1. aslında sizi istiyor mu bir erkeğin sizi gerçekten isteyip istemediğini anlamak için sorulan sorudur.

    biz kadınlar bir erkeğin bizi isteyip istemediğini ya da ne şekilde istediğini nedense ilk başlarda pek anlayamıyoruz. bir çoğu bizimle beraber oldukları süre boyunca, kendilerince amaçları hakkında sinyal veriyorlar, ama bizim beynimiz aynı frekansta olmadığından, bu sinyaller boşlukta kaybolup gidiyor. bazen ulaşsa bile,hiç üstümüze alınmıyoruz.bahaneler uydurmaya devam ediyoruz.


    bizler birisi ile yeni tanıştığımızda, doğamız gereği hayaller kurmaya ve bu hayaller içinde bir rol kapıp, gerçekmiş gibi yaşamaya başlıyoruz. rol arkadaşımız hayali kahramanımız ile gerçek kahramanımız arasındaki fark, isteyip de bulamadığımız karakter ve davranış biçimi oluyor. kendi içimizdeki oyunda, onu olmadığı bir sürü şeye dönüştürüp, istediğimiz sözleri söyletip,bizi istediğimiz şekilde sevmesini sağlıyoruz. ama ona senaryonun bir örneğini verip, git bunu çalış da gel demiyoruz. olan bitenden bir haber ortada dolanan gerçek kahramanımız, zaman zaman nereden geldiğini anlamadığı bir hırçınlık, bir isteksizlik, bir sessizlik ile karşı karşıya kalabiliyor. işin ilginç yanı, bizi gerçekten isteyip istemediğini ya da ne sıfatla istediğini sorgulamak, bu aşamada hiç aklımıza gelmiyor.

    erkeklerin sizinle ne kadar ve ne şekilde ilgilendiğini belirten bazı sinyaller vardır. bir erkek sizi ciddi anlamda istiyorsa bunu belli eder. arar, ansızın gelir,arkadaşlarınızla tanışmak ister,size çiçek gönderir,ellerini ve gözlerini üzerinizden alamaz. daha fazla yakınlaşma zamanı geldiğinde, ne ertesi sabah 07.00'de uçağa binecek olması, ne de 08.30'daki çok önemli toplantısı o anda onun için o kadar önemlidir. sizinle olabilme firsatı karşısında çok yorgunsa, çok düşünceliyse, çok kararsızsa veya bir yere yetişmesi gerekiyorsa, aslında istediği siz değilsinizdir. bu gibi durumlar karşısında "aslında beni istiyor ama" diye başlayıp , "çok çalışıyor o yüzden görüşemiyoruz, iş gezisi var yorulmamalı bu nedenle akşam beraber olamıyoruz, sevgilisinden daha yeni ayrılmış bunalımda" gibi senaryo dahilinde bahaneler uydurarak, ancak kendinizi kandırırsınız.

    eğer bir erkek sizinle tanışdığında telefon numaranızı alıyor, fakat sizi hiç aramıyorsa ya çok naziktir, o ortamda duygularınızı incitmek istemez ya da telefon rehberi koleksiyonu vardır, esas ilgilendiği siz değilsinizdir. çünkü ortada bir engel yokken sizi aramıyorsa, siz o kişinin aklından geçmiyorsunuzdur. sizi her hangi bir şekilde isteyen erkek,siz telefon numarası vermeseniz bile gelir ve sizi bulur.bu durumda da "artık zaman değişti neden ben onu arayamayacakmışım ki" gibi bir bahane ile onu aradığınızda, öğreneceğiniz aslında sizi istemediğidir.

    bir program yapmak için her aradığınızda, sizi bir takım nedenler ile geri çeviriyorsa, istediği siz değilsinizdir. erkekler "aman tanrım ya arkadaşlığımız bozulursa" diye düşünmezler. arkadaşlık dışında birşey istiyorlarsa bunu elde etmek için uğraşırlar.eğer birşeyler yanlış giderse, arkalarını dönüp yeni bir arkadaş bulurlar.bunun yanında, bir erkek arkadaşınız sizi arayıp "hadi şu partiye gidelim veya iş çıkışı bir içki içelim" dediğinde de, istediği arkadaşlığınız olabilir, aşkınız değil. "aslında karar veremiyor,biraz daha uğraşırsam ve beklersem bir ilişkimiz olabilir" bahanesi ise; sizi çok sarhoş bir adamla birlikte olduktan sonra ki baş ağrısına götürebilir, nikah dairesine değil.

    eğer bir erkek sizinle beraberken ve daha ilişkinin başında sizi aldatıyorsa, istediği siz değilsinizdir. hiçbir erkek kaza ile kimseyle yatmaz. bunun hiçbir makul açıklaması yoktur. istediği kadar özür dilesin, kaybolup giden güveni hiçbir bahane yerine getiremez. olur da "çok üzgün ve pişman, çok sarhoşmuş,o yüzden affetmeliyim" bahanesi size makul gelirse, onu bir sonraki aldatmaya,kendinizi de büyük bir vakit kaybına hazırlamış olursunuz.

    size "mesaj" filmindeki jodie foster gibi bir yerlere tüneyin ve kendinizi erkeklerden gelecek sinyalleri algılamaya adayın demiyorum.sadece gözlerinizi açıp, daha çok vakit kaybetmeyin ve kendinize iyi davranın diyorum. ama illa bir senaryo yazmanız gerekiyorsa, o sizi arayamayacak kadar meşgul,dışarı çıkamayacak kadar yorgun, sürekli iş seyahatinde olacak kadar yoğun ve sizinle ancak çok sarhoşken birlikte olabilecek kadar yanlış "gerçek kahramanınızı" cam bir fanus içine oturtun, üstüne "asla birlikte olmak için zaman kaybedilmeyecek adam" yazın ve taksim meydanı'nın ortasına koyun! gelip geçerken gördükçe "aslında sizin onu istemediğinizi" düşünür ve kendinizle gurur duyarsınız.

    sex & the city yazar ve danışmanlarından greg behrendt şöyle diyor ; eğer bir erkek size yeniden kırılmaktan korktuğunu, arkadaşlığınızın onun için çok önemli olduğunu, yoğunluktan sizi aramayı unuttuğunu veya henüz bir ilişkiye hazır olmadığını söylüyorsa, verdiği gerçek mesaj şudur : aslında istediği siz değilsinizdir. bu durumda gerçeği kabul edin ve yolunuza devam edin...

    not: magazinsiz olmazzz..diyet yazar olmak gibi bişi ötekisi..rahat/hazır ol şekli..

    2009 editi : tanım eklendi
  2. beyninizin size oynadığı en güzel oyunlardandır , sizi istediğini yada sevdiğini düşündüğünüz an çarpılan düşünce duvarı " aslında beni istiyormu"
    günümüz insanları arasındaki yaygın düşünce tarzını bütüne kavuşturan kavram "o ister sen istemezsin , sen istersin hayatının duvarına toslarsın"
    ne istediğini bilmeyen insan oğlunun yarattığı belirsizlikler dizisidir.o kadar karmaşa vardır ki sonunda sizde çıldırıp ne istediğinizi bilmez bir duruma gelip bu kervanın bir yolcusu olursunuz.özet olarak gerçekten kimse kimseyi istemez çünkü herkez paranoyasıyla mutludur...
  3. kadın dergisi anket sorusu.

    test:

    1. sizi görünce yüzü gülüyor mu?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -somurtuyor

    2. sizinleyken eğleniyor mu?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -asla

    3. sizinleyken saçlarıyla oynuyor mu

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -asla

    4. sizi evden arıyor mu?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -eh işte

    5. size canım diyor mu?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -canikom

    6. hiç kalçalarınıza bakarken yakaladınız mı?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -asla

    7. sizi elledi mi?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -avuçladı

    8. kulak memenizi emdi mi?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -hihihihih

    9. ellerinizi öptü mü?

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -yaladı

    10. size hiç abandı mı? (kanırttı mı)

    -her zaman
    -ara sıra
    -nadir
    -hala sızlıyor

    a'lar çoksa size deliriyor, b ve c'ler çoksa eh işte verseniz alır, d'ler çoksa verin kurtulun.
  4. empatiyle çözülecek olan sorun. siz birini istediğiniz de nasıl davranırsınız? y şekilde. eğer karşınızdaki size y şekilde davranmıyorsa işi gücü rastgitsin...