|
|
- atatürk'ü insanlıktan çıkarıp ona peygamber vasfı yükleyerek inandırıcılığını kaybettirme hadisesi sorguladığında aydınlanacak soru. farklı zamanlarda farklı söylemeler farklı anlamlara hitap edebilir. dün söylenen bir şeyin bugün temsil ettiği değerler aynı olmayabilir.
ırkçılık: insanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti (tdk)
“beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. doğuşumdaki tek olağanüstülük türk olarak dünyaya gelmemdir. “
“türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. “
“bu memleket tarihte türktü, halde türktür ve ebediyen türk olarak yaşayacaktır. “
“türk milleti kahramanlıkta olduğu kadar, istidat ve liyakatte de bütün milletlerden üstündür. bu eser, türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık fikrinin ölmez âbidesidir. bu eseri meydana getiren bir milletin evlâdı, bir ordunun başkumandanı olduğumdan daima mesut ve bahtiyarım”
"dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan milletler arasında demokrat doğan yegâne millet türklerdir."
(atatürk'ün sözleri)
“türk'üz, bütün başlardan üstün olan başlarız;
tarihten önce vardık, tarihten sonra varız
"kahraman ırkıma bir gül"
(atamızı rahatsız etmeyen ifadeler)
bu cümleleri şu anda herhangi birinin ağzından duysanız ne yapardınız? ne derdiniz ona? sıfatı ne olurdu? sizin çizdiğiniz “ırkçılık” çerçevesin içinde bunlardan daha radikal sözler olabilir mi? "ben demokrat doğdum desem bana ne derdiniz, "ya da üstün bir yaratılışım olduğunu" iddia etsem?
önünüzde iki yol var. tıkandınız. üçüncüsü yok, boşuna çabalamayın. ya atatürk’ün “köylü milletin efendisidir” sözü gibi vakti zamanında mevcut şartlar dolayısıyla, -birleştirme, kaynaştırma, şevk verme, v.s, bazı şeylerin söylendiğine inanıp, onlara hadis muamelesi yapmayacaksınız. ya da her sözüne söylendiği dönem kadar anlam yüklemeyip, bugün de işlevselliğini sürdürdüğüne iddia ederek dozunda “ırkçılık” gibi kavramların gerekli olduğuna inanacaksınız. atamıza bu cümlelerle aynı şeyleri savunan insanlara seslendiğiniz gibi sesleneceksiniz.
ayrıca vecizelere, hele sözlere, anlam yüklemeyin, kaldı ki şunu kabul edelim, atatürk'ün akılda kalıp hayat felsefesi haline getilecek bir sözü yok. beckhet gibi churchill gibi bu alanda hünerli değil. olayı bu değil belki. bilemem. kasmayın.
ayrıca evet bizi kurtardı, evet yoktan var etti, evet en büyük o, şampiyon, her şeyin en iyisine layık, ama artık biraz tadı kaçmıyor mu bu işin? deftere yazı yazmalar, huzura çıkmalar, atamız dönse şunu yapardı demeler, offf ya bu nedir allah aşkına, ilkokul piyesi mi oynuyoruz. yaşasaydı en çok bu nefret ederdi böyle şeylerden dememi beklemeyin benden, bağlayıcı cümleler filan, ben kendimi savunma ihtiyacı hissetmem, ayrıca ne yapacağını bilemem ve ilgilenmem, hepimiz öleceğiz sonuçta.
- (bkz: ibrahim tatlıses in filozof olma ihtimali)
- (bkz: dünya türk olsun)
(bkz: güneş dil teorisi)
- dünya bu kadar küreselleşmeye can atan politikalar tarafından yönetiliyorken birilerinin sormasına pek de şaşılmayacak soru.milletini seven faşist oluverir hemen.artık faşist olmak o kadar kolay ki, mehteran dinlyerek , osmanlı imparatorluğundan bahsederek , türk milletinin başarılarından bahsederek ve bunlara sahip olmakla övünerek gerçekleşebiliyor.bir de imar bankası var dövize en çok faiz veren marka.
- birinci cumhuriyetçi jakobenlerin atatürkü karalama çalışmaları da dediği gerçek atatürkü anlama çalışmaları kapsamında sorulması gereken soru. olumlu cevap alınacaktır, uzun araştırmaların ardından.
not: kavga etmek için mesaj atacak olanlar milli eğitim ya da ttk baskısı olmayan kitaplardan alıntı yaparlarsa daha kale alınır oluyor. lise inklap tarihi kitabının bilimselliğine hala inanmak absürd kaçıyor da
- gereksiz sıfatlara takılmış söylemdir...
evet türk milleti büyük bir millettir. ve evet mustafa kemal o sözleri ümmetçi anlayışın yerine milletçi anlayışı yerleştirmek için söylemiştir, daha doğrusu türk milletinin büyüklüğünü öne çıkarmıştır. bunda yanlış bir şey yok. bu milletin ordusu tarihte en fazla meydan savaşı kazanan ordudur; fatih döneminde batıda ve doğuda dört devlete karşı savaşmış ve hepsini de yenmiştir. ayrıca o dönemde avrupa'nın çıkarıp çıkarabileceği en sağlam orduyu iki saatte yoketme gibi bir rekorumuz da var*.
bunların dışında 93 harbi'nde darmadağın olmuş, üstüne balkan savaşları'nda 400 yıldır yönettiğimiz toprakları birkaç ayda kaybetmiş, hepsinin üzerine birinci dünya savaşı'na girip çanakkale dışında her cephede kaybetmiş olmamıza rağmen halihazırda bağımsız ve dünyanın bilmemkaçıncı büyük ekonomisine sahip bir devletimiz var (şimdi türkiye cumhuriyeti'nin dışa karşı bağımsızlığını sorgulamayalım, demek istediğim, sınırlarımızı hala türk bayrağının altında nöbet tutan askerler koruyor).
atatürk'ün bu sözleri, söylendiği gibi bir çıkmaz değildir. fakat elbette bu *sözleri bir amacı gerçekleştirmek üzere söylemiştir...
sen ırkçısın, sen faşistsin sen busun o da şu gibi sıfatlandırmalarla, hatta karalamalarla nereye kadar gider bu, efendiler? tarihe objektif bakmak lazımdır...
- ''türk demek türkçe demektir, ne mutlu türküm diyene!'' sözü sayesinde cevabının hayır olduğunu düşündüğüm soru cümlesidir. böylece bence, atatürk'ün, içinde türk geçen cümlelerinde, türkçe konuşan, türkiyede aynı kültür içinde yaşayan, adı ister hrant ister yorgo ister mehmet olsun herkese hitap ettiği de anlaşılır.eğer ırkçı olsaydı ''ne mutlu türk olana'' derdi.
- her türlü işgale maruz bi ülkenin ve o topraklara bin yıla yakın hükmetmiş bir milletin kurtarıcısı olarak canını dişine takıp uğraşan, lider de olsa gazi olabilecek kadar olayın içinde olan, yeniden yeşerttiği ülkeye ve emanet ettiği millete yerinde öğütler veren, kendisini ön planda tutmak için hiçbir şey yapmamış, "yurtta sulh cihanda sulh" demiş, önüne konulan yunan bayrağına basmayacak kadar kinden ve nefretten kendini arındırmış, avrupa ve dünyanın bu ülke üzerindeki cahil bırakma ve sömürme emellerini zekası sayesinde farketmiş ve türklüğün utanılacak bir şey olmadığını insanımıza aşılamaya çalışmış büyük dehanın hakkında sorulabilecek en cahilce sorudur. başka bi açığını aramanızı, bu zorlama atışın da sayıya dönmemesi ile yeni bi hücum planı oluşturmanızı tavsiye ediyorum.
- ırkçılık nedir? milliyetçilik nedir? ulusalcılık nedir? cumhuriyetçilik nedir? toplum mimarisi nedir, ne değildir? bir toplum nasıl şekillendirilir yada daha kibar ifadesi yönlendirilir yada aydınlatılır? ve en önemlisi atatürk, türk ü nasıl tanımlamıştır?sorularının cevapları eşliğinde sorgulandığında aydınlanacak soru.
olaylar yada kişiler yaşadıkları devirle değerlendirilirler.
amaçları da dikkate alınır.
ümmet olma bilincinden millet olma bilincine, kul olmaktan vatandaş olma bilincine ulaştırma gayesiyle o günün medeni devletlerine kıyasla çok daha yumuşak veya alt tonlardan ulusal, üniter, merkeziyetçi devlet projesi çerçevesinde bir milliyetçilik coşkusu verilmiştir. doğrudur.
gerçi sonradan gelen özellikle sağ siyasi aktörlerimiz, bu sözleride baz alarak oturttukları politikalarını türk ün türk e propagandasına çevirmişlerdir ama o bambaşka bir meseledir.
cımbızla çeker gibi aralardan cümleler, kelimer, sözler çekersek, 15-20 yıl kamuoyunun yada tarihçilerin gözü önünde kalmış kişilere her siyasi fikri, düşünceyi yada felsefeyi yükleyebiliriz pek tabii ki.
sözlüğümüzün güzide yazarları bu işi başarıyla yapabilirler. misal kayser. zeki çocuk olduğunu düşünmekteyim. başkaları içinde bu çalışmayı büyük bir zevkle yapabilir.
- atatürk'ü tanrısallaştırmadan cevap verilmesi gereken sorudur. soruyu ortaya atan kişinin eleştirisi atatürk'ün askeri dehasına, kurtuluş savaşındaki kahramanlıklarına değil, atatürk'ün türk kimliğine dair sarfettiği sözlere yönelmiş durumdadır. atatürk'e peygamber muamelesi yapmayı bırakıp, hakkında yapılan haklı veya haksız eleştirilere alakasız fevri çıkışlarla cevap vermek yerine atatürk'ün sözlerini irdelemek daha akıllıcadır kanımca.
atatürk'ün sözlerine eleştirel bir pencereden bakmak için dahili ve harici düşmanların fonlarından yararlanmak gibi bir önkoşul yoktur ayrıca. yine bu insanların tarihi öğrenmediğini, cehaletin pençesinde kıvrandığını iddia etmek hangi mantıkla izah edilebilir ki. kendi ülkesinin tarihini ve ilintili başka tarihleri yalayıp yutmuş bir araştırmacı da pekala atatürk'ün türk kimliği ile ilgili görüşlerine iştirak etmiyor ve bunları saygı çerçevesi içinde eleştiriyor olabilir. hatta yaptığı derin tahkikat neticesinde atatürk'ün sözlerini eleştirilebilir bulmuş da olabilir. hayır, atatürk'ün fikirlerine katılmayanları nasıl tasavvur ediyorsunuz mesela; kesin bu adam sorosçudur, amerikan uşağıdır, düşmandan para alıyordur falan filan. bu mudur yani?
eleştirilen söz:
“beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. doğuşumdaki tek olağanüstülük türk olarak dünyaya gelmemdir. “
cevap:
- dahili ve harici düşmandan para yardımı alıyorsunuz, soros çocukları, cahiller, hıh!
müthiş.
- 11-12 yıl önce sayın prof.dr.toktamış ateş' in bir yıl öncesine kadar bas bas bağırıp demediğini bırakmadığı özel üniversitelerden birine hissedar olup ilgili okuldaki çakışan dersine gitmeyi yeğlediği için gelmeyip, her ne kadar, okutman ücretini cebine atmak için dersi veren hoca olarak görünsede doçentini yolladığı yök dersinin* final sınavının tek sorusuydu.
atatürk diktatör müdür? hitlerle farkı nedir?
ezberden yazmak zorunda değildiniz. yazdıklarınızı şeyi az biraz savunabilirseniz, geçer notu verirlerdi.
sınıfta bir kız, atatürk diktatördür. hitlerden tek farkı insanları sabun yapmamasıdır yazıp, vermişti. kıza kağıdını değiştir diye baskı uygulanmış, reddetmiş ve değiştirmemişti. derside geçmişti. sonradan pkk nın bombacısı olarak yunanistan dan türkiye ye girerken yakalandı.
bu çerçevedeki görüş ve fikirlerin hizmet ettiği yerler bellidir, osmanlı zabiti, askeri ataşe olduğu dönemide dikkate alırsak hakkında yerli yabancı pek çok istihbarat raporu tutulmuş, gene yerli yabancı pek çok makaleye konu olmuş, hakkında veya içinde çok önemli yer tuttuğu yerli yabancı pek çok kitaba konu olmuş, icraatları, politik ve dünya görüşü, kovaladığı kargalara kadar bildiğimiz her şeyini bildiğimiz mustafa kemal hakkında bu tip iddiaların hangi odaklarca pohpohlandığı, dillendirildiği, desteklendiği bellidir.
şimdi çıkıp cumhuriyet dönemi isyanlarında vuku bulan olaylardan yola çıkarak atıp tutmanında pek gerçekçiliği yoktur. tam manasıyla olmasa da zaman zaman jakobenizm söz konusu olmuştur. henüz bir bebek olan türkiye cumhuriyeti ni rotasından saptırma gayretli girişimlere, bugün olsa sert diyebileceğimiz ama günün şartlarınca pek de anormal olmayan fevkalade önlemlerle bastırıldığı konusu sürekli gündeme getirilmekte, adeta bir kan davası güdülmektedir. ama bunun bölgesel yada belirli bir etnik kökene karşı olduğunu iddia etmek safsatadır. sonuçta hamidiye zırhlısının şapka inkılabı sonrasında ifa ettiği görevin geçtiği coğrafya da, görevi esnasında yaptıkları da bellidir. yani bölgesel olmaktan uzak bir kararlılık yada sertlik mevzu bahistir.
edit:yazım hataları
- (bkz: atatürk milliyetçiliği)
cevabı kocaman bir hayır olabilecek, unutkan insanların aklında yer edinmiş, anlamsız bir soru.(lockman, 30.09.2007 23:44 ~ 23:56)
- (bkz: kayser sozer hangi odaklarca finanse ediliyor)
(bkz: kayser sozer sorosçu mu)
- dersim isyanı'nı görmüş geçirmiş değerli yazarlarımızın, hakkında gazete ekleriyle zil zurna tarihi beyanat vermesi gibi bir önermedir. şimdi burada atatürk ırkçı bir insan olsaydı, diyerek kendilerine zilyon tane örnek göstereceğime, katzilyon tane tarihi olay anlatacağıma, lord kinross'un kendisi hakkında yazdığı kitabı bir edinmelerini rica edeceğim. ha edinirken bir zahmet anlayarak okuyun, sırf okumuş olmak için değil.
- atatürk'ü zerre kadar anla(ya)mamış insan söylemi
- ister istemez atatürk dönemi tahsin mayatepek olayını hatırlatan soru. her şeyden önce atatürk için düpedüz ırkçı gibi bir şey söylenemez. çünkü kendisi çok okuyan ve dönem dönem farklı görüşler savunan birisidir, onun ötesinde politikacıdır. bazen sırf stratejik olarak bazı şeyleri bir süre gündemde tutar, bazen de ciddi olarak tutar ve sonra vazgeçer. mesela bir dönem yazdığı ve konuştuğu türkçe günümüzde anlaşılamayacak denli öztürkçe kelimelerle doludur, çünkü o dönem öyle politika izliyordu, bir dönemse bundan tamamen vazgeçildi. bir dönem batı müziğine alışılması için türkçe müzik çalınması yasaklandı, 2 sene kadar süren yasak sonradan kaldırıldı. ırkçılığa benzer düşünceler de böyle faşizmin moda olduğu dönemlerde yükselişe ve inişe geçmiştir.
bunun en somut örneği "mu kıtası" ve tahsin mayatepek olayıdır. o dönemlerde batıda, antik bazı tabletlere ve bulgulara dayanılarak atlantis'ten önce büyük okyanusta da "mu" adında bir kıta ve uygarlık olduğu şeklinde arkeolojik bazı iddialar ortaya atanlar olmuştu, bu iddialara göre mu kıtası çöktükten sonra oradan dünyanın değişik bölgelerine göçler olmuştu. bu göçlerden birisi de iddiaya göre orta asya'ya göç etmiş bir kavim olan uygur'lardı. atatürk bu iddiaları duyduktan sonra tahsin bey'i (mayatepek) meksika'ya maslahatgüzar atadı ve meksika'ya göç etmiş mu göçmenleri olduğu sanılan maya uygarlığı üzerine bilgi toplamasını istedi. tahsin mayatepek (bu soyad "maya tepesi" anlamına geliyor maya dilinde.) 3 sene kadar orada kaldıktan sonra raporlarla döndü ve bunları atatürk'e sundu. bu raporlara göre mu uygarlığı teorisi ile her şey uyumluydu, bugünün türk kültürü ve diliyle maya uygarlığınınki ve dinleri olan "güneş inanışı" arasında bağlantılar vardı ve ikisi büyük ihtimalle aynı kökenden geliyordu. atatürk'ün bu raporları okuduğu, kimini beğendiği, kimini ise beğenmediği bilinmektedir. ilgili raporlar bu gün de saklanmaktadır, ya anıtkabir kitaplığında, ya da cumhurbaşkanlığı kütüphanesinde, tam hatırlamıyorum, ama kütüphane nolarını bile bulmuştum.
bu ve benzeri argümanlar o dönem "güneş dil teorisi" adı verilen ve tüm dillerin türkçeden türeme olduğu iddiasına dayalı teoriyi desteklemek için kullanıldı, aynı şekilde tüm dünya uluslarının da "türk" kökenli olduğu iddia edildi. mesela "italyan" deyimi yanlıştı, "italya türkü" deyimi doğruydu, çünkü italyanlar, zamanında italya'ya göçmüş bir türk kavmi olan etrüsklerin soyundan gelmekteydi vs vs.
bu teoriler bir yandan ırk analizleriyle doludur, öbür yandan her ırkın kökeninin aynı olduğu iddiası gibi, aslında ırkçı nefreti çok da desteklemeyen bir yolda gider. diğer bir deyişle çoğu, basit paralellikleri büyütmekten ibaret, bilimselliği az çalışmalardır bunlar, ingilizcede buna parallelomania deniyor. bunlar, türkleri muasır medeniyet seviyesine çıkarmayı isterken buna tarihsel bir temel hazırlamak gibi bir bilinçaltından kaynaklanır çoğunlukla. hem türksünüzdür bir toplum olarak, ama türklük özde, diğer üstün toplumlarla aynı olmaktır gibi bir dışavurum yani.
rivayet muhtelif, öyle bir çırpıda ırkçıydı değildi denemez. bir nefret ideolojisi anlamında değildi, ama ırkçı tarih anlayışları çok incelemişti ve bir dönem de desteklemişti atatürk.(earendill, 01.10.2007 13:04 ~ 05.10.2007 02:12)
- ırkçılıkla milliyetçiliğin, hatta milliyetçilikle atatürk milliyetçiliği arasında ki farkları bilmeyen tarih okumamış veya okuduğunu anlamamış zihniyetin ancak evet diyebileceği sözdür, atatürk ırkçı olsa çok kolay faşizan bir düzen kurup kendisini mussolini veya hitler gibi kabul ettirebilir türk olmayan herkesi aşağılar sınır dışı edebilirdi ama böyle bir şey gerçekleşmedi 6 oktaki halkçılık ve milliyetçiliğin ne anlatmak istediği kavranırsa zaten bunu söylüyenin saçmaladığı ortaya çıkar. ha biri çıkıpta o zaman niye tek parti vardı çoğulcu demokrasiye geçilmedi veya niye ne mutlu türküm diyene diyor diyebilir bunu diyene kafasını biraz çalıştırıp şerii düzenden çıkıp yeni kurulmuş muasir medeniyet seviyesi ni okuma yazma bilmeyen bir kitleye hedef göstermiş arap geleneğiyle yetişmiş halka devrimlerle ışık olmuş bilimi öngörmüş insanlara nasıl bunları yerleştirecekti ya diye sormak isterim.
(korelle, 02.10.2007 18:03 ~ 18:05)
- "ırkçılık"ın anlam karmaşasından dolayı düşünülebilecek soru öbeği.
şimdi bakalım kayser sozer gene haftanın en kötülerine girdiği bu sorusunun başında tdk kaynaklı tanım olarak ne yazmış?
ırkçılık: insanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti
bu tanım eksiktir. çünkü herhangi bir milliyetçi de kendi milletini geçmişinden veya atalarından gelen özellikleriyle diğer milletlerden üstün görür. milliyetçi kavramının içindeki insanlar oğuz kağan'dan başlar lafı atatürk'e kadar getirir. peki o zaman milliyetçi - ırkçı kavramları arasındaki fark nerede kaldı?
aslında kayser güzel bir noktayı göstermek istedi mi bilmiyorum ama göstermiş. ırkçılık sadece kendini başkasından üstün görme işi değildir. ırkçılık bu üstün görme yüzünden diğerlerinin yaşama hakkının olmadığını düşünmektir. ırkçılık kendi yaşam alanında başka ırktan birisini görmek istememektir. işte bunlar yüzünden ırkçılık bir insanlık suçu olarak kabul edilmektedir.
peki atatürk'ün bu sözlerinden yola çıkarak ona "ırkçı" tanımlamasını verebilir miyiz? hani şu çanakkale yarımadası'nda yatan anzak gençlerine "bizim evlatlarımız" diyen adama. elbette ki diyemeyiz.
yani sorun "atatürk ırkçı mıdır?" değildir sorun "ırkçılık nedir?" sorunudur. "ırkçılık" nedir bilmeden "x ırkçı mıdır?" diye sormak düpedüz cahilliktir. ancak senin ülkenin dil kurumu da sana milliyetçiliğin tanımını verip adına "ırkçılık" deyip seni yanlış bilgilendiriyorsa normaldir bu tartışmalar.(talen, 02.10.2007 18:19)
- (bkz: yapma canım yapma arkadaşım)
- bok at izi kalsın mantalitesini benimsemiş şahsiyet sorusu.vakt-i zamanı gelecek ve nefes alması bile gereksiz insanlar da ölecek,evet.peki ya paralellik nerede? kıyas yapılan kişi kim? zaman sadece armutu olgunlaştırır.önemli olan o geçirilen zamanın ne kadar doldurulduğudur.tecrübe zamanla değil yaşanmışlıkla büyür. mustafa kemal atatürk'te zaman gözetmeksizin,başına gelen nice olumsuzluğa rağmen yurttaşlarıyla beraber ayakta kalmayı ve dik durmayı başarabilmiştir.bu arada,
dahili bedhah'mi dediniz,duyamadım?
(bkz: saçmalığın daniskası)(lyrics, 10.10.2007 11:19 ~ 11:22)
- (bkz: cafer sıçtı bez getir)
- (bkz: hastayım diyorsun dondurma yiyorsun)
- (bkz: bokunu çıkarmak)
(fl oz, 25.07.2008 01:00)
|