belki ilginizi çeker
  1. · beyefendi
  2. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · ezel
  2. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  3. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  4. · prison brake
  5. · erkekte ses tonu
  6. · günün tek cümlelik özeti
  7. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  8. · cinderella man
  9. · sarı saç yeşil göz

aydın doğan vehbi koç un oğlu mu  

  1. uzun zaman sonra ön not: (bkz: buralar eskiden giriydi)

    aydın doğan'ın, vehbi koç'un oğlu olup olmadığını merak eden birinin kurduğu soru cümlesidir.
    şimdi eğer buradaki vehbi koç, bizim bildiğimiz koç ailesinin babası vehbi koç ise, kimsenin inanmayacağı bir olaydır. zira, bizim bildiğimiz vehbi koç;
    (bkz: beyefendi)
    (bkz: namuslu)
    (bkz: insanları seven)
    (bkz: babacan)
    (bkz: yardımı seven)
    (bkz: kültürlü)
    (bkz: burnu havada olmayan)
    (bkz: mütevazi)
    (bkz: olduğu gibi görünen)

    bir insan idi.

    şimdi bu durumda, eğer o zamanlar genetik bilimi gelişmemiş ise, dna'larla oynanmadı ise, vehbi koç kişisinin karakterlerine sahip bir insan bekleriz karşımızda ki inandırıcı olsun, ama aydın doğan;
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    gördüğünüz gibi alakası yok. bence inanmayın.

    *
    (caps lock, 21.05.2007 16:32 ~ 08.01.2009 13:05)
  2. (bkz: genlerle kişilik aktarımı)*

    ek: geyik amaçlı giriyi ciddiye alıp da genetik hakkında ders verilme amacı güdülmeksizin, "geyiğe boynuz olsun bu da" şeklinde akıldan geçirilerek yazıya dökülmüştür bu giri.
    (akarui, 21.05.2007 16:41 ~ 17:23)
  3. aydın doğan'ın, vehbi koç gibi siyasi bağlantılarıyla yükselen birinin oğlu olmasa dahi, onunla aynı yolda yürüdüğü aşikardır.

    velev ki, doğruluğu şaşırtmayacak iddiadır.
    (arcturus mengsk, 21.05.2007 16:51 ~ 17:06)
  4. (bkz: heh heh hadi bakalım)
    (dna, 21.05.2007 16:57)
  5. çok yerde duyamazsınız bu soruyu. aslında hemen hemen hiç duymazsınız. o yüzden gerçeklik payı vardır denebilir; çünkü ne de olsa pek üstüne gidilmiyor. ayrıca şöyle bir bakıyorum da, aydın doğan yaşlandıkça gitgide vehbi koç'a benzemeye başladı. yanakları sarktı aşağı. gerçi elinde viski kadehi tutan her iş adamında böyle bir ihtiyarlama eğilimi var. yanak sarkar. öyle bi acayip olurlar. tövbe ya rabbim. benziyorlar birbirlerine.

    öyle ya da böyle, aile içi meseledir. ayıptır. karışmamak gerek. belki sorusu bile kanına dokunuyordur. zannetmem ama... neyse.
    (eksiksizuyum, 10.09.2007 01:03)
  6. tehlikeli bir soru. hayretle karşılıyorum ki sorunun bundan bir yıl kadar önce böyle birden gündeme gelmesinin nedeni yazı burada yok. evet, bulup çıkardım posta kutumun derinliklerinden. aşağıya koydum, yazım yanlışına dahi dokunmadan. ancak şunu belirteyim; yazı serdar kuru imzası taşıyor. serdar kuru'nun daha önce onun imzası ile mailden maile forward edilen*, savrula savrula dolaşan bazı yazıların kendine ait olmadığını, kabul etmediğini açıklamıştı. "bu da onlardan biri mi yoksa değil mi?" bilemiyorum. her şeyi zaman gösterecek. eğer asılsız bir yazı ise kimse yakama yapışmasın.


    ">

    > aydın dogan kimdir?

    >

    >

    > *yillar önce vehbi koç'un anadolu'da bir yerde bir oglu daha olur.
    vehbi koç

    > uzun yillar bu çocugu kabul etmez. soyadini vermeyi asla düsünmez.

    >

    > * yillar sonra bir sekilde mecburen kabullenmek zorunda kalir ama
    ailesinden

    > gizler. bu kabullenis aydin dogan'in palazlandigi dönemdir.

    >

    > *yine bir sekilde bir dönem sonra ailesine de söylemek zorundadir
    artik. koç

    > ailesi yikilir, kirilir. kizlari üzüntüden hastalanir. rahmi koç
    elini

    > islerden çeker. aile çok kirgindir.

    >

    > *ama yapilacak bir sey yoktur. bu yeni kardesi kabul etmek
    istemezler,

    > etmezlerde.

    >

    > *aydin dogan istemesine ragmen bu evlatligi resmen asla belgeleyemez.
    vehbi

    > koç ailesine söyledigini, maddi destek verdigini ve bununla
    yetinmesini

    > söyler.

    >

    > *vehbi koç ölür ve düsünün bu güne kadar bu kadar siyasetçi, devlet
    adami,

    > sanatçi, isadami öldügünde yasanmayan bir ilk yasanir. mezardan
    ceset

    > çalinir.

    >

    > *aydin dogan aldirir dna testinde kullanir ve biraktirir. artik o
    çok

    > istedigi belge elindedir. koç ailesi için ikinci bir yikim olmustur
    bu durum

    > kimseyle paylasamazlar, susarlar.

    >

    > *koç ailesi için yikim olan bu durum.

    >

    > *aydin dogan ve ailesi için zaferdir ama buruk bir zafer. dogan
    ailesi koç

    > ailesine söz vermesine ragmen yine de bilinsin istemektedir ve
    bilinçli

    > olarak 1-2 kisiye fisildanmistir bu durum. dedikodular alir basini
    gider.

    > koç ailesi eli kolu baglidir. manevi anlamda her türlü destegi
    istemeyerek

    > de olsa aydin dogan'a vermektedirler.

    >

    > *yani kimse sifirdan zengin olmaz olamaz.

    >

    > *sifirdan basla ve aydin dogan gibi ol ne mümkün.

    >

    > *ya vehbi koç gibi birinin çocugu olmak lazim ya da kirli isler
    yapmak.

    >

    > *aslinda onun gerçek kimligi aydin dogan degil aydin koç.*

    >

    >

    >

    > pekala aydın dogan hakkında bunları bılıyor musunuz ?

    >

    > sevgili dostlar;

    >

    > türkiye'nin en güçlü medya baronlarindan biri olan aydin dogan
    hakkinda uzun

    > zamandir yazmayi düsünüyordum. kismet bugüneymis.

    >

    > kelkitli bir toprak agasinin oglu olan(?) ve çok genç yasta
    ıstanbul'da

    > zahirecilik ve ecza deposu sahipligiyle is hayatina baslayan aydin
    dogan

    > bugünkü yerine nasil yükselebildi acaba. bunun cevaplari geçmiste
    gizlidir.

    >

    > ısin gerçegi, aydin dogan'in arkasindaki esas güç koç ailesi'dir.
    vehbi

    > koç'un rahatlikla kullanabilecegi ve dikkat çekmeden rakiplerine
    çelme

    > takabilecegi bir örtüye ihtiyaci vardi, bunu da kendisinin otomobil

    > bayilerinden birisi olan dogan'i önce zengin edip sonra da medya
    dünyasina

    > sokarak yapti.

    >

    > dogan'in zengin edilmesi operasyonu, diger otomobil bayilerine üretim


    > kisitli diye günde 3 araba gönderilirken dogan'in bayisine günde 300
    araba

    > gönderilmesiyle yapildi. zaten çok büyük olan araç talebini
    ıstanbul'da tek

    > karsilayabilen bayi haline getirilen dogan kisa zamanda zenginlesti.


    >

    > bunun ardindan milliyet'i o zamanki sahibi ercüment karacan'dan almak
    için

    > teklif yapti. bu teklif gazetenin esas gücü abdi ıpekçi ve ekibi
    tarafindan

    > ret edildi. bunun sebebi abdi ıpekçi' nin dogan'in arkasindaki gücün
    kim

    > oldugunu bilmesi ve bunun pesinden neyin gelecegini tahmin etmesiydi.
    abdi

    > ıpekçi 'nin direnisi yüzünden akamete ugrayan medyayi ele geçirme
    plani,

    > ıpekçi' nin daha sonra zavalli bir delinin üstlendigi son derece

    > profesyonelce bir suikastla ortadan kaldirilmasiyla gerçeklesti.
    bugüne

    > kadar kendilerini çok solcu görerek ıpekçi suikastini 'her zamanki

    > süphelilere' yamayanlar nedense hiçbir zaman bu suikasttan ticari
    yarar

    > saglayan odaklari göremediler. ya da görmek istemediler.

    >

    > dogan'in, türkiye'nin bir otomotiv üretim üssü olmasini nasil
    engelledigini

    > bilir misiniz peki...

    >

    > bundan yillar önce japon mazda firmasi türkiye'de bir fabrika açmaya


    > niyetlendi. bize tam bir teknoloji aktarimi yapacak ve bir süre
    sonra

    > üretimi tamamen bize birakacakti. o dönemde koç'lar tenekeden
    ıtalyan

    > arabalarina kus isimleri verip bizlere satmakla mesguldü.

    >

    > bu proje için halis toprak seçildi. bir japon heyeti gerekli
    görüsmeleri

    > yapmak için türkiye'ye geldi. bu sirada dogan'in ekipleri haberi
    almis ve

    > japonlarin pesine düsmüstü.

    >

    > türkiye'de toprak holding'in japonlarla fabrika kuracagi haberini
    hemen

    > koç'lara yetistirdiler. sonra bir anda milliyet gazetesinde toprak

    > holding'in bir firmasi hakkinda vergi yolsuzlugu iddialari basladi ve
    devlet

    > göreve davet edildi. piyasaya da birileri toprak'in firmasinin zor
    durumda

    > oldugu haberini yayiyordu. kisa sürede panikleyen müsteriler
    alacaklarini

    > hemen isteyince firma cidden krize girdi ve aninda görev basina kosan
    maliye

    > tarafindan el konuldu. bu olaylardan sonra toprak japonlarla
    iliskisini

    > kesti ve ayni anda milliyet'in haberleri de duruverdi. bizlerde
    tenekeden

    > yapilma arabalara binmeye devam ettik.japonlarin ikinci bir girisimi
    de ünlü

    > bir isadamimizin kardesinin öldürülmesiyle kesilmistir bilenler
    bilir.

    >

    > sayin dogan'in ülkemize ettigi en büyük 'hizmetlerden' biri de akp

    > hükümetini basa getirmesidir. bunun için amerika destekli ve birden
    fazla

    > grubun ortaklasa hareket ettigi bir komplo kuruldu. komplonun diger

    > faaliyetleri sonucu ekonomik kriz yaratilmis, hükümet sallantiya
    alinmis ve

    > basbakanin saglik durumu hakkinda halk panige sevk edilmisti. seçim
    kelimesi

    > kamuoyunun kafasina itinayla yerlestirildi. fakat suni ekonomik kriz
    ve

    > ardindan gelen dervis önlemleri sayesinde bu seçimin iktidar
    partileri için

    > felaket olacagi gün gibi ortadaydi . biraz daha beklenmesi ve halka

    > olanlarin tam olarak açiklanip alinan ekonomik tedbirlerin etkisinin

    > kamuoyuna yansimasinin saglanmasi gerekiyordu. bunu bilen hükümet
    üyeleri

    > normal seçim tarihine kadar beklemeyi uygun gördüler.

    >

    > normal sartlarda akp ve erdogan'in tek basina iktidara gelmesi
    imkânsizdi

    > ama amerika'nin ırak isgali ve kibris gibi meseleler bekleyemezdi.
    amerika

    > ve avrupa'yla uyumlu bir hükümetin acilen is basina getirilmesi
    gerekiyordu.

    > eger bu saglanamazsa en azindan iktidarin mhp kanadi tasfiye
    edilmeliydi,

    > çünkü dsp içine malum kisiler zaten sizmisti ve gerektigi zaman
    partiyi

    > yönlendirecek güce sahiptiler. tam bu asamada dogan müthis bir plan
    kurdu.

    > mhp disindaki bazi partilerin liderleri ve dsp içindeki kligin basi
    olan

    > hüsamettin özkan almanya'ya gazete tesisi açilisi bahanesiyle
    çagrildi.

    > plana göre burada mhp'nin dislanacagi ve siyaseten etkisiz hale
    getirilecegi

    > alternatif bir hükümet kurulacak veya bu toplantinin verdigi mesajla
    mhp

    > seçime zorlanacakti. mhp'nin bir üçüncü seçenegi yoktu ve her iki
    seçenekte

    > de sonuçta kaybedecekti. hepinizin bildigi gibi bu toplantidan sonra
    mhp

    > seçime gitme karari aldi ve vurusarak çekilme yolunu seçti.

    >

    > seçimlerde dogan medyasi önceden hazirlanmis psikolojik harekât
    planiyla akp

    > disindaki tüm partileri yipratarak bugünkü hükümetin yolunu açti.

    >

    > sayin aydin dogan'in eski 'iyiliklerini' anlattiktan sonra gelelim
    son

    > iyiligine. aydin dogan bu günlerde de avrupa birligiyle ortak olarak
    kibris,

    > amerika ve ısrail'le birlikte de güneydogu anadolu projesi üzerinde

    > çalisiyor. bu operasyonlarla ilgili olarak dogan vakfi kullanilmakta.
    dogan

    > vakfi bu is için amerika washington'da 'hasna' isimli bir dernek
    kurdu. bu

    > dernegin ınternet adresi
    target="_blank">www.hasna.org. bu dernegin basinda nevzer gülümser

    > stacey adinda karisik bir sahsiyet bulunuyor.

    >

    > dernegin ilk amaci kibris'ta avrupa birligi politikasina uygun bir
    sekilde

    > iki kesimli ve rum hâkimiyetine dayali bir devlet kurmak. bu amaçla
    her ay

    > onlarca kibris türkü gazeteci ve yazar amerika'ya gönderilerek
    burada

    > yagliballi geziler ve rum tezlerini anlatan kurslara tabii
    tutuluyorlar.

    > dernegin çikardigi 'hasna journal' isimli gazete de her sayisinda
    denktas ve

    > kibrisli türk milliyetçileri aleyhine türlü karalama ve küfür
    kampanyalari

    > düzenliyor.

    >

    > hasna'nin diger bir ilgi alani da gap bölgesi. burada sulama
    projeleri

    > kapsaminda ısrail'le isbirlgi içinde kibutzlar açilmasi ve bölge
    halkinin

    > kendi kendini yönetmesi kapsamli çalismalar var. dogan vakfi'nin
    destek

    > olarak avuç dolusu para verdigi bir diger dernek de technology for
    peace

    > (baris için teknoloji) kurulusu. ınternet adresi
    href="http://www.tech4peace.org/" target="_blank">www.tech4peace.org
    olan bu

    > kurumun basinda nöroloji doktoru yannis lauris isimli rum
    istihbaratiyla

    > iliskili bir rum bulunmakta.

    >

    > sayin dogan'in vakif ve hayir faaliyeti adina giristigi isler ne
    kadar

    > ilginç degil mi? sayin dogan'in ülkemize 'geçmiste' yaptigi iyilikler
    için

    > 1999 senesinde devlet üstün hizmet madalyasi aldgini göz önüne
    alirsak. bu

    > son faaliyetleri içinde avrupa'dan 'legion de honeur' ve amerika'dan
    'medal

    > of freedom' alacagini da tahmin edebiliriz.

    >

    > keyifleri biraz bozduysam kusura bakmayin.-

    >

    > sevgilerimle,

    >

    > serdar kuru

    > arastirmaci yazar

    >

    >"
    (ageylan, 14.04.2008 21:25 ~ 21:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil