ayar 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. tam bir açıklaması olmamakla birlikte; herşey ve hiçbirşeye eşit uzaklıkta ve yakınlıkta olarak tanımalanabilecek söz ve olaylara verilen isimlerin tümü ya da hiçbiri.
    (dr conners, 20.04.2004 11:50)


  2. metaller için kullanılan saflık derecesi
    örneğin 14 ayar altın
    (ati, 20.04.2004 12:11)
  3. sözlük terminolojisinde: birinin yazdığı giriyi yerin dibine sokmak, hatta yazarın eline tekrar vermek suretiyle, sözlükte yazarların birbirine laf sokması.
    (azureel, 03.05.2004 19:36)
  4. davranışta gerekli ölçüt
    (bkz. yeni kelime türetmek)(bkz. kelimeye saçma anlam yüklemek)
    (greeen, 04.05.2004 03:05)
  5. üzerinde çok konuşulan ama henüz itüsözlükte tadı tam olarak keşfedilememiş doğrultman.
    · ayar
    · ayar alınan giriye eksi oy verilmesi
    · ayar almak
    · ayar için yaşayanlar
    · ayar kelimesini sevmemek
    · ayar ne be
    · ayar olmak
    · ayar ver
    · ayar verdim adam oldum ayar aldım madar oldum
    · ayar verdim adam oldum ayar aldım saddam oldum
    · ayar veren giriye eksi oy verilmesi
    · ayar vermek
    · ayara ayarla karşılık vermek
    · ayarını sikerim
    · ayarlarım
    · ayarmatör
    · bir ayar fakiri olarak itü sözlük
    · google ın özel günlerde ayar vermesi
    · götünün ayarı olmamak
    · hocam bir ayar verir misiniz
    · hormon kızım bu hormon ayar almıyor
    · kafa ayarı
    · kendi kendine ayar vermek
    · mevzuyu anlamadan ayar vermeye çalışmak
    · moderatörlere ayar vermek
    · seri ayar sekansları
    (azureel, 06.05.2004 13:43)
  6. (bkz. tacettin ayar)
    (excalibur, 09.09.2004 09:27)
  7. kalibre etmek için yapılan ya da verilen şey.
    (azwepsa, 26.01.2005 02:17)
  8. (bkz: yeter)
    (hell guardian, 26.01.2005 02:18)
  9. her konuya uyan ya da uydurulan bir kelime. o yüzden anlamını henüz keşfedemedim.
    örn:
    -ayar aldığın yazara seri eksi oy vermek
    -...kız kendine ayar verir gibi giriler okudum ve bu birbiriyle alakası olayan anlamlar bana "avrupa yakası"nı ve selini çağrıştırdı.
    - ayy kadınlarda hayvan gibi vücut var yaa!!( meali: kusursuz, çok güzel )
    - ayyyy, hayvan gibi acıktım ( meali: çok )
    asıl anlatmak istediğim şu ki; kelime kapasitesi sınırlı insanların bir kelimeyi herşeye uydurması durumu akıllara geliyor. *
    (pandora, 26.02.2005 01:21 ~ 01:22)
  10. (bkz: ayaroğlanı)
    (thranduil, 13.04.2005 13:37)
  11. alınır mı yoksa verilir mi diye uzun felsefik tartışmalara sahne olan ve hala kesin bir sonuç çıkarılamamış, verilmesi daha doğru gibi duran ancak alınması konusunda da sağlam argümanların olduğu hede
    (stocky2001, 17.05.2005 07:43)
  12. malesef itüsözlük'te verilemeyen şeydir. ironi yapmaktan aciz; nickaltına "bunu bilmeyen, şunu yapamayan" diye uluorta verileceğini sanan yazarların elinde oyuncak olmuştur.
    (cyberboy, 28.09.2005 05:56 ~ 05:56)
  13. ing. setting.
    (lyrics, 20.10.2005 16:00)
  14. örneklendirirsek;

    başlık; god

    1. (bkz: god is dead)
    (nietzsche, 25.08.1900 12:11)

    2. (bkz: nietzsche is dead)
    (god, 25.08.1900 12:12)
    (galear, 29.07.2006 17:03)
  15. · "elma meyvedir" diyenin altına "hayır meyve değildir" diye bakınız vermenin

    · mahalle cazgırı gibi mesnetsiz biçimde laf yetiştirmenin

    · içinde "ayar" kelimesi geçen paragrafların

    içine girmediği bir tanımdır bence.
    (wondrous, 17.11.2006 01:09)
  16. çoğunlukla yanlış anlaşılan bir hadisedir. ayar; sidik yarışında daha uzağa işemek veya doğrudan hasmın üstüne işeyerek nötralize etmek değil. yanlış yere işeyen delikanlıyı tuvalete yönlendirmektir. bir nevi tuvalet terbiyesidir. bu terbiyenin nasıl verileceği iste tamamen kişiye bağlıdır. "oh nasıl da amına koydum şunun" gibi bir hadise değildir.
    (radiance, 17.11.2006 01:32)
  17. zamanla içi boşaltılmış boku çıkarılmış mecaz.
    (togisama, 17.11.2006 01:42)
  18. (ara: ayar)
    (ahmet karaca, 17.11.2006 12:21)
  19. yapılan birşeydir. saate, radyoya, televizyona yapılabileceği gibi; kravata, kemere hatta ve hatta don lastiğine bile yapılabilir.
    (galileogalilei, 24.11.2006 22:05 ~ 22:06)
  20. (bkz: giri ayarlama enstitüsü)
    (anarsist, 24.11.2006 22:24 ~ 25.11.2006 11:24)
  21. altın ve gümüşten yapılmış şeylerin saflık ve hafiflik derecesi.
    (s a t o, 16.04.2007 21:04)
  22. dilimize "ayar vermek" olarak girmesinden aşırı derecede nefret ettiğim kelime.
    (kane, 02.06.2007 11:25)
  23. bilinçaltının en alt kesiminden ansızın fışkırıp ne hikmetse beynin ilgili lobunun sorumlu nahiyesinden ışık hızında onay alıp vücudun dudak diye tabir edilen ["dudak diye tabir edilen"! şuna da bak hele] bölgesine derhal intikal eden şerefsiz kelimeler topluluğu desem tdk bu işe ne der bilmiyorum.. vefakat birebir budur tanımı..

    bugüne kadarki gözlemlerim tetikleyicisinin agresif bünyenin hiperaktif vaktine ters gelen tutum ve davranışlar olduğunu gösteriyor.. misal zara'da 2 adet kasa var, günlerden cuma, saat 15:30 civarı.. zara yine tarihi günlerinden birini yaşamakta.. zara'nın cuma günü, öğleden sonra, allah'ın sıcağında niçin izdihamın merkezi statüsünde olduğunu ben kendime anlatamam, anlatamadım; size nasıl anlatayım..

    neyse efendim, metrekare başına 2 insanın düştüğü bir günde 2 kasanın aktif olduğu dikkate alınırsa kasada kuyruğun bir ucunun acıbadem carrefour'da, diğer ucunun ise koşuyolu türk petrol'de olduğunu söylersem mübalağa etm.. yok mübalağa olur.. neyse işte, çok kalabalık..

    derken 2 kasadan 1 tanesinde daha az yoğun bir kitle olduğunu farkedince ben, "kuyruğu değiştireyim ulan" diye bir fikir çaktı birden beynimde..
    [inanmayanlar için resmettim: http://www.euas.gov.tr/... ]

    kuyruk değiştirdim efendim, teyzenin biri, taaa diğer kuyruğun ortalarından, 5 dakika kadar ben sıranın şahsıma gelmesini bekledikten sonra hönkürmek suretiyle "beyefendi niçin sıraya geçmiyosunuz?" dedi.. şöyle bak;

    -beyefendi, niçin sıraya geçmiyorsunuz?
    +sıradayım hanfendi.. yanlış bakıyo olmayasınız?
    -hayır.. ben sizden evvel geldim, ama benden önce tamamlıyorsunuz işlemlerinizi
    +ve?
    -işimiz gücümüz var kardeşim, daha işe yetişicez bu.. siz ise bizim [hak, hukuk bir şeyler sayıyodu, dayanamadım]

    bağırdım:

    -şu sıranın ucunda görmüş olduğunuz hanfendi [durdum, işaret parmağımla hedef aldım teyzeye.. sıradaki herkes döndü] esra ceyhan'la a'dan z'ye programını kaçırmış olup mağdur vaziyettedir! lütfen zara yetkilileri iş başına!

    mağazada, o an kasa civarında bulunan 2 kişi hariç, kasiyerler ve mağaza çalışanları da dahil herkes koptu.. teyze gergin, ben teyzeden gerginim.. [etek sarı sen etekten sarısan] gerginliğin nedeni teyzeye onlarca kişi arasında "aylak" muamelesi yapmam.. halbuki ne gerek var, olmuş teyze zaten; allah'ından bulmuş.. hala cuma günü saat 16:00'dan sonra işe yetişeceği gibi bir sanrıya sahip..

    hakikaten gerek yok.. ayar kötü bir şey [siktir lan]
    halbuki niçin tahammül göstermiyoruz birbirimize? hep beraber, el ele; loyloyyloyyyy..
    (hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim, 03.06.2007 17:22 ~ 17:25)
  24. teyzedir, unutur.. akşam dolma doldururken, pirinçler akıllı uslu dursunlar diye domatesi oraya sıkıştırırken başka başka şeyleri meşgale edinmiştir çoktan..

    yalnız ayar denen şerefsiz şey bilinçaltını tatmin etmeye başladığı andan itibaren kendi kendine "ulan teyze bile olsa insan insandır.. adam akıllı dur yerinde" desen de, alttan alttan "ehhee.. sıradaki kim lan" diye düşünürsün.. kimi zaman seni en ezik, en eksik yetiştiğin alandan vurana sen de vurmak istersin.. [en eksik yerlerimden biri de kar tatili yaşayamamış olmamdır]

    misal fakülte dekanı kış günü, dışarısı kar-kıyamet iken "sınıflardaki doluluk oranını" saptamak adına teftişe çıkmış, sınıf sınıf gezmekte okulda hüseyin şevki topuz terörü estirmektedir.. kapıyı çalıp; "merhabalar çocuklar.. napıyonuz lan keraneciler" diye sempatik bir giriş yapar.. şöyle ki;

    -hocam iyi günler.. derse katılımı bi göreyim dediydim..
    +dekan bey, pardon?
    -efendim evladım?
    +bugün okulun açık olması hususunda kimler görüş bildirdi öğrenebilir miyim?
    -ben bildirdim mesela [sert yaptı kendileri]
    +hmmm.. malumunuz boğaziçi üniversitesi tatil.. istanbul teknik üniversitesi ha keza..
    -evet?
    +bu okulların ne kadar şehir merkezinde oldukları, ulaşımlarının ne nebze kolay oldukları da malumunuz?
    -biliyorum tabii..
    +her gün mükemmel eğitim aldık da karda mı almadık hocam? o mu eksikti de siteye "servisler çalışıyor, mutlaka gelinecek" yazdırdınız?
    -şimdi güzel evladım
    +tamam hocam, teşekkürler.. bi bizi buldunuz "şey" yapacak..

    ortam gerildi tabii.. o cümlenin herhangi bir yerinde bir "şey" ifadesi yer almamalıydı muhtemelen.. hadi aldı, imalı bir tonlama olmamalıydı.. hadi o boku da yedin, güzel kardeşim ne diye es yapıyosun da sanki "çevir kazı yanmasın" ayağına yatıyorsun değil mi? ya insan çıkmasaydı da "sana ne lan dümbük" derken tepiği yapıştırsaydı? ne zaman kimle, hangi tehlike seviyesinde muhattap olduğunun farkına varacaksın bilmem ki..

    ya eyvallah diyip çıkmasaydı.. ya tebessüm etmeseydi? ya sınıftan anarşizm sevdalısı bir yüzde52 insanı fırlayıp da hocaya "dalan marka sucuk" fırlatsaydı senin gazına gelip?

    ııh.. sadece "bir sonrakine rektöre de bekleriz inşallah" dedilerdi.. "napıyorum oğlum" diye derin bir nefes aldım, uykuya devam..

    ayar denen şey çok rerörerö
    (hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim, 03.06.2007 23:06 ~ 23:07)
  25. istemeden ettiğim ve ardından gelen tepkimedeki havadan rahatsız olarak pişmanlık duyduğum sözlerin anlamını karşılayan kelime.

    oldukça güler yüzlü, iyi niyetli bölüm başkanımız hanımefendi, dersi anlatırken bir şekilde lafı internete getirmişti, öğrenciler de o gün sessizdi üstelik, kadın hangi konudan hangi konuya atlayacağını şaşırmıştı, temiz gülümsemesi ile 'internetle tanışmayan var mı aranızda' diye bir soru sordu, ahaliyi derse katma çabası olarak. ben çok zeki ve fırlama bir götoğlanı olduğum için(daha doğrusu sınıftaki ahali bir an beni öyle sandığı için) duramadan 'hocam dersleri internette seçtik de bu derse geldik' diye hemen yapıştırdım cevabı. millet de kikirdedi. beni değer yargılarınca 'kral adam' konumuna yükselttiler, bölüm başkanına ayar verdiğimden ötürü. hoca da 'ehi, tabi' deyip döndü, bozuldu doğal olarak. sınıftaki öğrencilerde ise bir anda bir dude olmalar.. tilki gülümsemeleri.. 'adamımsın' tavırları.. tiksindim kendimden. yarım saattir şu neşenin onda birini hocaya gösterseydiniz, kadıncağız böyle lüzumsuz bir soru sormak zorunda kalmayacaktı eşşoleşşekler sizi ! zaten benim niyetim mantıklı bi cevap vermekti. katılım yapmaktı. hanımefendinin konuyu açıklayabilmek adına oluşturmak zorunda kaldığı sorulu ama cevap bulamayan bir yapıya bürünen üslubundan doğan iğrenç sessizlikten gerilmiştim. ama burada beni bu çukura düşüren en can alıcı hareket, hocanın bu soruyu sorduktan sonra verdiği her zamanki 'cevap bekleme esi'nin daha uzun oluşuydu. sonuçta lüzumsuz bir anı oldu.
    (alik, 29.09.2007 07:21 ~ 07:32)
 sayfa  / 2