kumar yönünü görenler tarafından asla asıl heyecanı anlaşılamayacak olan spor organizasyonudur. sırf kumar olarak görenlere ise diyecek sözüm yok gitsinler avusturya 3.ligine bahis oynasınlar sonra da " abi futbol orgazm zevk" desinler.
padokta o
turbo'nun kendinden emin tavırlarıyla dolaşması,
kafkaslı'nın 3 yarış üst üste geçilince formsuz dönemindeki
hakan şükür gibi davranması,
çetin'in safkan olmadığı gerekçesiyle en verimli 2 yılını yarışamadan geçirmesi ( en formda dönemiydi üstelik), safkan arap olduğu kanıtlanınca da geri dönüp o dönemin en iyi arap atı
kafkaslı'nın eline vermesi,
selim kaya ile
halis karataş arasındaki mücadelenin her yarışta daha da artması,
fuat çakar'ın foto finişte atları öpmesi,
sadettin boyraz'ın o asil duruşu ve ne zaman fotoğraf makinemle gitsem poz vermesi,
ibrahim halil ketme'nin kesin birinci olur derken sonuncu olması bunun üstüne bir sonraki ayakta kaplumbağaya sprint attırıp birinci gelmesi,
erdin düzarat'ın
turbo'yu alnının ortasında öpmesi,
ayabakan'ın sakatlığı ile bütün hipodromun sessizliğe bürünmesi (benim ağlama noktasına gelmem) başka hiçbir spor organizasyonunda bulamayacağım bir şey. at yarışları kumar değildir, bahislerin çok çok ötesinde heyecan verici bir organizasyondur.