belki ilginizi çeker
  1. · atatürk iyiydi ama çevresi kötüydü
gündem
  1. · günün tek şarkılık özeti
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  4. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  5. · mutluluk veren küçük şeyler
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  8. · çocukları olmadığı için boşanan çiftler
  9. · fenerbahçe taraftarı

atatürk ü eleştirmek  

 sayfa  / 2
  1. hani şu çocukluğumuzda adını ilk öğrendiğimiz kahraman. tanıyacaktır çocuklarımız da umarım en az bizim tanıdığımız kadar, kahraman olarak. herkesi eleştirebilecek kadar özgürüz, demokrasi de budur deniliyor. benim değinmek istediğim nokta biraz daha duygusal boyutu oluyor bu düşüncenin. atatürk'ü eleştirmek, onu eleştirmeye yeltenmek, bir özgürlüğün göstergesi midir acaba? herkesi bitirdik de atatürk mü kaldı eleştirmeye değer? dünya üzerinde hiçbir ülke, kurucusuna toz kondurmazken bizim bu sözüm ona özgürleşme çabamız neden?

    konunun bu boyuta nasıl geldiği düşünülürse, atatürk eleştirisi adı altında gizliden gizliye bir karalama kampanyası gerek dış mercilerde, gerekse halk arasında kendince masumane bir tavırla (demokrasi adı altında) gayet basit cümlelerle devam etmekte.

    iş bu haldeyken birtakım kişileri görmezden gelmek olanaksız elbet. hani şu demokrasi kisvesi altında atatürk'ü eleştirmenin herhangi bir insanı eleştirmekten farkının olmadığını savunanları. bu özgürlüğü savunanların kendilerini dindar cephede gösteriyor olması da bir diğer ilginç mesele. yani bu noktada şöyle ufak bir varsayım yapılması doğru olabilir; burada karşı karşıya getirilen iki saf şu şekilde şekillenmekte; kemalizm- din.

    en küçük tanımıyla kemalizm; bir toplumun kendi ayakları üzerinde durabilmesi için ortaya konmuş kavramların bütününe verilen isim. gelişmeye açık, gelişen dünyaya ayak uydurmak zorunda ve eleştirilerek yücelir, muasır medeniyetler seviyesine (birilerinin ağızlarında sakız ettiği gibi değil) ulaşmak için bir ülkenin tüm gelişim sürecine ayak uydurabilmesiyle özgürlük adına atılmış en büyük adımlardan. altını çizmek gerekiyor, halkına eleştirebilme özgürlüğünü tanıyan kemalist ideolojinin ta kendisi.

    gelelim din tanımına; din halkları birbirine bağlayan, halkların kendi içinde kendi bütünlükleri için oluşturduğu veya onlar için oluşturulduğuna inandıkları kuralların bütünü. (toplumsal baskıları mevzu bahis etmiyorum bunu söylerken) değiştirilemez, gelişen dünyaya ayak uydurmak zorundadır (kimse inkar etmesin artık kimse el sıkışarak, helalleşerek alışveriş yapmıyor internet üzerinden bir şey satın alırken) eleştiriye açık değildir. bu sebeple de içerdiği kurallar kendisinin eleştirilmesine izin vermemektedir.

    bu iki tanımdan sonra şöyle bir sonuca varılabilir basit bir mantık yürütme sonucunda; kemalizm'i eleştiren kitle, bunun bir özgürlük, bir demokratik hak olduğunu savunurken, kendileri özgürce eleştirmeye tahammülsüz bir kitleyi oluşturmakta. bahsini ettiğim halk değildir bu konuda, belli yaptırım gücüne sahip üst kademe görevlileridir.

    konudan uzaklaşmak istemiyorum; kemalizm ve dini karşı karşıya getiren bu kesim aslında ideolojik bir kavramı değil kemal'in ta kendisini eleştiriyor kemalizm adı altında. ipler de burada geriliyor. biz bu kadar özgür müyüz? veya bu bir özgürlük müdür? atatürk'ü eleştirmek demokrasinin insanlara tanıdığı bir özgürlük müdür? bir toplumda demokrasi kavramının oturmasını sağlamış bir kişiyi, onun ortaya koyduğu demokrasinin getirisi olan özgürlüğü onu alt etmek için kullanmak ayıp değil midir? üstelik çok da özgür olmayı tercih etmeyen bir kısım çevrenin bunu istemesi bir çelişki değil midir?

    başta, duygusal bir boyuttan bakacağımı söylemiştim mevzuya, cümleler her ne kadar duygusal bir içerik taşımıyor gibi görünse de tamamen duygularla şekillenmiştir. mantık duyguların somut bir biçimde oluşmasına yardım etmiştir sadece.

    nihayetinde bütün bu yazı boyunca, "atatürk'ümüze nasıl kıyarlar?" diye sormaktan başka bir şey yapmadım.
    (why georgia, 28.07.2007 05:17 ~ 14:53)
  2. atatürk'e hakaret etmeye çalışmanın ılımlı adıdır.türkiye cumhuriyetinde dünyanın saygı duyup takdir ettiği bir lidere , komutana , cumhurbaşkanına hakaret etmek ayrıcalık olarak görülür.çin'de atatürk'ü bilmeyen lise öğrencisinin kalmaması yada dünya da atatürk'ü öven sürüyle kitap yazılması türkiye'de yaşayan insanların nankörlüğünün önüne geçememiştir.
    atatürk'ü eleştirmeye çalışanların en büyük savunması düşünce özgürlüğüdür.ancak düşünemediklerini hesaba katmamışlardır.
    ne büyük şanstırki atatürk onlara kendisine hakaret edebilecekleri bir ülke bırakmıştır.
    atatürk'e hakaret etmeyi bir görev sayan insanlara bu nankörlüklerini sorgıulamak adına önce bu ülke adına yapabildiklerini sormak lazım gelir.
    (malign, 28.07.2007 09:57 ~ 13:58)
  3. zannımca bir insanı, yaptıklarını yıkıcı bir şekilde eleştirmeden önce, eleştirdiğin alanda o kişiden daha iyi bir şeyler başarmış, en azından kendini kanıtlamış olman gerekmektedir ki "bence şu yanlış, böyle yapılması daha iyi sonuçlar doğurur" diyebilesin. bu nedenle, ülkenin (hatta dünyanın) atatürk'ü eleştirebilecek derecede kalifiye eleman barındırdığını zannetmiyorum. özellikle de mitinglerde halka para dağıtarak kazanılan oylarla ileri geri konuşmaya başlayan, kendini vatanın sahibi sanan ve atatürk'ün emaneti partiyi kendi malı zannedip tepkileri hiçe sayarak koltuk sevdasından vazgeçemeyen insanların mecliste olduğunu düşündükçe..
    (arch angel, 28.07.2007 10:40 ~ 13:49)
  4. evrende hiçbir şeyin ya da kimsenin eleştiri gibi doğru yapıldığı takdirde vaad ettiği sonuçlardan bile daha şahane bilinç akışlarına sebebiyet veren güzel bir şeyden mahrum bırakılmaması gerektiği düşünülecek olursa; kesin ve kât'i surette yapılması gereken eylem. fakat burada eleştiri denen şeyden kasıt latife hanımın çorapları, ata'nın amerika sefirinin yanıbaşında sergilediği lenin jestleri, 32 kral 62 cumhurbaşkanının oturduğu masada verdiği karizmatik pozu falan değil elbette; sağlam kafayla yapılmış, belli dayanakları olan bilimsel nitelikli eleştiriden bahsediyorum.

    atatürk gibi tarihe mâl olmuş insanların hayatları gerçekten de öğretici ögeler barındırmakla birlikte; "onun gibi olmadan onu eleştirme hakkına sahip olamayız" tipi bir tutuculuk örneği sergilemek, birtakım şeyleri konuşmaya açmaktan ısrarla kaçınmak mevzuubahis kişinin de en nihayetinde insan olduğunu unutmakla açıklanabilir. fakat "aforizma atatürkçülüğü" geleneğine sebebiyet veren bu tip hassasiyetlerin oluşum süreçlerinin temeli incelenecek olursa karşımıza bir adım ötesi çılgın türklüğe soyunmak olan 10 kasım hezeyanı çıkıyor. bir başka deyişle; "benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır" cümlesini söylemiş insanın icraatlarını rasyonel ve objektif bir zihinle ele almak, araştırmak yerine 50 senedir ısrarla, benim bugüne kadar pek de işe yaradığına tanık olmadığım reenkarnasyon senaryoları üretiyor, ortaokul tarih kitaplarından alıntılar yapıyor insanlar.

    fanatik güdülenmenin zararlarını fikir üretmek için en faydalı yollardan biri olan eleştiri hakkından mahrum kalarak ödemeye çalışmanın ata'nın emanetine yapılan en büyük ihanet olduğunu söylememek olmaz. yoksa bir gün birisi çıkar, "senin gözlerin mavi bile değil. sen ne hakla atatürk'ün adını ağzına alırsın? ona nasıl kıyarsın?" der, hep birlikte hastaneye gider beyin cerrahından onaylı embesil raporu alırız. geçmiş sanıldığı gibi olandan bitenden ibaret bir süreç değil; şimdiyi ve geleceği kontrol etmemize yarayan asıl olgudur. ha bu algılandığı zaman zaten korkuya ve endişeye mahal, mavi lens takmaya da gerek kalmaz.
    (vandal mimar, 28.07.2007 14:17 ~ 19.03.2009 20:22)
  5. bir insan zorla sevdirilmeye çalışılarsa, zorlamayla yapılmış her şey gibi bu da vakit vakit ters tepecektir. ben ki her yasağa bayılan, her zorlamaya şiddetle karşı gelen bir küçük velet, nasıl olmuş da bu adamı sevmişim hayret. belki de onu allah'la karşılaştıran veya allah düşmanlığıyla suçlayanları değil de, yaptığı işleri doğru ve yanlış yönleriyle anlatan ve eleştiren yazılar okuduğum için, sadece bir simge olarak görmediğim için, bu bol yaldızlı şahsiyeti sevmişimdir.

    benim gibi başka küçük aptalların da sevmesi için atatürk'ü eleştirmek bazen gereklidir galiba, en azından objektif olduğumuzu kanıtlamak için. zira o sorgulamadan sevilmesi gereken bir kişi değildir. sorgulandığında da pek sevilesi bir karakter olduğunu çok rahat bir şekilde göreceğiz, bakmak istersek eğer...
    (tuygun, 28.07.2007 17:31)
  6. eleştiri kötülemek değildir.bir durumun olumlu veya olumsuz yönlerini konuşmaktır.hatta başkalarıyla tartışılmalıdır eleştiri yaparken.

    atatürk doğru kararlarının yanında yanlış kararlar da vermiştir, fakat bu hatalar gayelerini engelleyecek kadar büyük değilmiş ki bugün buradayız ve o'ndan bahsediyoruz.her doğru veya yanlış kararı tek başına vermemiştir, yanındakilere danışmıştır.bunun yanında yanındakilerin onaylamadığı ama başarılı olduğu kararlar da vermiştir.

    eğer eleştiri yaptığını sananlar atatürk'ü kötülemekten başka bir şey yapamıyorlarsa, bu o'nun neler başardığını bilmemek ya da içlerine sindirememektir.

    atatürkçü olduğumuzu söyleyen bizler de şunun farkında olmalıyız; atatürkçülük ve kemalizm atatürk öldükten sonra çıkan kavramlardır.amacımız atatürk'e tapmak değildir.o'nun kafasındaki devlet yönetimi, özgürlük, insalık anlayışını bilmek ve doğruluğuna inanıyorsak bu yolda gitmektir.ama ne yazik ki "atatürkçüyüm" diyen çoğu kişi, neden atatürk'ün düşündüğü türkiye cumhuriyeti'ni yaşatmamız gerektiğini bile bilmiyor.bazıları sırf daha okula başlamadan atatürk öğretildiği için atatürk'ü neredeyse tanrılaştırıyor.hacıcı hocacı, yok islamcı ya da atatürk ilkelerinden sadece milliyetçiliği alanlardan(..ki ne kadar kıttır bu insanlar milliyetçiliği de yanlış anlamışlar) bahsetmedim bile..

    biz önce kendi atatürkçülüğümüzü eleştirmeliyiz ki o'nu doğru mu anlamışız görelim.daha sonra atatürk'ün doğrularını da, yanlışlarını da tartışırız.yine de sonuç bellidir; atatürk bir liderdir ve bağımsız türkiye cumhuriyetini kurmuştur..gençlerine emanet etmiştir!
    (slowmotion, 28.07.2007 18:41 ~ 20:32)
  7. ya bilmemezlikten yapılan bir iştir ya da türkiye üzerinde oynanan oyunların bir parçası olunduğunun göstergesidir.
    (utnapistim, 28.07.2007 18:56)
  8. mümkün olan ama bir işe yaramayacak eylemdir. işe yaramamasının atatürk olmasıyla değil, olmuş bitmiş, ölmüş gitmiş olmasıyla alakası vardır. atatürk haksız atatürk suçlu atatürk kaka atatürk bobo. peki. şimdi napıyoruz?
    not: ışık hızıyla kötülendi bea
    (cherryblossomgirl, 01.10.2007 01:12 ~ 01:17)
  9. ülkemizde ne yazık ki hoş karşılanmayan bir durum. kendini atatürk'çü sanan o kadar bağnaz ve yobaz var ki ne zaman atatürk hakkında eleştirel nitelikte bir söylemde bulunsanız; ya vatan haini ya şeriatçı damgası vuruluyor. oysa ki bu sıfatları, eleştiren insanlara yapıştırmak o kadar kolay mı? . atatürk değil mi benim hiçbir lafım tabu değildir elbette yaptıklarımı tenkit edeceksiniz diyen. eğer bugün gerçekten atatürkçüyüm diyen varsa önce atatürk ü eleştirmekten başlamalı atatürkçülüğe. bu yazımı bile hoş karşılamayan bir çok kişi vardır şu an da, ama gerçekleri tartışmadan daha iyi bir yere varamayız. atatürk ün yaptığı devrimleri elbette örnek almalıyız ama örnek alırken biraz da sorgulamalıyız. çünkü ataürk te bir insan ve onunda siyaset hayatında yaptığı hatalar olabilir ve bunlardan da biz ders çıkartarak yolumuza yine onun devrimleri doğrultusunda devam etmeliyiz ama daha yukseğe çıkartarak daha ileriye götürerek...
    (11 dimension or string theory, 01.10.2007 02:33 ~ 02:34)
  10. (azwepsa, 03.10.2007 14:19)
  11. geçmişini yeterince tanıyamamış yada bazı güçler tarafından yalan ve yanlı bilgilerle beyinleri yıkanan sayısız vatandaşımızın yapmaya çalıştığı fakat elllerinde hiçbir haklı belgenin olmadığı bir eylemsi...
    (mystery222, 03.10.2007 16:58)
  12. atatürk'ü eleştirmek gayet normaldir. herkes eleştirilebilir, iyi ya da kötü. önemli olan sınırını, dozunu bilmektir.
    (beyourself, 14.10.2007 19:03 ~ 19:03)
  13. "ben size manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. benim manevi mirasım akıl ve bilimdir."
    diyen insanı eleştirmektir.
    (bu kadar yürekten çağırma beni, 23.01.2008 11:19)
  14. atatürk'e "bu adam" diyen bir akademisyenin, hakarette bulunduğu gerekçesiyle 15 ay hapse mahkum edildiği bir ülkede zor bile değil, artık imkansızdır herhalde. belki şu cümle bile hakaret kapsamına girer, hiç belli olmaz, korkmak lazım, aman.
    (küller, 28.01.2008 18:35)
  15. kimsenin atatürk'e olumsuz eleştiri getirmemesi gerektiğine inanan insanlar üretmiş bir ülkede rahatlıkla linç sebebi olabilir.
    (küller, 28.01.2008 19:09)
  16. (bkz: kişi tapıncı)

    yıldırım hızıyla gelen edit: en sevilmeyenlerime sokarak beni şereflendiren kişi tapıcılarına selam ederim.
    (mühendis pervane, 28.01.2008 19:15 ~ 19:52)
  17. hayatta olduğu süre zarfı içerisinde ziyadesiyle eleştiriye maruz kalmıştır, bundan da gocunduğunu sanmıyorum ve de gerekli yerde gerekli cevabı verdiğinin örnekleri birer şehir efsanesi değil, tarihi gerçeklerdir.
    kötü manada kendisini eleştirenler her daim olacaktır, mühim olansa gerekli cevabı verebilmektir
    (subuo, 28.01.2008 19:27)
  18. (tatlı kavanozu, 06.02.2008 16:46)
  19. yerinde bir harekettir çünkü insan büyüdükçe kendi kendine düşünmeye başladıkça çocukluğunda kendisine dayatılan davranışları,durumları ve kişileri eleştirmeye başlar...bu eleştirme eylemi ergenlik döneminde anne-baba,öğretmenler,tanrı,cinsellik olarak başlar.artık kişinin konular ve kişiler hakkında bir fikir bir yargısı oluşmaya başlar.insan eğer bu eleştirileri yapmazsa kendisine dayatılanları körü körüne kabul etmiş, bağnazlaşmış ve körelmiş demektir.
    eleştirmek ve sorgulamak her zaman gerekli ve güzel bir davranıştır.ancak bu eleştiri hakaret olarak algılanmamalı sadece neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair yapıcı bir eleştiri olmalıdır.çünkü biliyoruz ki hiç bir insan mükemmel değildir.ancak atatürk eleştirilirken onun yaşadığı dönem ve koşullar önemle göz önünde bulundurulmalıdır yoksa yanılgıya düşmek mümkündür.
    (ağır hasarlı, 06.02.2008 17:33)
  20. "her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz."

    (bkz: mustafa kemal atatürk)

    bunu diyen bir adam eleştirilmek ister, tartışılmak ve aşılmak ister. atatürk'ü eleştirmek gayet normal ve olmasıda gereken bir eylemdir. büyük şahsiyetine, dehasına ve kahramanlığına saygı duyarak her türlü eleştiriyi yapmak gereklidir. yeter ki vefasız olmayın bunu yaparken. örümcek kafalı olmayın.
    (küçük çocukların balonlarını patlatan cani herif, 06.02.2008 17:36 ~ 17:38)
  21. şahsının kültleştirildiğini iddia ederken, bu argümana karşı ileri sürülen "hayır öyle değil" itirazını müteakip sunulan "öyleyse eleştirilebilirdir" önermesine ilişkin "otur bok yeme" şeklinde mukabele edilen cevapla yaşam bulan paradoksun üzerinde salınaduran bir fikir beyanıdır. *
    buradan öyle görünüyor.
    (altlejant, 06.02.2008 18:02 ~ 18:03)
  22. tabudur ya ne olacağıdı... eleştirmeye niyetli kişinin -atilla yayla- örneğindeki gibi mahkeme kapılarında sürünmeyi, bilimum hakarete uğramayı göze alması gerekir. lan onu bunu bırak "eleştirmek mangal gibi yürek ister " demekten bile imtina etmeyi gerektirebilir. (bu satırları yazarken nasıl darlandığımı bir ben bilirim bir de eru bilir.) bir argümandan yola çıkarak eleştirmeyi geçtim, bu ülkede atatürk'ü sevmeyebil-e-mez-siniz ve sevmediğinizi zinhar beyan edemezsiniz. başka herkesi sevmeyebilir ve bunu şurda burda rahatça söyleyebilirsiniz: peygamberleri, padişahları, ananızı babanızı, cumhurbaşkanlarını, parti liderlerini, -hadi biraz sıkar ama- paşaları... ama atatürk'ü sevmek ve sevdiğinizi beyan etmek zorundasınızdır. bu kadar nettir durum.

    edit: epey artılanmış bu. bir yanlış anlama olabilir. "tabi ki atatürk eleştirilemesin" demişim gibi algılayıp artıladınız korkarım. benimkisi sadece saptama, saptadığım durumdan kesinlikle hoşnut değilim canlar.
    (fantaghiro, 06.02.2008 18:04 ~ 07.02.2008 13:07)
  23. bir insanı eleştirmek için öncelikle eleştiri yapacağın kaynağa yönelik bilgi birikimin, analiz yeteneğin, objektifliğin olması ve geniş bir perspektiften bakabilme yetisininin kullanılması gereklidir. ayrıca eleştiriyi yaparken bu kavramın iki boyutunu gerçekçi ve tutarlı bir şekilde kestirebilmek de eleştiriyi tartışılabilir hale getirir.
    (bkz: @2190575)

    eleştiri yapılan kişiyi bir yerinden tutup çekiştirmek gibi bağnaz bir yolu izleneceğine, kararlarını, duruşunu, icraatlerini ve aralarındaki göreceli olmayan sistematik yapıyı anlayabilmek adına beyinin tüm kıvrımlarını komuta edebilmek, tüketilen 38 atp'nin karşılığını da verebilmektir. neden diye sorarsanız; bu kişi, olumlu ya da olumsuz eleştiri yapanların anlamak-örnek göstermek veya anlamak-tarihten silmek adına en fazla efor sarfedilen olmasıdır. bu kişiyi anlamak için gerçekleştirdiği balıkesir hutbesi ile beraber gelecek nesillere seslendiği nutuk eseri incelenmeli, tarih, dil ve bilimin gelişmesi adına kurdurttuğu kurumlar farklı kesimler nezdinde görülebilmeli, hayalini kurduğu yaşanabilir bir toplum için düşündüğü/planladığı/uyguladığı devrimler yine toplumun her kesimi için neyi ifade ediyor anlamaya çalışılmalıdır. ben bunu özellikle onun heykeline tükürecek kadar saygısız bir nesil yetiştiren, naaşıyla şeytanın bile uğraşmayı bırakmasına rağmen uğraşmaktan bıkmayan imandan uzak kalmış haysiyet fakirlerine hitaben söylüyorum. işte o zaman bu coğrafyada darağacında sallandırdığı insanları gözeterek yapılan eleştiriler de aklı bir kaynaktan beslenebilecektir.
    (tonguç, 06.02.2008 19:01 ~ 19:01)
  24. modernite ile ilgili bir yazısında hasan bülent kahraman, onun dogmatik olanı saf dışı bırakırken, kendisinin bir dogmaya dönüştüğünü söyler. bunu tek söyleyen kendisi değildir elbette. yanılmıyorsam habermas da modernite'nin bu yönüne vurgu yapmıştır.

    şimdi atatürk'ü eleştirmek de böyle bir tabu/dogma haline gelmiş ülkemde. modernite ile ilgili etkileşimin sürekli karikatürize yaşandığı ülkemde, son dönem karikatürlerinden...
    (şiirbaz, 06.02.2008 19:59)
  25. kimsenin haddine düşmeyen eylem...

    edit:gururla en sevilmeyenlerde taşıyorum, sevgiler.....
    (magneto, 06.02.2008 20:10 ~ 23:16)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil