bir gün iç savaş çıktığında ataköy'lü zenginlerinin özel koruma timiyle kapatacakları köprüdür. normalde zaten ataköylüler o üst geçidi o kadar kullanmadıklarından medeniyetler çatışması çıkmamaktadır. aslında o köprü türkiye'nin en hazin köprülerinden biridir. gelir düzeyi, eğitim imkanları, yaşama alanları ve benzeri özelliklerle aralarında yıllar bulunan medeniyettir. biri geçmiş biri gelecek gibidir.
şirinevler'de oturup ataköy sıklıkla ziyaret edilip, iç huzura ulaşılır.
(dlord, 28.02.2006 21:28)
15 sene ataköy 9. kısımda yaşamış biri olarak söyleyebilirim ki istanbulun en fantastik üst geçitlerinden biridir. zamanında kendi halinde basit bir üst geçitken, e5ten geçen açık bir vinç'in çarpması sonucu (ki bu tam bir case study'dir, görenleri hayret içinde bırakmıştır) yenilenip genişliği neredeyse 3 katına çıkarılıp üstü kapanıp fantastik bir sosyal alana dönüştürülmüştür neredeyse. bir yanı şirinevler bir yanı ataköydür ki birbirine bu kadar yakın ve bu kadar uzak olmak böyle bir şey demektir.
ancak ve yalnz bu köprüde sıcak pide satışlarına şahit olabilirsiniz.
köprü üzerinde satış yapılması yasaktır levhası altında satış yapılan bir yerdir. seyyar satıcıdan ve tezgahlarından köprü görünmez.
(dlord, 28.02.2006 21:40)
bilenler bilir,
tahta masa diye fantastik bir eser vardır ki içinde şöyle der: "ayağı kırılmış o tahta masa, senden çok vefalı çıktı sevgilim". yazar burada masaya sesleniyor geyiğini geçersek tahta masaya bile şarkı yapılabiliyorsa bu köprü için senfoni yazılabilir, hak eder de.
bu köprünün bir ayağı ile diğer ayağı arasındaki en büyük fark: kişi başına düşen gelirin en az 3000 dolarlık değişimi.
şirinevlere bakan basamaklarda
* * dahi görülen seyyar satılar ataköy tarafında görülmemektedir. ancak bu medeniyetten değil insan sirkülasyonundan kaynaklanmaktadır.
(dlord, 28.02.2006 22:28)
köprünün tam ortasında meridyen var gibidir. zira şirinevler tarafına geçtiğinizde sizi gürültü ve hengame karşılarken ataköy tarafı alabildiğine sessizdir. sosyal adaletten yoksun türkiye gerçeği sadece bu köprüye bakarak bile görülebilir.
gridir. zira bir taraf beyaz bir taraf siyahtır.
ne
bahçelievler belediyesine ne de
bakırköy belediyesine ait olduğu için her gece
seyyar satıcıların içinde fink attığı köprü. medeniyetten uzak...
üstünde kimin satıcısı bilinmeyen birilerinin yer sattığı, korsan cd cilerin çakma parfümcülerin kart bastıracak kadar ileri gittiği yer. öyle ki adam kart bastırmış üşenmemiş üstüne 13:00 19:00 arası şirinevler köprüsündeyiz yazmış. korsan cd ciler desen boyuna dizilmişler "dividi var miki var visidi var empiüç var gel iki milyon iki milyon" şeklinde bağırır.
parfümcüler desen her biri ayrı bir vaka geçmek istersin öğrenciysen kolundan tutup çekmeye kadar varan hareketlerle "bak çok uzuca bırakcam valla bak" şeklinde ikna etme çabalarında bulunur. üstelik bunlar parfümlerinin orjinal olduğunu söylerler. ulan elinde orjinal calvin clein parfüm olsa orda işin ne hadi diyelimki bi hata ettin oraya geldin iki ytl ye orjinal calvin clein mi olur. açıklaması da hazır "abi gümrükten aldık bu malları"
onlardan kurtulursun köprünün ataköy ayağından inerken köşede mutlaka bir ayakkabı boyacısı olur önce gözüne kestirdiği bir kişiye saati sorar ardından "gel gel bir boya atayım ayağın uğurlu gelsin para istemez" der "yok abi bu spor ayakkabı sağolasın deseniz dahi "bak oralarda kararma var temizleyelim onları" şeklinde cevap verir. düşündüğünüzde bir saati sormanın karşılığında kimse size bu iyiliği yapmaz öyledir de adamı kıramazsınız adam sizin ayakkabınızın içine bilmediğiniz bir kimyasalla ederken siz kendinize söverek bir an önce uzaklaşmak istersiniz. o ise o sırada size açtığı tekel bayinin iflas ettiğini o yüzden boyacılık yaparak ev geçindirdiğini söyler ardından da para ister "ne kadar dersiniz" "gönlünden ne koparsa" der çıkarır okulda harcamadığınız iki ytl yi verirsiniz "bunun malzemezi zaten üç ytl onu ver bari" diye ayar yersiniz.
içlerinde en efendi olanları ise şimdilerde şirinevler ayağına tezgah açmış yeni çıkan çin malları satan yabancı uyruklu kadınlar ve zenci saat satıcılarıdır. bir de tartıcılar. sessizce beklerler siz bir şey sormazsanız onlarda size bir şey demezler rahat rahat gidersiniz. kısacası siz siz olun ya o köprüden koşarak geçin yahut köprüyü bırakın e5 üzerinden karşıya vurun.
(dna, 17.06.2007 04:00 ~ 04:02)
tramvay inişlerinde sağa dönerek, otobüs inişlerinde sola dönerek kullandığım köprü.. bu da bahçelievler'de oturuyorum demenin ayrı bir yolu tabii..
köprüde her zaman seyyar satıcı olmaz, ya bomboştur, ya da tamamen işportacı doludur.. ortasına rastlamadım.. söz konusu işporta tezgahlarının içeriğine değinmeme hiç gerek yok..
(bkz:
yok yok)
kışları üstü kapatılan, yazları açılan köprü. bir nevi belediye hizmeti olarak yapıyorlar bunu galiba.