askerlikten kaçış yolları   

adana çık aradan

  1. öncelikle en irisinden 5-6 mahalleli delikanlı bulunur..(eğer mahallenizde delikanlı bulamıyorsanız yan mahalleden ya da çevre il ve kasabalardan da temin edebilirsiniz..)sonrasında size en yakın otobüs terminaline bir dolmuşa ya da kişi sayısına göre 2 veya 3 yerli arabaya (tercihen kartal,şahin)tıkışılarak gidilir..terminale varıldığında kalkışa hazırlanmakta olan bir otobüs seçilir ve hemen çember esas duruşuna geçilir..burası önemli..çemberin ortasına alınan mehmetçik adayı havaya atılır (bunu yaparken "en büyük asker bizim asker" tezahüratı olmazsa olmazlardan..)ve de geri çekilerek havada süzülüşü izlenir..kafa üstü yere çakılan aday sakatlanarak askerlikten yırtar..
    (tutkuyakar, 01.11.2004 16:36)


  2. yüksek lisans, doktora bu yolların en faydalılarındandır.
    (seekter, 01.11.2004 16:56)
  3. bi de damardan hepatit virüsü enjekte etme yoluyla çürük çıkılabilir. ancak damarın tutturalaması durumunda kol şişer ve kalıcı çürüklük baş gösterir.
    (lemuria, 01.11.2004 22:30)
  4. ne kadar gereksiz bir kaçıştır. eninde sonunda yapılacak bir görev değil mi bu? e o zaman yap da kurtul.
    (gülümsün, 18.08.2005 14:41)
  5. askerden kaçmak gereksizdir. her türk evladı gibi bizler de görevimizi yerine getirmekle yükümlüyken kaçmak nedendir? hele hele son dönemde doğuda hain pkkliler mehmetçiklerimizi öldürmekten çekinmezken burda askerlikten kaçmanın yollarından bahsetmek gayet mantıksız ve yanlıştır. *
    (agust bocuu muittin, 18.08.2005 15:11)
  6. cevap : uçak kaçırmak.(ya da aklını kaçırmak)

    askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığının yüze tokat gibi çarpıldığı,anaların biricik oğullarını ülkenin değil devletinin savaşına bilinçli bir şekilde göndermek istemediği,gönderse de hakkını helal etmediği bir ülkede,bu ülkenin geleceği,teminatı olarak görülen gençlerinin son bulduğu çare olarak gözükmektedir.

    ailesinde mutlaka bir şehitin ya da gazinin yer aldığı ve bununla da her defasında asker milleti olarak övünmekte kusur görmeyen bir ulusun (belki de elinde avucundaki son kırıntı olarak) geldiği nokta fazlasıyla acımasız ve en duyarsızı bile etkileyecek boyuta ulaşmıştır.

    aslında gidişatın ipuçları her gün bir asker haberi veren gazete sayfalarından kolaylıkla edinilir.

    bir tarafta teröre kurban verdiğimiz şehitler,antalya'nın 7 yıldızlı otellerinde iftarı açıp kendini savruk demeçlerin koynuna atanlara nasıl askerliğini tamamladığını hatırlatır,

    diğer tarafta generaller, ülkesi adına yapabileceklerinin en üst seviyesinde, ülkenin ve cumhuriyetin terörden daha büyük problemi olan irticai tehditlere dikkat çekmektedir.

    bu esnada bu ülkenin başbakanı çıkar ve;
    "yok öyle şey.bu adamlar var ya reis-i cumhurla general.yalancının tekidir onlar..inanmayın siz onlara.böyle demeçlerle düzelen ekonomiyi bozanlar da bunlar."

    deyip bu ülkenin cumhurbaşkanı ve en yüksek rütbeli askerine alenen hakaret eder.
    amaç bellidir,türk'ü ve onu türk yapan en değerli varlığını cumhuriyeti , onun mümtaz ve ebedi savunucusu türk silahlı kuvvetlerini değersiz hale sokmak ve dış darbelere açık hale getirmek.
    (tutkuyakar, 04.10.2006 12:06 ~ 18:45)
  7. askerlik her erkek türk vatandaşı için zorunluluk olmakla beraber,eninde sonunda bir sorununuz yoksa yapacağınızı hatırlatarak başlayım(sağlık sorunları,vb.).bunun haricinde askerlik vatan borcudur,kaçmak zannımca abes bir kelime oluyor."askere gitmeyi ertelemek" daha uygun olur diye düşünüyorum.iş-güç,ailesine bakmak ve en azından askerde olduğu sürece onların geçimini sağlayacak maddi imkânları sağlamak gibi meşgâlelerle askere şu an gidemeyecekler olabilir.önyargılı olmadan evvel bunu da düşünün,çünkü herkes kendince haklıdır;mâkul sebepleri vardır.zaten kimse "ben askere gitmiyorum ulan" demez,sadece zamanını "erteler".zaten evlenme çağına gelmişse erkişi;en ılımlı baba bile "askere sonra gidersin.şimdi evlenin,sonra bi' ara yaparsın" cümlelerini kolay kolay biraraya getirmez.
    (bkz: askere gitmeyene kız verilmez)

    bununla beraber bizzat çevresinde görmüş biri olarak bu "erteleme" yöntemlerini sırasıyla açıklayım:

    1)üniversiteyi bitirmek büyük bir avantajdır.askerdeyken lise mezunları ile üniversite(4 yıllık) mezunları arasında bâriz fark olduğunu bütün tanıdıklarım söyler."15 ay yapmamam ben" derseniz mutlaka üniversite okuyun.en kötü ihtimâl 10 ay askerlik yaparsınız.o kalan 5 ayda sizin için kazanç ya da erteleme sayılabilir.

    2)yüksek lisans ya da doktora yapmak da diğer bir seçenek.bu sayede ülkenin eğitim seviyesinin yükseldiğine de şahit oluyorum."ab sürecinde askerlik kaldırmalıdır" diyenlere de sonuna kadar karşıyım.
    (bkz: askerden kaçarken akademik kariyer yapmak)

    3)eğer 4 yıllık üniversite bitirmişseniz yılda üç kez askere çağrılırsınız.bunlar kasım,mart ve temmuz dönemleridir.zamanınız geldiğinde bu ayların ilk ve son günleri arasında bağlı bulunduğunuz askerlik şubesine gidip evrâklarınızı almanız ve yedek subay imtihanına girmeniz gerekir.bu sınavlar,evrâkları aldığınız ayı takibeden ayın ilk üç gününde yapılır(1-3 aralık,1-3 nisan ve 1-3 ağustos tarihlerinde).

    eğer üniversite mezunuysanız kimse kolunuzdan tutup "tıpış tıpış askere gideceksin" diyemez.mutlaka bahsettiğim sınava girmeniz gerekir.yani "kaçak" konumundayken askeri mahkemeye bile çıkabilirsiniz ama sevkiniz en kötü ihtimalle bir sonraki dönem yapılır.

    burada önemli olan nokta şu:askerliğinizi erteletmek istiyorsanız,söz konusu sınav tarihlerini içine alacak bir doktor raporu alıp askerlik şubesine vermeniz lâzım.yani diyelim ki kasım ayında sevke tâbîsiniz.kasım ayının son günlerini ve 1-3 aralık tarihlerini(sınav tarihleri) içine alacak bir rapor almanız gerekiyor(meselâ kasım 25'inden geçerli olmak üzere 10 günlük bir rapor).rapor tarihi dolduktan sonra da askerlik şubesine gidip raporun aslını vermeniz ve "hastalığım dolayısıyla filanca tarihlerde sınava katılamadım.rapor ektedir." gibi bir yazılı ifade vermeniz gerekiyor.bu olayı abartıp birden çok rapor alabilirsiniz(17 kez rapor almış bir tanıdığım var).gıyabınızda mahkemeniz yapılır ve bir sonraki celp tarihinde askere gitmenize karar verilir.

    özel sektörde çalışıyorsanız sorun yok ama devlet kurumlarında çalışıyorsanız sorun çıkabilir.siz daha birinci raporu götürdükten sonra askerlik şubesi sizin bağlı olduğunuz dairenin müdürüne bir yazı göndererek:"filancanın daireyle ilişiğini kesip askere yollayın" diyebilir.eğer dairenin size acil olarak ihtiyacı yoksa bir sonraki celpte mutlaka askere gitmeniz gerekir.

    son olarak değinmem gereken nokta tıp fakültesi mezunlarının durumu.normal üniversite mezunları yılda 3 defa askere çağrılırken,bunlar yılda 6 defa askere çağrılırlar.rapor ala ala ömürlerinden ömür yemeleri normaldir zannımca.

    4)mümkünse üniversiteden mezun olur olmaz askere gidin,mevzûyu uzatmayın.yaş ilerdikçe gitmesi gerçekten daha zor oluyor.
    (stone cold, 04.01.2007 16:03 ~ 23:03)
  8. uzun süre gay barlara takılarak istenen sonuca varılabilir.
    ayrıca ameliyat olmak da kesin sonuç verir.
    (bkz: bülent ersoy)
    (bu kadar yürekten çağırma beni, 04.01.2007 16:28)
  9. sınava bir kaç gün kala en yakın hastanenin acil servisine gidip 5-6 günlük rapor almak, ardındanda alınan bu raporu askerlik şubesine vermek. böylece hakkınız olan sınava giremediğiniz için ikinci bir sınava kadar askerliğiniz tecilli. tabi bunu tekrarlamak ne kadar faydalı olur bilemem.
    (cashew, 04.01.2007 16:38)