2. dünya savaşı yıllarıydı. viyana'da dr.
hans asperger'in kafası bir grup çocuk nedeniyle hayli karışıktı. ciddi sosyal uyumsuzluk sorunları olan bu çocukların hepsi de zihinsel yetenekleri çok iyi, çok parlak çocuklardı doğrusu. dr asperger, ilgilendikleri şeyler konusunda en ince ayrıntıya kadar bıkıp usanmadan konuştukları için ''küçük profesörler'' dediği bu ilginç çocukları anlamaya ve onlara yardım etmeye çalışıyordu. empatiden yoksunluk, arkadaşlık kuramama, diyalog yerine monolog tarzı konuşma, ilgi alanlarına aşırı yoğunlaşma ve fiziksel hareketlerde tutuklulukla betimlediği bu özel durumu 1944'te ''otistik kişilik bozukluğu'' olarak isimlendirdi. hümanist ve entellektüel bir doktor olan asperger, sosyal uyumsuzlukları olan bu çocukların olumlu yönlerini öne çıkarmış ve böylece onların özürlü etiketiyle toplama kamplarına gönderilmelerini önlemişti; çocukların bu özel yeteneklerini yetişkin yaşlarında da kullanabileceklerine inanıyordu. gerçekten de uzun yıllar takip ettiği
fritz v. sonunda bir astronomi profesörü oldu ve newton'ın bir çalışmasında çocukken farkettiği bir hatayı çözdü. asperger'in hastalarından biri de nobel ödüllü yazar elfriede jelinek idi.
1943'te, amerika'da bir başka viyanalı doktor,
leo kanner'ın tanımladığı ''otizm'', asperger'in tanımıyla büyük benzerlikler gösteriyordu. otizmin modern anlayışının temelini atan bu iki doktor birbirinden habersizdi.
klasik otizmde sosyal güçlükler, tekrarlayıcı davranışlar, alışılmışın dışında ilgi alanları, dil ve iletişim gecikmesi, öğrenme güçlüğü ya da zihinsel gerilik ve ortalamanın altında gelişimsel gerilik sözkonusudur.
asperger sendromu (as) günümüzde otistik spektrum içinde yer alır ve klasik otizm gibi gelişimsel bir bozukluktur, fakat otizmden farklıdır ve kendine özgü tanı kriterleri vardır. dil geriliği veya genel gelişimsel gecikme olmaması, sendromu otizmden ayıran önemli bir farktır. otizm 3 yaşından önce kendini gösterirken, as'nin varlığı ancak okul öncesi dönemde belli olur; hatta erişkinliğe kadar hiç farkedilmeyebilir de. as'li çocukların ilgi duydukları şeyler zaman içinde değişebilmekte, kimi zaman da çocukluktaki ilgi alanları yetişkinlikte kariyerleri olabilmektedir. as'li ünlülerden
isaac newton,
albert einstein,
marie curie,
bela bartok, günümüzden
bill gates akla ilk gelenler. en hafifinden bir kişilik tarzı şeklinde başlayıp en ağırından bir handikap olmaya kadar uzanan as, çok ama çok geniş bir yelpazenin rengarenk varvasyonlarından aslında. bu yüzden artık bir hastalık ya da bozukluk olmaktan ziyade bir farklılık olarak algılanmakta.
alıntıdır.
''öyle görünüyor ki, bilim ve sanatta başarı için, bir tutam otizm de gerekli.''
hans asperger