ayşe özyılmazel   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. son dönemin medya polemiklerinin bir numaralı ismi.
    (insanlığa adanmış bir hayat, 06.10.2006 12:37)
  2. hasan pulurun köşe yazarlıgına giden yolun nerden geçtiği konusunda yazdığı iğneleyici yazıyla gündeme gelen,şarkıcı neco nun biricik kızı,haşmet babaoglu nun biricik sevgilisi,hıncal ulucun kanatları altındaki biricik manevi kızı herhalde bu kadar adam arkasında olduğu halde nasıl üstüne geldiklerine hayret edip evinde gözyaşı döküyordur.ama şunu bilsin ki eger burasıda televole cumhuriyetiyse bütün bu olanlar ona artı olarak dönecek ve ayşe armanın bile tozunu attıracak hangi ayşe sorusuna maruz kalmayacaktır.yürü ya ayşe..
    (şimdilikkararveremedim, 06.10.2006 13:36)
  3. bu yazı mansur forutanın hıncal uluç'a cevabı

    hıncal abi açıp noldu diye bi sordun mu?


    on beş yıldır yapmadığım bi şey yapıyordum ki kendimi balçığa bulaşmış bir halde buldum. hayatta üç günden fazla bir yerde kalamam. alışkanlıklarım artık taşlaşmış ve bunu kırmak için bodrum'da ev tuttum. arkadaşlarım dalga geçti, dördüncü gün dönersin, biz de gider çökeriz diye... dördüncü gün ve hala televizyon yok, internet yok... evin etrafı kurbağa dolu ve geceleri onları inceliyorum... bir tosbağa gördüm, şanslıysam bir de kirpi bulurum. yandaki eşeğin anırması huzur vermeye başladı. bahçe suluyorum, yemek yapıyorum... bunlar beni ayakta tutan rejime tehdit aslında ama şimdilik teslim oldum...

    bir yandan da, yan gözle medyanın didişmesini izliyorum buradan, ve açık söyleyeyim 'bunlar kafayı yemiş' demekten alamıyorum kendimi. ve sevgili hıncal abi beni de bulaştırmış.

    konu: ayşe özyılmazel.

    hıncal abi'nin yazısının başlığı 'kovulduğu dergiye kapak olan kız..' ne kadar başarılıymış falan filan da yazının geri kalanı... önce düzeltelim hıncal abi, senin yazdığın gibi ayşe kendisi gitmedi. yani aktüel'den ayşe'yi ben kovdum. hayır, istifa etmedi, ben kovdum... evet, parasını da azalttım çünkü gece gündüz çalışan 35-40 yaşındaki editörün iki katı para alıyordu...

    ve pilav üstü döner kıvamındaki yöneticilik hayatımda kovduğum tek kişidir ayşe... peki, hıncal abi hiç merak edip sordun mu neden diye? soruyu sormadan dün cevabını vermişsin. ben şimdi sana doğruyu anlatayım.

    aktüel'e geldiğimde kafamda farklı bir dergi iskeleti vardı. olduğu yerin çok dışında bir konuma getirmek istiyordum. ve bu düzende ayşe'nin 'kötü' yazıları ihtiyacım olan en son şeydi. ona git muhabirlik yap, haber yap, bizle sabahla, takımın bir parçası ol, ancak o zaman bu işin tadını çıkartabilirsin şeklinde saf nasihatlerde bulundum. oysa ayşe tüm türkiye gibi şöhretli bir köşe yazarı olmak istiyordu... ne yazık ki ekipte yazar olacak en son kişi ayşe'ydi. sevgi treni tonunda yazılar yazıyordu. ben eğer ekibime adil olduğumu gösteremezsem kimse beni iplemez, ve hıncal abi bugüne kadar çalıştığım kim varsa emin ol benimle gene çalışır; hem de koşa koşa gelir. ayşe hanım bu işe bozuldu... bu arada dergideki hal ve tavırlarını anlatmak istemiyorum. bir şımarıklık, bir havalar... onca muhabirin, editörün arasında olmuyordu anlayacağın. ne kadar zorlarsan zorla senden ayşe arman olmaz kardeşim!..

    sonra bir gün teşvikiye cafe'de son konuşma için bir araya geldik. durumu anlattım ve ona ihtiyacım olmadığını nazikçe söyledim. verdiği cevap neydi biliyor musun hıncal abi? 'ama benim bazı ayrıcalıklarım var' dedi. dondum kaldım. masadaki arkadaşlarımla göz göze geldik, 'bu ne diyor ya' olduk... ve ben de 'sen git o zaman o ayrıcalıklarını kullan' dedim. ayrıcalık burada h.u olarak mütalaa edilebilir.

    sizi arayıp bunu söylemeye utandım. ayrıca makama çağırılmadan giden biri olmadım hiç... turgay ciner yazılarımı kestiğimde bile 'o binadaki tek dostum olarak' kapınızı çalmadım. çünkü 'benim hiçbir ayrıcalığım yoktu'. odanıza kariyerim boyunca bir kez girdim... yani kulis, bizans falan da bilmem.

    çok şükür maçam yeter yapmak istediğime.

    hıncal abi açıp bir sordun mu?

    size biri bu yanıtı verseydi n'apardınız?

    daha bitmedi. sonra ayşe, günaydın'da yazmaya başladı, ki mecra olarak onun yazdıklarına çok daha uygun bi' yerdi. durumu kişiselleştirmedim. dostluğumu sürdürdüm. anlamıştır diye saf bir inanışa kapıldım konuyu kapadım.

    sonra bir gün... danimarka'daki roskilde festivaline sabah gazetesini temsilen ayşe'nin gideceğini öğrenmiş bulundum. roskilde'ye daha önce mehmet tez, kanat atkaya ve haşmet babaoğlu ile gitmiştik. carlsberg götürmüştü ve bu üçlü bu festivalin demirbaşı gibiydi. ancak nasıl olduysa olmuş benim yerime bu kez ayşe davet edilmişti.

    meğer haşmet babaoğlu halkla ilişkiler firmasını örgütlemiş, sabah kontenjanı için ayşe'nin adını yazdırmış. sahneye black sabbath çıkacak ve bunu ayşe izleyecek?!!!

    iki gün önce serdar ortaç konserinde halay çekeceksin sonra gidip ozzy izleyeceksin... hıncal abi bu meslek bu kadar mı ucuzladı?..

    dürüst olayım, bu olay canımı çok acıttı. gidemediğim için değil tabii ki, bunu hiç beklemiyordum sadece. o gün haşmet abim de benim için artık haşmet babaoğlu oldu.

    o gün bu adamların içerisinde ne yapıyorum diye ciddi ciddi düşünmeye başladım... ve elimi ayağımı çekmeye başladım. bu hırsla, bu statü endişesiyle, bu varlıklı olma çabasıyla ben mücadele edemem dedim.

    tek derdim var, o da işimi iyi yapmaktır.

    ve hıncal abi, ayşe'nin kapak olması benim ayıbım değil, derginin ayıbıdır!

    ya da haklısın ben maldan anlamıyorum, bu kız torpilli filan değil süper yetenekli bir yazar...

    asabımı gene bozdunuz, dıgıturk bağlatmaya gidiyorum, zap krizim tuttu!..

    başlarım kirpisine, tosbağasına...

    bu sümük çukuruna beni de çektiniz ya...

    ayrıca bir önerim var hıncal abi:

    bu işi fazla eşeleme, sonra hasan pulur abimizden özür dilemek zorunda kalırsın...
    (manha de carnival, 06.10.2006 19:23)
  4. hasan pulur ve mansur forutan'ın kendisi hakkında yazdığı yazılarla ilgili olarak sadece mansur forutan'a cevap verebilmiş yazar...

    eee hasan pulur'a cevap verebilmek "güven, özveri, tecrübe" ister...
    (van den budenmayer, 06.10.2006 19:24)
  5. hasan pulur'un gayet gereksiz ve çirkin çıkışı ile bir anda kendini garip bir şekilde gündemde bulan kişi. kendisi sabah gazetesinin magazin, nerde yiyelim içelim, yemek tarifleri, fal, televizyon programları yazıları gibi görece hafif konuların bulunduğu günaydın ekinde yazmaktadır. yazdıklarının edebi bir değeri yoktur ya da memleket meselelerini çözmeye kendini adamamıştır. ama ne kadar kötü veya iyi yazarsa yazsın hiç bir şekilde yatak/kariyer yakıştırması hoş değildir.

    yazıları sabun köpüğü gibi tabir edilebilecek, şöyle bir okunup bazen gülümsenecek, dedikodu öğrenilecek, nerde ne moda tarzı şeyler bulabileceğiniz yazılardır. kendine has bir tarzda (pek çokları tarafından laubali, saçmasapan, çocukça bulunsa da) gündelik yazılar yazmaktadır. gittiği konserlerden, kafelerden, estetik,diyet, erkekler gibi konulardan bahseder. bir nevi cosmo kızı diyebiliriz. zaten yazdıkları ekin genel havasına hiç de ters düşmeyen şeylerdir. eğer bu tip yazıları beğenmiyorsanız, bu kişiye sinir oluyorsanız, yapmanız gereken çok basit, o köşeyi okumazsanız, rahatsızlığınızı dile getirmek istiyorsanız da sabah gazetesi'ne mail atarsınız, görüşünüzü dile getirmiş olursunuz. ama yılların gazetecisi kalkıp durduk yerde berbat yazıyor, arkasında güçlü kişiler var, ne de olsa ünlü kızı, köşe yazabilmesinin tek sebebi gazeteci sevgilisinin desteği gibi şeyler yazınca denecek pek bir şey kalmıyor.

    her türlü kitap, yazı, film, vs. eleştirilebilir, beğenilmeyebilir ama beğenmediğiniz yönetmenlerin filmlerini izlemek, beğenmediğiniz yazarın kitabını, gazetecinin yazılarını okumak zorunda değilsiniz.
    (chrystal, 06.10.2006 21:22)
  6. o sendeki sevgili olmasa ( bu bendeki aşk olmasa dizesinden esinlendim/itiraf)
    yazabilir miydin ayşe?
    bu bendeki bedava net olmasa
    okur muydum seni ayşe?
    kahvaltı, kahve, puf böreği, ot&balık bir de alaçatı olmasa
    ne yazacaktın ayşe?
    netim bedava olmasa
    eleştirmek için okur muydum ayşe?
    güzelsin hoşsun
    diyecek birşey yok
    lakin, incir çekirdeğisin desem değilsin be ayşe
    incir çekirdeği doludur
    olgun,yakışıklı, yüzüklü sevgilin olmasa ayşe
    ne yapardın ayşe?
    ne yazardın ayşe?
    bu bendeki net olmasa
    nakarat
    (helena, 17.01.2007 10:20)
  7. ayşe arman vs yolunda ilerleyen kişican. yediğin içtiğin sana kalsın gezip gördüğünü anlat derlerdi bir zamanlar bu hanım abarttı yediğini içtiğinide anlatır oldu. yani banane alaçatıdaki turşucudan be gülüm.
    (kazandibi, 17.01.2007 10:51)
  8. kendisinden ilk defa hasan pulurun milliyettekı köşe yazısından haberdar olduğum zatı muhterem. bir hami ile bir noktalara ulaşma azmindeki ihtiraslı kız tipine güzel bir örnek. bu tipten kızlara iş hayatında ve üniversite yıllarında da sık sık rastlanılmıştır. işin garibi bu arkadaşlar her zaman bir hami buldukları için kimse onlara dokunamaz ve bir kraliçe edasında davranmaya devam ederler. ha bir de bunların zeki ve işini iyi yapan tipleri var ki allah tüm erkekleri bunların şerrinden korusun.
    (arsalan78, 17.01.2007 10:51 ~ 21:34)
  9. mansur forutan'la kavgası sonucu hem haşmet babaoğlu hem de hıncal uluç okumaktan vazgeçmeme sebep olmuş kişidir.ayrıca bu ayşe arman taklitliği ancak buraya kadar idare ederdi onu..kaçın kaçın
    (rhododendronluteum, 17.01.2007 23:12)
  10. okan bayülgen ile magazine yakalanan en son kişi.
    (ceyus, 07.12.2007 19:33)
  11. 'kadınlar maymun gibidir. bir dalı tutmadan diğerini bırakmaz.' gibilerinden bir iddia atmıştı ortaya bir zamanlar. anlaşılan kendisinin de mottosuymuş bu fikir.
    (jenesaispas, 07.12.2007 19:46)
  12. ilk bakışta son derece itici gelmişti bana, önyargısız yaklaşıp bir kaç yazısını tekrar okudum, son bakışta da fikrim değişmedi; oldukca zayıf anlatım gücüyle magazin yazıları yazan, genellikle de kadınlara neyi nasıl yapmaları konusunda ahkamlar kesen gereksiz kişi.
    (küçükkırmızıbalıq, 07.12.2007 20:30)
  13. yazdığı yazılardan hiç birşey anlamadığım köşe yazarı. yok dün akşam bilmem kimin konserindeydim , yok efendim erkekleri nasıl elde tutarız yok efendim kadınlığın kuralları gibi gereksiz konuların üzerinde durmaktadır.babasının hatırlı dostları sayesinde ( haşmet babaoğlu gibi sonra o da onun hatırlı dostu oldu o ayrı ) köşe yazarı olmuş kadın.
    (billy, 17.12.2007 16:51)
  14. sürekli kürt sorunu, ermeni meselesi, türban yasağı gibi konuları ele aldığından artık haklı olarak yorulmuş, helin avşar gibi "geniş, kaygısız, tasasız, light" yaşamak isteyen kişiymiş kendisi. kendisinin dertleri ve tasalarını hep birlikte inceliyoruz;

    "biz daha trafikte saç baş yolalım, patronumuzu/ yanımızda çalışanları bir kaşık suda boğmamak için deriiin derin nefes alalım, onu bunu idare etmekten çat diye çatlayalım, taksi şoförleriyle kapışalım, bitmek tükenmek bilmeyen ilişki imtihanlarından geçelim, kazıklanalım, dolandırılalım, taksitlerle boğuşalım, başarısızlıklarda kavrulalım falan filan..."

    hani zannedersiniz, kendisi 21. yüzyılda köle muamelesi gören grevdeki novamed işçisi, babasının ısrarla okula göndermediği kız çocuğu, töre kurşunuyla 22'sinde katledilen genç kız...

    helin avşar'ın light ruhuna sahip olmak isteyen işbu kişinin yazısının devamı "hediye nasıl seçilir" temalı. allah sabır versin. ama ona değil tabi ki. helin'e...

    http://www.sabah.com.tr/...
    (nvr ws a crnflk grl, 26.12.2007 15:36 ~ 27.12.2007 23:32)
  15. fena derecede itici,ukala ve kendini beğenmiş yazarımsı.dün akşam katıldığı gülben ergen'in sürpriz programında son derece itici ve yapmacık tavırlarıyla,özenti konuşmalarıyla kendinden daha da bezdirmiştir.nitekim evet ben bezdim artık ondan.hele bu aralar her programa katılması,tüm sanatçıların dostuyum havası sıcak yaz günlerinde baymaktadır.yaşadığı popüler aşklar haricinde taklit ayşe arman olmaktan öteye gidememektedir.hoş ayşe arman'ı da sevmem ya yine de taklitlerini belirtmek gerekir.
    (dream with the fishes, 25.06.2008 11:07)
  16. babası soyadından utanmış olmalı ki kullanmıyor. bu ise otobüs firması adı gibi olan soyadını kullanmaktan çekinmiyor. o ney lan öyle, özyılmazelmiş. başına hakiki de ekle istersen. hatta hazır bu soyisme sahiken otobüs firması kursun. ankara-istanbul-bodrum çalışır durur. ama dur, bu kadın entel. uçak firması kursun...
    (soyut, 25.06.2008 11:25)
  17. gerçekten de gülben erge ile sürpriz programında konuşma tarzı,aşırı samimiyetiyle kendinden soğutmuş hatta önceden de sevmeyenler için iğrendirmiştir.ama yinede kıyafetinin hakkını veriyordu ona bir lafım yok..
    (bkz: sezarın hakkı sezara)
    (cinoglan, 25.06.2008 11:34)
  18. eskiden tuğçe baran okurdum hemde deli gbi, sanki bana biraz ona benzemeye çalışıyormuş gibi geliyor. hayır nedir yani bu samimiyetsizlik anlayan beri gelsin, köşe yazılarında son cümle olarak yakında " ay şekerim bana da gel hem sana daha anlatacaklarım var "diyecek gibi geliyor ne diyelim efendim böyle babadan böyle kız

    not: güzel olduğunu kabul etmek gerek, gerçekten güzel ama keşke biraz da ablasına benzeseymiş.
    (kırmızıdenizyıldızı, 26.06.2008 17:25 ~ 30.06.2008 20:19)
  19. şarkı söylemek lazım 'da kendisine şuna buna sataşacaksın,polemik yaratacaksın dediklerini düşündüğüm kişi. kendini bilmeden milletin özel hayatına giriyor, polemik amaçlı olduğu bariz olan sorular soruyor, ondan sonra da 'gazeteciyim' diyor. çok möhim gazeteci, hatta bugün ergenekon kapsamında gözaltına bile alınabilirdi.
    (una furtiva lacrima, 01.07.2008 23:51)
  20. okan bayülgenin ünlü ettiği, yamuk konuşmasıyla tam bir tikidir kendileri. istediği şeye sonunda ulaşmış, magazin programlarının aranan elemanlarından biri olmuştur, hayırlı olsundur.
    (kedi vedder, 02.07.2008 15:48)
  21. medyanın gereksiz yere şişirdiği sözde gazeteci. okan bayülgenin kokusu üzerinden çıkınca büyük ihtimalle unutulacak olan çapkın neco nun kızı.
    (tonanozanan, 03.07.2008 00:06)
  22. kendisini ayşe armanla kıyaslayanları kesinlikle anlamıyorum ikisinide sevmem ama ayşe armanın yaptigi röportajların hakkını da vermek gerekiyor. büyük ayşe istediği kadar boş yazsa da tüm yazıları seks, sevgili, kızı, dubai gibi seyler üzerine olsa da adının bilinmesi onun başarısı ama bu kişinin bulunduğu nokta zamanında sözü geçen bir sevgilisinin ünlü bir babasinin ve hincal uluçun sonucu
    (sorunsal, 03.07.2008 07:02)
  23. bir gazeteci olarak kendinize ne sorardınız? sorusuna asagidaki cevabi vermis yazardır-insandır!!!

    - hep dışarıya mutlu gözüküyorsun, güler yüzlü, çok eğlenceli bir hayatı olan, popüler erkeklerle çıkan, gezen, tozan, köşe yazan bir kız olarak gözüküyorsun. hayatla dalga geçiyorsun. sen hiç üzülmez misin? gerçekten mutlu musun, acı çekiyor musun?
    (kendine cevabı ise birkaç damla göz yaşı oldu...)
    (poppy, 09.07.2008 23:53 ~ 10.07.2008 16:03)
  24. son zamanlarda ekranlarda sıkça karşımıza çıkan şımarık bir tip. ne zaman görsem saçı da hep aynı şekil sağ omzunun üzerinden aşşağıya salınmış kafasıda biraz sola eğik duruyor
    (screwy, 10.08.2008 18:00)
  25. "kafa çalışması bakımından bulunduğun yeri ciddi ciddi haketmiyorsun ayşe. şark kurnazlığıyla laflar salvoluyorsun. program öncesi konu başlıkları için tamlamalar ezberlediğini o kadar belli ediyorsun ki. annene milyonlar önünde zavallısın bakışı yapman da ayrıca irite edici."
    (anfinindistortiondugmesi, 16.08.2008 21:33 ~ 21:33)
 sayfa  / 2