atatürk ün rakı içmesi   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. rakı içicisi herkese saygı duyduğumuz gibi bu konuda da atamıza saygıda kusur etmeyiz. özellikle son dönemlerinde her gün 2 büyük rakı (1,5 lt) devirdiği söylenir. bugünkü gençlerimizden biri bu miktarın yarısını içtiği zaman yapmadığı rezillik kalmaz. lakin atam beyefendiliğinden hiçbir şey kaybetmezmiş. her yönüyle mükemmel bir adam işte. adamın zevk için yaptığı şeyler bile beceri maharet gerektiriyor, ve üstünlüğünü bir kere daha ispat ediyor. bu adam yaptığı bir şeyde de başarısız olsun, bir şeyi de mükemmel yapmasın be kardeşim. bu mükemmel insandan hala ne isterler anlamam.
    (tuygun, 09.05.2006 01:30)
  2. sağlıksızdır. birilerinin attığı oltalardan ziyade keyfe kederdir doğal olarak. ata'nın kişisel zevkidir ancak ne yazık ki yakalandığı siroz hastalığının da başrolünü oynamıştır. bu hareketi gençlere ya da yaşlılara tavsiye etmeyeceğini yaptığı büyük ve doğru işlere bakarak öngörebiliriz. ancak kendisi her özelliğinden öte bir insandır, doğruları yanlışlarını un ufak edebilecek bir insandır.

    lakin ata'nın rakı sofralarının, o sofralarda ortaya atılan fikir çatışmalarının, sohbetlerin bu ülkenin kuruluşunda bir çok güzel atılımın temelini oluşturduğu yadsınamaz bir gerçektir.
    insan istiyor o günlere, o çevreye denk gelebilmiş olmayı, hayal ediyor.
    (palanthaser, 09.05.2006 01:39)
  3. atatürk'ün ülkemiz hakkında aldığı hayati kararlara en ufak bir katkısı varsa içtiği rakının şuandan itibaren tüm devlet adamlarının 24 saat rakı içmeleri gerektiğinin kanıtı olan durum. ama keşke iş rakıda bitse.
    (sanitarium, 09.05.2006 02:25)
  4. bir ortaokul öğrencisi tarafından inanılmaz güzel ve farklı bir bakış açısıyla okul gazetesine yazılan konu.

    "bu ülkede yaşayan her insanın bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan:
    atatürk.

    gençliğinde kot pantolon giyememiş. sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kıran bir sinema filmine gidememiş. padişah ona trablusgarp cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş.

    halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej eşliğinde mercedeslerle gezememiş anadolu'yu. kurtuluş hareketini başlatmak için 19 mayıs'ta samsun'a ayak basan ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş. kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş.

    tarih kitaplarına bakılırsa, yunanlıları izmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar. ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş! atatürk için üzülüyorum. dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, ismet paşa için safiye ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti .

    lozan zaferi'nden sonra veya cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı. evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.

    atatürk'e acıyorum. sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. aaaah ah... çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip içip rock yapmak, babasının mercedesini alıp şöyle bir emirgan turu çekmek dururken.

    bunları yapmadı atatürk. keyif çatmadı. tüm hayatını ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...
    işte onun için büyük adamdı atatürk. her fırsat elinde vardı. o ise sadece bu milletin bağımsızlığını istedi.

    bütün suçu 2 kadeh rakı içmekti o kadar."
    (chicaloca, 08.09.2006 17:31 ~ 17:35)
  5. her seferinde çok tatlı bir muhabbetin başlangıcına işaret ettiğinden emin olduğum olay.

    yarasın!
    (ali kamber, 08.09.2006 19:31 ~ 25.11.2006 11:40)
  6. atatürk'ün rakı sofraları devletle ilgili önemli konuların konuşulduğu,yoğun sohbetlerin edildiği, bir, kültür, sanat, siyaset okuludur adeta.içmişler de memlekete ne faydalı işler yapmışlar.iyiki içmişler.günümüz politikacıları içmeden sarhoş olanlar familyasından.
    (istenmeyen tüy, 08.09.2006 21:52 ~ 22.09.2006 12:02)
  7. başkumandanlık ettiği türk ordusuyla sömürgeci devletlere karşı kazandığı zafer o kadar büyük, o kadar kutlamaya değerdi ki her gün bir büyük rakıyla kutlamak bile az geldi. bu yüzden yanında belki bir de ufak içti.

    evet rakı içmesi sağlığını etkiledi. ama o üzerine düşen vazifeyi layıkıyla ve fazlasıyla yerine getirdi. attığı temelin üzerine bir an önce kaçak kat çıkmak için ölümünü dört gözle bekleyen müteahhitler olduktan sonra 57sinde, ya da 97sinde ölmüş olması neyi değiştirecekti ki.

    yediğin içtiğin senin olsun, kazandığın zaferleri anlat reis-i cumhurum!
    (fantastik karakter, 08.09.2006 22:37 ~ 16.01.2007 13:11)
  8. (bkz: sözlüğü galeyana getiren başlıklar)

    (bkz: deli ve 40 akıllının hazin hikayesi)

    (bkz: umarsız içbükey serzenişlerin akseden çığlığı)
    (lefteyenine, 09.09.2006 21:37 ~ 21:40)
  9. atatürk'ün en sevdiği hikayelerdenmiş. arada kendi anlatır, arada baskasna anlattırır, hep gülermiş. (bkz: f. r. atay)

    yeşilaycı bir profesör bir konferans veriyor. bir ara dinleyicilere sormus: "bir eşegin önüne iki kova koysanız. biri su dolu, biri rakı.

    hangisini içer?" cevabı kendi veriyor: "tabii suyu."

    gene bitirmiyor soruyor: "neden?"
    arkadan bir bekri söz alıyor. yüksek sesle cevaplıyor.

    "eşekliğinden."
    atatürk bu cevaba bayılıyor. gülüyor, gülüyor.
    bir akşam orman çiftliğinde yanında erkanı, açık havada oturuyorlar.

    rakılarını yudumluyorlar. biraz ilerde 15-16 yaşlarında bir çiftçi çocuk
    çalışıyor. atatürk el edip, çağırıyor. soruyor:

    "söyle çocuk: bir eşegin önüne iki kova koysan. biri rakı dolu, biri su.hangisini icer?"

    anadolu tosunu yutkunuyor. bakıyor. gazi paşa hazretlerinin ve yanındaki ömuhterem
    zevatın önünde rakı kadehleri. devletin en büyükleri...esas vaziyetine geçiyor:

    "rakıyı kumandanım!"

    atatürk kahkahayı basıyor. herkes şaşkın. ata onlara dönüyor. muzip:

    "aman beyler! neden diye sormayın."
    (thorgrim, 11.09.2006 00:10)
  10. (bkz: kulüp rakı)

    (atatürk'ün en sevdiği rakıdır)
    (ne kadınlar sevdim, 17.01.2007 11:34 ~ 11:38)
  11. atatürk'ün her konuda olduğu gibi içilecek şeylerde de zevkli olduğunun kanıtıdır. koskoca bir ülkeyi zorluklar içinde nice savaşlardan kurtaran bir liderin tüm yaptıklarını özümseyebildikte içki içkesi mi kaldı diye de sitem ettirir beni özelliklede kurduğu cumhuriyetin topraklarında savaştığı herşey kol gezerken gerçi o kol gezen şeyler yüzünden böyle şeylere zaman harcanıyor o da konunun ayrı bir yönüdür. bu konuyla ilgililenenler bunlarla ilgilenmedi

    (bkz: irtica)
    (bkz: terör)
    (bkz: laiklik)
    (bkz: ırak)
    (bkz: iran)
    (bkz: amerika)
    (bkz: faşizm)
    (bkz: dış borç)
    (bkz: inkilaplar)
    (dream endless, 17.01.2007 20:35)
  12. hazine tamtakır. banka kurmuşsun içi boş. sanayin yok denecek kadar az. savaşlardan yorgun düşmüş ve yorulmuş bir halk. gene savaşlar nedeni ile okumuş bir nesli tümüyle kaybetmiş yetişmiş insan konusunda sıkıntı çeken bir toplum. gerek idari gerek iktisadi gerekse yaşam standartları açısından gelişmiş milletler seviyesine çıkma isteği. tüm bunların ağırlağını omuzlarında hissetmek. yaptığı yanlışı doğru gösterme çabası değil ki yaptığı kesinlikle de yanlış ama o içmesinde kim içsin dedirten durum
    (pingus, 19.03.2007 02:42)
  13. (bkz: oh afiyet olsun)
    (atlantis, 19.03.2007 03:19)
  14. o kadar stres altında didinirken, bir rakı ile idare edebilmesi üzerinde de düşünelim.
    (su damlası, 01.04.2007 12:44)
  15. atatürkün sofrası aldı kitabı okuduğumuzda atatürkün çok önemli kararlar alınırken ağzına içki sürmediği,hatta diğer üyelerede bu konuda asla taviz vermediği anlaşılmaktadır. içki içme olayını bir bağımlılık getirisinden çok bir zevk bir eğlence işi gibi yapmaktaymış. acacak olursam içki içerken belki sabaha kadar asla sarhoş olmadan içermiş. yeri geldiğinde sadece beyaz peynir ile yeri geldiğinde sadece sadece leblebi ile içermiş içkisini. tabiki örnek teskil etmesi bakımında değil ama şuan kaç kişi böle bir içki adabıyla içki içmektedir.
    (fargen, 01.04.2007 13:05)
  16. doğal olabilecek durumdur. insan istediğini yapmakta ve eçmekte özgürdür sonuçta. din adamı olup olmamasıyla alakası tamamen yoktur. din adamı ne yapsa sen onu mu yapacaksın diye bir düşünce doğuyor ister istemez. herkesin kendi düşüncesi kendi fikridir. kimse ahirette ne yardım alacak ne de yadım edebilecektir sonuçta (bkz: her koyun kendi bacağından asılır)
    (dengesek, 01.04.2007 15:01)
  17. yanında meze olarak beyaz leblebinin olması kesin olan olay.
    (s a t o, 08.04.2007 14:32)
  18. can dündar'ın da dediği gibi aslanın aslan sütüne mahkum olmasına sebep olan durumdur.
    (gitaristkaptan, 08.04.2007 14:37)
  19. atama duyduğum saygıyı artıran olay. içmekle kalmaz, aslanlar gibi içermiş. ama abartıp sağlığını bozması yazık olmuş. özellikle doktorlarını dinlememesi beni çok üzmüştü.

    (bkz: sarı zeybek)
    (me vale madre, 08.04.2007 14:56)
  20. rakı içmeyi hata olarak görenlerin üzerinde düşünüp saçmaladıkları konu.

    atam rakı içerdi. ben de atamın izinden gidiyorum. atam yapmasaydı da ben yine rakı içecektim. (tamam belki yanına beyaz leblebi almazdım..)

    atam devrimciydi. ben de atamın izinden gidiyorum. atam olmasaydı da ben yine o ilkeler için savaşacaktım.

    atam laikti. ben de atamın izinden gidiyorum. atam olmasaydı da doğru yolun bu olduğunu bilir ve ben de laik olurdum.

    atam cumhuriyetçiydi. ben de atamın izinden gidiyorum. atam olmasaydı da ben yine de türk'e yakışan sistemin cumhuriyet olduğunu bilir, bunun için didinirdim.

    atam idealistti. atam milliyetçiydi. ben olsam türk milletinde kurtuluş savaşına gidecek kudreti göremez ya ingiliz ya amerikan mandacısı olurdum. atam bu milletin kaderinin özgürlük olduğunu bana öğretmiştir. o yüzden ben de atamın izinden gidiyorum.

    atam zekiydi. ne kadar uğraşırsam uğraşayım bu konuda bi bok yiyemiyorum.

    atam ileri görüşlüydü. basma kalıp fikirlere saplanıp kalmazdı. her zaman olayları daha geniş boyutlarıyla ele alırdı. ben olsam basit bir konuya takılıp kalabilirdim. mesela beni atamın sadece rakı içmesiyle ilgileniyormuş gibi gösterenlere, beni atamı magazin malzemesi olarak kullanmakla suçlayanlara uzuun uzuuun cevaplar yazabilirdim. ama atam saçmalayanlar için "geldikleri gibi giderler" demiş. ben de ondan feyz alıyorum: saçmaladıkları gibi susarlar.
    (tuygun, 16.04.2007 19:54)
  21. içmeyenleri de gördük. atatürk'ün yüzde 1' i olsunlar, kendi alkol paramı seve seve devlete bağışlarım. bir daha içersem adam değilim. ha rakı içmekle de atatürk olunmuyor, kendimden biliyom.
    (alkolik2000, 18.04.2007 19:22)
  22. keşke ben de o günleri görebilseydim dedirten durum.
    (rita, 25.04.2007 14:02)
  23. zevkli bir adam olduğunun bir başka göstergesidir. aslında leblebi yerine beyaz peynir, kavun tercih sebebidir ama denedim leblebi ile de fena olmuyor. hem bitince git kavun kes derdi de yok al paketi yanına....
    (bkz: afiyet olsun)
    (bkz: içelim güzelleşelim)
    (medium, 25.04.2007 14:40 ~ 16.06.2008 19:16)
  24. neden bu kadar büyütüldüğü bir türlü anlaşılamayan durumdur. atatürk büyük bir insandır. evet insan, hepimiz gibi. o'nun da kendine ait özel zamanlarında yapmaktan zevk aldığı şeyler olmuştur. rakı içmekte bunlardan sadece birisidir. kitap okumak, kitap yazmak gibi diğer özellikleri de mevcuttur bu özel zamanlarında. ama ısrarla rakı içmesi üzerinde durulur.*
    (jassmine, 25.04.2007 14:45)
  25. atatürk'ün rakı masalarını kemal tahir'in kaleminden okumak için;
    (bkz: yol ayrımı)
    (kipti, 25.04.2007 15:21 ~ 28.04.2007 02:29)
 sayfa  / 2