konserlere kırmızı taytla çıkan * bir ara en kötü vokal seçilmiş olan guns n roses voklisti. sürekli detone olduğu idda edilse de orjinal sesiyle gönüllerde taht edinmiş zat
saçıyla, sesiyle, giyimiyle farklı bir tarzı olan gnr vokalisti. bazı şarkılarında sesine hayran olduğum, bazılarında ise sinir bozucu bulduğum, ne olursa olsun süper bir vokalist olan sarı kafalı adam.
"i'm late to everything. i've always wanted to have it written in my will that when i die, the coffin shows up a half hour late and says on the side, like in gold, 'sorry i'm late'." konserlere geç çıkmasıyla ilgili sorulan bir soruya verdiği cevap
şu ana gelmiş en mükemmel seslerden biri. ayrıca november rain in piyano kısmını yazmıştır. onu geçen biri çıkana kadar alanında bana göre en iyi vokaldir.
eskiden tığ gibi olan, şimdiyse dubaya dönmüş haliyle sevenlerine hayal kırıklığı yaşatan solist. son fotolarına baktıkça insanın 'hey gidi axl rose, 90larda neydin 2000lerde ne oldun' diyesi geliyor. bir de eskiden atletizm yapmıştı yanılmıyorsam, bacak kaslarına vs. hatunlar hastaydı o zamanlar..
gnr nin gnr olduğu dönemlerde rolling stones la karşılaştırırlardı eskiden haliyle axl, mick jagger la slash de keith babayla hani onlar 70 lerin kötü çocukları bunlarda şimdinin kötü çocukları diye ( 90 lar tabii bu dediğim) bon jovi özellikle uyuz olur bu arkadaşa "kardeşim ben müzik yapmaya devam ediyorum bu herif oturduğu yerde daha fazla prim yapıyo benden "diye. ama o axl dır işte her yaptığı olaydı var ya .. hastaydık hastasıyız
(bkz: bu böyle gider)
dolabımı her açtığımda bana gülümseyen güzeller güzeli adam. (evet kabul edelim ki adam güzel)
geçen yıllar sesinden götürdüklerini vücuduna yağ olarak eklediği için doğal olarak 80ler sonu, 90lar başındaki görünümünden çok uzaktadır, ama 44 yaşındaki bir adam için fena değildir hala.
çok fena detone olmaktadır, artık.. ama ama amaaa, albumleri dinlediğimizde hala gaza geliyor muyuz, geliyoruz, öyleysee... i'm ready to crash and burn, i never learn, diyoruz..evet evet..axl rose yaa..
kızıl-sarı saçlı tanrısal bir adam. doğal distortion' a sahip sesiyle insanı can evinden vurur, bu adamınki kadar özel bir ses az bulunur,hatta daha bulunmamıştır. gnr dağıldıktan sonra hafiften(belki de pek hafif değildir) bunalıma girip kilo neyim almıştır ama onları da vermiştir daha sonra,tabi hepsini değil. geçen yaz istanbul konserinde gördük ki artık onda tayt giyip welcome to the jungleeşliğinde yılan dansı yapacak hal kalmamış ,çünkü artık çok çok çok daha asil bir duruş kazanmıştır.rockstar tanımının en iyi örneklerinden biridir. canlı performanslarda ilk çıktığı günden beri detonedir; ama axl'ın sahne duruşu ve müzik yeteneği düşünüldüğünde bu detonelik sadece küçük minicik bi ayrıntıdır. tapılası,sevilesi ve de hasta olunası bir abimizdir. kuruçeşmedeki konser sonrasındaki 4 gün boyunca sesimin çıkmamasının, boynumun ve belimin tutuk olmasının nedenidir. bşr daha gel gene kırarım boynumu belimi senin uğruna.
gereksiz derecede mükemmel bir görüntüye ve sese sahip olan yaratık.
gerçek anlamda bir rockstardır.birinin mükemmel olduğu düşüncesi varsa etrafta, acilen axl düşünülerek bu düşünce kafadan uzaklaştırılır, daima daha fazlasının var olduğu anlaşılır.
gelmiş en gecmiş en güzel yüze sahiptir.
ve tüm bu özellikleri arka planda bırakacak kadar yeteneklidir. daha ne olsundur.
tabi bir de jim morrison olmak var onu karıştırmıyorum efenim. daha ne olsundurun cevabıydı bu..
edit: allahım ne kötü şeymiş teenager olmak, büyüdüm sanırım artık. çok mutluyum. tipe bak lan birinin mükemmel olduğu düşüncesi varsa axl düşünülürmüş, o düşünce gidermiş. axl dediğimiz adam hayvanın önde gideni. öyle işte sözlük.
geleneği bozmayayım, bir de michael jackson olmak var.
guns and roses'ın kurucularından, vokalisti, piyanisti, gitaristi, aslında çok şeyi olan rock tarihinin sıradışı, bandanalı, taytlı ilahlarından.
axl rose, (1962 - ...), william rose, sharon linther
asıl adı william bruce rose jr'dır. amerika birleşik devletleri'nin indiana eyaletinin lafayette şehrinde dünyaya gelmiştir.annesi axl daha henüz iki yaşındayken kocası tarafından terkedilmiştir ve sorunlu bir çocukluk dönemi geçirmiştir.hatta öz babası tarafından cinsel tacize maruz kaldığı dile getirilir.annesi ikinci evliliğini yapınca axl'ın adını william bailey olarak değiştirmiştir.
çok küçük yaşlarda müziğe olan yeteneği belli eden axl piyano çalmayı daha çocuk yaşta öğrenmiştir.oldukça dindar bir çevrede ve ailede büyüyen axl pazar okuluna devam etmiş, kilise korosunda şarkı söylemiştir.
1982 yılında ailesiyle birlikte los angeles'a taşınmıştır.1985 yılında guns and roses grubunu kuran axl dünya çapında 100 milyonlarca satmış yedi albüme imza atmıştır. dünyada binlerce kişinin bir dönem(ve hala daha) yaşam tarzıyla olmasa da sahnedeki haraketleriyle, piyanonun üstündeki kısa marlboro sigarası ve zipposuyla, müzikalitesiyle, saçlarıyla, kılık kıyafetiyle idolü olmuş, rock tarihinin gelmiş geçmiş en önemli ikonlarından biridir.
çıktığı dik notalarla kendine has vokaliyle kontrollü sesiyle iyi bir vokal olduğunu kabul eder fakat ne zaman sesini duysam böyle içimi gıcık bir his kapladığını da belirtmek isterim. iyi bir vokal ve bir fenomen olduğunu kabul edip kendisine her zaman saygı duyarım o da ayrı tabi.
gençliğimin en sevmediğim rock yıldızı. hep kendisinin gay olup olmadığını düşünmüşümdür.
bazı insanlar vardır, çılgınlık ruhlarından gelir ve bu onlara o kadar yakışır ki, tekdüzelik bu insanlarda acayip kalır. bazı insanlar vardır ki, ne kadar çılgınlaşmaya çalışırsa çalışsınlar komik olurlar. axl rose'de böyle bir tip nazarımda, farklı olmaya çalışan aynılardan sanki.