şu popülaritesi tavan yapmış insanların, bir anda göze güzel görünme merakı veya göze güzel görünmeye çalışan kişiler hakkında yaptığı yorumlar yok mu?
ben ayşe arman'ın bir tane yazısını okumadım. tamer karadağlı'nın da oturup bir tane dizisini
*, filmini izlemiş değilim. bu yüzden benim için ikisi de aynı mesafede ilgi odağım oldular. şu konuşmaya bir göz attım. ben ayşe arman'ı hep böyle gudik jöleli saçıyla, facebook misali fotoğrafları ile tanıdım. geçen bir yazısına denk geldim. baksan yazıda 15 cümle yok ama hepsi paragraf gibi atlanarak yazılmış. yani böyle bir gazetecinin de ne kadar fikir verebileceğini, fikrini savunabileceğini düşünürken ancak ve ancak görselliğe önem vererek yapar diye düşündüm. o yüzden memesi, götü gibi oval yerlerin bir gazetecide ne kadar söz konusu olursa, sanırım bu ancak ayşe arman’da olurdu.
tamer karadağlı güzel bir noktaya değinmiş aslına bakarsanız. fikir beyanında bulunan, gazetecilik yapan bir kişinin medyada magazincilere konu olan mankenler gibi zırt pırt bir güzellik sevdası içerisinde dolanması garip değil mi?
bu yüzden ne kadar üslubu yanlış da olsa, hak vermemek elde değil tamer karadağlı’ya, ki kendisi zamanında karısını aldatan biri olarak ne kadar hakkı var böyle konuşmaya bilmiyorum.
aman bana ne ya. haz etmediğim iki kişi böyle dalaşsın dursun. o ona televizyondan, o da ona gazetelerden her satırı bir paragraf olarak kullanarak döşesin kalemini gitsin. belinize… aman “bileğinize” kuvvet.