atatürk değil de asıl ondan sonra bu ülkenin başına geçmiş ve bu ülkeyi batırdıkça batırmış başkanların daha fazla sevilmeyeni olması gerekirken birşeylerin yanlış gittiğini düşündüren olay... her birey sevmeli, sevmeyen şerefsizdir gibi diretmeler yanlıştır, en başta atatürkçü düşünceye aykırıdır. sevilmemesine bu gibi etkiler de sebep olmaktadır.
toplumumuzda herkesde var olan bir önyargı burada da kendini göstermektedir. sadece nutuk'u veya sözlerini okumak bile onun bu ülkenin refahı için çalıştığını görmek için yeterlidir. bazı dindar insanların zannettiği gibi dine karşı değildir. o'nun tek bir amacı vardır; dini yanlış yorumlamalardan uzaklaştırıp, hurafelerin oluşmasını engellemek.
"milletimizin içinde hakiki, ciddi alimler vardır. milletimiz bu gibi alimleriyle iftihar eder. bu gibi alimlere gidin, bu efendi bize böyle diyor, siz ne diyorsunuz deyin. fakat umumiyetle buna da ihtiyaç yoktur. bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. bu ölçü ile hangi şeyin dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. eğer bizim dinimiz akla mantığa uygun bir din olmasaydı mükemmel olamazdı, dinlerin sonuncusu olmazdı." diyen atatürk tür...
"her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. kimsenin fikrine ve
vicdanına hakim olunamaz.
vicdan hürriyeti,
mutlak ve
taarruz edilemez, ferdin tabii haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır. her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür." diyen de atatürk tür...
600 senelik osmanlı devleti o'nun yüzünden yıkılmamıştır.
* osmanlı toprakları ingilizler, fransızlar, yunanlılar ve italyanlar tarafından paylaşıldığı ve türk halkını karadeniz de küçük bir toprağa yerleştirmeye çalıştıkları sırada yani ı. dünya savaşı bittikten sonra atatürk halkı uyandırıp, milli savunuşa geçmiştir. osmanlı imparatorluğunun başında çok büyük adamlar yer almıştır. saymakla bitmez... osmanlı deyince bazılarının hala dizleri titremektedir. atalarımın osmanlıdan gelmiş olması benim için gururdur. şu an kimse ama kimsenin,
* babadan oğula geçen sistemi tasvip etmeyeceği ortadır. her başa geçenin de ülkeyi hakkıyla yöneteceği de düşünülemez. atatürk'ten sonra seçimle getirdiğimiz başkanlar bile yeri gelmiş onu oraya getiren halkı hiçe sayarak kendi bencilliklerini ön planda tutmuştur.
öncelikle onun düşüncelerine ne kadar sahip çıkıyor, ne kadarını hakkıyla anlıyoruz kendimize sormamız gerekir? kuru kuruya bir sevgiyle etrafta insanları inandıramayız. kaldı ki cumhuriyet döneminde, her ne sebeple olursa olsun istiklal mahkemelerinde yargılanıp infaz edilen veya sürgüne gönderilen kişilerin sülalesinden biri bile sırf bu sebepten atatürk'ü sevmeyebilir. zaten sen hakkıyla seviyorsan ve karşındaki de sana saygı duduyorsa ne önemi var ki... manevi baskı uygulayarak bir şey elde edilemez. bu gibi şeyler duymak veya görmek istemeyenler atatürk'ün şu sözlerini kendilerine ilke edinebilirlerse belki o zaman atatürk'ü sevdirmeyi başarabilirler...
"ben diktatör değilim. ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim."
mustafa kemal atatürk