|
|
- başörtüsüyle türbanın karıştırılmaması gereken olay.
- (bkz. başörtüsüyle türban arasındaki fark)
- (bkz. so what)
- dönemin kültürel ve dini motifleri düşünüldüğünde * şimdi baş örtülü olmayan bir çok kadının ve hatta bütün kadınların başörtülü olacağını hatırlatan durum.dahası orduevlerinde nizamiye çavuşu olarak aslerliğini* ifa eden ve kurallarını çok iyi bilen birisi olarak orduevlerine o anki nöbetçi subayın insiyatifi dahilinde başörtü kabul edilebilir,ama türban kattiyetle her yerde sakıncalı ve yasak olarak geri çevrilir.lakin zübeyda hanımda bildiğim kadarıyla türbanlı değil baş örtülüdür.bi de mareşal annesi olunca heralde rahatlıkla girerdi *
- başörtü ve türban farklı şeylerdir.o döneme göre kara çarşaflı olmaması ve bir fotografının olması bile yeterlidir.
- atatürk'ün annesi bir müslümandır ve dininin gerekleri yüzünden başörtüsü takar. sebep sadece budur.
(bkz: amdan götten sosyal tespitler yapmak)
- tartışmanın çok yersiz olduğu bir konudur. öncelikle yaşanılan dönemin şartları göz önünde bulundurulmalıdır.
sadece saygı duyabiliriz. çünkü başörtüsü bir seçimdir. her birey de seçimini yapmakta özgürdür. bu tür olaylara takıldığımız için ilerme adına çok şey yapılmadığı çok açıktır.
- (bkz: anneannenin başörtülü olması)
(bkz: babaannenin başörtülü olması)
nerede yaşadığınızı nereden geldiğinizi farkına varın.
dikkat et (bkz: küçük kız kardeşinin türbanlı olması) demiyorum..
ya da (bkz: babanın badem bıyıklı nemli dudaklı olması)
hangi topraklarda yaşadığınızı bilin. atatürk'ün annesi gibi anneannem gibi, babaannem gibi amaç gütmeden baş örtüsü takın, başımızın üstünde yeriniz olsun. gereksiz polemik yaratmayın.
- "atatürk o kadar moderndi ki annesi bile başörtüsü takmıyordu olm.süper laik insanlardı ailecek. yetiştirilişten yani" demek isteyen zihniyetin bocaladığı ve kafasına taktığı şey. "atatürk ün annesi ya zübeyde hanım nasıl başörtülü olur abi. laik değil miydi o." ulan bi iki dakka rahat durun be. size ne zübeyde hanımın başörtüsünden. bundan yaklaşık 150 sene önce yaşamış ölmüş bir insan. "başındaki türban değil türk kadınının geleneği olan başörtüsüydü. şimdi olsa kesin takmazdı" derler de bilmezler mi unuturlar mı bilmem kendisinin mustafa kemal i kuran kursuna göndermek istedğini ama ali rıza beyin buna izin vermediğini. (anlatılıyor ama heryerde) ne oldu? kafan almıyor mu atatürk ün annesinin dinine bağlı bir müslüman olmasını? atatürk ya o. yedi ceddi laik ve demokrat olmalıdır. başka yolu yoktur bunun. "laik"ten de anladıkları neyse. laiklik türbana karşı olmaktır onlara göre. tabi güzel kardeşim öyledir tabii. laikliği savunuyorum ulan ben ama karşı değilim insanların türban takmasına. isterlerse çankayada taksınlar isterlerse sokakta. isterlerse hiç takmasınlar. hiç bir şey giymesinler. bana ne. bu kadar salak bir ayrıcılık olamaz. "kamusal mekanlarda türban laikliğe aykırıdır bence." demek kadar salak bir ideolojik temellendirme olamaz. bravo cidden. sen kalk kadamın yıllarca okuyarak, düşünerek oluşturduğu koskoca ideolojik siyasal sistemi götünden anla. kalk bununla övün. bi de kalk senin gibi düşünmeyenleri yargıla. aferim.
not: annem türban takıyor beş vakit namazında son derece dindar bir insan. ben dinsizim ve onu çok seviyorum. gün gelir ülkeyi bir badireden kurtarırsam arkamdan tartışmayınız "ford prefectin annesi türban takıyomuş. yok olm bugün olsa imkansız takmazdı. o zamanlar adet öyleymiş." diye. takardı. zübeyde hanım da takardı. dinin emirlerini toplumsal durumlar çok fazla değiştirmiyor zira.
- atatürk rakı içince kötü olur, annesi baş örtülü diye sözde saygı duyulur bazı çevrelerce. bu ne yaman çelişkidir, bu ne takiyyedir anne?
- anneannelerimizin anneannelerinin başörtülü olması'na denk durum.
- bu yaşa kadar gözden kaçırdığım gerçek. bakıp da göremediğim. tokat gibi çarptı şimdi. bir filmde bir hata yakalarsın, film süper olsa da değeri düşer ya gözünde, öyle bir şey bu. yukardan boom görünmesi gibi birşey derdim ama onun filmle ilgisi yok, gösteren sinemanın suçu o. düşün bir, dvd izlerken gördün mü hiç boom? bunu da burada öğrenmiş olun. ne diyorduk? atatürk'ün annesi ha! atatürk lan! başörtü... vay be, ne güzel uyutmuş adam bizi. o kadar devrim mevrim, kadınlara özgürlük felan, evde başörtülü anne. ne güzel uyutmuşlar bizi.
- zübeyde hanımın yaşadığı zaman düşünülürse mantıklı olan,hiç bir anlam taşımayan,80 lerde ispanyol paça pantolon giyilmesiyle farklı olmayan durum.
(bkz: ilk insanın yaprak giymesi)
- bunu başka yönlere çekmek isteyenler için;
(bkz: baş örtüsüyle türban arasındaki farklar)
- (bkz: atatürk'ün eşinin başörtülü olması)
- x in baş örtülü olması
(bkz: gına)
- başörtüsü ile türbanın farklarını bilmemizi gerektirecek, sene 1880 dedirtecek durum. başörtüsü hepimizin anneannenelerinin, ninelerinin taktığı gayet yalın bir örtüdür. safça duygular içerir. dolayısı ile kimsenin karışmaz ve söz söylemez. fakat türban, siyasi amaçlar için kullanılmış insanla yaratan arasına girmeye çalışan siyasal bir olgudur. bu da bizi başka yerlere götürür. türban mevzusunda kimse kimsenin dinini ya dayaşayış tarzını eleştirmemektedir. eleştirilen bunun siyasal bir simge yapılmasıdır. ayrıca zübeyde hanım zamanından anlaşılacağı gibi türban türkiyeye 1960'lardan sonra gelmeye başlamış gelenek ve göreneklerimizle beraber yaşama tarzımızla alakalı olmayan bir baş kapama şeklidir. bizim özümüz başörtüsüdür. zaten dikkat edilirse kimse başörtüsüne karşı değildir. insanların karşı olduğu kulla-yaradan arasına türban ile girmeye çalışan siyasilerdir. kısaca din istismarıdır.
- zübeyde hanım, 14 ocak 1923 yılında vefat etmiştir. kısaca yeni kurulan devletimizin ilanını görememiştir bile. laiklik kavramını anlayamanlar ve anlamak istemeyenler için şöyle bir hatırlatma. anneanne baş örtüsü ile siyasi imge amaçlı takılan türban arasında koskoca dağlar vardır. siyasetin içine dini düşünceler ve imgeler yerleştirmek, son derece yanlıştır.
- cidden süper bir tespit. atatürk'ün annesi başörtülü, rahmetli anneannem de öyleydi. o halde hep beraber başörtülerini bağlayıp (kadın-erkek farketmez) türbanları çekip koşalım sokaklara, miting falan yapalım ve bu şekilde meclise ne bileyim çankaya'ya falan girelim diyor insan böyle dehşet tespitleri görünce.
yeri geldiğinde mevki sahibi olmak için ya da bazı örümcek beyinliler için kahraman olmak adına hakaret edilmemiş miydi atatürk'ün annesine? * sonra geri viteslerle mesih oluverdiler. şimdi de ''bakın o da öyleydi'' diyerekten ne kadar mübarek bir insandı başörtüsüyle mi denmek isteniyor. giyimin bir parçası olan başörtü ya da türban yeri geliyor kutsal bir değer oluyor yeri geliyor üzerinde yaşadığımız vatanın yasaları tarafından engellenmiş siyasi bir imge.
olayı allah inancı ve sevgisine bağlamak istiyorum. hani konu başörtü/türban olunca insan ister istemez bağlamak istiyor. ''allah'ı çıkar için sevmeyin, gönülden sevin. sevgi ya da inanç gösterilerinizi de çıkar için yapıp insanların gözüne sokmayın. çünkü çıkarlara alet edilmiş bir sevgi anlamsız ve de boştur.'' kim haklı kim haksız, kim doğru kim yanlış, ahirette(varsa tabi) belli olacak. yeryüzünde ise bu kadar karışan, kurcalayan, kaşıyan olduktan sonra bir sonuca bağlamak namümkün.
- atatürk ün neyine bok atsak diye düşünen, sürekli bir açık arayan zihniyetin çok önemli bir noktaya parmak bastıklarını zannettikleri sorunsal. birincisi yüce önderimizin annesi selanikli ve doğal olarak osmanlı toprakları dahilinde olan, (tam koordinat olarak olmasa da) anadolu kadınını hatırlatan bir bayandır. bu türban ya da siyasete alet edilecek bir oyuncak değildir. bu masum tülbentin altında birşeyler arayan zihniyetin de ayrıca allah belasını versindir.
- ulu önderimizin annesinin dinine bağlı bir kadın olduğunun göstergesidir. bunun yanında zübeyde hanım 'ın resmi davetlere katılmadığı ve yabancı ülkelerde gezilere gidip ülkemizi temsil etmediği için pek bir sorun yarattığını sanmıyorum. ulu önderimizin annesi tabi ki çankaya köşküne giricekti ama şunu unutmamak gerekir ki zübeyde hanım'ın türkiye cumhuriyetini temsil etmesini gerektiren bir sıfatı veya görevi yoktu.öyle bir yükümlülüğü olmadığı için eğer olası bir baş örtü problemi yaşanması durumu varsada yaşanmamıştır.
- koridorda durmuş ülke gidişatı çok eskiye özlem gibi ana temaları tartışıyorduk.tartıştığım insan da nefes alıp verebilen canlıdan daha fazlası değilmiş meğer.bir an oldu ki er kişiden bunu duyup da gözümü kırpmadan 34 yıl hapis yatabilmeyi göze aldığımı hissettim
-konuşup duruyosun bir saattir de sizin atatürkünüzün de annesinin başı kapalı değilmi sanki?
işte o an insan bu tarz canlılarla aynı havayı yakmış olmaktan utanır oluyo.sanki o oksijen aynı oksijen değil.sanki başka bişey.ulan eşşekoğlu eşşek başörtüsü dediğin şey (ki bahsi geçen yıl 1800lerin sonu) annelerimizin başlarına bağladığı masumiyetten daha öteye gidemeyecek kadar geleneksel bir o kadar da saf bez parçası.dini istismarı örümcek ağlarını sahteliği simgeleyeni değil.bırakın ulan artık bu istismarı.bırakın kendi inanmadığınız yalanı zikretmeyi.doğru mantık aslında.senin de annenin başı örtülü aynı atatürk gibi.ama atatürkün annesinin yetiştirip büyüttüğü insan ile gazoz kapağı kadar bile evrene hayrı bulunmayan senin uzaktan yakından farkedilemeyen benzerliğiniz nolcak?
kimsenin başındaki örtüye beze çaputa sölediğimiz birşey yok.allaha olan bağlılık ve sevgiyi bezle sömürmekten vazgeçin artık.kalbiniz bunlarla ne kadar dolu ondan bahsedin.hayatınız boyunca demagoji yaptınız.biraz tutarlı karakter sahibi olun bence.
nedir yani atatürkün annesi başörtülüyse?laikliğin kurucusu olan bir insanın büyük bir açığını mı yakaladınız o gazoz kapaklarınızla?nasıl olur da başını bağlar dimi?hani bu adam devrimlerin ilkelerin öncüsüydü huzurun barışın eşitliğin savunucusuydu?nasıl olur da annesi başını bağlar?ulan eşşekoğlu eşşek laiklik türbana karşı dimdik durmakmıdır?laiklik eşitliğin savunulması din işinin devletten ayrılmasıdır.ve bunların arasında da istismara yer yoktur.sen niye kulla yaradan arasına o bezle girmeye çalışıyıosun?ikisini birbirinden ayıramayan gazoz kapakları olduğu müddetçe sinir sahibi olmam engellenemeyecek sanırım.sözlerimi noktalarken neyzen tevfik sanırım ilaç gibi gelecek.
ne ararsın tanrı ile aramda?
sen kimsin ki orucumu sorarsın?
hakikaten gözün yoksa haramda,
başı açığa niye türban sorarsın?
rakı, şarap içiyorsam sana ne.
yoksa sana bir zararım, içerim.
ikimiz de gelsek kıldan köprüye,
ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
esir iken mümkün müdür ibadet?
yatıp kalkıp atatürk'e dua et.
senin gibi dürzülerin yüzünden,
dininden de soğuyacak bu millet.
işgaldeki hali sakın unutma.
atatürk'e dil uzatma sebepsiz.
sen anandan yine çıkardın amma,
baban kimdi bilemezdin şerefsiz.
neyzen tevfik
- (bkz: başörtüsü eşit değildir türban)
- herhangibir sorun oluşturmayan, sıradan bir şeydir atatürk ün annesinin başörtüsü takması, başörtüsü veya türban olması da farketmez, çünkü atatürk ün annesi hayattayken türban krizleri çıkmıyordu, hatta laikliğin ne olduğunu bile bilen sayısı bir kaç kişi iken böyle bir sorun ortaya çıkması mümkün değildir, o zamanlar türkiye cumhuriyeti bile kurulmamıştı nasıl sorun olsun ki zaten.
atatürk ün annesinin başörtüsü takması neden ve ne için sorun olur bilinmez ama, o günün şartlarında başörtüsü, türban ve çarşaf giyilmesi gayet normal bir hadiseydi, durumu o yönüyle düşünmek gerekir, yoksa başörtüsü ile türbanı karıştırmayın, atatürk ün annesinin taktığı başörtüsüydü türban değildi demek abesdir. bir kere o zamanlarda siyasi simge diye bir şey yoktu ortada.
(bkz: gereksiz yere ortamı germek)
|