belki ilginizi çeker
  1. · beni hatırlayınız
  2. · ataturk un gizli vasiyeti
gündem
  1. · diyarbakırspor un küme düşmesi
  2. · hayko cepkin
  3. · bursaspor
  4. · 1 karadenizli kaç kürt eder
  5. · kürt çocuğa dipçik ile vuran polis
  6. · güzel kadına güzel diyebilen kadın
  7. · sözlükten hiç kimseyi tanımıyor olmak
  8. · bakir erkekle evlenmek isteyen kızlar
  9. · audrey hepburn

atatürk ün gizli vasiyeti  

  1. bir iddiaya göre 6 eylül 1938'de yazılan ve elli yıl sonra açılması için ankara ulus semtindeki ziraat bankası a.ş. genel müdürlüğü merkez şube’deki özel kasalara emanet edilen belge. aynı iddiaya göre kenan evren vasiyeti açmış, sonra "uygun değildir" diye kapattırmış. ilginç.

    konuyla ilgili hasan demir yazısı; (birleştirilmiş iki ayrı yazıdır.)

    atatürk'ün vasiyeti niçin gizleniyor?

    bugün 10 kasım.
    türkiye “mustafa” yı konuşuyor.
    ama bir başka “mustafa”, bir başka “mustafa kemal atatürk” daha var ki, bugüne kadar kimselerin konuşmadığı, konuşmak istemediği, hatta üstünü örtmek için gece gündüz hafriyat yaptığı bir mustafa kemal atatürk, o!
    birileri onu “deccal” gördükleri için bu hafriyatı yapıyor... birileri de onu dinden diyanetten, islâm âleminden uzak tutmak ve atatürk’ü yalnızca “laiklikten ibaret” görmek ve göstermek için böyle bir hafriyatla meşguller...
    iki tarafın gayretiyledir ki bizler vehhabi anlayışı gereği hz. muhammed aleyhisselam’ın mezarını yıkmak istemesi üzerine rahmetli atatürk’ün suudi devleti’ne, “hazreti muhammed’in mezarının yıkılacağını derin bir üzüntü ile öğrendim. bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam, orduyu aşağıya gönderirim!” telgrafı çektiğini, biz ne hikmetse, 2008 yılında öğrenebildik.
    yine onun 1937 yılında, filistin topraklarında bir israil devletinin kurulması için oynanan tezgâhları büyük ferasetiyle 11 yıl önceden sezip, “arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. biz, vakıa birkaç sene araplardan uzak kaldık, fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için islâmiyet’in mukaddes yerlerinin musevilerin ve hıristiyanların nüfuzu altına girmesine mâni olacağız. binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki, buraları avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz!” diye meydan okumasına da ölümünden neredeyse 70 yıl sonra vakıf olabildik...
    şimdi de rahmetlinin 6 eylül 1938 tarihinde dolmabahçe sarayı’nda iken yanında cumhurbaşkanı genel sekreteri hasan rıza soyak, ordinaryüs prof. neşet ömer irdelp olduğu sırada istanbul beyoğlu 6. noteri ismail kunteri makamına davet ederek elyazısı ile yazıp bir zarfa koyduğu ve zarfı kapalı bir şekilde üç yerinden kırmızı balmumu döküp mühürleterek, noter’e, “bu kapalı zarfta vasiyetim var, icap ettiği zaman gerekeni yaparsınız” diyerek teslim ediyor.
    mühürlü zarf 10 kasım 1938’de atatürk’ün vefat etmesi üzerine ankara 3. sulh hukuk hâkimi osman selçuk ve görevli bir heyet tarafından 5 ocak 1939 tarihinde ankara ulus semtindeki ziraat bankası a.ş. genel müdürlüğü merkez şube’deki özel kasalara atatürk’ün vasiyetinde belirttiği üzere 50 yıl sonra, yani 10 kasım 1988’de açılmak üzere konuyor. tutanaklar tutuluyor, imzalar atılıyor ve kasalar kilitlenerek gününden önce açılmasının engellenmesi için kaynaklanıyor.
    vasiyetin 50 yıl sonraki hikâyesi de özetle şöyle...
    genelkurmay harp tarihi ve strateji dairesi’nde saklanan vasiyet 12 eylül’den sonra açılıyor ve eski yazıdan bugünkü türkçeye çevrilerek zamanın cumhurbaşkanı kenan evren’e teslim ediliyor. evren vasiyeti okuyor ve “açıklanmasını sakıncalı” görüp “gizli tutulmak üzere” genelkurmay harp tarihi dairesi’ne gönderiyor. düşününüz, bu devleti kuran atatürk milletine 50 yıl sonra açılmak üzere bir vasiyet emanet ediyor ve 50 yıl sonra onun makamında oturan bir kişi, “hayır bu vasiyetin açıklanması sakıncalı” diyor, diyebiliyor.
    yavuz donat kayseri’den ankara’ya dönerken uçakta cumhurbaşkanı abdullah gül’e, “atatürk’ün açıklananın dışında 2’nci bir vasiyetinin olup olmadığını” soruyor ve aldığı cevabı 28 ocak 2008’deki köşe yazısında okurlarıyla paylaşıyor:
    “bizim arşivlerimizde böyle bir şey yok” diyor ve ekliyor, “çankaya arşivlerinde olabilir mi, bilmiyorum.”
    “vardı-yoktu” tartışması anlamsız.
    çünkü böyle bir vasiyetin var olduğunu kenan evren kabul ediyor ve bu kabulü de mahkeme kayıtlarına geçmiş bulunuyor.
    yani mesele “mahkemelik”.
    nasipse konuya yarın devam edeceğiz...

    atatürk vasiyetinde vatikan için ne dedi?

    dünkü yazımızda atatürk’ün ölümünden 50 yıl sonra açıklanması için yazıp noter huzurunda mühürleyerek bir zarfa koyduğu, ziraat bankası kasalarında kilitli tutulan vasiyetinin kenan evren’in cumhurbaşkanlığı döneminde açıldığını, fakat “açıklanması sakıncalıdır” diyerek milletten gizlendiğinden söz etmiş ve böyle bir vasiyet için vardı-yoktu diye tartışmanın anlamı yok dedikten sonra şöyle noktalamıştık:
    “-çünkü böyle bir vasiyetin var olduğunu kenan evren kabul ediyor ve bu kabulü de mahkeme kayıtlarına geçmiş bulunuyor.”
    evet, konu mahkemelik...
    üstelik, iç hukuk yolları tüketildiği için de konu avrupa insan hakları mahkemesi’ne taşınmış bulunuyor.
    davayı açanlar ise mersinli işadamları baba alaaddin tumluer ile oğlu meriç tumluer. baba-oğul tumluerler önce 12 nisan 2005 tarihinde ankara 3. sulh hukuk mahkemesi’ne müracaat ediyorlar.
    ilgili mahkeme hâkimiyle aralarında güven sarsıcı bir diyalog gelişmesi üzerine davayı resmen açmak için dosya tevzi bürosu’na başvuruluyor ve dosya 12 nisan 2005 tarihinde 12. sulh hukuk (tereke) mahkemesi hâkimliği’ne havale ediliyor. 4 mayıs 2005 tarihinde ilk duruşma başlıyor. bu duruşmada tumluerler atatürk’ün gizlenen vasiyetinin bulunması için cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, genelkurmay başkanlığı, milli istihbarat teşkilatı müsteşarlığı başta olmak üzere resmi makamlara yaptıkları her türlü müracaatların faks, telgraf ve fotokopilerini mahkemeye takdim ediyorlar.
    kenan evren’in böyle bir vasiyetin varlığından haberdar olduğuna dair bilgi de işte bu duruşmada baba alaaddin tumluer’in, “gizli vasiyetle ilgili 7. cumhurbaşkanı sayın a. kenan evren’le görüşmek üzere 20 ocak 1992 yılında marmaris armutalan’a giderek görüştüm” demesi ve kenan evren’in vasiyetin varlığını kabul ettiğini, ancak kendisinin artık emekli olduğunu, bu gizli vasiyetin genelkurmay’da saklandığını, gizli vasiyeti açıp okuma görevinin genelkurmay başkanlığı’nda olduğunu söyledi, demesi ile mahkeme kayıtlarına geçmiş bulunuyor...
    baba-oğul tumluerlerin büyük dedeleri görevi dolayısıyla atatürk’ün çok yakınında bir isim ve belli ki “gizli vasiyetten” haberdar. dede tumluer’in oğullarına vasiyetin gizlenen bölümünün peşine düşmeleri hususunda bir vasiyeti var.
    baba-oğul tumluerler bugüne kadar atatürk’ün vasiyetinin sadece birinci sayfasının açıklandığına, kalan çok önemli bölümlerinin ise gizlendiğine “kesine” yakın inanıyorlar. onun için resmî kurumların kapıları ve mahkeme eşiklerini “vasiyetin gizlenen bölümünü açıklayın” diye aşındırıyor ve bu konuda iç hukuk yollarını tükettikleri için de meseleyi avrupa insan hakları mahkemesi’ne taşımış bulunuyorlar.
    işte “vatikan” da tumluerlerin 31 mayıs 2007 tarihinde avrupa insan hakları mahkemesi’ne verdikleri dilekçenin ilk paragrafında aşağıdaki şekilde geçiyor:
    “türkiye cumhuriyeti devletimizin kurucusu ve 1. cumhurbaşkanı olan büyük önderimiz mustafa kemal atatürk’ümüzün sağlığında, eski türkçe olarak kaleme aldığı, bilinen fakat eksik açıklanan vasiyetnamesinin devamı olan ölümünden 50 yıl sonra açılmasını istediği, türk milletini, türk-islâm âlemini, vatikan’ı ve dolayısıyla beşeriyeti ilgilendiren bir gizli vasiyetnamesi vardır..”
    ilginç değil mi!
    insan, atatürk, vatikan için acaba neler söyledi diye merak ediyor.
    iyi de, tumluerler bütün bunları nereden biliyor?
    dedik ya, dedeleri belli ki bu vasiyetnamenin muhtevasından haberdar ve ölmeden önce bu bilgileri evlatları ile paylaşmış...
    bakalım aihm bu konuda ne karar verecek ve aihm’nin vereceği karara türkiye’deki ilgili kurumlar ne kadar saygı gösterecek?..
    biz baba-oğul tumluerlere, “allah tamamına erdirsin” diye dua ediyoruz ve sizlerin konuyla ilgili daha fazla bilgilenebilmeniz için, http://www.ataturkungizlivasiyeti.com sitesine şöyle bir uğramanızı öneriyoruz.

    kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/...
    (asasdas, 11.11.2008 12:36 ~ 12:37)
  2. (dünyayı kurcalayan adam, 11.11.2008 13:23)

© 1923 - 2010 itü sözlük (buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük duyurular  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil
havadis:  itü sözlük blog  ·  twitter  ·  friendfeed  ·  facebook