kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. çalışmaların en yükseği budur.
denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: çalışkan olmak! servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . yaşamak demek çalışmak demektir.
"bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
nutuk'a ısrarla bakınız.çünkü oradaki sözler öyle geleceğe ışık tutarlar ki.bir kahinin kehanetleri gibidir oradaki sözler.atatürkün en güzel sözleri de orada bulunmaktadır.
tabi bakınız dediysek gidip ülkücülerle de ayin yapın demiyoruz.
edit: tamam,okuyun yeter.ayin yapmayın demiyorum,plan yapmayın da demiyorum.sadece okuyun...
başkalarının kendilerine mal edebildiği sözlerdir, örnek;
"ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim, imza hasan can(ümraniye belediye başkanı)(yazılı olduğu yer: ümraniye verem savaş dispanseri yanında bulunan basket potası, artık öyle bir yazı yok nasıl olmuşsa silinmiş)
atamızın en güzel sözleri arasında,1934 anzak kutlamaları nedeniyle gönderdiği şu mesaj eşsiz bir yere sahiptir kanımca. öyle bir insanlık dersi vermektedir ki bu sözleriyle, sırf bunun için bile ataya hayran olur insan:
“bu memleketin topraklarında kanlarını döken ingiliz, fransız, avustralyalı,yeni zelandalı, hintli kahramanlar! burada, dost bir vatanın toprağındasınız. huzur ve sükun içinde uyuyunuz. sizler, mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız.
uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! gözyaşlarınızı dindiriniz. evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
binlerce veciz söylemişmidir bilinmez. ancak sahip olduğu güçlü karakteri ve dönemini aşan zekası nedeniyle ortaya koyduğu her cümlesi ortaya yeni bir şey koyamayanlaca yücelttiği sözler...
efendiler,
avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık, türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. artık vaziyeti düzeltmek için, mutlaka avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri avrupa'nın emellerine göre uygun yapmak, yürümek, bütün dersleri avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. halbuki, hangi
istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatiyle, ecnebilerin planlarıyla yükseltilebilsin? tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir."
biz hala neler yapıyoruz!!!
mustafa kemal atatürk'e, bir gazeteci tarafından büyük iskender ile aynı bölgede doğduğu hatırlatılması üzerine ulu önderimiz kendisine şu cevabı verir: ''benzeyiş o noktada durur. iskender cihanı fethetti; ben etmedim. iskender cihanı fethederken kendi vatanını unuttu; ben hiçbir zaman vatanımı unutmayacağım.''