ufuk güldemir adındaki kendini "avcı" olarak adlandıran caninin yüzünden, penis kemiği için bile (kemiğin topuzu gümüşle kaplanarak içki karıştırıcısı olarak kullanılırmış!) avlandığını öğrendiğimiz hayvan
ayı
bugün hava güzel dedim ki hanıma
haydi kalk giyin de çıkalım biraz
bak cıvıl cıvıl kuşlar uçuyor
dalları basmış erikle kiraz
çoluk çocuk cümbür cemaat
piknik yapalım ne dersiniz ha?
ev halkı uçtu yihhu aslan baba sen çok yaşa
yolda düşündüm bizim çocuklar tanımıyorlar hayvanları
bir hayli garibime gitti doğrusu bir baba olarak verdim kararı
anında bir ters u dönüş doğru hayvanat bahçesine
biliyoruz ayıp oldu hakim bey ama zar zor girebildik içeriye
bak evladım buna ayı derler
ormandan inip şehre gelirler
ağır mağır hantaldır ama
armudun iyisini ayılar yerler
evet babacım ona ayı derler
ayılar bizleri çok severler
ağır mağır hantaldır ama
armudun iyisini ayılar yerler
seninde canın günün birinde
armudun iyisini yemek isterse
sakın ha aman manava gidip te
armutları tek tek elleme
adamın kafası bir atarsa
bayramlık ağzını bir açarsa
sana neler der biliyor musun
mahalle duyar rezil olursun
a de bakayım -a- bi de y de -y- şimdi bi de ı -ı-
oku bakayım ayı oku bakayım ayı
maksat çoluk çoçuk öğrensin hayatın çetin yollarını
kaptırmasınlar kimseye kafalarını ve kollarını
hani baba olarak vazifemiz tabi uyandırıp ikaz etmek
uzunlar yanmıyor hakim bey kısa yoldan anlatmak gerek
hayvan sevgisi tabiki lazım ama herşey karşılıklı
ben seni seveyim sende beni say ki bozulmasın ağzımızın tadı
armudun iyisini zaten o yer bir eli yağda ötekisi balda
buramıza geldi artık hakim bey takdir sizden birazda ite kaka
a de bakayım -a- bi de y de -y- şimdi bi de ı -ı-
oku bakayım ayı oku bakayım ayı
temelde üç cins ayı vardır.bugün bu türün sadece 2 si hayattadır.bunlardan biri bugün sadece kuzey kutup bölgesinde yaşayan kutup ayısıdır.yaşayan en büyük etobur canlı türüdür,bu tür sadece etle beslenir..diğer tür kalan bütün ayı cinslerini kapsar. türler genelde renklerine göre ad alırlar.kara ayı, boz ayı gibi..ayılar afrikave okyanusya dışıda hemen hemen her yerde yaşarlar.. ayılar tam bir hep oburdur,hatta sonbahar dışında nadiren avlanırlar..ama koca pençeler ve kırkın üzerinde dişlerle avlanmadada çok başarılıdırlar..hantal görünüşlerine rağmen oldukça çevik ve hızlı koşan hayvanlardır.koşarak bi geyiği yakalayabilirler.olağan üstü bi zekaya sahiptirler.bilindiği gibi kış uykusuna yatarlar..ve doğumlar bu esnada gerçekleşir..yavrular tam gelişmeden doğarlar ve gelişimlerini inde anneyi emerek tamamlarlar.dişilerin sıradışı bi özelliği vardır: çifleştikleri zaman değil kendileri uygun oldukları zaman gebe kalırlar.yani özel bi rezerv gibi bi bölgede spermleri bikaç ay canlı tutarak saklarlar.
derler ki ormanda bunlardan biriyle karşılaşıldığı zaman yapılabilecek en iyi şey yere yatıp ölü taklidi yapmaktır. nedeni şu: ayı insandan hızlı koşar, ayı ağaca tırmanır, ayı gayet iyi yüzer, ayı tek kurşunla ölmez, ayı insanı döver ve ayı leş yemez... yalnız biraz da zeki bir hayvandır. ölü taklidini traştan yapanı da anlar...
insanlar büyükdükçe anlamı da değişir bu kelimenin. çocuktur aman ayıcım canım ayıcım diyerek yanında gezdirir. sevgi sözcüğüdür. aynı zamanda sevilir de ayılar küçükken.büyür ergen olur, ayı hayvanlık simgesi olur (öeh ayı). sonra daha da büyür yetişkin olur ayının anlamı biraz daha değişir, bir tiksinme küçük görme aşağılama sıfatı olur. artık sevilmez ayılar, tiksinilir korkulur. gerçi büyüse de hala ayıları seven bazı insanlar vardır. ama sevdikleri genelde büyüklerin dünyasındaki ayıdır. kıllı göbekli paralı
ormanların gerçek kralı olan iri hayvan. bize ormanlar kralı aslan diye hep yanlış öğretmişlerdir, aslında ormanların kralı ayıdır. kızgın veya yaralı bir ayı önünde hiçbir hayvan duramaz, aslan a göre çok daha iri ve güçlüdür. ağaca da çıkar, suda da yüzer, isterse insan da yer, her meziyet vardır bu hayvanatta.
ölü taklidi yapanların üzerine oturup emin olmaya çalışan bir hayvandır. neticede de taklit diye bir olay kalmaz, "made in taiwan" değil, "made in japan" olur.
grup vitamin'in bir eseri. bozuk doğulu aksanıyla bir hikaye anlatılıyor. hikaye az çok şöyle:
"ben gene bizim köyün yolundan gidiyordu. ulan ben bir de gene gördü. ben bir de baktı karşımda ayı. ne bir tene canım. bir tene iki tene eeü üç tenee dört bi beş ü dört yüz bin iki üç tene hepsi bir arada. ben öyle gene bir korktu öyle gene bir korktu. ben bir de baktı gene ben bayıldı. ayın benim kafamdan baktı öyle bir baktı ben ayıldı. ben hemen evine koştu. öyle bir koşt öyle bir koştu. annem bana kapını açtı. dedi oğlum ne koştun sen? ben de dedi anne bizim evinde şimdi çok galabalık mı? misafirlerini geliyor çünkü onlar bizim tanıdık mı? evet bitti."
r'leri telaffuzda zorluk çekenler için aslında "arı."
küçükken "eve ayı giymiş!" diyerek aile bireylerine ilginç anlar yaşatmamış r özürlü var mıdır bilmiyorum, birkaç kişiden daha duydum çünkü aynı hikayeyi.
her iki yaratığın da bala karşı zaafı vardır, ama bu isimleri arasında etimolojik bir ortaklık olduğu anlamına gelmez.
hem artık r'leri söyleyebiliyorum, ne arılarla ne de ayılayla hiçbir pyoblemim yok. efendim?
''ormanda yere bir iğne düşse geyik duyar, kartal görür, ayı kokusunu alır'' şeklindeki kızılderili sözündeki koku olayının öznesi olan ülkemiz ormanlarında rastlanabilecek en tehlikeli hayvan. ayrıca insanlardan 1000 kat daha iyi koku alabilen hayvanlardır. ( belgeselin yalancısıyım ve 1000 kat daha iyi koku almak nedir, neye tekabül eder fikrim yok )
hız, ağaca tırmanma, cüsse, güç vs. gibi birçok yönden insandan çok daha üstün olan bu hayvan ülkemiz ormanlarında da bulunduğu için doğa yürüyüşü yapanların, izcilerin, kampçılıkla uğraşanların ormanda temkinli olmaları gerekir. ayı bulundurma riski taşıyan ormanda gündüz yürürken bir miktar gürültülü yürümek gerekir. çünkü ters rüzgar gibi faktörlerden dolayı kokunuzu alamayan ayı ile aniden karşılaşmak hoş olmaz.
ormanda genelde hayvanlar aşırı aç değillerse yahut yavrularına karşı bir tehlike oluşturmamışsanız sizden uzak dururlar. ancak ola ki ormanda bir ayı ile karşılaştınız sorun o zaman başlar. ayı eğer direk size saldırmıyorsa sakin kalmaya çalışıp ani hareketler yapmadan, varsa üstünüzde ilgisini çekecek nesneleri (yiyecek maddeleri daha makbuldur) yere bırakarak geri çekilmek mantıklı olur.
yalnız ayı saldırmaya niyetli ise ayı saldırmaya başlamadan yapılcak şey sopa, mont gibi şeylerle ondan daha büyük görünmeye çalışıp olabildiğince ses çıkarmaktır. ayı saldırdığı anda ise yapılacak şey yere yüzüstü yatıp ellerinizle kafanızı ve ensenizi korumaya çalışmak ya da ayıya sopa gibi birşeyin yardımıyla gürültü çıkararak sertçe vurmaktır. bu son paragrafta yazılan riskli hareketler farklı platformlarda okuduğum çelişkili tavsiyelerdir. yani ayı saldırdığında ölü gibi yatmak mı yoksa olağanca sertlikte karşılık vermek mi ? benim yapacağım davranış ise o esnada altıma edeceğimden, benden 1000 kat daha iyi koku alan hayvanın acı içinde ortamı terketmesini beklemek olacaktır.
ayrıca kendisi 'hayvan' kelimesinin karşılığını en güzel veren hayvandır kanaatimce.