add kısaltmalı dernek.. ülkenin her yerinde şubesi olup avrupada en yaygın dernek olma yolunda ilerlemektedir.. keşke gerçekten adının anımsattığı kadar nitelikli işler çıkarabilseler dedirtmektedir; ama bir sidik yarışının* ortasında kesinlikle desteklenesi bir yapılanmadır..
yaklaşık 10 sene önce kadıköy şubesine üye olduğum, ilk zamanlarda gençlik kolunda tarih felsefe gibi konularda fikir teatisinde bulunulan, maddi durumu yetersiz öğrencilerin öğrenim masraflarını karşılayan, gönüllü birçok insanı bünyesinde barındırıp biraraya toplamayı başarabilmiş bir dernekti. fakat ne yazıktır ki bir seneden fazla aktif görev aldığım halde bu geçen süre içerisinde sadece 8 mart kadınlar gününde yürüyüş düzenlemiş, memleketin gündem oluşturan mühim konularında sesini duyurmakta aciz kalmış, yönetim kadrosu(o zaman için) kemikleşmiş ve sabit fikirli insanlardan ibaret olan, şube içi yönetim seçimlerinde yaşanan kavgaları görünce artık suyumun kaynadığını düşünüp ayrıldığım dernektir. şuanki yapısı hakkında bir fikre sahip olmamakla birlikte sivil toplum örgütü fakiri yurdumda desteklenmesi gerektiğine inandığım bir kuruluştur.
genel merkezin bastırdığı antetli kağıttaki ''yerli ve yabancı hiçbir kuruluştan fon adı altında bile yardım almamakla övünüyoruz'' yazısı kaldırılan,şu an ki genel başkanı emekli orgeneral şener eruygur olan oluşum..
bu oluşumun üye sayısı yaklaşık 116000..şu anki genel başkanın daha yeni bir üye olmasına rağmen sırf emekli paşa diye bu göreve getirilmesi dernek üyeleri tarafından yöneltilen eleştirilerin başında geliyor..bunun dışında başkanın ikili ilişkilerde katı olması,derneği mesleki alışkanlıklarından dolayı emir komuta zinciri çerçevesinde yönetmesi,merkeziyetçi bir yaklaşımla şubelere söz hakkı tanımaması ve sık sık gazeteci azarlaması (aktüel dergisi 60.sayı,sayfa 59) diğer eleştirilen konular..
yaklaşık 500 tane şubesi olan bu dernek umarım bu sorunları atlatacak,militarist bir anlayış yerine demokratik bir yönetim biçimini benimseyecektir..en azından ismini taşıdığı kudretli insanın hatırasına bunu yapmaya mecburdur..
müthiş bir kampanya ile bir telefonla (normal sabit hat) ücretsiz evinize kargo ile atatürk ün nutuk kitabını teslim eden üstüne de teşekkür eden dernek.
siyasal iktidara taleplerini yönelten, siyasal iktidarın karar alma süreçlerinde etkin olmaya çalışan bir baskı grubudur.
sivil toplum hareketiyle uzaktan yakından bir bağı yoktur,sonu da büyük olasılıkla kitlesel tapınma ritüellerinin yapıldığı anıtkabirde bitecek olan malum yürüyüşün tertipçisi dernek.
sivil toplum kuruluşu kavramının ne demek olduğunu bilmeyenlerin "siyasete girsinler de öyle karşımıza çıksınlar" diye eleştirdiği sivil toplum kuruluşu.
özellikle sivil toplum kuruluşu mantığının çok az geliştiği (geliştirildiği) ülkemizde halkın sesini genel seçimler zamanı dışında da duyurabilmesi açısından çok önemli bir kuruluştur.
hakkında zirve yapılması farz olan ve salt add nin değil sivil toplum kuruluşları baskı grupları gibi temel ve güncel siyasi kavramlarn tartışılabileceği yoksa sözlükte uzlaşma ve anlama adına mesafe alamayacağımız dernek
pek çok siyasi partiyi, siyaset bazında çalışmalar yapan dernekleri, vakıfları incelemiş, bizzat bünyelerinde bulunarak faaliyetlerini izlemiş biri olarak söylüyorum ki, türkiye'de en iyi örgütlenmiş sivil toplum örgütüdür. her şehirde, büyük şehirlerin çoğu ilçesinde ve hatta yurt dışında türk'lerin yoğun yaşadığı ülkelerde/şehirlerde şubeleri bulunmaktadır. türkiye genelinde ülke sathına bu kadar iyi yayılmış, bu kadar iyi örgütlenmiş başka bir sivil toplum kuruluşu yoktur. (hatta 100.000'in üzerinde üyesi olduğu söylenmiş.) ancak üzülerek söylemeliyim ki, ellerindeki gücün farkında değillerdir, zira oldukça pasif bir tutum içerisindeler. elle tutulur, somut, çözüme yönelik etkinlikler, icraatlar yaptıklarını şu ana dek gözlemlemedim. "gidip somut bişeyler yapamıyorum ama en azından oturup arkadaşlarımla iki çift laf ediyorum, bişeyler yazıyorum çiziyorum, böylece vicdanımı rahatlatıyorum." şeklinde düşünenler azımsanmayacak ölçüdedir. mastürbatif vatanseverlik diyorum ben buna. halbuki, aynı görüşü savunan 100.000 kişi çok büyük bir güçtür ve ülkenin yapısını, sistemini baştan aşağı değiştirebilir. (belki de benim kafamdaki yapı biraz farklı. doğaldır.)
ilkokuldayken girmiş olduğum bir resim yarışmasında ilçe 1. olmuş ödülümü almak üzere atatürkçü düşünce derneğine gitmiştim. girdiğimiz odanın duvarına asılmış olan kocaman atatürk resminin altında 'özür dileriz' yazısı benim gibi orada bulunan pek çok kişinin dikkatini çekmişti, ama içlerinden bir okulun müdürü 'neden özür dileriz?' diye sormayı akıl etmişti. derneğin başkanı bana son derece enteresan gelen ve yıllardır aklımdan çıkmayan o cevabı vermişti:
'atatürkün kurduğu bir cumhuriyet devletinde hala onun gibi düşünen insanlar için ayrı bir cemiyet kurmak zorunda kaldığımız için ondan böyle özür diliyoruz'*
savaşın ve barışın üstün dehası mustafa kemal'in düşüncelerini bu ülkenin insanlarına anlatmak için, kurduğu düzeni korumak için kurulmuş dernek. hayatımın en anlamlı günlerini geçirdiğim, kişisel hazineme çok şey kattıklarını düşündüğüm onurlu insanları içinde barındıran dernek. ve ne yazıkki çabaları yetersiz kalan dernek; aziz bey' e selam olsun...
son yıllarda dernek başkanının değişmesiyle müthiş organizasyon yapısına sahip dernek.aynı amaca hizmet eden diğer derneklerle iletişimi çok iyidir.istanbul şubeleri bünyesinde bol bol hukuk,uluslararası ilişkiler öğrenci üyesi, akademisyenler vardır.aktivitelerini üyelerine mesaj ile iletirler.12 nisan cumartesi günü ankara tandoğan meydanında ulusal egemenlik için büyük buluşma mitingi yapacak olan,takdir edilesi çalışmalarına devam etmesini istediğim kuruluş.
bu derneğe üye bir miktar tanıdığım var. bu insanların birçoğu da ülkenin gidişatı ile ilgili samimi bir endişe besleyen, hakiki bir irtica korkusu taşıyan ve bu konuda bir şeyler yapma ihtiyacı hisseden kişiler. ne yazık ki, üye oldukları dernek, her türlü icraatı bir yana, ismiyle bile o çok değer verdikleri birlik ve beraberlik ülküsüne zarar vermekte. atatürk ilke ve inkılaplarının geçen yüzyıl başından bu güne aktarılabilmiş yegane düşünsel ortak payda olduğu böyle bir ülkede, "atatürkçü düşünenler buraya mum diksin" havasında bu yegane ortak paydayı da sahiplenmeye çalışmak son derece dışlayıcı bir tavır, adeta cumhuriyet ölçeğinde bir "ben eskilerdenim" tribi bana göre.
kendilerini "türkiye'nin aydınlık yüzü" olarak görmekten hoşlanan bu insanların, yüzlerindeki aydınlığa uygun olarak, düşüncelerini de mümkün mertebe aydınlatmaya çalışmaları ve gitmekte oldukları yön hakkında ciddi sorgulamalara girişmeleri gerektiğini düşünüyorum.
atatürkçü düşünce olarak ne yaptıklarını bilmediğim, boyabat şubesinin çaycısını çok sevdiğim için genellikle gittiğim dernek. değişik yerlerde de gittim ama çoğunlukla modern bir kahvehane yi andıran, gereğinden fazla siyasi ve atatürkçü düşünceye uyacak kadar özgür olmadığını düşündüğüm dernek. bunca politize olmaları, bunca aykırı, tuhaf baas'vari tavırlarını yadırgıyorum doğrusu.
gönül isterdi evrensel kriterleri olsun, evrensel değerlerle harmanlasın hayatı ama maalesef...
bugün yapmış oldukları mitingte saçmalamanın ve istismarın nasıl yapılacağını en çirkin haliyle göstermişlerdir.
savcıları göreve davet ediyorum.
http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/...
edit. bu giriden sonra seri eksi oy verilmesi çirkinliği örtmez.
hakikaten bize ironiden anlamayan insan turnosolu olduklarını bir kez daha göstermişlerdir.hahahahaha ben buna gülüyorum ya.hani öyle gizli bakınızlı falan da değil.alenen gülüyorum.
edit: allah hakikaten size akıl fikir versin de bazı şeyleri anlamanız kolaylaşsın.add üyelerine değildir sözüm ironiden anlamayan insan topluluğunadır.
bugünkü açılan pankartla kendilerini akıllı sanan salakları tuzağa düşürüp bazı yine kendini akıllı sanan salakları ortaya koyan dernek. atatürkçü düşünce derneği demek atatürk gibi düşünenler, onun izinden yürüyenler demek. eğer miting atatürk gibi düşünenlerin mitingiyse neden aynı izden gittiklerine hakaret etsinler ki.
insanları göreve davet ediyorum, sadece insanları! demokrasi yanlısı, cumhuriyet sevdalısı, postal yalayıcısı olmayan, şeriatı istemeyen ve özgür iradesiyle sorunların üstesinden gelebilecek insanları göreve davet ediyorum!
bıkmadınız mı atatürk'ün her seferinde siyasete alet edilmesinden? bıkmadınız mı atatürk'ün adının her seferinde bu laik görünümlü postal yalayıcılarının dillerinden duymaktan? bıkmadınız mı?
ben bıktım. atatürk'ün adını kullanan ve bence her seferinde atatürk'ün kemiklerini sızlatan bu ve bunun gibi diğer atatürkçü görünümlü siyasal parti destekçilerini artık görmek istemiyorum. bir zamanlar üyesiydim buranın. artık değilim. gerçekleri çok ama çok iyi gördüğümü düşünüyorum. er ya da geç herkes görecek ama umarım çok geç olmaz o "geç".
bu derneğin üyelerinin yanında atatürk'ün yaptığı herhangi bir şeyden bahsetmeye kalkmayın. çünkü kendilerince atatürk'ün yaptığı her şeyi santim santim bilirler. bir tanesi atatürk'ün savarona'da dinlenirken çekilmiş fotoğrafında üzerinde yattığı kanepenin isviçre malı olup şimdi adını unuttuğum bir firma tarafından 10 eylül 1936'da imal edildiğini bile söylemişti. adamlar atatürk'ün hayatını yalayıp yutmuşlar. yani kargaları kovaladığı tarladaki korkuluğun takma adının "rüstem" olduğunu dahi biliyorlar. bu müthiş bir olay.
bu bir-iki diyalogdan sonra "abi siz nasıl diyorsanız atatürk öyle yapmıştır, öyle düşünmüştür, evet, tabi" diyerek olayı kapattım. benim ne haddime ki atatürk'ün düşüncelerini bir add üyesiyle tartışayım? yahu adam rüstem'i bile tanıyor! ben atatürk'ü onlardan iyi tanıyamam. pes.