bu bir ortalama insan silueti olsa anlaşılabilir, olabilir. ama olay sıradan bir doğa olayı olamaz ki nasıl olurda bir atatürk'ün silueti bir dağda gerçek gibi ortaya çıkar. bazı insanlar günümüzde o'na saygı duymaz iken doğa o'nu yeniden yaşatır.
ek: daha önceleri bu girinin üzerinde başka giriler de vardı. link de yok tabi. tekrarlamakta fayda var:
http://www.murekkep.org/...
dağlar hep ulu gelmiştir milletimize. derdi olduğunda sırtını yamaçlarına yaslamıştır insanımız türkülerinde, o dağlardır yine sevgilileri ayrı düşüren kudrete sahip ve o dağlardır ki
uzlet manasını en çok bilen. işte milletimizin dağlara ve dağ gibi ulu gördüğü ve bu ismi vermekten şeref duyduğu ulu önder atatürk'ün bir araya gelmesiyle içindeki saygı duygularının ister istemez alevlenmesine sebep olan doğa olayıdır. atatürk' ü yanlış anlamak veya hiç anlamıyor olmakla kıyası yapılabilecek bir durumu yoktur bunun. atatürk ilkelerini yerinde uygulayıp o'nu çok iyi özümsemiş bir devlet yapısına sahip olsak bile bu uluların buluşması insanları yine heyecanlandıracaktı. orda köyde namazını kılmış allah' la buluşmuş köylü amcam da camiden çıktıktan sonra o manzara karşısına geçip heyecanlanmıştır. ancak bu durumu abartıp rant elde etmeye çalışan uyanıklara karşı milletin bir sözü olmalıdır nitekim millet uyanmaya başlamıştır. kurtla çakal sesini birbirinden ayırabilmektedir. her durumun abartılması gibi bu olayın da abartılması demin bahsettiğim köylü amcamın da artık keyfini kaçıracaktır. doğaldır.
msn'den fotoğraf linklerini yolladığım her arkadaşımın apışıp kalmasına sebep olan, güzel bir doğa olayıdır...
edit:
seri eksi oy veren ibne'ye sesleniyorum burdan: bu girinin neyini kötüledin ulan! şaşırtıcı bir olay işte bu. ben de ilk gördüğümde apışıp kalmıştım. haa
atatürk düşmanı isen bilemeyeceğim... (hem düşünmeden seri eksi oy vermen, hem de ibne olman senin mantıksızlığını, dolayısıyla da bu ihtimali kuvvetlendiriyor)
(rasputin, 30.06.2007 03:47 ~ 01.07.2007 04:29)
allah diye bağıran aslan, üzüm tanesinde çıkan ampul silüeti gibi bir şey olsa gerek.
anlam veremediğim şekilde insanların "bakın atatürk nasıl yüce bir insanmış allh ona silüet yapmış özene, bezene" şeklinde dillendirdikleri, bence atatürk' ü putlaştırmaya daha da yaklaştıran yurdum insanının son meşgalesi.
yeni öğrendiğim ve hala şaşkınlığımın geçmemesinden dolayı tüylerimin ürpermesi dışında hala tepki verememe nedenim olayın baş kahramanı olan yamaçtır.
mail büyükerman'a da benziyor ufaktan.
insanların çağdaş, yobaz vs değil de daha çok farklı fikirlere mensup olduğunu gösteren yamaçtır. şurda burada gösterilen tepkilerle görülmüştür. keza
allah yazılı kütük olayında hem tüyleri diken diken olanlar da vardır hem de "salak, yobaz, cahil" bunlar diyenler de oluyor. burada da söz konusu olan bir kütük değil bir yamaç ve yazılı (ya da basılı, gölgesi düşmüş vs) olan atatürk.
demek ki çağdaşlık ve yobazlık kavramlarının iyice düşünülmesi gereklidir. buyrun düşünün:
(bkz:
çağdaş)
(bkz:
yobaz)
hem biraz
anthony hopkins'e de benziyor.
deniz baykal zamanında o bölgeye bakan kaymakam için "gerekli özeni göstermiyor " diye hakkında soruşturulma açılmasını istemiştir.
arkadaşımın yorumu ilginçti:
" ne yapayım silüetin olduğu bölgeye çift mi çektireyim. ben de şaşırdım."
bankadan kredi çekebilsem ufak bir tapınak kurmak istediğim yer. muteşem bir yatırım potansiyeli olmasına rağmen bankacılara anlatamadım.
kurmuşum tapınağı, adaklık çulumu, çaputumu ve mumarımı hazırlamışım, atamın silüeti yansımış yamaca... sonra bunu izlemeye gelenler de gelsinler bana. yanına da bi büfe açarım. laiklik elden gitmesin isteyenler 10 ytl'ye bir bez alsın oralarda bi yere bağlasın. muassır medeniyet seviyesine çıkmayı dileyenler 25 ytl'ye bi mm yaksınlar. sonra oturup bardağı 3 ytl'den birer çay içsinler.
manyak bir potansiyeli var. hele hele milli bayramlarda... öğrencilerini toplayıp gelmeyen okul müdürüne yobaz ve irticacı derim. başına dert açarım. deniz baykal'a da haber salarım. 300 ytl'ye şambriyel, 250 ytl'ye ördekli can simidi ve 100 ytl'ye kolluk, 500 ytl'ye palet gibi çeşitli yüzme aksesuarları yakıp üzerinden atlatırım. 15 sene daha genel başkan kalır. bir dahaki seçimlerde oylarını %0,0032 artırır.
deli para var lan bu işte.
güzel bir tesadüfle olmuş hoş bir olayın mevkisidir. psikolojide insanı düzensiz şekillerin rahatsız ettiği ve gördüğü bu tip imgeleri bir şeylere benzetmeye ittiği anlatılır. rasgele yola dökülmüş su, bulutlar, gölgeler hep içinden tanıdık bir şeyler görmek isteriz, bu olay da bunun bir parçasıdır. tabi gölge hareket eder kafayı sağa sola çevirirse kaçarım oradan valla.
yazarlar tarafından üzerindeki gölge değil de kendisinin insanlara benzetilmesine olanak veren yamaçtır aynı zamanda. başlık giri uyumsuzluğunu da göstermiştir.
(bkz:
imam osurursa cemaat sıçar)
orta asyadan anadoluya göç eden türk kabileleri deniz balıklarıyla karşılaşmışlardır. her farklı türe isim verme ihtiyacı dogmuştur haliyle. verdikleri isimler ya benzettikleri hayvan isimleri olmuştur; kedi, köpek, aslan gibi ya da kılıça veya kalkana benzettikleri için bu isimleri vermişlerdir. geriye kalanını benzetecek başka eşyaları olmadıgı için balıkların büyük bir çogunluğunun ismi rumca olarak günümüze kadar gelmiştir. aradan asırlar geçmiştir.yamacın birine bir takım gölgeler düşmüştür. bu sefer sadece benzetmekle kalınmayacak bi de üstüne anlamlandırılacaktır. hayatlarında atatürkten başka silüet tanımayanların veya algıları benzetmeye müsait hale getirilen insanların bir yamacın birine düşen gölgeyi atatürkün yandan profiline benzetmesidir bu gölge olayı.