sevilmez, gıcık olunur, ama yine de yazıları ve özellikle röportajları okunası bir insandır kendisi. sevmememin sebebi de kıskanmam mı, samimiyetsiz bulmam mı hala karar verebilmiş değilim.
emin çölaşanın zaman zaman kendisine olan gıcıklığını üstü kapalı bir şekilde belirttiği yazar şahıs. ayda en az bi defa köşesini pek kıymetli hayranları tarafından gönderilmiş yüce kişiliğin ve boş yazılarını öven e-maillere ayırarak ne kadar sevildiğini ispatlama hevesindedir. kesinlikle okunası değildir.
son model 'ben çok marjinalim bakınız orkidi kullanırken bile şöyle şöyle naneler diziyorum' duruşuyla beni benden almış bir insandır.her yaptığı şeyi afişe etmenin günümüz popüler kültüründe fazlasıyla ilgi çektiğini keşfettiği günden bu yana çok doğalım adı altında olanca saçmalığı yapmış yazmış çizmiş üstelikte bunu okuyan kadınlarında 'aaaa dur ne kadar özgür bir kadın bende özgür olucam artık' diyerek aynını yaptığını gördükçe azdıkça azmış işi giydiği şeylerden sevgilisiyle ilgili ayrıntıları anlatmaya kadar vardırmıştır.güzel müzelde değildir sadece her kadın kadar dişiliğini kullanmayı bilen bir kadındır.bir de köşe yazılarında onun bunun piştisini yapmak için ilanlarda verince deymeyin artık keyfine..
hakkında bir türlü karar veremediğim hürriyet yazarı. çok zeki değil, ama öyle gibi davranabiliyor. dünyanın en rahat insanı edasıyla yazılar döşeniyor, ama toplum içinde kafasını yerden kaldırmayan, sürekli tırnak yiyen, utangaç hallere bürünüyor. "bakın ben ne kadar doğalım di mi" diye inim inim inlemesi sinir bozucu, ama farklı olduğu ve hakkında çok insanın olumlu-olumsuz bir fikre sahip bulunduğu da kesin. şanslı azınlığa mensup oluşu ve bunu belli etmekten geri kalmaması kıskançlık nedeni olabilir, evet.
hayatının her anını 'canım okurlarım evet nefes aldım' şeklinde köşe yazılarında anlatan,bazen kızsam da okumadan edemediğim *,son bombası ise hamileliği ve bir kız bebek bekliyor olması olan hürriyet yazarı
son zamanlarda hamile kalıp, çocuk beklemek ve kadındaki değişim üzerine geyikler yaptığı için antipati duyduğum kişilik. haftasonu eklerindeki çoğu kadın yazardan farklı olmadığını kanıtlamıştır böylelikle. suya sabuna dokunmayan yazılarını okutmayı başaran bir insan olduğu için, bir açıdan takdir edilesi bir kadındır. ama sansasyonel olma uğruna, ayaklar altına düşmüş bir yazardır, o ayrı.
yatak odası maceralarını yazdığı yazıları ve özelliklede altın günü sohbetlerine benzerliğiyle büyüleyen söyleşileriyle insanı dumurdan dumura koşturan bu bayan gazeteci olduğunu iddia etmektedir kendisine kızmak kendisi kadar yersizdir bu sebeple kızmıyor acil şifalar diliyorum.
yazıları ne kadar gereksiz gibi gözükse de o'na da ihtiyaç olduğunu düşünüyorum ve hatta sayesinde farklı şekilde olaylara bakabiliyor insan. gerçi değer yargılarımız baya bir farklı ama olsun o da bir beyin, arada bir kulak vermek gerek.
ülkenin anası ağlarken, dünya yeni bir dünya savaşına hazırlanırken, memlekette bin tane sıkıntı, problem varken seçtiği konularla öeggh... deyip sayfayı yırtarcasına çevirmemize vesile olan kadın!!! yazarımız...
sözlükte amsikgöt girileri girmek her neyse gazetelerde de ayşe arman yazıları yazmak da bunun gibi bir şey işte...
tabii ki am sik göt girileri girmek kötü bir şey değil, demiyorum ki bir gazete yazarı problem yokken problem yaratsın, hep kötü olaylardan bahsetsin, felaket tellallığı yapsın lakin milletin gülecek hali kalmamışsa sadece mevzu bahis konulardan yazıp üstüne ahkam kesmek daha başka nasıl betimlenebilir bilemiyorum, havsalam o kadarına vakıf değil ne yazık ki...
bugünkü yazısının başlığı "ben salağın tekiyim" olan yazar. tamam insanın kendini bilmesi çok güzel bir meziyet ama işin ilginci, dünyada ve türkiye'de her gün önemli olaylar olmasına rağmen, bu hanım kızımız sağ üst manşette kendine bu salak saçma haberle yer bulabilmektedir..
beyazcamda arz ı endam eylemeye başlamış köşe yazan/hayatını anlatan kişi. eh orda da adından sözettirecek ( bakınız klavyeye sarılan helena) o şimdi asker diyen hatun kişiyle polemiğe girmiş hemen. neymiş poposundan başka gündeme geleceği birşey yok muymuş tuğba ekinci'nin? yok ayşe ciğim senin gibi bire köşesi olsa ordan yatak çarşaflarını, hamileyken giydiği gstringleri anlatacak o da ama yok işte ne yapsın! neyse ki tuba ekinci gazete okumuyor da ( hülya avşar la ünlü oldunuz siz de demesinden çıkardım bu sonucu) ayşe arman polemiği aldı. yoksaaa yandı gülüm keten helva olacaktı. ancak burda yine de zeki kadın diyebilirim ayşe arman için. zira, tuba ekinci nin gazete okumayacağına kanaat getirip vuruşunu yapmıştır.
ha bir de kocası çocuk istemiyormuş artık; bize ne bundan? değil ama ayşe arman sevildiğini de gözümüze sokmak için bu bilgiyi verip sebebini açıklamış; her çocuk bir parçası olsa da omer dormen in onu alıyormuş ondan.
vallaha bugüne kadar şikayet ederken övünen çok insan çok klişe gördüm ama buna şapka çıkardım ben. diyecek birşey yok. nerden buluyorsa ayşe arman bunları, pehhh diyorum
kocası ile yaşadıklarını köşesine taşıyan ve bunu gazetecilik sanan kişi. buzda dansta gördümde geçen gün ben haftada 3 gün köşe yazıyorum şunu yapıoyrum bunu yapıyorum diyordu; düşündüm bu kadar dillendirmeye değer ne yazmış olabilirdi ki?
benim bildiğim paragraflar(dilbilgisi kurallarına göre),bir sürü şeyin anlatıldığı,teması kendi içinde bir ve bağımsız olması gereken şeylerdir. tek cümlelik ya da tek kelimelik paragraf ya anlatımı kuvvetlendirmek için koyulur(çok çok iyi bir kelime seçilir,tüm paragrafı anlatırdır o kelime) ya da bitirme paragrafı olur. "yok ya!" diye paragraf olmaz,çünkü bu bir soruya cevap olabilir. en azından öss'de öyle öğrendik. demek ki adam (!) olmak için öss kazanmak gerekmiyormuş. neyse,bunlar zaten türk gazetecilerinde alışık olduğumuz şeyler.
şimdi,işaretlere dönelim.
"büyük insanlar gibi" tümcelerinin yanındaki işaretleri açıklamayacağım. yazının sonunda anlarsınız herhalde. bu kadar yazarın dediğini tekrarlamayacağım.
anlamıyorum,köşe yazarı aydın olmalıdır. aydın,anlaması ve kelime seçimi normal insanlardan daha farklı,belki üstün olmalıdır. bu vajina monologu yazarımız "türkiye bu olayı çok konuştu,birşey yazayım da başkalarından farkım olsun" demiş herhald. ama kullandığı kelimeler herkesin kullandığı,en aptal hürriyet yorumunda bile daha fazla zeka pırıltısı görülen kelimeler. hadi onu geçtim,bir köşe (!) yazarı böyle bir konu hakkında "filan" oluyor. "filan" diyor. ve de altında halen büyük insanlar gibi olduğundan bahsediyor. daha sonra da sadece bir türk kadın yazarın yapacağı şeyi,hrant dink'in ayakları üzerinden çocukluk edebiyatı yapıyor. buraya ya da ekşi sözlüğe baksa daha iyi edebiyat yapabilirdi.
diğer işaretleri yorumlamayı artık size bırakıyorum. orhan pamuk hakkında bir daha birşey yazmayacağız emi? oldu canım. hürriyet idi bu gazete değil mi? hmm...