belki ilginizi çeker
  1. · bela bartok
  2. · albert einstein
  3. · asperger
  4. · the big bang theory
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  3. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  4. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  5. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  6. · cehennemin girişinde yazan söz
  7. · ezel
  8. · pringles
  9. · jiroskop

asperger sendromu  

  1. asperger sendromu olan insalar, insanlara bakarak onların yaşlarını ve statülerini tahmin etmekte,yüzlerindeki ifadeye yada ses tonlarına göre kızgın mı, mutlu mu yada üzgün mü olduklarına karar verip, ona göre tepki vermekte, kısacası bizim doğal farkettiğimiz bu sinyalleri algılamakta zorlanmaktadırlar.

    asperger sendromu olan kişiler ortalama veya ortalama üstü zekaya sahiptirler.
    asperger sendromu, duygusal yoksunluğa yada kişinin büyütülme tarzına bağlı değildir. beyin gelişimini etkileyen değişik fiziksel etkenlerden kaynaklanabilir.

    otizmde de bulunan bir takım özellikler asperger sendromunda da görülmektedir.
    - iletişim kurmakta zorluk.
    - sosyal ilişkilerde zorluk.
    - hayal gücünde ve yaratıcı oyunlarda eksiklik.
    (blackpearl, 27.03.2006 16:57 ~ 16:58)
  2. albert einstein ile isaac newton un da sahip olduğu bilinen otizmin özel bir çeşidi olan hastalık.
    (would, 27.01.2007 23:36 ~ 31.01.2007 00:45)
  3. "asperger sendromu olanlar için sosyal etkileşime girmek ve bir ilişkiyi sürdürmek sonradan öğrendiğiniz yabancı bir dilde kendizi ifade etmeye çalışmak gibidir." denir: mümkündür ama sürekli bir çaba ister.
    (recai pengül, 05.04.2007 10:24 ~ 10.04.2007 20:19)
  4. asperger sendromundan muzdarip çocuklar atasözlerini, deyimleri, günlük hayatta kullanılan bazı mecaz kalıpları kullanıldığı yerlerle birlikte ezberledikleri ve zaman zaman tam yerinde kullanarak normal iletişim kurdukları sanısını uyandırdıkları için, sosyal iletişim bozukluğu tanısı genelde çok geç konur, hatta hiç tanı konamayabilir. hastalık otizmin uzak kuzeni olmakla birlikte hem otizmden hem de high-functioning otizmden daha zor teşhis edilebilen, ama yine de hastaları hayata daha kolay uyum sağlayabilen bir hastalıktır.

    asperger'li bir çocukla aranızda şöyle bir diyalog geçebilir:

    aspergerli çocuğumuz, diyelim ki mehmet olsun, eve geldiğinde ablası bir ağlama krizinden sonra tüm kanıtları ortadan kaldırmış, yüzünü gözünü düzene sokmuş ve çok neşeli bir suratla kapıyı açmıştır. (aspergerli çocuklar kişilerin neden üzüldüğünü anlayamadıkları için ağlamalarından çok korkarlar.)

    mehmet- (daha kapıdan girer girmez) sen ağladın, neden ağladın?
    abla- ağlamadım canım
    mehmet- peki

    15-20 dakika geçer, abla ağladığını bile unutmuşken mehmet gelir, sarılır ve:

    mehmet- ben senin hep yanındayım, ağlama tamam mı?

    mehmet, ablanın neden ağladığını ya da duygularını kesinlikle anlamamıştır, sadece annesi ağladığında babasının bunu yaptığını ve annesinin böylece ağlamayı kestiğini görmüştür.

    kısaca asperger'li bir çocukla yaşamak zordur, ama onlar her çocuk gibi özel ve güzel yaratıklardır.
    (elmaludatlu, 14.11.2007 20:02 ~ 23:32)
  5. sosyal fobiyi kendime yakıştıramadığım ve otistik olmadığım da bariz olduğu için her taşınma işlemi, yeni bir topluluğa dahil olma veya tanışma eyleminden sonra hissettiğim yabancılaşma sonucu kendi kendime koyduğum teşhistir.
    (recai pengül, 25.06.2008 21:20 ~ 21:21)
  6. asperger sendromunun bir diğer ve ilginç belirtisi çok şahane sezgi ve algı yeteneği olmasına rağmen idrak ve tahayyül açısından çok sığ kalmasıdır. o an o mekan da güya iletişim halinde olduğunu zannettiğin insanların hislerini ve tepkilerini neredeyse ışık hızıyla içselleştirip onlara bir hikaye biçmektir, mevcut çoğulluğun tecrübe etmekte olduğu muhabbetin kıyısında köşesinde kendi şimdiki zamanının gerçeğini inşa etmek ve ona inanmaktır. ortamdaki diğer mevzu bahis insanlar sizinle taşak geçiyor bile olsalar bunu kavrayamamak ya da kavrayamamakla da kalmayıp tamamen farklı bir şekilde kabullenmektir. çoğunlukla budalalıkla karıştırılır ki zor bir durumdur.
    (girişyıkımtelaş, 10.01.2009 03:14 ~ 03:41)
  7. 2. dünya savaşı yıllarıydı. viyana'da dr. hans asperger'in kafası bir grup çocuk nedeniyle hayli karışıktı. ciddi sosyal uyumsuzluk sorunları olan bu çocukların hepsi de zihinsel yetenekleri çok iyi, çok parlak çocuklardı doğrusu. dr asperger, ilgilendikleri şeyler konusunda en ince ayrıntıya kadar bıkıp usanmadan konuştukları için ''küçük profesörler'' dediği bu ilginç çocukları anlamaya ve onlara yardım etmeye çalışıyordu. empatiden yoksunluk, arkadaşlık kuramama, diyalog yerine monolog tarzı konuşma, ilgi alanlarına aşırı yoğunlaşma ve fiziksel hareketlerde tutuklulukla betimlediği bu özel durumu 1944'te ''otistik kişilik bozukluğu'' olarak isimlendirdi. hümanist ve entellektüel bir doktor olan asperger, sosyal uyumsuzlukları olan bu çocukların olumlu yönlerini öne çıkarmış ve böylece onların özürlü etiketiyle toplama kamplarına gönderilmelerini önlemişti; çocukların bu özel yeteneklerini yetişkin yaşlarında da kullanabileceklerine inanıyordu. gerçekten de uzun yıllar takip ettiği fritz v. sonunda bir astronomi profesörü oldu ve newton'ın bir çalışmasında çocukken farkettiği bir hatayı çözdü. asperger'in hastalarından biri de nobel ödüllü yazar elfriede jelinek idi.

    1943'te, amerika'da bir başka viyanalı doktor, leo kanner'ın tanımladığı ''otizm'', asperger'in tanımıyla büyük benzerlikler gösteriyordu. otizmin modern anlayışının temelini atan bu iki doktor birbirinden habersizdi.

    klasik otizmde sosyal güçlükler, tekrarlayıcı davranışlar, alışılmışın dışında ilgi alanları, dil ve iletişim gecikmesi, öğrenme güçlüğü ya da zihinsel gerilik ve ortalamanın altında gelişimsel gerilik sözkonusudur.

    asperger sendromu (as) günümüzde otistik spektrum içinde yer alır ve klasik otizm gibi gelişimsel bir bozukluktur, fakat otizmden farklıdır ve kendine özgü tanı kriterleri vardır. dil geriliği veya genel gelişimsel gecikme olmaması, sendromu otizmden ayıran önemli bir farktır. otizm 3 yaşından önce kendini gösterirken, as'nin varlığı ancak okul öncesi dönemde belli olur; hatta erişkinliğe kadar hiç farkedilmeyebilir de. as'li çocukların ilgi duydukları şeyler zaman içinde değişebilmekte, kimi zaman da çocukluktaki ilgi alanları yetişkinlikte kariyerleri olabilmektedir. as'li ünlülerden isaac newton, albert einstein, marie curie, bela bartok, günümüzden bill gates akla ilk gelenler. en hafifinden bir kişilik tarzı şeklinde başlayıp en ağırından bir handikap olmaya kadar uzanan as, çok ama çok geniş bir yelpazenin rengarenk varvasyonlarından aslında. bu yüzden artık bir hastalık ya da bozukluk olmaktan ziyade bir farklılık olarak algılanmakta.

    alıntıdır.

    ''öyle görünüyor ki, bilim ve sanatta başarı için, bir tutam otizm de gerekli.''
    hans asperger
    (starforsaken, 20.08.2009 22:01 ~ 22:14)
  8. (bkz: ben x)
    (avluda oturan sizofren, 10.11.2009 20:42)
  9. otizmle çalışıldıktan sonra; bünyeye ilaç gibi gelen sendromdur. kişinin eğitsel performansı değerlendirilirken otizm örüntüleriyle örtüştüğü noktalardan ötürü zorlanılır. fakat aspergerin en büyük farkı; kişinin neden-sonuç ilişkisini bir şekilde kurabilmesidir.
    (ruhsuzkz, 10.11.2009 21:02)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil