asya tipi üretim tarzı   

adana çık aradan

  1. efendim biliyorsunuz asya'daki üretim batıdaki feodalizm-kapitalizm gelişmesinde olduğu gibi değil. batı toplumlarında iki sınıf var; bir emekçiler bir de onları sömürenler. ticaret ve ekonomi, kapitalistlerin emekçileri sömürmeleri biçiminde gelişti. karl marx asya toplumlarında sömüren ve sömürülenin başka tipte olduğunu söylüyor. sömüren sınıf, hindistan'da olduğu gibi, dışarıdan ülkeyi ele geçirip, kılıç kuvvetiyle köylüyü köle durumuna düşürüp onu istismar ediyor. bu efendiler kılıç gücüyle çalışan köylüyü kendisine bağımlı tutuyor. batı'daki gibi ekonomik bir mekanizma yok, sosyal yapı zorbalık üzerine kurulu. mesela hindistan'da kastlar,köyler var, bunlar kendi hayatlarını yaşıyorlar. dışarıdan gelmiş fatihlerse hiçbir ekonomik katkı yapmadan köylünün gırtlağına basarak artı-değeri elinden alıyor.

    türkiye'de bu teoriyi benimseyenler, osmanlı'da da bu şekilde bir yapı olduğunu iddia ederler. yâni işte osmanlı rumeli'ye gelmiş, köylüyü esir etmiş, kılıç korkusuyla ondan aldığı ürünü, saraylar, camiler yapmakla ve askerlere dağıtmakla harcamış. sınıfsal olarak, askeri grup, köylüleri köle durumuna düşürerek onların artı-değerine el koymuş oluyor. * *

    genel olarak aslında doğru yönleri olsa da, ciddi eksikleri de vardır atüt'ün. her şeyden önce, bir kere bütün asya toplumları birmiş gibi düşünmekte. bu çok yanlış mesela; osmanlı'daki miri arazi sistemiyle hint'in, çin'in arazi sistemleri çok farklıdır. belki, bu bile kanıtlar bu teorinin yanlışlığını.
    (mitya, 24.12.2005 23:15 ~ 14.12.2006 23:10)
  2. bir de şu var,marx asya toplumlarının batıdan gelecek istilalar sonucu,sınıfsal bir yapıya kavuşabileceğini düşünmüş,bu yüzden de mesela ingiltere'nin hindistan'ı istila etmesinin insani açıdan kötü fakat toplumun geleceği açısından iyi bulmuştur.
    (mitya, 25.12.2005 00:08)
  3. (bkz: atüt)
    (petersellers, 25.12.2005 00:46)
  4. kemal tahirin romanlarında tarih yazmaya çalışması sonucu peşinden koşturduğu yapı. sosyalizm mücadelesini öteleyen, dahası imkansız kılan bir model önerir. türkiyenin kendinden başka kimseye benzemezliği; kimilerinin "kemalist şike" dediği meseleyi gündeme getirmektedir: "sınıf mınıf yok, hepimiz kardeşiz".

    bir başka türlüsü, "ceberrut devlet"tir. öyle ki, bu topraklarda yüzyıllardır bir ceberrut devlet geleneği vardır. sınıflardan bağımsız, paçalardan akan bir devrimci demokrasiye sebep olmuştur. daha sonra, mesela bugünkü birikim çevresi eliyle, althusserci yapısal marksizmin devreye girmesiyle, tekrar diriltilmiştir. halbuse, bundan 30 yıl önce yalçın küçük, metin çulhaoğlu gibilerinin atütçüleri "sağcı" olarak nitelendirmeleri bugün daha çok geçerlidir.
    (ellaam, 26.10.2007 01:35 ~ 14:19)