asla 

adana çık aradan

  1. hiçbir zaman anlamındadır. s harfi uzadıkça olayın imkansızlığı artar.

    argoda (bkz: siksen olmaz)
    (srce, 06.12.2004 01:59)


  2. asla asla deme...
    (lithium, 06.12.2004 23:45)
  3. en doğru ve sağlıklı kullanımı için;
    (bkz: asla asla deme)
    (arinna, 08.07.2006 14:58)
  4. tarkan'ın şarkısı olan için (bkz: vazgeçemem)*
    (tabudeviren, 15.09.2006 15:24 ~ 15:30)
  5. bir başkasının başına gelebilen herkesin başına gelir diyerek akla gelse bile söylenmemesi gereken söz, tüm hata sahiplerinin zamanında en az bir kez dediğine emin olduğum...
    (heidi, 09.11.2007 08:48)
  6. olması imkânsız.
    (serversirverme, 09.11.2007 09:15)
  7. büyük laf etmenin vazgeçilmezi. şu ana kadar olmamış olması sizin herkesten çok üstün olduğunuz anlamına gelmez, sadece sıra size gelmemiştir...
    (heidi, 06.07.2008 00:29)
  8. (bkz: never say never)
    (roselife, 06.07.2008 00:40)
  9. görür görmez aklıma tarkan'ın şarkısını getiren başlık.
    "aslaaaa, aslaaaa vazgeçemem senden aslaaa.. "
    (kumdan kız, 06.07.2008 00:46)
  10. mahallenin biricik bakkalının dudakları arasından döküldüğünde insanı epey bir yaralayan söz.

    yıllarca bizim sokağın köşesindeki bakkaldan alışveriş yaptım. bu esnada da bakkal abi ile epey bir samimi duruma gelmiş, adeta bütünleşmiştik. hatta öyle ki, kah bakkal abi ile dükkanın önüne sandelye çekerek tavla oynuyor, kah gelen geçen kızların g.tünü hayranlıkla seyrediyor, bir şerefsiz gibi bakıyorduk.

    birgün cebimde hiç param yoktu. karnım da çok açtı. eve kadar dayanacak, sabredecek gücüm kalmamıştı. bir şeyler yapıp o güzel karnımı doyurmam, üzerine de bi sigara içerek keyif yapmam gerekiyordu. o anda aklıma bi fikir geldi. bakkal nevzat. evet, beni bu talihsiz durumdan ancak o kurtarabilir, karnımı doyurup, ancak o başımı okşayarak sevgi sözcüklerini iletebilirdi bana. hemen gittim nevzat abi'nin yanına. çekingen ve utangaç bi ifadeyle, "nevzatcığım şurdan bana bi yarım ekmek salam yapıp yanına da bir de ayran verir misin? parasını bi ara hallederiz. hadi canım" dedim. demez olaydım. o talihsiz sözü işittim: "asla. asla veresiye yok evlat. iş başka, dostluk başka" dedi. öylece bakıyordum nevzat abi'nin suratına. şaşkındım. baktı gideceğim yok, dükkanın işlerine de mani oluyorum, "siktir git artık" dedi. başımı öne eğerek çaresizce uzaklaştım ordan. artık alışverişlerimi tansaş'tan yapıyor, nevzat ibnesine de sırf uyuzluk olsun diye tansaş torbalarıyla önünden geçiyorum. çok mutluyum.
    (okunandeğilsadeceyazanbiryazar, 06.07.2008 01:04)