atatürk ün gençliğe hitabesi 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. (bkz. gençliğin atatürk'e cevabı)
    (philos, 16.05.2004 17:07)


  2. yüce önder atatürk'ün taa o zamanlardan başımıza gelecek olan musibetleri görüp biz türk gençlerini uyardığı hitabe
    (bilge tonyukuk, 16.05.2004 17:10)
  3. 'muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur' gibi vurucu bi cümleye sahip olan ama çoğunun ne kadar şanslı olduğunun farkında olmadığı gençliğe seslenen hitabe..
    (bınar, 16.05.2004 22:20)
  4. vatan tehlikeye düştüğünde okuyup yapmamız gerekenleri görebileceğimiz, atatürk'ün yolumuzu aydınlatan seslenişi.
    (selenge, 07.11.2004 15:48 ~ 11.10.2006 04:52)
  5. sözlükte barınan fethullah gülen tarikatının üyelerinin okuyup duvarlarına asmaları gereken , her okuduklarında da bugüne kadar ne kadar yanlış bir şey yaptıklarını anlamalarını sağlıyacak olan miras.
    (bkz: seri eksilenecek giri)
    (kaplumbaa, 09.01.2005 01:23)
  6. (bkz: ileriyi görebilmek)
    (neverland, 06.02.2005 21:35)
  7. her fırsat bulunduğunda okunası metin.. her okuduğunuzda sizi alıp bambaşka diyarlara götürecektir.. kemalist devrim bizden neler beklemektedir biz neler yapıyoruz sorusunu, insanın kendi kendine sormasını sağlıyor sıkça..
    (napoleon, 18.03.2005 17:16)
  8. ulu önderimiz, atatürk, türk gençliğinden bu tarihi söyleminde, onlara emanet bıraktığı türkiye cumhuriyetini ve türk bağımsızlığını her ne pahasına olursa olsun korumasını ve savunmasını istiyor..

    aslında herkes bu söyleme 20-25 satırdan oluşan, öylesine bir yazı gözü ile bakarsa, yüzeysel bir şekilde okursa, eminim ki birşeyler anlayacaktır..ama bence ulu önderimizin hissettirmek istedikleri; temel olarak söylediklerinin arkasında yatıyor..onu anlamak ve onun izinde gitmek farklı şeylerdir..şuan aklı başında olan her türk genci onun burda anlatmak istediklerini okuyunca anlar, ama iş izinde yürümeye gelince, istediklerini yapmaya gelince; günümüzde bundan pek söz edemiyoruz..

    söyleve geri dönecek olursak şayet; atatürk hitabesinde bu vatanın başına neler geldiğini, ne hallere düştüğünü, düştüğü bu güç hallerden nasıl kurtulduğunu, yeniden dirildiğini ve bunların yanında ağırlıklı olarak gelecekte bizleri neler bekleyebileceği hakkında bahsetmiştir..işte tam bu noktada atatürk gençliğe seslenerek, vazgeçilmez isteğini tekrarlıyor..

    örnekler verip, durum karşısında hazırlıksız yakalanmamamız için gelecek görüşü ile yorumlanmış fikirlerini beyan ederek önceden uyarıyor..(hemen hemen, her verdiği örneği 80 yıllık türkiye cumhuriyeti tarihinde gördük gibi)

    mutlak bağımsızlık ve direniş gücümüzün yıldırılmamaması, çürütülmemesini ister atamız bizden..atatürk bu yola baş koymuş gizli veya açık düşmanlarımızın olabileceğini ve bu düşmanların neler yapabileceğini çarpıcı örnekler ile betimliyor..olanak ve koşullar her ne kadar olumsuz olsa da türk gençliğine güvenerekten, ödevini tekrar tekrar söylüyor..

    her zaman düşmanının dış dünyadan olmayacağını da belirtiyor..bu dış düşmanlara nazaran bu iç düşmanların da; hainlik, aymazlık ve sapkınlık yaparak, binbir güçlükle kurulmuş türkiye cumhuriyetine zarar verebileceğinden bahsediyor..hem de dikkatli olmaz isen; bunların senin bile farkında olmadan olabileceğini üstüne basa basa tekrarlıyor..

    ulusun bu kötü durum karşısında, tahmininden bile daha kötü bir halde, bitkin ve çaresiz olabileceğini söylüyor..yüce önderimiz; tüm bunları anlatırken, olabilecek her kötü şeyin sonuçlarını düşünerekten, bu tarz olaylara sebep vermeksizin türk gençliğinden ülkelerini savunmalarını istiyor..

    işte bu tarz zor durumlarda ise, bize gerekecek, türk gençliğinin hiçbir zaman unutmaması gerektiği, o çok anlamlı sözlerini haykırarak konuşmasını noktalıyor..

    "muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

    20 ekim 1927 - ankara
    (zeus, 18.03.2005 17:44)
  9. "...bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde
    bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir."

    atatürk hayata veda ettiğinden bu güne başımızdaki liderler atatürk'ün yukarıda sıraladığı her şeyi gerçekleştirdiler..ve daha da acısı,aynı liderler kişisel çıkarları için ülke gençliğinin "yeter artık" demelerine "gomünüst bunlar la asalım keselim" tepkileri vererek kimi çevreleri gaza getirmiş,kimi çevrelerin gazını almıştır.kendileri sayesinde ülke gençliği sağ-sol diye ikiye bölünmüştür.

    atatürk bu hitabeyi biz okuyup duygulanalım,kendisini rahmetle analım,ağlayalım inleyelim diye değil,okuyup yapacaklarımızı planlamamız için yaratmıştır.
    (close2death, 18.03.2005 17:52)
  10. her türk gencinin kanıksaması gereken başyapıt.
    (wonderwall, 23.03.2005 10:38)
  11. bir türk gencinin bilmesi gereken her şey burda yazılıdır. önderin bir nevi vasiyeti ve yahut emri şeklindedir. mustafa kemal, cumhuriyetin başına gelebilecek tüm kötülükleri görmüş ve cumhuriyetin tsk'dan sonraki bekçileri olan biz gençleri uyarmıştır. tabi biz ne kadar görebiliyoruz olayları, meydana gelen durumlar karşısında ne kadar objektif yaklaşıp yapmamız gerekenleri anlayabiliyor ve o mücadele anı geldiğinde kaçımız kendini öne atacak o tartışılır. her okuduğumda tüylerimi diken diken eden ve beni bi o kadar da korkutan bu eseri aklımıza yazmalı ve bu ülkede haber izlerken, gazete okurken, ders dinlerken, arkadaşlarla takılırken kısacası yaşarken bu bakış açısını korumalıyız.

    (bkz: paranoyağım ben)
    (bkz: çok korkuyorum)
    (bkz: amerika geliyor)
    (napoleon, 26.03.2005 22:02)
  12. şu dönemde iyice okunması ve anlamlar çıkarılması gereken hitabe.
    (neverwinter nights, 29.04.2005 15:44)
  13. kendi ülkesinin gündemini, dış ilişkilerini, yasalarını ve yasa değişikliklerini, kendi hak ve özgürlüklerinin neler olduğunu, her gün bu hak ve özgürlüklerden neleri kaybettiğini ve neleri kaybedebileceği durumlara doğru ilerlediğini umursamadan hayatını yaşayan genç insanların beynine beynine sokulası hitabe.
    yazılanların, hayal ürünü olmayıp, geleceği görmüş bir insan tarafından kaleme alındığının farkında olarak okunması, bugünü anlamaya yardımcı olabilir. bunun farkında olarak okunduğunda ise "oha lan!" , "yuh be hakkatten de!" diyebilen türk gencine ne mutlu. (türk: tc kimliği taşıyan herkes)
    (vishnu, 02.09.2005 09:36)
  14. "ey türk gençliği!

    birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

    mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel senin en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    ey türk istikbalinin evladı! işte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, türk istiklâl ve cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

    gazi mustafa kemal atatürk
    ankara, 20 ekim 1927
    (selenge, 11.04.2006 22:09 ~ 11.09.2007 16:55)
  15. "hababam sınıfıda olsak atatürk'ün gençliğe hitabesi'ni ezbere biliriz" repliğiyle gerekli yerlere ayar veren,serinin içinde en çok duygulanmamı sağlayan sahnenin özünü oluşturan, ulu önderin biz gençlere olan emri. üzerimize oynanan her oyundan sonra akla gelmesi gereken hitabe.
    (ice t, 29.01.2007 04:14)
  16. yapmış olduğu inkilaplarla yetişecek olan gençlerin , bu ülkenin geçmişini unutmadan geleceğe yüzünü dönerek yaşaması gerektiğini hatırlatan hitabesidir.
    (jassmine, 09.02.2007 11:26)
  17. "bir duvar süsü değil, erken uyarı sistemidir."
    (strateji, 07.03.2007 19:27 ~ 31.08.2007 21:04)
  18. kahinlik, dahilik, cömertlik ve doğruluk sonucu ortaya çıkan bir mirastır. yaptığımız işlerde kritik yaparken veya yapacağımız işleri planlarken ''acaba bu ülkeye yararı mı olur, yoksa zararı mı olur'' diye düşünmemiz gerektiğini, ve bunu gözümüzün önüne bu hitabeyi getirerek yapmamızın doğru olacağını düşünürken, herşeye rağmen, son 100 yıldır başımıza gelenlerin bu yazılanları ne kadar salladıkları ortadadır aslında. asıl üzücü olanda budur.

    bu hitabe hangi gençliğe yazılmıştır? atatürk ''dur şu hitabeyi 2000'li yıllardaki gençliğe yazayım, nasıl olsa onlardan öncekiler batıracaklar bu ülkeyi'' mi demiştir? tabiki de hayır. eline bu ülkeyi yüceltme fırsatı, ve bu ülkeyi yerin dibine batırma gücü geçen bütün lider güruhuna seslenmiştir aslında. ama ne kadar ekmek o kadar köfte misali, ne kadar vatan sevgisi, o kadar dikkate almaktır bu yazıyı ve o kadar ileriye taşımaktır ülkeyi. zor olan değildir bu. normal olandır. zor olan vatanı satıp, yazılan o kadar cümleyi, atatürkün bizlere kürsüde seslenirken sesinin kısılana kadar bağırmasını dikkate almadan, şehit olanların ruhlarını hiçe sayarak, elimizdeki en değerli nimetleri bile ayaklar altına almaktır. hangi insan topluluğu böyle bir eylemi bu kadar kolay başarabilmektedir? içi el verir mi insanın?

    hayır, tahmin ettiğiniz gibi kesinlikle başlığı kullanarak politik içerikli mesaj verme amacında değilim. sadece şahsiyetim şu zamanlarda atatürkün yazdığı şu bir sayfalık eserden bu acı dolu anlamları çıkarmakta ve göğsümü bir ağrı kaplamaktadır.
    (gestalt, 18.03.2007 18:11 ~ 19.03.2007 03:33)
  19. her daim hatırlanması gereken, inanılamayacak bir öngörüye sahip atatürkümüzün taaaaaa o zamanlardan yaptığı uyarıdır!
    (lillymarlin, 25.04.2007 00:47)
  20. "cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir."



    herkesin bildiği üzere zamanında silah ve ordularıyla ülkemizi işgal etmişti emperyalizm. şimdilerde ülkemize akp hükümeti ile birlikte girişi ölçüsüz artmış yabancı sermaye, borsanın yüzde 70'ini elinde bulundurmaktadır. günümüzde ülkemizi paralarıyla işgal ederek dolaylı olmayan yoldan piyasaya girip* türkiye'nin tüm zenginliğini kendi para sermayelerine katmaktadırlar. özellikle akdenizde yabancılara parsellenip parsellenip satılmış arsalar ve yabancılara çekilen peşkeşler de cabası. akp'nin izlemiş olduğu bu siyaset, kendi çıkarlarını emperyalistlerinkiyle kesiştirmiş, sonuç olarak ülkede işsizlik artmış, irtica sorunu gündeme oturmuş, ithalat almış başını yürümüş, yerli üretim sekteye uğramış, huzur kalmamıştır.
    (dolphins were monkeys, 05.05.2007 15:10)
  21. atatürkümüzün bilhassa şu sözleri onun ne kadar ileri görüşlü biri olduğunu alelade bir biçimde ortaya koymuştur. insan helal olsun deyip derin derin düşünmekten öteye gidemiyor.

    "bütün bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri sahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler."

    yorum yok...
    (pasteteux, 05.05.2007 20:43 ~ 20:44)
  22. bu metnin altında bin bir mistik anlam aramak bana fuzuli geliyor.

    metnin verildiği yer nutuk’un sonudur. nutuk’ta da anlatılan son dönem osmanlı, ilk dönem türkiye tarihini az çok okumuş olanlar bilecektir ki, gençliğe hitabede anlatılanlar birebir o dönem yaşanan talihsiz gelişmelerdir.

    atatürk’ün metinde kullandığı üsluba bakılırsa, “bu anlattıklarım kesinlikle gerçekleşecektir” değil, “biz böyle olaylar geçirdik, eğer olur da siz de geçirirseniz vazifeniz bu durumu bertaraf etmektir” denmek istendiği açıktır.

    ileri görüşlülük ayrı bir şeydir, metafizik bir kahinlik ayrı. “işte atatürk bilmişti bakın burada yazmış” demek ileri görüşlülük değil kâhinliğe işaret ediyor. nostradamus’tan değil atatürk’ten bahsediyoruz efendiler?
    (wondrous, 05.05.2007 21:00)
  23. her okuyuşumda, dinleyişimde mustafa kemal atatürk'e bir kere daha hayran kalmama sebep olan, onun ileri görüşlülüğünün (kahinlik değil) göstergelerinden biri. "istikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır." diyerek zaten o dönemde içerideki yobazların rahat durmayacaklarını, dış kuvvetlerinse amaçlarından vazgeçmeyeceklerini öngörmüştür ve bu öngörüleri de birebir gerçekleşmiştir.

    ermeniler olsun, kıbrıslı rumlar olsun, kürtler olsun hep ülkemizin bütünlüğü aleyhinde çalıştılar. (burada bir genelleme yapmıyorum, ermenilerin, kürtlerin ya da rumların hepsi kötüdür demiyorum, düşmanlık yapanlardan bahsediyorum) amerika da hep kendi çıkarları doğrultusunda bir sömürü aracı olarak gördüğü için yanaştı türkiye'ye. içeride ise laiklik, demokrasi düşmanları hep faal oldu, zaman zaman iktidar oldu, cumhuriyetin temel niteliklerini aşındırmak için çok çalıştılar ama hiçbiri amacına ulaşamadı ve ulaşamayacak. çünkü cumhuriyetin temel ilkelerinin ve ulusal bütünlüğün, ulusal egemenliğin korunması atatürk'ün türk gençliğine vasiyetidir.
    (big bang, 15.05.2007 16:53)
  24. atatürk'ün tehlikeyi bundan 80 yıl önce gördüğünün kanııtı. ne yazık ki hitabesini armağan ettiği türkiye'nin gençleri aldıklara emanete yeteri kadar sahip çıkamıyorlar
    (rafraf8, 08.06.2007 21:55)
  25. atatürk' ün gençliğe hitabesi sınıflarda asılı durur,kitapların ilk sayfalarında ve karnelerimizin ön yüzünde bulunur.küçükken bunu okur, fakat fazla anlamazdım.çünkü anlamını bilmediğim sözcükler vardı.ta ki liseyi bitirene kadar.hiçbir öğretmende açıklamasını yapmaz yada yapmak istemezdi.
    şimdi düşünüyorum,sayfanın birinde daha anlaşılır bir hali olamazmıydı.yoksa bilerek mi böyle yapılıyordu anlaşılmasın diye.ne bilir çocuk; müstevli,tevhit edebilirler, fakr-u zaruret ,dalalet kelimelerinin anlamlarını.
    (alpella, 03.08.2007 00:44 ~ 00:45)
 sayfa  / 2