1951 hint yapımı siyah beyaz efsane film. türkçe dublajlı versiyonu yaklaşık 2.5 saat sürer ki dublajı müthiş başarılıdır, özellikle karakterlere verilen türkçe isimler takdire şayan olup konu ve müzikler insanı derinden etkiler.
türkiye de çok iyi seyirci kitlesi bulmuş müzikal film. avarenin türkçe de karşılığı hırsızdır. filmdeki unutulmayan şarkı ise avare hoon yani ben hırsızım adlı şarkıdır.
orjinal adı awaara olan türkiye'de avare diye bilinen hint filmi. bu filmden etkilenen türk sineması 1964 yılında avare adında başrollerini sadri alışık, ajda pekkan ve kenan pars'ın oynadığı benzer bir film çekmiştir.
dublajı tiyatral bir dublaj olup devrin en ünlü dublaj sanatçıları ferdi tayfur, adalet cimcöz ekibi tarafından seslendirilmiştir. adalet cimcöz bu filmde aşmış, belki orjinalinden daha güzel bir dublaj ortaya koymuştur.
mavi boncuk filminde bir sahne vardır avare filmiyle ilgili. orada avare afişinin önünde durur münir özkul ve filmin türkiye'de 6 ay oynadığını, çoluk çocuğu sattığı karaborsa avare biletleriyle büyüttüğünü söyler, çok içli sahnedir.
türk sineması için bir dönüm noktası olmuş, bu filmin ülkemize gelmesiyle yeşilçam doğmuş, arabesk müzik de bu filmden sonra kültürümüze girmiştir. üzerinde sosyoloji doktorası yapılması elzemdir.
türk sinemasında sadri alışık tarafından çekilmiş bir versiyonu da vardır, esas kızı ajda pekkan oynar (ki hiç gitmemiştir). bir versiyonunu da izzet altınmeşe çekmiş.
yapım tarihine bakıyorum 1951. bizdeki sezerciklerden yumurcaklardan nerdeyse 30 yıl öncesi. raj kapoor'un çocukluk sahnelerinde yaptığı artistlikler yok ben çalışacağım okula gitmeyeceğim serseri olacağım gibi melodramik harketleri ülkemize bulaşmış sonradan küçük emrahların doğmasına vesile olmuştur.film sadece bir cümle üzerine şekillenmiş ''efendinin oğlu efendi; hırsızın oğlu hırsız olur'' bu cümleyi kanıtlamaya çalışan ve bunu bu kadar basit bir şekilde yapan acı timsali bir filmdir.lakin bununla da kalmayıp günümüzdeki ediz hun-hülya çokyiğit aşklarınıda etkilemiştir. tepeden tırnağa kadar duygu sömürüsü kokan böyle bir filmi ben ancak sikerim sonra çöpe atarım. belkide bu konuda bütün filmlerin bileşkesi niteliğinde bir kült statüsüne koyabiliriz ne var ki film hayal kırıklığından öteye gitmemiş.
işte olm buda acımasız film eleştirmencisi bakışı. filmi sikiyim.
birileri "katranı kaynatsan olur mu şeker cinsine tükürdüğüm (tükürmek istemezseniz farklı seçenekler de var)cinsine çeker" sözünü bir filmle anlat deseydi örnek verilebilecek yegane film olurdu awaara. bir zamanlar trt'nin kurban bayramlarında özellikle verdiği bir filmdir ayrıca. kurban, hindistan, film, inek ince bir gönderme vardı da biz mi anlamazdık acaba?
biliyorum dünya üzerinde hiç kimse bir söze örnek olacak bir film istemez ama işte tanım derdi neler yaptırıyor insana.