çok aptal bir göz kusuru. bulanık görme gibi akla zarar bir durumun sebebi.
bulanık görmenin yanı sıra göz çok yorulduğu zaman,küçük harflerle yazılmış uzun paragraflar okurken harflerin üst üste bindiği de görülebilir.baş ağrısı da yapar.zorlamamak gerekir..
"ben bu işi biliyorum" demenize fırsat verebilecek bir göz kusuru. şöyle ki;
bir adet gözlük sahibi insan bulunur. "sende astigmat var mı?" diye sorulur, cevaplamasına fırsat vermeden "dur dur, cevap verme. ver bakim şu gözlüğü" diyerek elindeki gözlük alınır. gözlük ileri doğru tutulur ve her seferinde 90 derecelik açılar yapacak şekilde bir sağa bir sola düz bir eksende döndürülerek karşı tarafa bakılır. eğer karşıdaki herhangi bir cisim büyüyüp büyüyüp küçülüyorsa test pozitiftir, yani kişi astigmatlıdır. hemmen akabinde gözlük sahibine şöyle seslenilir: "lan dörtgöz! sende astigmat var lan! ahaha!" ve "ben bu işi biliyorum" imajının yanına bir de "lavuk" sıfatı eklenir. afiyet olsun.
not: gözlük sahibi insanları sevelim, koruyalım onları, dalga geçmeyelim onlarla.
(gxix, 30.12.2005 04:41 ~ 05:06)
özellikle etrafından daha fazla ışık veren, daha parlak cisimlere bakıldığında anlaşılan kusur. trafik ışıkları, sokak lambaları ya da en basitinden teknolojik bir aletin açık ya da kapalı olma durumunu gösteren ışıkçıklar (belki özel bir adları vardır bilemiyorum) olduklarından daha büyük ve daha parlak görünürler, gerçi astigmatın derecesine göre de değişir.. hayatı sürekli bir "blur" efektiyle yaşamak gibi bir his verir. ha bi de astigmatınız varsa sadece bunu düzeltmeye yarayan bir gözlük ya da lens takmadıkça uzaklıkları ne olursa olsun her şeyi belli bir bulanıklıkta göreceğiniz için, yanı sıra sahip olduğunuz miyop ya da hipermetropun etkilerini anlamanız pek mümkün değildir.
düzeltme: o ışıkçıkların adı "led"miş.
pastacı'ya teşekkürlerimle..
hayata flu bakmanın bilimsel adı. gözlük takmamakta direniyorsanız, derste tahtayı imkanı yok göremezsiniz ve yanınızdakini '' ne yazıyo burda, şurda ne yazıyo'' diye diye bunaltırsınız, başınız sürekli ağrır, televizyonun dibine girseniz anca netleşir görüntü, sinemada alt yazı okuyamazsınız, tiyatroya gitseniz oyuncuların ortada birşeyler yaptıklarını farkedersiniz ama mimiklerini mutlaka kaçırırsınız, insanlar
çıbık şeklindedir çoğu zaman çünkü onları belirleyen özellikleri (kaş, göz, vs) seçemezsiniz bu yüzden de sürekli yanlış insanlara selam verirsiniz.
* bir de iki üç kere aynı insana yanlışlıkla selam verdiğinizde karşıdaki kıllanır, bana mı yazıyo lan bu der. bu mudur. budur malesef.
(böcek, 15.05.2006 13:11 ~ 30.08.2006 18:45)
30 santimetre öteden bilgisayar ekranındaki yazıların seçilememesine neden olan göz kusuru. yanına genelde
promosyon olarak
miyop verilir. bu ikili bir araya geldi mi
tadından yenmez. akşam oldu mu araba farları, sokak lambaları vs. olduklarından 3 kat büyük görünerek hayatı zindan eder insana. diğer göz hastalıkları
laserle halledilebilirken buna laser işlemez, belli bir süre geçti sanarsın, iki gün sonra bakarsın yine her şey
flu. tam bir baş belasıdır.
allah düşmanımın başına vermesindir.
şöyle durumlara neden olabilir:
-aha lan minibüs geliyo.
-ne minibüsü mal kamyon o.
ya da
-a abi bak ali.
-oha kız olm o.
bu kusura sahip kişiler sazanlıktan sakınmalıdır aksi takdirde ortam salağı olabilir.
(bkz:
kendinden bilmek)
inanılmaz baş ağrısı-dönmesi yapan göz kusuru. okuduğunuz kitaba, izlediğiniz filme odaklanamazsınız bir türlü. yarım saat bilgisayar ekranına bakarsınız, alnınıza biri oturmuş gibi olur. bulanık görmek yetmiyormuş gibi gün boyu azap çeker, alnınızı kafanızdan söküp atmak istersiniz.
lens fiyatını ikiye katlayan göz kusuru.astigmatlı lensler pahalıdır.
(bkz:
torik lens)
miyopla birleşip hayatı allak bullak eden göz kusuru. diyelim ki sol gözünüzde astigmat+miyop var. sağ gözünüzü kapatıp etrafa baktığınızda flu görürsünüz istinasız her şeyi, en yakındakini bile. detayları es geçer bu göz. ben nasıl bunu fark edememişim diye şaşırmak sizle bütünleşir.
okulda arka sıralarda oturamaz, otursanız dahi ne hocanın yüzünü seçebilirsiniz, ne tahtaya yazılmış olanları.
uzaktan en bildiğiniz insan bile yaklaşsa size doğru, o mu değil mi diye kararsız bırakır sizi.
yakınlar sizin tarafınızda, uzaklar sizi hiç sevmez siz de onları.
otobüs minibüs gibi taşıtların nereye gideceği yazılan şu yazılarını okumak işkencedir, gereksiz bir strese girer bu astigmatlı.
yazılar, siluetler hep bulanık.
gözlük ya da lens kullanmayı reddediyorsanız şayet alışmayı öğrenirsiniz. astigmatımızı seviyoruz, onu kızdırmıyoruz.
astigmat numarasının bir anda büyümesi dünyayı cehenneme çevirmeye yetiyor. benim sol gözde 1 numara astigmat varken (miyop filan onları geçtim) 2 olmuş. yeni gözlüğü takınca yumruk yemiş gibi oldum. zaten doktor yeni gözlüğe alışma süresi için 1 ay gibi bir süre önerdi. yazayım da aynı dertten muzdarip astigmatzedeler faydalansın:
ilk 15 gün sadece otururken;
sonraki 15 gün düz yerlerde yürürken de;
sonraki 15 gün merdiven inip çıkmak da dahil;
sonraki 15 gün araba kullanmaya başlanabilir.
yeni gözlüğe ilk alışma dönemlerinde delice bir baş ağrısına ve baş dönmesine hazırlıklı olmak da gerekiyor. çok üşengeç olan ben, gözlük değiştirmemek için yeni gözlükle yürüyeyim dedim; iki dk nasılsa tuvalete giderim bir şeycik olmaz diye düşündüm. yarı yoldan geri döndüm "bu baş dönmesiyle deliği bile tutturamam lan" diyerek. astigmatınızla iyi geçinin. inşallah yareppim amin.
(misuf, 24.02.2009 22:04 ~ 22:11)
lise yıllarımdan beri peşimi bırakmayan rahatsızlık. boyumun uzun olması sebebiyle sürekli arka sıralarda oturan bendeniz, pek parlak olmayan eğitim sürecimi bu rahatsızlığa bağlıyorum.
geometrici tahtaya bir yamuk çizer(bence yamuk çünkü kareye hiç benzemiyor) içine bir kaç doğru çizer numaralandırır bir tarafa soru işareti koyar. herkes sonucu tam sayı bulurken(misal 7 cm) siz 3,4343343~cm gibi gerzekçe birşey bulursunuz, daha sonra akıllandığınızı düşünüp zekice bir hareketle bir sonraki soruda yanınızdaki kişiden sorudaki verilen doğru uzunlukları kendi defterinize girmeye başlarken "kopya çekmek" ile suçlanır bir ton azar işitirsiniz. böyle gerzek bir rahatsızlıktır bu.
2 yıl düzenli kullanamam rağmen 4 ay gibi bir süre gözlük takmamamla beraber sol gözümnde 1 dercelik büyüme göstermiştir kendisi. tekrardan gözlük numaralarımı yenileyip yeni gözlüklerime kavuştuğumda resmen hayatım mahvoldu. ciddi söylüyorum bu gözlüğü takdığımdan beri 1,70 lik insanlar pigme gibi görünüyor, felaket bir olay ayrıca alışması uzun sürüyor.
çileden çıkaran bir şey. bilmeyene anlatılmaz. mesela, dümdüz uzanan bir çizgi, uçlarına doğru, parçalara ayrılıyor, eğriliyor gibi görülür.
düz yolda yürürken, dümdüz yer bee, böyle ortaya doğru çukurlaşıyor gibi, bir sonraki adımda da tümsek halini alıyor gibi görünür. ona göre adım atılır, düşülür falan.
merdivende de, basamaklar o hâli alır.
miyop mu daha gıcık ve sinirbozucudur, bu astigmat kardeşimiz mi, daha çözemedim. bu durumda, iyi ki hipermetrop değilim diye sevinmek kalıyor. züğürt tesellisi tabii, ne yapalım.
arkadaşla sabah boş arazide okula yürünmekte. benim gözlük kırılmış, yenisini henüz alamamışım.
ben: abi şu tarafta gördüğüm karaltı köpek, değil mi?
ark: evet. (kafasını diğer yöne çevirir)
ben: hehe... galiba zıplamaya başladı bu hayvan.
ark: (yine o tarafa bakarak) olm köpek durduğu yerde zıplar mı lan, bu tarafa koşuyor! topukla!
böyle bir şey...
uzun süre bilgisayar ekranına baktığnızda gözlüklerinizi kullanıyo dahi olsanız bulanık görmeye başlayıp her şeyi yanlış yunluş okumanıza sebebiyet veren miyopla birleşirse insanı canından bezdiren şöyle bi hap icat etselerde içsek bütün bunlarda geçse dedirten göz kusuru..
18 yaşındayım ve yıllardır sapasağlam olduğuna inandığım gözlerimde, bir test yaptıralım bakalım dememle birlikte sağ gözümde -1.25 astigmat olduğunu öğrendim.
nedir bu şimdiye kadar niye farketmedim dedirtti.
halı saha kariyerinin bitmesine sebep.. bağ kopması veya zedelenmesi, kronik
tırnak batması veya
menisküs yırtılması gibi diğer önemli amillerden çok daha sinsidir.. diğerleri direk oynamanızı engellerken bu menhus bela sizin performansınızı yerlere düşürür, top düzeltme vs. gibi atraksiyonlarda hata oranınızı yüzde seksenlere çıkarır ve bir yıldız şaşkın bakışlar arasında bir kazmaya dönüşür..bir kaç maç da "sen defansta oyna hacı" sözlerini duyarsınız ardından maçlara bile çağırılmazsınız, ya da saha kenarında cep telefonlarının emanet edildiği eleman olursunuz..hele de biraz 'teknik' bir oyun tarzınız varsa topun dönüşünü görmenizi engeller ki (gelen topun dönüş yönü ve hızını göremediğin vakit o topa sağlıklı müdahelede bulunma ihtimalin çook düşüktür) onun yaptığı psikolojik yıkım yeter de artar..
bir nesneye bakarken, odağın tek noktaya düşmemesinden dolayı, dağınık ve gölgeli görmeye neden olan göz kusurudur. noktasızlık anlamına da gelir, genellikle doğuştandır. hipermetrop ve miyopla birlikte de görülebilir.
çoğu zaman uzağa bakarken gözlerinizi kısmanız gerekir, numaranız ilerledikçe düz çizgi kavramı sizde anlamını yitirmeye başlar. güneşli günlerde uyku tam alınmadığında daha da felakete sürükler. zaten renklerin dağıldığı hatta çizgileri çifter görmeye kadar giderse bir de güneş üstüne biner, her şey parlamaya başlar bir de bunlar yetmezmiş gibi baş ağrısına neden olur.
merdivenlerden korkmaya başlarsınız. özellikle yürüyen merdivenlerde çizgiler bir birine karışır. nereye basacağınızı, nasıl biteceğini göremezsiniz. alt üst basamaklar bir harmoni içindedir adeta, aralarındaki çizgiyi kaybettiğiniz an, yuvarlanacakmışsınız gibi gelir.
uzaktan gelen insanları seçmek bile büyük marifettir, yürürken oraya buraya çarpabilrisiniz.
bizim gözümüzden görmek istiyorsanız işte size 15 saniyelik astigmat olma avantajı sunuyoruz tepe tepe bakın;
www.trekearth.com/gallery/north_america/united_state
s/west/photo206144.htm
eğer eşlik eden başka bir kusur için lens kullanmaya karar verirseniz ,size özel yapılacak
torik lens leri aylarca beklemenize ve normal lenslerin 4 katı para bayılmanıza neden olacak göz kusuru.
düz nesnelerin uçlarını sanki içe kıvrılıyormuş gibi gösteren enteresan göz rahatsızlığı.
numaralı lenslerde de renkli lens seçeneği olmasına rağmen, astigmat için olan lenslerde renk seçeneği yoktur.
miyop/astigmat ya da hipermetrop/astigmat problemi olanların "yok ben illa lens kullanacam" diyenlerinin şunları bilmesi gerekir; sert lens kullanımında normal lens takanlara göre gözler çok daha sık kuruyacaktır, hele kuru/rüzgarlı havalarda gözde dayanılmaz bir batma hissi yaşamaları mümkün ayrıca normal lensin gözde istediği gibi dolanıp,dönüp,eğlenmesi görmeyi etkilemez iken bu durumun torik lenslerde yaşanması dünyayı bir berrak bir bulanık görmeye neden olabilmekte..bu nedenlerle doktorlar baş ağrısı yapmayacak kıvamlarda astigmatı olanlara bu tip lensler tavsiye etmezler; ince iş yapacağın zaman gözlük tak yoksa normal lens kullan derler.. eğer benim gibi metro merdivenlerinde (o nasıl bir diklikse artık) kusmamak için tavana bakanlardansanız doktorunuz farklı markaların deneme lensleri için birer birer reçete verebiliyor fakat sonra o marka bu marka derken baya bir uğraşıyorsunuz..
ayrıca bu güzelim problemi ameliyatla aşmak da zordur henüz. nitekim ameliyat için gereken kornea kalınlığı işin içine astigmat da girince iyice karışır ve elbette kimse göreyim ama korneam ince kalsın demez..
edit: çok saçma uzun cümleleri bölmek lazımdır..
(pyramid, 27.11.2009 15:36 ~ 15:43)
sürekli takılıp, tökezlemenin müsebbibidir. gözlük takmayan astigmat insanı küçük yükseklik farklarını, hafif çıkıntıları falan farkedemez. düz yolda sürekli tökezler. belli bir yaştan sonra bu iyice trajikomik bir hal almaya başlar. çevrenizde birinin ağzından "lan 30 yaşına geldin hala düz yolda yürümeyi öğrenemedin" şeklinde bir cümle duyarsanız bilin ki o cümlede bahsi geçen insan gözlük takmamakta direnen astigmat insanıdır. bir de tv'de altyazı halinde geçen maç sonuçlarını yandakine yüksek sesle okutma muhabbeti vardır ki, insan kendini 60 yaşında hisseder