşe yazarı olmuş, hadi küfür edin.)
    amcam babaannemin kucağında, babam henüz doğmamış.
    babaannem elbette çarşaflı. elbette.
    yıl 1915...
    ailem istanbul'da, büyükbabamın ermeni ve rum işçi arkadaşları var, benim ailem "o malum pisliğe" bulaşmadı, alnımız açıktır.
    fakat alınları aynı derecede açık olan bazı aydınlar bu konuda tuhaf bir aşağılık duygusuna kapıldılar.
    nasıl kürt meselesinde "cezayir'den dolayı kendini suçlu hisseden bazı fransız aydınlarına" özeniyorlarsa, ermeni meselesinde de "yahudi işinden dolayı toplu sorumluluk ve suçluluk duygusu çeken alman aydınlarına" mı özeniyorlar?
    eski arkadaşım ali bayramoğlu, galatasaray'da benden küçük sınıflardan oldukları için o yıllardan hatırlayamadığım prof. ahmet insel ve dr. cengiz aktar, ayrıca baskın oran hoca, bir kampanya başlatmışlar.
    şöyle diyorlar: "1915'te osmanlı ermenileri'nin maruz kaldığı büyük felaket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum."
    özür dilemesi gerekenler, liberal aydınlar değillerdir.
    özür dilemesi gerekenler, bu boku yemiş olanların mirasçılarıdır.
    ister kanuni mirasçıları, ister manevi mirasçıları...
    ittihat ve terakki diktası sırasında kimlerin hangi işlere kalkıştıkları da bellidir, anadolu'da uygulamayı kimlerin yürüttüğü de.
    hani atatürk'ün "katiller! cepheye gelip erkek gibi dövüşmeye yanaşmıyorsunuz!" dediği adamlar...
    hani atatürk'ü ezmeye çalışanlar, yoksayanlar, terfiini yapmayanlar, rütbe vermeyenler, daha sonra da izmir'in ortasında takır takır öldürmeyi planlayanlar canım...
    hani kendini atatürkçü sayıp da bu rezillere sahip çıkan mirasçılar... kendini kemalist diye yutturan enveristler...
    emekli memur gazetelerinin köhne köşelerinden talat'a övgüler düzenler...
    onlar özür dilesinler.
    avrupa birliği'ne şirin görünmek için sizin bu kadar alttan almanıza gerek yok, prens sabahattin'in, hüseyin avni bey'in, hürriyet ve itilaf fırkası'nın mirasçıları.
    siz yüz yıldır muhalefettesiniz, sorumlu değilsiniz.

    engin ardıç
    (ceket yok pantolon verelim, 05.12.2008 06:29)
  19. (bkz: özür diliyorum)
    muadili kaç başlıkla propogandası yapılacak merak içerisindeyim. bir kaç aydın(?)'ın bir araya gelerek ölen insanların için özür dilemesi seni niye bu kadar mutlu etti bunu düşünmekteyim. beni gerdi çünkü içtenlikten yoksunsunuz. sokakta birdir bir oynayan kız çocuğu gibi oradan oraya zıplıyorsunuz körpe beyinlerin zihinlerine bir şeyleri yanlış kazımak için. nereye kadar merak ediyorum.
    (rene, 05.12.2008 07:09 ~ 07:13)
  20. yersiz kampanya. aydınlar benden daha iyi bilir gerçi; ama tehcir savaş zamanı, osmanlı tarafından hem onların hem de müslüman halkın güvenliği için yapılmıştır, öyle değil mi? savaş denilen şey, insan haklarının askıya alındığı olağanüstü bir durumdur. insan haklarının askıya alındığı bir dönem için neyin özrünü dilemek zorundayız anlamıyorum. hocalı katliamı için onlar özür dilediler mi?
    (usako, 05.12.2008 07:39)
  21. bu ülkenin en karanlık yüzü olan aydın(!)ların giriştiği bir zavallı hamle daha. kendi sınırlarını korumak için ermenileri haklı olarak tehcir eden osmanlı devleti adına sırf "kendini savunma" hakkını kullandığı için ermenilerden özür dileyeceğiz öyle mi? onlar acaba fransızlara, ruslara ayakçılık yaparak masum türk köylülerini katlettikleri, hamile kadınlara tecavüz ettikleri için bizden özür dilediler mi? ya da bunu düşündüler mi?
    sanmıyorum... neden mi? çünkü onlar bizim kadar aydınlık (!) değiller.
    uğraşın uğraşın... avrupa amcanız sizlere de nobel verecek. ancak ne olur, bizi aydınlatmayın..
    (always alone, 05.12.2008 08:46)
  22. böyle internet üzerinden olmaz bu. sonra bakarsınız bir gün türkiye' de internet yasaklanır falan kazaya kurban gider kampanya. siz bir kaç aydın(?), pasaportlarınızı alın elinize bir zahmet, çıkın sınırdan da gidip "ermeni soykırımı anıtın"a çelenk bırakın, diz çökün ve orda dileyin özürünüzü. ama sonra gelebilir misiniz tekrar buraya bilemem.zira türk milleti o kadar hoşgörü toplumu olmasına rağmen sizi affeder mi bilemem.
    (baharda geldim, 05.12.2008 08:54)
  23. aha da söylüyorum.bunun altından bir uluslararası vakıf çıkmazsa bende rafinevinterize değilim.
    (rafinevinterize, 05.12.2008 08:59)
  24. uyduruk bir kampanya. bence şuradan bir nobel veriniz de gitsinler.
    (tembel, 05.12.2008 09:23 ~ 17.12.2008 14:44)
  25. başlangıcı çok çok eski tarihlere dayanan, belirli beklemelerden sonra osmanlı devleti'nin artık yapılanları görmezden gelemeyerek, zaten savaş halinde olan bir milletin bir de iç savaş sıkıntısına maruz kalmasını göze almamak için ermenileri belirli bölgelere zorunlu olarak göç ettirmelerinin sonucu olarak ermenilerin, bazı objektif(!) aydınlarımızın ve objektif(!) sozluk yazarlarımızın desteklediği kampanyadır.

    bugün gelinen nokta da herkes gibi ben de bazı şeyleri anlamak konusunda güçlük çekiyorum. o zamanlar yaşananların her iki taraf için de çok acı hatıralar olduğu çok net bir gerçek, ama nedense bu acı hatıralar hep belirli kesimler tarafından gerek rakamlarla, gerek yaşananlarla abartılı bir dille anlatılıp sanki tek suçlu türk devleti, tek suçlu türk milleti olarak gösterilmeye çalışılıyor. şimdi bazı arkadaşlar yazmışlar bakalım ermeni tehcirinde neler olmuş diye ve çok güzel atıp tutmuşlar şu kadarını öldürdük, bu kadarını buraya sürdük diye.

    şimdi bir de biz şu tehcire göz atalım;
    yıkılmak üzere olan bir devlet, otorite zayıflamış ve büyük bir savaşın içindesiniz. bu esnada özellikle birinci dünya savaşını özgürlük mücadelesi için büyük fırsat gören ermeni partileri bu konuda kendi içlerinde anlaşmış vaziyetteler. 1878 tarihinden itibaren anadolu'da çok sayıda isyan gerçekleştiriliyor. istanbul'da saldırılar, kundaklama olayları vs. klasik deyişle o güne kadar kardeş kardeş yaşamış anadolu insanları birbirine girmeye başlıyor. bu durum iç huzurun tamamen bozulmasına, zaten güven olmayan anadolu topraklarında insanların kendi içlerinde de güvenli yaşayamamasına sebep oluyor.
    bunun yanısıra birinci dünya savaşı sırasında ermenilerin fransız ve ruslarla işbirliği yaptıkları, onlar için savaşıp öldükleri ortaya çıkarılıyor. yani ermenilerin büyük kısmının ihanet içinde olduğu ortaya çıkıyor. daha birçok örnekle devam ettirilebilecek bu durum tehcir kararı alınana dek devam ediyor.

    bütün bu birikimler sonucu osmanlı hükümeti teoride mantıklı ancak uygulamada yanlış ve ağır bir karar alarak ermenilerin belirlenmiş bölgelere göç ettirileceğini söylüyor. dönemin şartlarına bakarsak uygulanmasının çok güç olacağı net bir biçimde ortada. ulaşım, yardım vs. hepsinde sorunlar çıkıyor. bu kararla birlikte osmanlı hükümeti ermenilerin yolculukları esnasında her türlü yiyecek içecek yardımlarının yapılacağını, gittikleri yerlerde nüfus kayıtlarının tutulacağını söylüyor. hatta çeşitli amerikan belgelerinde yapılan yardımların belgelendiğinin gösterildiği de tarihçiler tarafından söylenmekte. göç esnasında saldırılar, hastalıklar, kazalar gibi birçok nedenden ermeniler de, türkler de kayıplar veriyorlar zira saldırılar tek taraflı değil yani bazılarının iddaa ettiği gibi sadece türkler ermenilere saldırmıyor, saldırı karşılıklı. hatta birçok ermeni geçtikleri anadolu köylerinde iz bırakmak istiyorlar, bu izleri de yakıp yıkarak, öldürerek bırakıyorlar. yine klasik bir deyiş olacak belki ama bazılarına göre katletmek istediğiniz bir milletin nüfus kaydını tutacağınızı söylüyorsunuz olacak iş değil.

    alınan kararın sert olduğu net bir gerçek bunu kimse inkar edemez ancak buna soykırımdır, öldürüldüler, katledildiler demek ne akla ne mantığa sığmamaktadır. onlar katledildilerse anadolu da yaşamaya çalışan( o dönemde insanlar sadece yaşamaya çalışıyorlardı) insanların ölümleri nedir diye sormadan edemiyor insan. 1.5 milyon ermeni öldürüldü diye tamamiyle götünden sayılar uyduranlara hayret ediyorum. öldürüldü, katledildi lafı akıl almaz gerçekten.

    gelelim şimdi tartıştığımız mevzuya aydınlarımız özür dilemişler ermenilerden bu yaşananlar yüzünden, insanlık için yapılmış bu bazı yazar arkadaşlarımıza göre. peki ben sormak istiyorum bu insanlık dersi verenlere;

    ermeniler yaptıkları için, anadolu topraklarında birlikte yaşadıkları insanları öldürdükleri için, tecavüz ettikleri kadınlar için, yakın tarihimizde asala terör örgütünün öldürdüğü diplomatlarımız için ne zaman özür dileyecekler, yoksa sözde katliam sırasında insanlıklarını da mı öldürmüşüz?
    (sirseri, 05.12.2008 09:34)
 sayfa  / 7

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil