çok seviyorum(!) ben bunları. hastasıyım.
önce ergenekon'un savcısı oldular, şimdi de hakimi olmaya iyice hevesliler. ama bu yanlı yapıları nasıl da kabak gibi ortada değil mi?
öncelikle belirtmek gerek. "ergenekon" denen bir yapılanma vardır evet. ama bu yapılanma yargılanmıyor. yeniden yapılanıyor. hem de hukuk alet edilerek.
ergenekon'u gerçek manada ilk olarak inceleyen ve davaya taraf yapan kimdi? öldürülen savcı
doğan öz idi. şimdiki savcı ile soyadı benzerliği var ama karıştırılmasın. ergenekon denen yapılanmayı yıllar evvel ortaya dökmüş gerçek bir savcı idi.
abdullah çatlı'lardan
nato ayaklarına ve hatta
abd-
israil ayaklarına kadar raporuna yazmış, ama raporun tamamını yazmasına izin verilmeden öldürülmüştür.
şimdi bazı aklı evveller çıkmış, derin devlet yargılanıyor gibi göstermeye çalışıyor. o halde neden kimler kurmuş, kimler desteklemiş, kimler katil olmuş açıklanmıyor? zaten amaç bunları ortaya çıkarmak değil ki? bunları ortaya çıkarmak isteyen, yargılamak isteyen isim doğan öz idi ve öldürüldü.
pentagon'un resmi haber ajansı
newsweek yakın zaman önce bir açıklama yapmıştı: "akp, derin devleti yeniden yapılandırıyor islami bünyede" diye... nato elinde birçok ülkede kurulan kontrgerilla faaliyetleri, yeni konjonktürde farklı bir kimliğe bürünüyor. ama bu süreçte yine her zaman olduğu gibi birlikten ve beraberlikten olanlar, ülke menfaatine çalışanlar, bu ülkenin gerçekten kalkınmasını isteyenler fail gibi gösteriliyor. araya 3-5 işlerine yaramayan tip de katılarak güzel bir karışım sunuluyor.
hukuk ihlalleri, yargının siyasallaştırılması birçok yargı ve hukuk adamı tarafından haykırılıyor ama medya tamamen ellerinde olduğundan ve yargının siyasileşme sürecinde sayısal üstünlüğü manevralarla ellerine geçirdiklerinden hukuk işlemez durumda.
dosyası dokunulmaz olduklarından dolayı askıda duran 100'den fazla akp'li vekil, utanmadan askerler sivil yargılansın diyor. burada amaç askeri sivil yargılamak değil. siyasileştirdikleri yargı kuralları ile tsk'yı yıpratmak ve türkiye'yi pazarlamaya daha fazla ivme kazandırabilmek. hukuk ve yargı bugün güvenilir bir halde olsa kimse için fark etmez. ama gelinen süreçte yok edilmek istenen tsk'dır...
ordu, bu faşist mantıkla geçmişte en çok zararı bize, yani sol kesime vermiştir. 1980'de öldürülen, 1960'da öldürülen ve sindirilen insanlar bu faşist, işbirlikçiler değildi. benim babamdı, benim dedemdi. ordunun işbirlikçi olmaması için en büyük haykırışları dillendiren benim gibi nesillerdi.
deniz gezmiş'ler,
mahir çayan'lar hep bunun mücadelesini verdi. askerimiz abd uşağı olmasın dedi. lakin bugünkü konjonktürde ordu, abd'nin yok etmek istediği bir kurum. parçalanmış, dejenere edilmiş hukuk sistemimizde bugün yok etmeye çalıştıkları ülkenin güçleridir. ekonomik güç olarak yok ediliyoruz. bunu gayet iyi başardılar. sıradaki hedefleri ise ordu...
ordu siyasete karışmasın evet. ordu işini en iyi yapabilsin evet. ama önce siyaset ve hukuk temizlensin... bugün mayınları dahi temizlememeyi bahane edip sınırı, petrolü, suyu, madeni yabancıya peşkeş çekme sevdasında olan dokunulmaz vekiller, genelkurmay başkanı
ilker başbuğ'un genelkurmay başkanı olmadan evvel mayınları temizlemek için orduda bir birlik kurulması ve gerekli makinelerin alınması gibi talepleri ileten dilekçelerine de çomak soktuklarını da ancak kör gözlerden gizleyebilirler.
bugün medya, bugün parayla yazan kalemler işbirlikçiliğe meraklılar belki ama, gören gözlerden de bunları kaçıramadıklarını bilsinler. tarih her şeyi kaydediyor.
öldürülen savcı doğan öz ün derin devlet raporu için:
(bkz:
doğan öz ün raporu/!albastropos)
(bkz:
kontrgerilla/!albastropos)
--------------------------------------------------------------------------
sonradan gelen ekleme:
bu yazıda askeri yargılanma sürsün gibi bir anafikir yok. eğer yargı sivil olacaksa, bunu akp'nin yapamayacağı, yapmaması gereği noktası...
diğer yandan zaten yazımda diyorum, ordu eskiden abd uşağı idi diye.
ibrahim çiftçi konusuna temas eden ve beni titreten arkadaşlar bu noktayı kaçırıyorlar. o cümle temas edilen o noktayı ve fazlasını kastediyor. hepsini yazmaya kalksam yine çok uzun olacak kimse okumayacak... bu açıdan hukukun esası, benim de vurgusunu yapmak istediğim ana detay... ibrahim çiftçi kısmını kasteden kısım, ordu abd uşağıydı denilen kısımlar. 1980 ve 1960 sürecine de değdirme yapmıştım. çıkarsama yapmayı gözden kaçırmış olmalısınız.
aynı şekilde şöyle düşünün. anayasa değişmeli mi evet... ama akp mi değiştirmeli? hayır...