gerçekçi ve mantıklı olduğu kadar yobaz, irticacı, gominis ve faşit bir düşücedir.
"her insan hata yapar" felsefesinden yola çıkan, o olmasaydı şu anda kendi dili, dini, tarihi, saygınlığı olmayan, sürekli sömürülen bir topluluktan ibaret olacağımızı düşünemeyen, kıt, hastalıklı ve bağnaz düşünce ürünü bir cümledir.
farsça-osmanlıca öyle karışık bir dildi ki hiçbir zaman halka hitab edemedi. sadece padişah ve padişah soyundan gelenlerin anlayabileceği, saraya hitab eden bir dil olmasından ötürü atatürk bu dili bilgiye ve aydınlanmaya vurulan bir ket gibi gördü halk için. bu yüzden de aydınlık bir geleceğin kapılarını insanlarına açabilmek, türk edebiyatını ileri götürebilmek adına bu devrimi yaptı.
bunu "ahahah böyle de ayarı veririm" demek için değil sadece fikirlermizi özgürce ve güzel bir anlatım ile tüm türk toplumunun anlayabilmesini sağladığını söylemek için yazdım. bugün ona buna ahkam kesebiliyor, zaman zaman ne dediğimizi bilmez bir eda ile edebiyat parçalayarak zırvalayabiliyorsak onun yüzlerce yıllık fasrçayı heba etmesi sayesindedir. komik olmanın manası yoktur.
(yaqui, 01.03.2008 00:45 ~ 25.03.2008 10:52)
itüde okumuş mühendisler olarak içinden çıkılamayacak problemlerin çözümlerini bazı girileri ihmal ederek bulduğumuz aşikarken ve bu sonuçların da gerçek sonuca çok yaklaşık bir durum ortaya çıkardığını düşünürsek; atatürkün de yaptığı yanlışları ihmal ederek zamanının bütün imkanlarını kullanarak ortaya çıkardığı eseri türkiye cumhuriyeti ile övünmek varken, hala yaptığı yanlışları ısrarla düşünerek irdeleyerek hatta daha da önemlisi ağza alarak nereye varmaya çalıştığımızı tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini gösteren önerme.
atatürk'ü anlayabilmek için onunda bir insan olduğunu kabul etmek demektir ve fikirlerini sindirebilmek için şarttır, açmak gerekirse gündemimizin o gereksiz sorunu yorum katmadan şartları gözetemeden dine ve allah'a tapmaktan dolayı doğmuştur. dinin arap toplumundaki yozlaşmaya çözümü başı kapamak olmuştur gel gör ki bizim yozlaşmayı önlemek için buna ihtiyacımız yok. hiç bir erkek saçları gözüken bir bayan görünce onu yatağa atma planları yapmıyor o zaman neden bu baş örtüsü neden bu kadar önemli, rektörümün,bakanımın vakti bu kadar değersiz mi? herneyse, kemalizm de böyledir atatürk'ün o şartlarda yapdıkları bugünün doğruları olmayabilir ve gözümüze hata olarak yansıyabilir bazen ama onun o an bakabildiği gibi bakmayı denersek kendimize katmış oluruz.
liderlerin esas değerleri ortalama 100 senelik bir süre sonunda algılanmaktadır. bu tarz tartışmalar daha uzun süre sürecektir. bundan bir 20 sene sonra köprünün altından çok sular geçtikten sonra ve şu anki resimde bazı değişikliklikler olduğunda (tabi hafızamız her zamanki gibi zaman aşımına uğramazsa) bu cümleyi bir daha irdeleyelim.
2023 için, kimi çevrelerin dediği gibi paranoyakça bir futurist bir yaklaşımda bulunalım ve yurdun dört bir tarafı zaptedilmiş olsun. tüm dünya bir güzel çalkalansın. her birimiz diğerinin boğazına sarılıyor olsun. o zaman "gençliğe hitabe" niye yapılmış, adam bu kadar işinin arasında "nutuk" diye bir eseri neden ortaya koymuş diye birbirilerine bakacak insanlar. ulan bu adam niye "yurtta sulh cihanda sulh" demiş diye kara kara düşünen birçok lider olacak. o zaman herkes o adama "şapka" çıkartırken biz yine düşünürüz hataları var mıydı yok muydu diye!
not: atatürk yurttaşlarına şapkayı tanıtırken "ya tak ya terket" diye bir söylemde bulunmaktan ziyade "bakınız bu şapka, bunu takarsak güzel olur" gibi bir yaklaşımda bulunmuştur. şapka efendi olan köylünün en önemli aksesuarlarından da birisidir. kendine yakışanı giymesinden daha doğal ne olabilir!
doğruları yanlışlarına nazaran çok fazla olduğu için normal karşılanacak önermedir.
(bkz:
hatanın sıfıra yaklaşması)
(bkz:
limit)
90'larda liberal yazarların sık sık dile getirdiği önermeydi.artık atatürk'ü aşmaktan bahsediyorlardı.sonra
ahmet taner kışlalı köşesinde şu cümleye yer vermişti:
''ulaşabildiniz mi de aşmaktan bahsediyorsunuz?''
toprağı bol olsun.
sarf edilmesi bu kadar şaşkınlıkla karşılanacak bir söz değil.
'atatürk'ün hiç hatası olmamıştır, atatürk insan değil, bir tanrıdır' zihniyeti ile yetiştirilen ve felsefik açıdan çattıkları köktendincilerle pek farkları olmayan güruhun çürümüşlüğüme bir tepki olarak düşünün, toplumsal hazırcılığımızı çok iyi yansıtıyor bence.
sıradaki parçamız orhan babadan geliyor:
(bkz:
hatasız kul olmaz)
(rushmo, 24.10.2008 00:35 ~ 00:35)
ilköğretim 4. sınıf öğrencisi öğretmenine sorar,
- öğretmenim bize atatürk'ün hep iyi yönleri anlatılıyor. onun hiç mi kötü yönü yoktu? hiç mi hata yapmazdı?
öğretmen, akıllı kızım benim, aferin sana ne güzel soru bu der ve cevaplar,
+ her insan yanlış yapar, her insanın hataları vardır. atatürk'ün de hataları vardır?
ama atatürk'ün hata üstüne hata yapmak gibi hataları yoktur...
(mutsuz, 24.10.2008 00:36 ~ 01:15)
atatürkün de her insan gibi hataları vardır, olmalıdırda zira kendisi biim gibi insandır ama yaptığı doğrular ki bu doğrular bir milletin kaderini olumlu yönde etkilemiş ise ve yaptığı bu kadar doğruların yanında akıla gelemiyecek kadar az yanlışı varsa bu atatürkün atatürklüğünden bir şey eksiltmez. ha bu önermeyi yapan kişiye de tu kaka bu sen nasıl atatürkün hataları olduğunu söylersin demekte şayet söyleyende herhangi bir art niyet yoksa yanlıştır.
atatürk'e dil uzatmak fiilinin aslında 'atatürk'ün hataları olmamıştır' beyanatını tartışılamaz şekilde doğru kabul etmek olduğunu kavrayabildiklerinde, atatürk'ün hataları var mıdır'ı da tartışabilecek kıvama da gelecektir insanlar. 'atatürk'ün de hataları vardır' mantıklı bir düşünce değil, sadece bir tepkidir, ve tepkiler, çoğunlukla mantıksız argümanlar sonucunda ortaya çıkar. daha da önemlisi, mantıklı veya mantıksız tüm tepkiler, toplum yaşantımızı anlayabilmek açısından dikkatle değerlendirilmelidir. atatürk'ün hataları yoktur, çünkü o çok değerlidir tezi ile atatürk'ü bakılmaya doyulamayan bir kukla haline getiriyorsunuz, farkında değilsiniz.
niye böylesine karşı çıkılıyor bu önermeye, anlam veremiyorum. atatürk de sonuçta bir insandı. bir
robot ya da
makine değildi. o da zamanında bizler gibi, her insan gibi ağlıyor, sinirleniyor, üzülüyor, kıskanıyor ve evet, hata yapıyordu. adamı niye tanrılaştırmaya çalışıyorsunuz ki?
tamam, size de hak veriyorum. sonuçta bu ülkede
atatürk yıllardır okullarda tam tersi şekilde öğretiliyor, sanki korunmaya ihtiyacı varmış gibi atatürk'ü koruma kanunları çıkarılıyor. "bu ülkeye bir tane daha atatürk gelmez" deniyor, "ben atatürk gibi olucam" diyen çocuklara ebeveynleri, "ehehe olur mu hiç öyle şey, şakacı çocuk seni" diyor. ama biraz aklınızı kullanın, rica ediyorum.
bakın çok değil 5 gün sonra
29 ekim'de,
can dündar'ın atatürk'ün yaşamını konu edinen
mustafa isimli filmi gösterime giriyor. gidin izleyin, fikriniz değişir belki.
klişe olacak ama; bir adet önerme. üstelik tepki almış bir önerme. şahsi fikrim ise:
vardır elbet..
muhtemel yokluk günlerinde sigarasını gazete kağıdına sarıp içtiğinde "ulan şunu içeceğime keşke hiç içmeseydim" demiştir, veya dayısının çiftliğinde kargaları kovalarken akşam eve geç gelip anasından fırça yemiştir de "keşke daha erken gelseydim" demiştir. bir gün
kordonda yürüyüşe çıktığında üşümüştür de "havayı kestiremedik, keşke üstüme bir şey alsaydım" demiştir. insandır olmuştur hataları..
lakin siyasi yönden baktığınızda hangi hatayı gösterebilirsiniz ki bana? milli mücadele dönemini bırakın daha askeri okul yıllarından itibaren görüşlerini azıcık atatürk'ün anılarını okuyanlar bilir. o hareketlerin hangisinin yanlış olduğunu söyleyebilirsiniz? cumhuriyetin kurulmasını ve ondan sonraki reformları düşünün, hangisi hataydı? savaş stratejileri bi yana, barışçıl stratejilerini düşünün, hangisine laf söyleyebilirsiniz?
atatürk de bir insandı, hepimiz gibi hataları olmuştu muhakkak ama vatanı ve milleti için yaptıkları içinde herhangi bir şeyi hata olarak
benim kabul etmem mümkün değil..
"olsa olsa fenerbahçe'li olmasıdır" diye düşündüren önerme.
(bkz:
çok düşündüm lan)
"bak senin de baban bir hata yapmış, biz bişi diyor muyuz?" cevabını hakeden önerme.
"hatasız kul olmaz" sözünü akıllara getiren, karşı çıkanların da bağnaz olduklarını düşündüğüm
* * önerme. ulan hangimizin hataları yok ki? atatürk de sen, ben gibi bir
insan değil miydi? bak bu sözüme de kızacaksınız: "atatürk de insandı". tanrı değildi ki. tanrının yarattığıydı. tıpkı sen ben gibi.
üst düzey bir insandı diyebilirsiniz, orası başka. ama bu vasıf, hata yapmama özelliğini o'na vermez. az hata yapar belki, ama yapar.
(damned, 26.10.2008 13:45 ~ 24.04.2009 18:18)
emekli cıa'cıların kontrolünde fırına sürülen,yerli kalemşörler ve sözde aydınlar tarafından servis edilen;insanlarımızı atatürk'ten soğutma çalışmalarının işaret fişeği,başlangıç cümlesidir.
doğru bir ifadedir. fakat şaşırtıcıdır; bazıları bulunca bokunda boncuk bulmuşçasına sevinir, bazıları bulamaz bayat esprilerle devinir, bazı malaklarsa gözlerini heyecanla kırpıştırıp yüzyılın teorisini sunmuş gibi gerinir.
dahi anlamındaki de ayrı yazılır, iki harflik de zarfı bu kadar acı bir gerçeği gözler önüne ancak bu kadar güzel serebilir. henüz çocuktur, tarlada karga kovalar, kardeşinin eline bir sopa verir ve beraber kargaları kovalarlar, sonra denir ki "o türk kadınına hep güvendi!" lan çocuktu daha, ne alakası var, öncesindeki reklam daha acıdır "senin eline diken batar mı?" böyle düşünen insanların, çocukların bu ülkede yetiştiğini bir de reklam ile mi anlatıyorsunuz? "beni övme sözlerini bırakınız, bana yarın neler yapacağız onu anlatın!". hata da yapar, tuvaletini de yapar, bir ülke de kurar, bazı söylemleri geçerlidir, bazıları geçerli değildir, neticede insandır.