• görseller

    • atatürk ün gençliğe hitabesi
    • atatürk ün gençliğe hitabesi
    • atatürk ün gençliğe hitabesi
    • atatürk ün gençliğe hitabesi
  1. yüce önder atatürk'ün taa o zamanlardan başımıza gelecek olan musibetleri görüp biz türk gençlerini uyardığı hitabe
  2. 'muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur' gibi vurucu bi cümleye sahip olan ama çoğunun ne kadar şanslı olduğunun farkında olmadığı gençliğe seslenen hitabe..
  3. atatürk'ün yolumuzu aydınlatan seslenişi.

    "ey türk gençliği!

    birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

    mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel senin en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler*. millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    ey türk istikbalinin evladı! işte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, türk istiklâl ve cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

    gazi mustafa kemal atatürk
    ankara, 20 ekim 1927

    ***

    günümüz türkçesiyle:

    "ey türk gençliği!

    birinci görevin, türk bağımsızlığını, türk cumhuriyeti'ni, sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.

    varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. bu temel (bağımsızlık ve cumhuriyet) senin en değerli hazinendir. gelecekte de seni bu hazineden (bağımsızlık ve cumhuriyetten) yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunma mecburiyetine düşersen, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanak ve şartlarını düşünmeyeceksin! bu olanak ve şartlar, çok müsait olmayan bir nitelikte ortaya çıkabilir. bağımsızlık ve cumhuriyetine zarar vermeyi (bağımsızlık ve cumhuriyetini yok etmeyi) isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. zorla ve hile ile sevgili vatanın kaleleri (önemli noktaları) ele geçirilmiş, bütün tersanelerine (gemi yapılan yerlerine, gemiliklerine) girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi fiilen işgal edilmiş olabilir. bütün bu şartlardan daha üzücü ve korkunç olmak üzere, memleketin içinde, iktidara sahip olanlar (devlet yönetimini elinde bulunduranlar ve devlet gücünü kullanma yetkisi olanlar) aymazlık (çevresinde olup bitenlerin farkına varamama) ve sapkınlık (doğrulardan sapma) ve hatta ihanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, yurdu işgal eden düşmanların siyasi istekleriyle birleştirebilirler. millet, fakirlik ve sıkıntı içinde yıkılmış ve yorgun düşmüş olabilir.

    ey türk geleceğinin evladı! işte, bu durum ve şartlar içinde bile görevin, türk bağımsızlık ve cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! ihtiyaç duyduğun güç, damarlarındaki asil kanda bulunmaktadır!"
  4. sözlükte barınan fethullah gülen tarikatının üyelerinin okuyup duvarlarına asmaları gereken , her okuduklarında da bugüne kadar ne kadar yanlış bir şey yaptıklarını anlamalarını sağlıyacak olan miras.
    (bkz: seri eksilenecek giri)
  5. her fırsat bulunduğunda okunası metin.. her okuduğunuzda sizi alıp bambaşka diyarlara götürecektir.. kemalist devrim bizden neler beklemektedir biz neler yapıyoruz sorusunu, insanın kendi kendine sormasını sağlıyor sıkça..
  6. ulu önderimiz, atatürk, türk gençliğinden bu tarihi söyleminde, onlara emanet bıraktığı türkiye cumhuriyetini ve türk bağımsızlığını her ne pahasına olursa olsun korumasını ve savunmasını istiyor..

    aslında herkes bu söyleme 20-25 satırdan oluşan, öylesine bir yazı gözü ile bakarsa, yüzeysel bir şekilde okursa, eminim ki birşeyler anlayacaktır..ama bence ulu önderimizin hissettirmek istedikleri; temel olarak söylediklerinin arkasında yatıyor..onu anlamak ve onun izinde gitmek farklı şeylerdir..şuan aklı başında olan her türk genci onun burda anlatmak istediklerini okuyunca anlar, ama iş izinde yürümeye gelince, istediklerini yapmaya gelince; günümüzde bundan pek söz edemiyoruz..

    söyleve geri dönecek olursak şayet; atatürk hitabesinde bu vatanın başına neler geldiğini, ne hallere düştüğünü, düştüğü bu güç hallerden nasıl kurtulduğunu, yeniden dirildiğini ve bunların yanında ağırlıklı olarak gelecekte bizleri neler bekleyebileceği hakkında bahsetmiştir..işte tam bu noktada atatürk gençliğe seslenerek, vazgeçilmez isteğini tekrarlıyor..

    örnekler verip, durum karşısında hazırlıksız yakalanmamamız için gelecek görüşü ile yorumlanmış fikirlerini beyan ederek önceden uyarıyor..(hemen hemen, her verdiği örneği 80 yıllık türkiye cumhuriyeti tarihinde gördük gibi)

    mutlak bağımsızlık ve direniş gücümüzün yıldırılmamaması, çürütülmemesini ister atamız bizden..atatürk bu yola baş koymuş gizli veya açık düşmanlarımızın olabileceğini ve bu düşmanların neler yapabileceğini çarpıcı örnekler ile betimliyor..olanak ve koşullar her ne kadar olumsuz olsa da türk gençliğine güvenerekten, ödevini tekrar tekrar söylüyor..

    her zaman düşmanının dış dünyadan olmayacağını da belirtiyor..bu dış düşmanlara nazaran bu iç düşmanların da; hainlik, aymazlık ve sapkınlık yaparak, binbir güçlükle kurulmuş türkiye cumhuriyetine zarar verebileceğinden bahsediyor..hem de dikkatli olmaz isen; bunların senin bile farkında olmadan olabileceğini üstüne basa basa tekrarlıyor..

    ulusun bu kötü durum karşısında, tahmininden bile daha kötü bir halde, bitkin ve çaresiz olabileceğini söylüyor..yüce önderimiz; tüm bunları anlatırken, olabilecek her kötü şeyin sonuçlarını düşünerekten, bu tarz olaylara sebep vermeksizin türk gençliğinden ülkelerini savunmalarını istiyor..

    işte bu tarz zor durumlarda ise, bize gerekecek, türk gençliğinin hiçbir zaman unutmaması gerektiği, o çok anlamlı sözlerini haykırarak konuşmasını noktalıyor..

    "muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

    20 ekim 1927 - ankara
  7. "...bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde
    bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir."

    atatürk hayata veda ettiğinden bu güne başımızdaki liderler atatürk'ün yukarıda sıraladığı her şeyi gerçekleştirdiler..ve daha da acısı,aynı liderler kişisel çıkarları için ülke gençliğinin "yeter artık" demelerine "gomünüst bunlar la asalım keselim" tepkileri vererek kimi çevreleri gaza getirmiş,kimi çevrelerin gazını almıştır.kendileri sayesinde ülke gençliği sağ-sol diye ikiye bölünmüştür.

    atatürk bu hitabeyi biz okuyup duygulanalım,kendisini rahmetle analım,ağlayalım inleyelim diye değil,okuyup yapacaklarımızı planlamamız için yaratmıştır.