|
|
- üretimde, hizmette yabancılaşmayı* ve işyerindeki verim düşüklüğünün etkisini azaltmak, çalışanları motive etmek için ortaya atılmış, kanımca daa çok tutmasını başarılı olmasına borçlu parlak fikir.
"ben mcdonalds'da gördüm bu uygulamayı hepsi şerefsiz", "hamburger ve emperyalist işbirlikçileri ayrıca fok katliamı", "hem abd'de varsa çok pistir, böyle böyle işçi emeği sömürülüyor", "bir maaş ikramiye uğruna ya rab ne güneşler batıyor" şeklinde düşünüp rahatladıysanız okumaya devam ediniz, yok hala bir bardak suda elinizde tuttuğunuz marlboro ile devrim yapma tribindeyseniz sol çerçeveden başka bir giriye yönelebilirsiniz. (ki o çerçeve o yüzden solda, sağda değil)
ayın elemanı uygulaması, benim denk geldiğim kadarıyla iki yöntemle belirlenir.
ilki kişinin müesseseye kaznadırdığı para, kişinin sorumluluğundaki alanın işlem hacmi gibi maddi değerlerdir. diğeri ise müşteri memnuniyetini belirten küçük anketler, dilek/şikayet notlarıdır.
ayın elemanı uygulaması fast food restoranlardan, cafelere, sinemalara ve ilaç dağıtım firmalarına kadar birçok yere girmiştir. bazılarını tenzih ederek belirtmek gerek ki bu işlerin çoğu ömür boyu değil kısa dönem çalışılan işlerdir ve dolayısıyla zaten harcanan emek için ödenen parayı sendika masalarına konu etmezsiniz. ayın elemanı uygulaması bir ya da iki maaş prim, belki avans, birkaç günlük tatil, yemek çeki vs. vs. çam sakızı çoban armağanı hediyeleri bünyeye kazandırır. kişi ister yapmacık ister samimi işini iyi yaptığı sürece müşteri memnun kalacaktır, müessese de bu dinamizmi korumak için bunu ister. en hayırlı uygulaması da bahsettiğim iki yöntemin ortasını tutturmaktır.
ayın elemanı uygulamasının bir diğer klişesi er ya da dişi kişinin fotoğrafını(tercihen üniformalı bir vesikalık) müessesenin görünür bir yerine asmak, ilan etmektir.
buraya kadar hadiseyi az çok tanıttık ki zaten çoğumuzca malumdur. sonda söylemek istediğim şudur ki kimi meclislerde bu tip uygulamalara b.k atıldığına şahit oldum. bu kinetik enerjisi yüksek b.kun fırlatıcıları ise ne ilginçtir ki hayatlarında kapı zilinin üzerindeki yazıyı süslü görünsün diye el yazısı ile yazan, beş altı çeşit fosforlu kalem kullanan ya da en azından sözlüğe girdiğinde şahsım sekmesine bakıp aha sözlük yazdıklarımı beğenmiş mi diyenlerdir. yine bir bardak suda -ki içinde devrim koparılmaya çok müsait bir akışkandır- emeğin ödüllendirilmesine dahi karşı çıkabilir bünyeler bir eksi oy için yaygara koparabilmektedir.
sözlüğün haftalık en iyi girileri dillendirmesi de ahanda bu uygulamadır işte ve idealdir, doğrudur, şevk vericidir. iyi seyirler dedirten.*
- her fırsatta ekip çalışmasının öneminden, ekip ruhundan söz eden yöneticilerin bu fikre tezat olan ve bireyin, bireysel başarının altını çizen yanlış politikasıdır. ayın elemanı olmak için birbirini ezen insanların, ekip ruhuna sahip olmalarını, takım çalışması gerçekleştirmelerini beklemek fazla iyimser olacaktır.
- (bkz: neil armstrong)
- (bkz: sünger bob)
- (bkz: man on the moon)
|