sildim attım alın yazımdan
senden başka ne varsa
sarıldım sensizliğe
can yoldaşı olur diye
sensiz sokaklarında
sensiz sokaklarımda
yine yar yara yar yine seni bana yaz
bu seneden uğramadı buralara yaz
e hadi yar yar yar yine seni bana yaz
uzun vadede maruz kalındığında özellikle elleri ve yüzü kıpkırmızı yapan ve kaşındıran soğuk hava. mutlaka nemlendirici kullanılmalı aksi takdirde üst deri kuruyup pul pul dökülebilir.
hatırla sevgili soundtrack'inde yer alan 20. parça.
ve benim albümdeki favorim.
müthiş mutluluk veriyor, dizide kullanılan sahneleri düşündürüyor diğer taraftan...
yeryüzündeki en korkunç şeylerden birisidir bence. ayaz ve gece.. ayaz, gece ve ıssız bir sokakta eve doğru yürümek. karanlık sokaklardan geçerken bütün hayatın nereye gerilediğini merak edip, ağzından buharlar yükselirken ışıkları sönmüş pencerelere hiç hoş olmayan bir kaygıyla baka kalmak.
ayaz bir gecede yalnızlığı deneyimlemek, nemli bir akdeniz akşamında ayağında şipidak şipidak terliklerle oraya buraya saçılmış şarapçıların arasında yürümeye benzemez.. ya da kalabalık bir arkadaş gurubuyla güzel bir içki gecesinden sonra bütün ailesel dertleri unutturan hoş bir öğrenci evine doğru yürümeye de benzemez.
korkunç korkunç titrer her şey. umutsuzluğa ve bir mezar boğulmasına dair gibidir her şey.
yalnızlık da çok şey düşündürür ama ayazda nedense içime bir sanayi sitesi ürpertisi düşer. içime, işten yeni dönmüş ve üzerine derin bir soğukla beraber sigara kokusu sinmiş baba bozgunu ya da günü 14 saat çalışmakla geçmiş hayatlar düşer.
ayazın göğsünde yürümek, hiç dışardaki yağmuru izleyip kahve içmek gibi değildi öyle.. can yakıcı bir şey..